Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* 'TERÖRİST'E TEŞEKKÜR' ilanını yayınladı !!! * ABD bayrak düşürme rekoru kırdı !? Video * Bugün belediye seçimleri olsa kim ne alır? * Yaşar Nuri Öztürk'e bir darpe daha ! * NATO savaş gemileri boğazda.. Foto Galeri * Süleyman Demirel'in üzerini çizdiği 3 isim * Ramazanda oruç fidyesini kimler vermeli? * Amerika, Müşerref’i niçin gözden çıkardı? * Zirve Yayınevi davasında önemli gelişme * Doğan, Abdullah Çatlı gibi bir anda tanındı

Ana Sayfaya Dön

 

Doktor açığına 'ithal' çözüm

16 Nisan 2008 Çarşamba : 11:51

Sağlık Bakanı Akdağ ile özel hastanelerin yöneticileri bir araya geldi. Sağlıkta en önemli sorun doktor ihtiyacı olarak belirlenirken, atılacak adımlar şöyle sıralandı

Sağlık Bakanı Akdağ ile özel hastanelerin yöneticileri bir araya geldi. Sağlıkta en önemli sorun doktor ihtiyacı olarak belirlenirken, atılacak adımlar şöyle sıralandı: Yabancı doktorların Türkiye'de çalışmasına imkân verilecek. Bu doktorları istihdam eden özel hastanelere kolaylık sağlanacak. Tıp fakültelerinin kontenjanı artırılacak

Zaman'ın düzenlediği sektör buluşmalarının 7'ncisi Türkiye'nin en önemli sorunlarından birini masaya yatırdı. Sağlık sektörünün önde gelen kuruluşlarıyla, bakanlık ortak bir platformda bir araya geldi. Son yıllarda gerçekleştirilen reformların aksayan yönleri üzerinde durulurken, somut çözüm önerileri ortaya konuldu. Sağlık Bakanı Recep Akdağ'la Türkiye'nin önde gelen özel hastane ve birlik yöneticilerini buluşturan toplantıda en önemli konu 'doktor ihtiyacı'nın nasıl giderileceğiydi. Bakan Akdağ, atılacak somut adımları anlattı. Buna göre, yabancı doktorların Türkiye'de çalışmalarını engelleyen düzenleme değişecek. Belli sayıda yabancı doktor çalıştıran özel hastanelere bazı ayrıcalıklar tanınacak. Belli alanlarda uzmanlaşmış hekimlere birkaç özel hastanede çalışabilme imkânı sağlanacak. Yurtdışında eğitim alan Türk hekimlerin denklik sorunu iki ay içinde çözülecek ve bunlar Türkiye'de görev yapabilecek. Köklü çözüm için YÖK'le anlaşma sağlandı. Tıp fakültelerine bin 500 ek kontenjan açıldı.

Toplantıda özel hastanelerle bakanlık arasında yaşanan sorunlar da gündeme geldi. Özel hastanelere ağır şartlar getiren 15 Şubat genelgesinin yumuşatılacağı mesajını veren Bakan Akdağ, özel hastanelerden beklentilerini sıraladı. Fark ücretine mutlaka sınır getirileceğini vurgularken, "Bana İstanbul piyasasında 'komünist bakan' dendiğini biliyorum. Ama sağlık işleri liberal piyasaya bırakılamaz." dedi.

 

 

Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Sektör Buluşmaları'nın ardından Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve diğer katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi. Bakan Akdağ, 'Bu toplantılara devam edeceğiz." dedi.

Yabancıya doktorluk yolu açılıyor

Ekrem Dumanlı (Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü): Gazetemizin organize ettiği bu sektör toplantılarında sorunlardan çok çözüm alternatifleri üzerinde duruyoruz. Bu toplantılardan çıkan sonuçları gazetede yayınlamanın yanında kitapçık haline getirerek, ilgili kamu ve özel kurumlara gönderdik. Sağlığın da çok hayati bir mesele olduğu aşikar. Ben bunu tecrübe ettim, bir yazı yazdım, birçok tepki aldım. Meğer ne kadar çok insanımızın bu alana ilgisi varmış. Gördüm ki insanların kanayan yarası, iyileştirmeyi beklediği bir alan bu sağlık meselesi. Bu toplantılardan birini sağlığa ayıralım, çözüm paketlerini burada da bilirkişiler ortaya koysun, kamuoyuyla paylaşalım istedik. Sayın Bakan'ımız talebimizi kabul buyurdular. Teşriflerinizden dolayı bütün katılımcılara teşekkürlerimi sunuyorum. Güzel açılımlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, özel hastanelere geçiş sebebiyle devletin doktor sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Recep Akdağ (Sağlık Bakanı): Bir sosyal devlet hükümeti olarak ifade etmek zorundayım, biz sistemin temeline insanı ve hastayı koyacağız. Ondan sonra bütün bunun üzerinde düzenlemeler yapmak zorundayız. Arkadaşlarımızın bir kısmı artan sağlık giderlerinden bahsetti. Vatandaşların bir kısmının da buna katkı vermesinden de haklı olarak bahsettiler. Zaten vatandaşlar sağlık için katkı ödüyorlar. İlaç için ödeniyor. Özel hastaneler ve tıp merkezleri için de katkı ödenmeye başladı. Ama bu nereye kadar olmalı? Kim ne kadar ödeyebilir? Bunlar iyi tespit edilmeli. Ülkemizde farklı gelir grupları var. Mutlaka bunları göz önüne alarak bu işi yapmak zorundayız. Çünkü sağlık, liberal ekonomiyle izah edilebilecek bir konu değildir. Biz bir sosyal devletiz, mutlaka özel sektörün gücünden istifade edeceğiz ama milletin sağlığını sadece liberal ekonominin piyasa şartlarına bırakamayız. Basit bir rakam vereyim: Şu anda biz bu toplantıyı yaparken Türkiye'de muayene olan her 100 hastadan 25'i cebinden para ödüyor. Biz göreve geldiğimiz zaman kamunun sağlık hizmetini karşılaması diye bir kavram yoktu. Kamunun hastaneleri vardı ama hizmet almak için muayenehaneye gitmek zorundaydık. Basit bir hastalık için, reçete yazdırmak için doktorun karşısına çıkabilirdiniz. Gerçekten önemli bir hastalığınız varsa ve ameliyat olacaksanız mutlaka bir muayenehaneye gitmek, para ödemek zorundaydınız. Biz bunu değiştirdik. Kamu hastanelerinde uyguladığımız politikalarla meslektaşlarımızın büyük çoğunluğunun muayenehanelerini kapatmalarını temin ettik. Garazımız olduğundan değil, para verdik, gönüllü olarak kapattılar. Kamu hastanelerindeki hekimlerin yüzde 68'i muayenehanesiz çalışıyor. Biz onlara para da ödüyoruz. Herkes haklı olarak özel sektör sağlık hizmetlerinden memnuniyetin 22 Temmuz seçim sonuçlarına yansıdığından bahsediyor. Doğrudur. Ama 22 Temmuz'a kadar özel sektörün payı bundan çok düşüktü. Toplam muayene sayısı kamu ile kıyaslandığında SGK tarafından satın alınan hizmet yüzde 8'ler civarındaydı. Şimdi yüzde 25'lerde, bunu daha da artıralım. Ama o zaman benim vatandaşımın yüzde 35'i cebinden para vermeye devam edecekse biz yanlış bir yöne gidiyoruz demektir. O zaman bu araba duvara toslar. Bu ülkede cebinden para vererek sağlık hizmeti alabilecek insan sayısı kısıtlı, bunu zengin insan yapabilir. Çünkü sağlık öyle bir ihtiyaç ki bunun hazırlığını önceden yapamazsınız. Allah korusun, çocuğunuz bir anda lösemi oluverir. Para ödemek zorunda kalıyorsanız haliniz perişandır.

