Ya asker bir daha darbe yapamazsa... !

Eğer bu anayasa değişikliği kabul edilirse asker bir daha darbe yapamayacakmış!.. Oysa Türkiye’nin çağdaş kalabilmesi için askerin gerektiği zaman darbe yapabilmesi lazım! Mustafa Karaalioğlu şok bir yazı yazdı:

02 Eylül 2010 Perşembe - 17:32

kapat
Ya asker bir daha darbe yapamazsa... !

Mustafa Karaalioğlu'nun yazısı

Bir işadamı anlatıyor... Siyasetle ilgisi olduğu söylenemeyecek eğitimli genç bir kıza referandumda hangi yönde oy vereceğini soruyor. Cevap: Hayır! Neden peki? “Çünkü” diyor genç kız. “Eğer bu anayasa değişikliği kabul edilirse asker bir daha darbe yapamayacakmış!.. Oysa Türkiye’nin çağdaş kalabilmesi için askerin gerektiği zaman darbe yapabilmesi lazım”

Şaşırdınız mı!

Geçtiğimiz seçimler öncesinde bir televizyon kanalının sokak röportajında iki genç de benzer şeyler söylemişti: “Asker darbe yapmalı, böyle gitmez!”

Sadece gençler değil elbette... Bu ülkede, “ordu göreve” pankartının altına toplanacak bir zümrenin varlığı sır değildir.

Dahası, bugün Ergenekon’dan, cunta planlarından yargılanan şahısların ve onların yakın halkasının sözden öteye geçtikleri de malumdur.

İhtimal ki yine küçük de olsa bir başka zümre asker arzusunu taşımakla birlikte utancından bunu ifade edememektedir.

Bu açık veya gizli darbe hevesleri aslında tam olarak “En iyi idare, askeri idaredir” anlamı taşımıyor. “CHP gelemiyorsa asker gelsin”, çaresizliğini yansıtıyor.

Oysa, AK Parti Türkiye’de darbe dönemini kapatmıştır. Darbeyi hazırlayan eylemlerin, darbeyi kolaylaştıran ittifakların, darbenin kilometre taşları provokasyonların ve nihayet darbe planı yapmanın suç olduğu bir dönemi başlatmıştır.

Bugüne kadar alkışlanan, övülen, destek ve himaye gören darbe faaliyetleri hak ettiği müeyyideyi görerek artık en büyük suç haline gelmiştir.

Yeni dönemin en belirgin özelliklerinden birisi de budur. Türkiye, demokratik bir çaba göstererek, siyasal ve toplumsal ittifak aracılığıyla, yani bileğinin hakkıyla darbe dönemini kapatmıştır. Bu, demokrasi tarihine “Türkiye tecrübesi” olarak girmeyi hak eden bir değişim öyküsüdür.

12 Eylül referandumu tam da o genç kızın “endişe” ettiği gibi, darbe dönemini tümden bitirecektir. Darbeye giden yollardaki yargı himayesi bitecek, ordunun daha fazla sorgulanmasını sağlayacak ve geçici 15. maddenin kaldırılmasıyla darbeciler yargı önüne çıkacaktır.

Artık geride kalan imtiyaz dönemi, anayasa hükmü olarak da tarihe gömülecektir. Türkiye, bileğinin hakkıyla elde ettiği demokratik kazanımları taçlandıracaktır.

Böylesine önemli bir karar anında akıl karışıklıklarının darbe arzusuna kadar varması kabul edilebilir olmasa da şaşırtıcı değildir. Sonuçta bu ülkede yüzlerce kişi halen darbe suçlamasıyla yargı önündedir.

Varlığı mevcut anayasanın sağladığı ayrıcalıklara ve asker-yargı eksenine bağlı bir sınıfın, hayır kampanyasının lokomotifi olduğu muhakkaktır. O genç kız ve diğerleri önlerindeki uzun hayata bakınca sınıfsal ayrıcalığın kaybolmakta olduğunu, babasının, dedesinin sahip olduğu ayrıcalıkların kendi geleceğinden silinmekte olduğunu görüyor. Pastadan pay isteyenlerin sahibi artıyor ve dahası pastanın büyüklüğünü tayin edenlerin babasının, dedesinin arkadaşları olmadığı görüyor.

Rekabet gelişiyor ve ancak belirli fikir ve doktrinlere bağlı olanlara ayrıcalık dağıtan güçlerin kendisi güçten düşüyor.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi geleneksel olarak ait olduğu parti de serbest seçimle bir türlü iktidar olamıyor.

Böylesi duygular insanı demokrasi yolundan çıkarır ve en çağdaş kıyafetlerin içinde bile bir faşiste dönüştürebilir.

