Büyükanıt’ın suçu darbe yapmamak mı?

"Kılıçdaroğlu’nun derdi e-muhtırayla değil... Kılıçdaroğlu’nun derdi Yaşar Büyükanıt’la..." diyen Ahmet Kekeç, "Büyükanıt’ı darbe yapmadığı için mi yargılatacaksın?" diye sordu.

30 Temmuz 2010 Cuma - 09:36

kapat
Büyükanıt’ın suçu darbe yapmamak mı?

Ahmet Kekeç'in yazısı

Dörtyol’daki “tehlikeli tırmanış”, İnegöl’de olup bitenler, referandumdan “hayırlı sonuç” istimal etmek isteyenlerin işi “iç savaş kışkırtıcılığına” vardırmaları, şu bu...

Bu kadar mesele varken 27 Nisan’ı tartışmanın yeri ve zamanı mı?

Hem yeri, hem zamanı...

Biliyorsunuz, tartışmayı, “Etro” namıyla maruf Kemal Kılıçdaroğlu başlatmıştı, durup dururken...

Pek de “durup dururken” değil elbette... Amacı referandumdan “hayırlı sonuç” istimal etmekti.

İki şey yapmış olacaktı:

Bir: 27 Nisan e-muhtırasını yargılamaya güç yetiremeyenlerin ortaya 12 Eylül’ü atarak hedef şaşırttıklarını, dolayısıyla “darbeleri yargılama” konusunda samimi olmadıklarını göstermiş olacaktı.

Bu da, referandumdaki “hayır”larına sağlam bir gerekçe teşkil edecekti...

İki: İktidarın seçim başarısını Dolmabahçe zirvesine bağlayarak, partisinin başarısızlığına gerekçe üretmiş olacaktı.

Komik...

Komikten de öte, tuhaf...

Demek ki Başbakan Erdoğan ve “e-muhtıra”nın müellifi Yaşar Büyükanıt kafa kafaya verip şöyle düşündüler: “Öyle bir şey yapalım ki, hem AK Parti 22 Temmuz’da ezici bir seçim zaferi kazansın, hem de Abdullah Gül rahatça Çankaya’ya çıkabilsin...”

Olabilir mi?

Kılıçdaroğlu’na sorarsanız, tastamam böyle oldu.

Bu cümleden olarak, CHP’lilerin e-muhtırayı “darbe suçu” kapsamında gördüklerini öğrenmiş olduk.

Demek ki, 27 Nisan’a özel bir anlam yüklememiz ve Genelkurmay’ın internet sitesinde çakılı duran
bildiriyi “darbe suçu” saymamız gerekecek. Bunu, “12 Eylül’ü yargılayacağına, e-muhtırayı yargılasana” diyen Kılıçdaroğlu da teyit ediyor...

Madem yapılan suçtur, e-muhtıra destekçiliğinde yarışanları nereye koyacağız?

Dersim itirafçısı Onur Öymen, “Genelkurmay’ın tesbitleri bizim tesbitlerimizden farklı değildir. Altına imzamızı atarız. ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözünü kimse küçümseyemez ve bunu küçümseyenleri devletin düşmanı sayarız. Türkiye’yi Atatürk düşmanlarına teslim etmeyeceğiz” demişti...

Bu da suç mu?

İkna odalarının mucidi Nur Serter, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önünde, şanlı ordumuzun önünde saygıyla eğiliyoruz. Türk ordusu çok yaşa. Türk ordusu, 27 Nisan’da bizim sesimizi duymuş, bizim sesimize sahip çıkmış, demokrasiye sahip çıkmıştır. 27 Nisan’da Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek iradesine sahip çıkmıştır”  demişti.

Bu da suç mu?

Darbeye teşebbüs suçsa, bunlar da suç olmalı?

Hayır, Kılıçdaroğlu’nun derdi e-muhtırayla değil...

Kılıçdaroğlu’nun derdi Yaşar Büyükanıt’la...

Nitekim, dün yaptığı açıklamada, “İktidara geldiklerinde Büyükanıt’ı yargı önüne çıkaracaklarını” söylüyordu.

Taraf yazarı Yıldıray Oğur’un harika tespitiyle, “Büyükanıt’a, Dolmabahçe zirvesinde cumhuriyeti AKP’ye sattığı için kızıyorlar. Büyükanıt’ın suçu aslında darbe değil, tam tersine Gül’ün Çankaya’ya çıkmasını engelleyememek, yani bağlı olduğu hükümete tabi olmak ve aslında darbeyi yapmamak...”

İlginç değil mi?

Doğan Güreş’e etek giydirmişlerdi.

Hilmi Özkök’ü “takunyalı” ilan etmişlerdi.

Büyükanıt da darbeye yeltenmediği için yargılanan ilk Genelkurmay Başkanı olacak herhalde...
 

Star



Share |

etiketler: Kemal Kılıçdaroğlu , Yaşar Büyükanıt , emuhtıra , Başbakan Erdoğan , Yıldıray Oğur , Nur Serter , Abdullah Gül , Köşk , Çankaya , Dolmabahçe zirvesi

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, İngiltere eski Başbakanı Winston Churchill’in ''Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'' sözlerinden başlayıp Batı'nın Müslümanlara karşı ne kadar taraflı dağrandığını yazdı.

Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!
Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!

Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu köşe yazısında çok çarpıcı bir iddiayı dile getiren Bayramoğlu, KCK operasyonları sırasında Radikal yazarı Cengiz Çandar'ın da KCK'den tutuklanacak isimler arasından olduğunu yazdı.

İsrail'in Hatay merakı!
İsrail'in Hatay merakı!

Bugün gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan, Hatay üzerinde cirit atan İsrail heronlarını ve skandallar zincirini yazdı.

Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!
Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!

Erhan Başyurt, başkanlık tartışmalarının geldiği noktayı ve tartışmaların gelecekteki seyrini analiz etti.

PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!
PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!

"Bu saldırı göstere göstere geldi. PKK adeta 'Bürke Yaylası'ndaki adamlarımla saldırıya geliyorum' diye bas bas bağırdı."

Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'
Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'

Açılış töreninde işadamı Mahmut Çalık'ın elini öpen İnönü Üniversitesi'nin rektörü Cemil Çelik, Radikal yazarı Akif Beki'en övgü aldı. İşte Beki'nin "El öpen rektörün farkı" başlıklı yazısı;

Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!
Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, 27 Mayıs darbesinden sonra Talat Aydemir'in darbe girişimini kaleme alarak o dönemdeki diğer darbecilere CIA'in verdiği mesajı yazdı:

Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!
Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!

''Fenerbahçeli olmaktan daha büyük bir şans var: Nazlı Ilıcak olmak!'' kullanan Salih Tuna, bugünkü yazısında Nazlı Ilıcak'ı diline doladı. Tuna, Ilıcak'a geçmişini anımsatarak önemli uyarılarda bulundu.

Alman okullarında din dersi var mı?
Alman okullarında din dersi var mı?

Moralhaber.Net yazarı Cemil Şahinöz, "Alman okullarında İslam din dersi" ni yazdı.

Doktora şiddet ile statta vahşet
Doktora şiddet ile statta vahşet

"Bankada kuyruk beklemek kahvede okey masasında oturmakla geçen vakit önemli olmuyor ama hastaneye gelip te iki tahlil için bir iki saat harcamak ağır gelebiliyor." diyen Dr.Sami Akın'ın yazısı.

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları