Referandumun yolu provokasyon döşeli

"Referandumda evet çıkması, statükonun belini kıracak. Hayır çıkması, onlar için darbe yapmaktan daha önemli. Ergenekon'u, Balyoz davalarını püskürtmek için 'hayır'a çok ihtiyaçları var" Hüseyün Gülerce yazdı.

30 Temmuz 2010 Cuma - 11:16

kapat
Referandumun yolu provokasyon döşeli

Hüseyin Gülerce'nin yazısı

Referandumun yolu provokasyon döşeli...

İnegöl ve Dörtyol'daki olaylar gösteriyor ki, referandumun yolu provokasyonlarla döşeli... Vesayetçiler evet çıkmasından çok korkuyor.

Zira evet çıkması, statükonun belini kıracak. Hayır çıkması, onlar için darbe yapmaktan daha önemli. Ergenekon'u, Balyoz davalarını püskürtmek için 'hayır'a çok ihtiyaçları var...

Askerler bugüne kadar darbeleri, vesayet rejimini tahkim etmek için yaptılar. 28 Şubat süreci için söylenen "balans ayarı" tam da bunu anlatıyor.

Üç yıldan beri ise sistem ayar tutmuyor. Ergenekon davası, Balyoz davası vesayeti kilitledi. Roller değişmeye başladı. Vesayetçi medya tesirini de, güvenilirliğini de kaybetti. Üniversiteler, yarı resmî sivil toplum kuruluşları kenara doğru savruluyor. "Darbeci baro"lar, devrimci görünen vesayetçi sarı sendikalar, Demokrat Parti mirasını devraldığını söyleyen vesayet payandası partiler iyot gibi açığa çıktılar.

Böylesi bugüne kadar hiç olmamıştı. Cuntacılar hiç böyle zora düşmemişlerdi. Darbe dostları, teşvikçileri hiç böyle çarnaçar kalmamıştı. Şaşkınlık ve çaresizlik, ardından telaş getirdi. Savrulan savrulana. En çok da Genelkurmay Karargâhı hata yapıyor. Tek bir örnek yeter: Deniz Albay Dursun Çiçek imzalı belgeye "kâğıt parçası" diyen Genelkurmay Başkanı'nın ardından, Genelkurmay Askerî Savcılığı; "Belge gerçek, ıslak imza Albay Dursun Çiçek'e ait. Albay Çiçek, bütün bunları amiral olamadığı için yaptı." dedi... Bu tezat, bir Genelkurmay Başkanı'nın elli defa istifasını gerektirir. Ama burası Türkiye...

Onun için referandumun ne olduğunu herkesin görmesi lazım. Sadece, bir anayasa değişikliği paketi oylamıyoruz. Darbelerin hazırladığı bir anayasanın ilk defa ruhuna itiraz ediyoruz. Evet demekle, darbelere hayır diyoruz...

Türkiye'yi siviller mi, yoksa askerler mi yönetsin, onu oyluyoruz. 12 Eylül günü, darbecileri, cuntacıları caydırmak için evet diyeceğiz... Evet demekle, bu ülkede artık herkesin hesap vermesinin yolunu açacağız.

Evet demekle, Uğur Mumcu'nun, Abdi İpekçi'nin, Savcı Doğan Öz'ün, Gün Sazak'ın, Hrant Dink'in katillerinin bulunmasını, Güneydoğu'da 17 bin faili meçhul cinayetin çözülmesini isteyeceğiz...

Türkiye, demokratikleşme yolunda, 80 yıldır ilk defa böylesine hayatî bir fırsat yakaladı. Vesayet rejimini sürdürmek isteyenler için referandum, nasıl hayat memat meselesi ise bu ülkede eşit vatandaşlık, fikir ve ifade hürriyeti, din ve vicdan özgürlüğü isteyenler için de konu hayat memat meselesidir.

Kendi vicdanlarımızda evet kararı vermek, yetmiyor. Hayırcıların kafa karıştırıcılığını da önlemek lazım.