Bugün “gerilim” olarak tanımlanan şey de budur aslında. Siyasetten bürokrasiye, medyadan iş dünyasına kadar imtiyazlarını yitiren eski iktidar sahipleri ve onların yakın çevresi ve de sonraki kuşakları kaçınılmaz bir gerilim içindedir. Siyasetleri yetersiz kaldığı için her kritik anda kendilerine kanat gerecek askere göz süzmektedirler.

Siz de kalkmış referandumda nasıl hayır verebiliyorlar diye merak ediyorsunuz!..

Star Gazetesi



Share |

etiketler: Mustafa Karaalioğlu haberleri , Mustafa Karaalioğlu resimler , Mustafa Karaalioğlu kimdir , 12 Eylül darbesi , Mamak Askeri Cezaevi , Mamak Askeri Cezaevi işkenceleri , Mamak cezaevi işkenceleri , Mamak Askeri Cezaevi Ülkücüler , işkence gören ülkücüler ,

YORUMLAR
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.
Adınız / Soyadınız
Resim Yok
Ne yani, gençlere Sevgi adına, doğruluk adına, hizmet adına dahada önemlisi ahlak adına ne verildi ki, bunlardan yaralı bir söz ve davranış beklersiniz. Öğeretmen teşekkür ederim Allah'a şarkısını öğrettiğinde siz onu bulunduğu görevden alırsanız, arkasında durmaz sahip çıkmazsanız milli eğitim adına gençleri yetiştirdikmi zannedersiniz? Ah,... benim güzel ülkemin az düşünen insanları çare ortada iken çare arayanlar neyi halledecekki, İşte siz bundan dolayı darbe isteyen gençlerin düşüncelerini sorgularken aslında kendimizi sorgulamak daha doğru olmazmı? Yazık ediliyor bu gençlere.
Misafir 03 Eylül 2010 07:02 Cuma
   
Yorum Sayısı (1)
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'
'Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, İngiltere eski Başbakanı Winston Churchill’in ''Türkler Müslümandır dolayısıyla insan sayılmaz!'' sözlerinden başlayıp Batı'nın Müslümanlara karşı ne kadar taraflı dağrandığını yazdı.

Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!
Ali Bayramoğlu'ndan şok Cengiz Çandar iddiası!

Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu köşe yazısında çok çarpıcı bir iddiayı dile getiren Bayramoğlu, KCK operasyonları sırasında Radikal yazarı Cengiz Çandar'ın da KCK'den tutuklanacak isimler arasından olduğunu yazdı.

İsrail'in Hatay merakı!
İsrail'in Hatay merakı!

Bugün gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan, Hatay üzerinde cirit atan İsrail heronlarını ve skandallar zincirini yazdı.

Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!
Erdoğan'ın kendi çizdiği kırmızı çizgi!

Erhan Başyurt, başkanlık tartışmalarının geldiği noktayı ve tartışmaların gelecekteki seyrini analiz etti.

PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!
PKK'lı teröristten ŞOK Hatay itirafı!

"Bu saldırı göstere göstere geldi. PKK adeta 'Bürke Yaylası'ndaki adamlarımla saldırıya geliyorum' diye bas bas bağırdı."

Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'
Akif Beki: 'El öpen rektörün farkı'

Açılış töreninde işadamı Mahmut Çalık'ın elini öpen İnönü Üniversitesi'nin rektörü Cemil Çelik, Radikal yazarı Akif Beki'en övgü aldı. İşte Beki'nin "El öpen rektörün farkı" başlıklı yazısı;

Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!
Genç darbecilere CIA'den darağacı dersi!

Star gazetesi yazarı Aziz Üstel, 27 Mayıs darbesinden sonra Talat Aydemir'in darbe girişimini kaleme alarak o dönemdeki diğer darbecilere CIA'in verdiği mesajı yazdı:

Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!
Salih Tuna'dan Nazlı Ilıcak'a sert gönderme!

''Fenerbahçeli olmaktan daha büyük bir şans var: Nazlı Ilıcak olmak!'' kullanan Salih Tuna, bugünkü yazısında Nazlı Ilıcak'ı diline doladı. Tuna, Ilıcak'a geçmişini anımsatarak önemli uyarılarda bulundu.

Alman okullarında din dersi var mı?
Alman okullarında din dersi var mı?

Moralhaber.Net yazarı Cemil Şahinöz, "Alman okullarında İslam din dersi" ni yazdı.

Doktora şiddet ile statta vahşet
Doktora şiddet ile statta vahşet

"Bankada kuyruk beklemek kahvede okey masasında oturmakla geçen vakit önemli olmuyor ama hastaneye gelip te iki tahlil için bir iki saat harcamak ağır gelebiliyor." diyen Dr.Sami Akın'ın yazısı.

 
Moral KitapKadınca KararıncaEtkileşim YayınlarıMoral DünyasıMoral FMMoral ProduksiyonNesil TakvimNesil CateringNesil YayınlarıSöz Basım YayınÜnlü Yayınları