İstanbul'un tüm sokak tabelaları Bülent Erkmen ve Aykut Köksal tarafından tasarlanan standart biçimiyle duvarlarda yerini almaya başladı. Kenti ilk kez bir bütün olarak ele alan ve her sokağın bu bütün içindeki yerini yazı, renk, harf karakterleri aracılığıyla belirten bir tasarım uygulanmış
Her ilçe için ayrı bir renk
Cadde ve sokak tabelalarının en alt kısmında yer alan ince dikdörtgen bölümün zemin rengi ise ilçeye göre değişiyor. Böylece renk o yerin bütün içerisindeki konumunu gösteren özel kod işlevini taşıyor. Bu uygulamanın, yani her ilçenin kendi kod rengine sahip olmasının işlevsel olan başka bir yanı da, ileride gerçekleştirilebilecek olan kent rehberi veya kent bildirişim planları gibi ürünlerde bu renk kodlarından yararlanılması olabilir. Böylece tüm bildirişim elemanlarının bütünsel bir konsept çerçevesinde düzenlenmesi mümkün olabilecektir.
Cadde/sokak adıyla ilçe adı arasında yer alan ve ilçenin bulunduğu bandın yarısı kadar genişlikte olan beyaz şeritte mahallenin adı yine kırmızı renkle yazılmış. Bu düzenlemeyle mahalle, örgütlenme hiyerarşisini de belirten bir konuma yerleştirilirken, sokak ile ilçeyi bağlayan öğe olduğuna da işaret edilmekte.
İstanbul'a özgü bir nitelik taşıması amacıyla, bu proje için Yetkin Başarır tarafından bir de yazı karakteri tasarlanmış. Tüm kentsel bildirişim elemanlarında büyük harf olarak yalnızca bu yazı kullanılıyor. Böylece hazırlanan tabelalar İstanbul'la özdeşleşecek ayırıcı bir özellik kazanıyor.
Tabelaların boyutları belirlenirken, genişlikleri sabit, yükseklikleri ise yazının uzunluğuna göre değişebilir nitelikte planlanmış. Yazının da büyüklüğü sabit tutulduğu için, sokak/cadde adı uzun olduğunda satır sayısı artırılıyor. Genişlik sabit tutulduğu ve yazının büyüklüğü değişmediği için, sözcüklerden biri satıra sığmadığında, yazım kuralları doğrultusunda kısa çizgi eklenerek sözcük bölünüyor. Tabelada sözcüğün bölünmesi, bir ilk uygulama olarak değerlendirilebilir. Ne ki genişliğin sabit tutulmasından feragat edilip, sözcüğün bölünmesine izin vermeyerek, tek yerine iki genişlik standartı belirlenseydi, projenin tümündeki bütünsellik duygusu zedelenir miydi? Bu uygulamadaki başka bir soru işareti de, yerel yönetimlerin kendi bölgelerindeki icraatlerinde, isimleri bile belirli bakış açıları doğrultusunda veya özensizlikten yanlış yazarken (Nur-u Ziya Sokağı adının: Nur-i Ziya Sokağı olarak yanlış yazılması gibi) sözcüğü ayırma konusunda yazım kurallarına ne kadar dikkat edecekleridir.
Cadde/sokak ismi en büyük olarak belirlenirken, 'Bulvarı', 'Sokağı', 'Yokuşu' gibi sözcüklerden oluşan tamlayanlar, özel adlardan daha küçük olarak saptanmış. Altta yer alan ilçe adı, tamlayandan da daha küçük olarak yazılırken, en küçük puntoyla mahalle adı belirtilmiş. Bu düzenleme bir yandan okumayı kolaylaştırırken, diğer yandan da daha önce değinilen hiyerarşiye katkıda bulunmakta.
İstanbul'un belirli ilçelerinde uygulanmaya başlanan, giderek tüm cadde ve sokaklarında görülecek olan yeni bildirişim elemanlarının tasarım planının Garanti Galeri'de sergilenmesi, kamuoyunu yeni tabela sistemiyle tanıştırırken, aynı zamanda tabelanın gündelik yaşamımızdaki işlevini ve bir tasarım nesnesi olma niteliklerini de göstermektedir. Özenle hazırlanmış bu sergiyi kaçırmayın derim.
DİLEK BEKTAŞ: MSGSÜ öğretim üyesi