Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Juventus, Buffon'u satmayacak * İntihar anını Webcam ile izletti * Türk halkı tarihini okumaz ama seyreder! * Allah'ın 99 ismi hangi derde deva geliyor? * 600 kişi, 1144 basamak çıkmak için yarıştı * Yugo da, tarih sayfalarındaki yerini aldı * Lodos; 300 yıllık çınar ağacını devirdi * İşte "nar ülkesi" * İşte CHP'nin çarşaftan sonra 'imam adayı' * Cansuyu Kurbanda yine yüzleri güldürecek

Ana Sayfaya Dön

 

Başımıza gelen 'belalar'ın anlamı nedir?

6 Mart 2008 Perşembe : 14:51

Bazen başımıza öyle üzücü musibetler gelir ve bazen haddimizi aşarak 'Neden benim başıma geldi?' sorusunu yöneltiriz Yaratan’a! Peki musibetler ne söyler?

Kürşat Erkal'ın haberi

 

Uzun veya kısa, yaşamımızda kimi zaman öylesi üzücü olaylar yaşarız ki tüm isyan duygularımız harekete geçer ve bazen haddimizi aşarak “Neden başıma geldi” sorusunu yöneltiriz Yaratan’a! Oysa her musibetin söylediği bir sözde, bir uyarı belki bir öğüt vardır.

 

Bir musibet, bir felâket, bir kaza sonrası insanların olumsuz hallerine şahit oldunuz mu hiç?

Annesini, babasını, eşini ve bilhassa çocuğunu kaybeden mahzun bir yüreğin feryadını dinlediniz mi?

Hani şikâyet, tenkit ve isyan dolu cümleler vardır:

“Bu bela koca dünyada, o kadar kötü insan varken bir beni mi buldu?”

 “Neden benim evladım öldü, neden? Bunca insan içinde niçin o ?”

“Yıllardır bu hastalığın elinden çektiğim cefa kalmadı. Bittim artık…”

“Fakirlik canıma tak etti. Birçok insan çalışmadan sefa sürüyor, ama biz acılar içinde kıvranıyoruz.”

Bu dünyanın adaletsiz olduğunu düşünüyorsak, dertsiz ve tasasız bir hayatın hayalini kuruyorsak bilmeliyiz ki büyük bir yanılgının içerisindeyiz. Yaratılmış her şeyin bir nedeni olduğu gibi başımıza gelen her türlü bela ve musibetin de sıkıntının da bir nedeni, amacı var. Asıl mesele başımıza gelen bin bir türlü sıkıntıları nasıl karşıladığımızdır. Çünkü yaşanılan sıkıntılar kimilerini olgunlaştırıp güçlendirirken, kimilerini zayıflatmakta, hadsizce isyana sürükleyebilmektedir. İşte bu nedenle bela ve musibetleri iyi okumak, insanı bu imtihan dünyasında güçlü ve dirençli kılacaktır.

Etrafımızda şahit olduğumuz ya da bizzat karşılaştığımız olumsuz ve yıpratıcı olayları iyi okuyabilmek için ise maneviyatın son derece güçlü olması, maneviyatın güçlü olması için de ibretlere dikkat kesilerek, yaşanmışları yaşamışçasına idrak etmek gerekmektedir. Bu idrak eksikliğidir ki etrafımızda cereyan eden birçok hadise, uyuyan şuurumuzda etkisiz kalırken, başımıza geldiği zaman ziyadesiyle tahripkâr ve yıkıcı olmaktadır. Dolayısıyla dirençli ve sabırlı olabilmek için bol bol kalbimize ve maneviyatımıza yatırım yapmamız gerekiyor. Hiç şüphesiz, bu anlamda en özel, en önemli yatırım da kudret ve hikmeti sonsuz olan Yaratıcı’yla kurulacak ilişkidir. Bu ilişki sayesinde kendimizi, sınırlarımızı, kudretimizi, acziyetimizi anlayabilecek ve anladığımız oranda da hayata karşı bir konum belirleyebileceğiz.

Böyle bir ilişkiyi ve manevi duruşu en çok peygamberlerde ve peygamberlerin sadık tabilerinde görebiliyoruz. O kutlu insanlar, en büyük felaket ve zorluklara maruz kaldıkları halde güçlü olmayı başarmışlar, başlarına gelen olaylardan hiçbir şikâyette bulunmamışlardır. O insanların tavrı bugün için, yarın için, kısacası dünya döndüğü müddetçe insanlık için, hakikat olan bir ölçüyü bizlere göstermektedir.

İşte, hayatın karşısına çıkarttığı zorlukları ve musibet olarak telakki ettiği olayları anlamaya çalışan eğitimci Yusuf Sönmez, Nesil Yayınları’ndan çıkan “Musibetler Ne Söyler?” adlı kitabında peygamberler ve tabilerinin yaşadığı dünyevî sıkıntıları, Kur’an ve hadisler doğrultusunda hikmet penceresinden tahlil ederek bugünün insanına mesajlar ve ibretler sunuyor.

Örneğin Yusuf Sönmez’e göre hayatta başımıza gelen olumsuzlukların bazı hikmetleri şöyle:

 

1.      Kendi yaptığımız kötülükler sebebiyle olabilir.

Hz. Âişe’ye, “İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve dilediğini bağışlar.” (Bakara: 284) âyetiyle, “Kim kötülük yaparsa cezasını görür.” (Nisa: 123) âyetinin ne demek olduğu sorulduğunda, o da bunu Hz. Peygamber’e daha önce sorduğunu ve şöyle cevap verdiğini nakletmiştir:

“Bu Allah’ın hastalık ve kazadan, cebine koyduğu basit bir eşyanın kaybıyla duyduğu üzüntüye varıncaya kadar maruz kaldığı musibetlerle kulunu (dünyada) cezalandırmasıdır. Böylece kul, peyderpey günahlardan arınmış olarak çıkar, tıpkı ham altının körükten saf kızıl (altın) çıktığı gibi.” (Tirmizi, Tefsir-u Bakara)

 

2. Mü’minin günahlarını temizleyip berraklaştırmak için olabilir.

"Hangi Müslüman’a hastalık (ve bir diken veya daha küçük de olsa eziyet veren bir şey) isâbet ederse, ağacın hazan vakti yaprakları döküldüğü gibi, Allah (c.c.) bu musibetleri onun hatalarına keffâret kılarak günahlarını döker." (Bu­hârî, Merdâ: 13)

"Mü'­­min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık, bir üzüntü, hatta ufak bir tasa isabet edecek olsa, Allah (c.c.) onun se­be­biyle mü'minin günahından bir kısmını mağfiret buyurur." (Buhari, Marda: 1; Müslim, Birr: 52; Tirmizi, Ce­naiz: 1)

3. Mü’minin cennette derecesini arttırıp, yüksek nimetlere kavuşması için olabilir.

Sabredenlerin mükâfatını, yapmakta olduklarının daha güzeliyle vereceğiz. (Nahl: 96)

"Allah (c.c.) kime hayır dilerse (onun günahlarını bağışlamak ve manevi derecesini yükseltmek için) ona musibet verir." (Bu­hârî, Merdâ: 1)

“Kul, Allah’ın kendisi için takdir ettiği dereceye ameli ile ulaşamazsa, Allah (c.c.), onun canına, malına veya çocuğuna bir musibet verir, o da bunlara sabrederse böylece Allah’ın kendisine takdir ettiği mertebeye ulaşır.” (Ahmet b. Hanbel, Müsned, 5/272)

“Musibetler, yüzlerin karardığı kıyamet gününde sahibinin yüzünü ak eder.” (Taberani, Câmiu’s-Sağîr, 6: 273, Hadis No: 9218)

 

4. İmtihan için olabilir.

“O insanlar sandılar mı ki ‘iman ettik’ demeleriyle bırakılacaklar da imtihana çekilmeyecekler? Doğrusu biz onlardan evvelkileri de denedik. Allah sâdık olanları da muhakkak bilecek, yalancı olanları da...” (Ankebut: 2-3).

“Şüphe edilen altın, ateşle muayene edildiği gibi, insan da bela ile imtihan olur.” (Taberânî)

“Allah’ı ve Resûlünü seven, belaya hazırlıklı olsun, sabır zırhını giysin!” (Beyhakî)

 

Evet, başımıza gelebilecek her türlü bela ve musibetin bir amacı var. Hazırlıklı olup sabır göstermek, imtihanı kazanmamızı sağlayacağı gibi acılarımızı da hafifletecektir. Bu açıdan, peygamberlerin, sahabelerin, âlimlerin yaşadığı imtihan örneklerinin yer aldığı Nesil Yayınları'ndan Yusuf Sönmez'in “Musibetler Ne Söyler?” kitabı, örnek olaylarla, ayetler ve hadislerle, kalbi kuvvetlendirmek ve yaratıcıyla güçlü bir ilişki için son derece faydalı bir eser olarak ortaya çıkıyor.