Hayır demeye kilitlenmiş, meseleyi "AK Parti gitsin de ne olursa olsun"a indirgeyenlerle tartışmaya girmek tabii ki doğru değil. Neticede demokrasi anlayışımız gereği, evet demek kadar hayır demenin de bir hak olduğunu söylemeliyiz. Ancak, evet demenin bu ülkede demokratikleşmeye hizmet edeceğini düşünüyorsak, ikna çabasından da uzak durmamalıyız. Referandumun, parti meselesi, iktidar meselesi olmadığını, AK Parti'ye kızan varsa, bunun gereğini seçimlerde yapabileceğini anlatmalıyız.

Şahsen ben, referandumda evet demenin, demokratlara nefes aldıracağı inancındayım. Evet sonucunun, demokrasiye müdahale etmeyi hâlâ düşünenlerin ise cesaretlerini kıracağına, yeni hamleleri için moral zeminleri kaybedeceğine inanıyorum.

Referandumun, demokrasi tarihimizdeki en hayati dönemeçlerden biri olduğuna inanıyorsak, en az hayır diyenler kadar ikna çabaları göstermeliyiz... Referandumdaki oylamayı küçümseyen ya da ne olduğunu tam anlamayan, ilgisiz kalan ama makul düşünen vatandaşlarımız var. 12 Eylül'de ne oylanıyor, bu oylamanın getireceği sonuçlar nelerdir konularında bence ne kadar anlatsak azdır. 12 Eylül bir tümsektir. Bu tümsek aşılmalıdır. Demokrasiye ters bir rüzgâr esmemesi için, 'evet'in önemine inananlar bence boş durmamalı. Referandum yoluna döşenen provokasyonları da böyle bir kararlılıkla aşabiliriz. h.gulerce@zaman.com.tr
 

Zaman



Share |

etiketler: Hüseyin Gülerce , referandum , balyoz , darbe , ergenekon , 28 Şubat , cunta , 12 Eylül , AK Parti , demokrasi , Uğur Mumcu , Abdi İpekçi , Savcı Doğan Öz , Gün Sazak , Hrant Dink

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, İngiltere eski Başbakanı Winston Churchill’in ''Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'' sözlerinden başlayıp Batı'nın Müslümanlara karşı ne kadar taraflı dağrandığını yazdı.

Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!
Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!

Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu köşe yazısında çok çarpıcı bir iddiayı dile getiren Bayramoğlu, KCK operasyonları sırasında Radikal yazarı Cengiz Çandar'ın da KCK'den tutuklanacak isimler arasından olduğunu yazdı.

İsrail'in Hatay merakı!
İsrail'in Hatay merakı!

Bugün gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan, Hatay üzerinde cirit atan İsrail heronlarını ve skandallar zincirini yazdı.

Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!
Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!

Erhan Başyurt, başkanlık tartışmalarının geldiği noktayı ve tartışmaların gelecekteki seyrini analiz etti.

PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!
PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!

"Bu saldırı göstere göstere geldi. PKK adeta 'Bürke Yaylası'ndaki adamlarımla saldırıya geliyorum' diye bas bas bağırdı."

Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'
Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'

Açılış töreninde işadamı Mahmut Çalık'ın elini öpen İnönü Üniversitesi'nin rektörü Cemil Çelik, Radikal yazarı Akif Beki'en övgü aldı. İşte Beki'nin "El öpen rektörün farkı" başlıklı yazısı;

Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!
Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, 27 Mayıs darbesinden sonra Talat Aydemir'in darbe girişimini kaleme alarak o dönemdeki diğer darbecilere CIA'in verdiği mesajı yazdı:

Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!
Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!

''Fenerbahçeli olmaktan daha büyük bir şans var: Nazlı Ilıcak olmak!'' kullanan Salih Tuna, bugünkü yazısında Nazlı Ilıcak'ı diline doladı. Tuna, Ilıcak'a geçmişini anımsatarak önemli uyarılarda bulundu.

Alman okullarında din dersi var mı?
Alman okullarında din dersi var mı?

Moralhaber.Net yazarı Cemil Şahinöz, "Alman okullarında İslam din dersi" ni yazdı.

Doktora şiddet ile statta vahşet
Doktora şiddet ile statta vahşet

"Bankada kuyruk beklemek kahvede okey masasında oturmakla geçen vakit önemli olmuyor ama hastaneye gelip te iki tahlil için bir iki saat harcamak ağır gelebiliyor." diyen Dr.Sami Akın'ın yazısı.

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları