Mehmet Paksu'nun yazısı...
Hocam, Kâbe cami midir? Kâbe'ye mescid denebilir mi? Kâbe'nin içinde namaz kılınabilir mi? Kılınırsa nasıl kılınır? Kâbe'nin iki özelliği vardır. Biri kıble yönü olmasıdır, diğeri de etrafında tavaf yapılmasıdır. Kelime anlamı da "dört köşeli ve küp şeklinde bir nesne" demektir. Zaten Kâbe'nin kendisi de penceresiz, üstü kapalı, tek kapılı bir binadır. Kur'ân'ın verdiği bilgiye göre Kâbe Beytullah'tır, yani Allah'ın evidir. Aslında Allah'ın evi barkı, yeri yurdu olmaz; ama bu mecaz anlamındadır. Cenab-ı Hakkın rahmetinin, mağfiretinin, nimet ve ikramının tecelli ettiği, yansıdığı, yaşandığı bir mekândır.
Kur'ân-ı Kerim'de Kâbe kelime olarak iki yerde (Mâide, 5:95,97) geçer. Bazı âyetlerde "ev" anlamında "beyt" olarak yer alır. Yine Kur'ân'a göre, Kâbe yeryüzünde yapılan ilk "ev"dir. Bazı kaynaklara göre ilk olarak melekler yapmıştır, bazı kaynaklara göre ise Hz. Adem'in oğlu Şit Aleyhisselâm tarafından yapılmıştır.
Fakat Kur'ân'da açıkça ifade edildiğine göre Kâbe'yi ilk olarak şu anda bulunduğu yere Allah'ın bildirmesiyle Hz. İbrahim yapmış ve hac ibadetini de yerine getirmiştir.
Kâbe'nin iki özelliğinden birisinin kıblegâh (kıble yeri) olduğunu belirtmiştik. Peygamberimiz, Medine'ye hicret ettikten 16 ay sonra Allah'tan gelen emir üzerine namazlarını Kâbe'ye dönerek kıldı. Kıble değişimi "Yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir" (Bakara, 2:144) âyetiyle belirlendi.
Ayetin metninde "taraf" anlamına "şatr" kelimesi geçer. "Şatr" Kâbe'nin kendisidir, Mescid-i Haram da Kâbe'nin bulunduğu semt/çevredir. 15 âyette "hürmetli, saygın mescid" anlamında "Mescid-i Haram" ifadesi yer alır. Arapçada namaz kılınan yere "mescid" denir, fakat bu kelime dilimizde "küçük cami" anlamında kullanılır, büyük mescidlere "cami" deriz. Arapçada "toplanan yer" anlamında "cami", üniversite için kullanılır. Buradan şu sonuca varıyoruz.
Kâbe kıble mekânıdır, Mescid-i Haram da Kâbe'nin etrafında yer alan namaz kılınan o geniş alandır. Bugün Mescid-i Haram'ın içinde 1 milyondan fazla kişi namaz kılabiliyor. Bu arada yine 500 bin kişinin namaz kılabildiği Medine'deki Mescid-i Nebevi'ye de yine cami anlamında "Mescid" dendiğini belirtmiş olalım.
Kâbe'nin ikinci bir özelliği de tavaf mekanı olmasıdır. Gerek hac ibadetinde, gerekse umre'de ve diğer zamanlarda tavaf yapılırken Kâbe sol tarafa alınarak yedi defa dönülür. "Sonra kirlerini temizlesinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i tavaf etsinler" (Hacc, 22:29) âyeti tavafı anlatır. "Beyt-i Atîk", "eski, kıdemli, şerefli ve azad olunmuş" anlamlarına gelir.
"Tavaf eden, ibadete kapanan, rüku ve secde edenler için evimi temiz tutun" (Bakara, 2:125) âyetinde de Cenab-ı Hak Kâbe'ye "evim" anlamında "beytiye" diyor. Her ne kadar genel anlamda bütün camiler için "beyt" ifadesi kullanılsa da bilinen şekliyle Kâbe bir mescid ve cami değildir.
Zaten İslami gelenekte de, bazı özel durumların dışında Kâbe'nin içinde namaz kılınmaz. Mekke'nin fethinden sonra Peygamberimiz'in Kâbe'nin içinde nafile veya farz olarak namaz kıldığı kaynaklarda yer alsa da, bu durum genelleşmemiştir.
Fıkhî bir bilgi olarak Kâbe'nin içinde namaz kılınacak olsa bile, Kabe'nin bütün duvarları ve köşeleri kıble olarak kabul edilir, istenen tarafa dönülür.
Bugün