Tüm imtihanları kazanmak duasıyla…

 

WWW.MORALHABER.NET

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (3) adet  yorum eklenmiştir.

asç 06-03-2008, 15:38:16
Rabbimiz, insanları hangisi daha iyi iş yapacak ve onun emrıne razı olacak diye imtihan edıyor. kimisinin imtihanı para iledir, kimisinin ki makam iledır, kimin ki ise bela iledır. kimsi para ile kimisi makam ile kimisi şöhret ile kimisi da belalara sabretmediği için imtihanni kayıp edıyor. Ayrıca belalar uyarıcıdırlar ki ne zaman ve nasıl geleceği kimse bilmez ve gelınce de rabbimizdan başka kimse de onlara mani olamaz: Ey sabredenleri seven Rabbimiz: bizi, sebredenlerden eyle.
 
yeliz bozkurt 06-03-2008, 17:01:54
bu yazıyı okuduktan sonra musibetler bana müjde gibi geliyor artık.ALLAH'tan başka hiç birşeyden korkmayın.cennete açılan her kapıyı çalın..sabredenlerden olun,kazanın bu yarışı
 
mustafa45 08-03-2008, 14:48:18
bu yazıyı okuduktan sonra
sıkıntılarım geçti allah razı olsun
sizlerden.....şükürler olsun rabbim sana
 
Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
Cemal Uşşak yarın BSF'nin misafiri olacak
BSF Akademi Hafta Sonu Gazetecilik Okulu'na bu hafta Moral FM programcısı, Gazeteciler ve Yazarlar V
Mehmet A. Bulut: 'Başarı tesadüfi değildir'
En son 'Ruhun Deşifresi' kitabını yazan Gazete-Yazar Mehmet Ali Bulut, 'Eğer sürdürülebilir bir başa
Beyaz perdede bütün filmler üç boyutlu olacak
Sinemaseverlerin ilk kez 1950'li yıllarda tanıştığı üç boyutlu görüntü tekniğinin giderek yayıldığı
Yeni çağın çocukları için ne dediler?
Yeni bir çağdayız; geleneksel yöntemlerle çocuk yetiştirmek artık tek başına yeterli değil. Zamane ç
Medine İkliminden Esintiler: ALİ ULVİ KURUCU
Cuma namazı öncesi yaklaşık üç bin kişilik cemaati, bilim dünyasının önde gelen isimleriyle buluştur
Çocuk bezini Tİ'ye almanın tam zamanı
Çocuk bakım kitaplarında karşılaşılan ya hep ya hiç yaklaşımının tersine, Bezsiz Bebek`te üç çeşit k
Sinan’a Saygı Fotoğraf Sergisi Denizli'de
Multi Turkmall’un desteğiyle gerçekleşen Sinan’a Saygı Fotoğraf Yarışması’na katılan fotoğraflardan
Müzelere zam yaptık, komşu sevindi
Müze fiyatlarına ağustosta yapılan zam Türkiye'ye turist getiren acentelerin kârlarını dibe vurdurdu
Dünyaya medeniyet öğreten sarayın sırları
Son 10 yıldır Osmanlı tıbbı üzerine araştırmalar yapan tıp tarihçisi Prof. Dr. Ayten Altıntaş, Osman
Obama, Türkleri nasıl etkiledi?...Karikatür
Memecan, ABD seçimlerinde Obama'nın zaferinin Türkiye'de, nasıl abartıldığını anlatmak için bakın ne
Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın vasiyeti açıklandı
15 Ekim'de İstanbul'da vefat eden "Türk şiirinin büyük şairi" olarak tanımlanan Fazıl Hüsnü Dağlarca
Yeni başlayanlara İstanbul Kitap Fuarı rehberi 
Fuar demek sürpriz demektir. Hele kitap fuarı... Yine de İstanbul Kitap Fuarı’nı ilk kez ziyaret ede
"Cadılar Bayramı"nı ekonomik kriz vurdu
ABD'nin New York kentinde "35'inci Geleneksel Cadılar Bayramı Geçidi" düzenlendi. Yürüyüşe katılanla
Yaşar Kemal'e büyük ödül 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, değerlendirme kurulunun önerisi üzerine, 2008 Yılı Cumhurbaşkanlığı Kült
Hasan Nail Canat mezarı başında anıldı.
Canat 25 Ekim 2008 tarihinde Türkiye Yazarlar Birliği'nin düzenlediği organizasyon ile de anılacak.

n

Hasan Nail Canat için bir araya geldiler

n

Çocuk bezine para yetişmiyorsa...

n

Haydi çizgi film seyretmeye...

n

Polat'ı Rambo yapmak izleyiciyi de kızdırdı

n

Kapadokya Fotoğraf Yarışması sonuçlandı

n

Söğüt'te Osmanlı sempozyumu

n

Başörtüsü yasağına oyunla protesto

n

Osmanlı'nın Manevî Sultanları

n

Yunus Emre Araştırma ödülü Özçelik'e

n

II. Abdulhamid'in Dünya albümü

n

Türk dilinde master stratejisi oluşturulmalı

n

Türkiye'nin standı lüfer ızgara gibi!

n

''Veli Küçük'' tablosu 13 bin YTL'ye satıldı

n

Yazık! Arşiv kitaplar korsana satılmış!

n

Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca hayatını kaybetti

n

Kitap dostları, Frankfurt yolcusu kalmasın!

n

'Ben nasıl vurulacağımı kayıttan dinledim'

n

En büyük kitap fuarı yarın açılıyor

n

Türkiye, Frankfurt Fuarı'nın onur konuğu!

n

Ersoy imzalı Safahat almak ister misiniz?

n

Altın Portakal'da ilk ödüller dağıtıldı

n

Said Nursi'ye adanan farklı bir yapıt

n

'Yanan sadece ormanlar değil' fotoğraf sergisi

n

Türk sineması Frankfurt'ta

n

AST'den 45. yılında 4 yeni oyun

n

Kurt kapanından huzur limanına yalnızlık

n

Şefkatimizde bile şiddet var

n

Devlet Tiyatroları çocuk sahnesi kuruyor

n

"İnsan Hakları"nı karikatürle anlattılar

n

Toplumlar nasıl duygusuzlaşır?

n

Mesnevi 20 dile çevrilecek

n

Milyoner rockçular sendika kuruyor

n

Ar: Klasik romanlar dizilere kurban ediliyor

n

Bir 'Mısır efsanesi' daha çöktü

n

Hollywood, Mevlânâ filmi çekecek

n

Ağlamadan soğan kesmek için...

n

Muhteşem Süleyman Sotheby's'ta satılacak

n

A.R.O.G için geri sayım başladı

n

Herşeye rağmen 100 yaşına bastı

n

Bilge Kağan'ın heykeli bulundu iddiası

n

Ney tutkunlarına Ramazan hediyesi

n

''Üç Maymun'' Oscar'a aday

n

FKM 8. dönem tiyatro okulu açılıyor

n

Gülen: 'Beni Amerika'ya Ecevit gönderdi'

n

Mehmet Ali Bulut Ruhun Deşifresi’ni yazdı

n

Asr-ı Saadet'te Ramazan ayı nasıl yaşandı

n

İlhan Berk hayata veda etti

n

Putperestler, Hz. Muhammed'e (sav.) nasıl seslenirdi?</F

n

Yakında yolunuz hiç Bursa'ya düştü mü?

n

Çocuklarımız için örnek 'çocuk' sahabiler

n

Hikem-i Ataiyye'in ilk Türkçe şerhi

n

C. Tokpınar milyonlara ulaşmayı hedefliyor

n

Çocuklarınızın dini kimliği nasıl şekillenir?

n

Evrime Fosil Darbesi

n

BSF Akademi'de hasat zamanı

n

BSF Akademi yeni bir kuşak yetiştiriyor

n

Münzevi fikir işçisi CemilMeriç yad ediliyor

n

Mahcup bir ithaf yazısı: Affedin bizi!

n

Tarihe altın harflerle yazılan fethin günlüğü

n

Dinleme olayında ince sır Karikatür