Tedavi için bileziklerini satanlar vardı

Biz halkın bizden ne istediğini çok iyi biliyoruz arkadaşlar. Ben 25 sene Doğu Anadolu'da hizmet verdim. İnsanların eşlerinin kollarındaki bileziklerini, evlerini, arazilerini sattıklarını gördüm. Bir arkadaşımız ev satılarak Doğu Anadolu'da yatırım yapıldığından bahsetti. Yıllarca insanlar varlıklarını satarak sağlık hizmeti almaya çalıştı. Buradan şu sonuca gelmeye çalışıyorum: Biz zaten özel sektörden bu hizmeti satın almayı düşünmeseydik hiç anlaşma yapmazdık. Ama bir tedaviyi yaparken, komplikasyonları önceden iyi hesap edemezseniz hastaya zarar da verebilirsiniz. Tıp merkezleriyle yapılan anlaşmada da biraz böyle oldu. SGK bu hizmeti satın alırken normal devlet hastanesine ödediğinden daha fazla tıp merkezlerine ödedi, bence bu doğru değildi. Ve tıp merkezleri üstüne üstlük vatandaştan para aldı. Bunun böyle devam etmeyeceği açık. Buna başka bir yöntem, usul bulacağız. İlk anda şöyle düşünülüyor: 'Evet liberal ekonomi, vatandaşın seçme hürriyeti var. E o zaman siz güzel de bir iş yaptınız. Vatandaş isterse özelde, isterse kamudan hizmet alıyor. O zaman vatandaş istediği kadar ödesin, ne karışıyorsunuz?' Bu çok düz ve yanlış bir mantık. Burada piyasayı belirleyen doktor arkadaşlar. Hani Nasrettin Hoca'nın 'parayı veren düdüğü çalar' hikâyesinde olduğu gibi, kim doktoru eline geçirirse düdüğü o çalıyor. Bir hocamız Sağlık Bakanlığı'nın hizmet sunucu olmaktan çıkmasını önerdi. Bunun kanununu yaptık. Ve şu an Meclis Genel Kurulu'nda. Hastane birlikleri kanunu. Buradan bakanlığın çıkması için en az bir 5 yıl gerekli. Çünkü belli bölgelerde başlayacağız. Başarılı oldukça diğer bölgelere yayacağız. Biz hizmet sunucu olmaktan kaçınacağız. Ama bunlar yine de kamuya ait olacak.

Sağlık Bakanı Akdağ, belli alanlarda uzmanlaşmış doktorların birkaç hastanede birden çalışabileceğini söyledi.

Bana İstanbul'da 'komünist bakan' diyorlar

Burada bir örnek vereyim size. Şehir ismi vermeyeceğim. A şehrinde iki tane yeni özel hastane açılır. Aynı şehirde bizim de kamu hastanesinde tıbbi onkoloğumuz vardır. Zaten bu uzmanların sayısı az olur. Yeni açılan özel hastanelerden biri ayda 35 bin yeni lira vererek tıbbi onkologlardan birini alır. Öbür özel hastane de diğer onkoloğa 35-40 bin yeni lira vererek hizmet kadrosuna katar. Benim kamu hastanemde tıbbi onkolog kalmaz. Vatandaş nereye gidecek? Onkolog neredeyse oraya gidecek. Hani diyorduk, vatandaş ister kamuya ister özele gitsin! Ama bu örnekten hareketle kanserli bir hasta iki özelden birine gitmek zorunda. Başka bir örnek vereyim; bir orta ölçekli Anadolu şehrinde dört tane göz hekimi vardır. Bir özel hastane açılır, iki göz hekimi istifa ederek buraya geçer. Üçüncüsü de istifa edip başka bir şehre gidince devlet hastanesinde 120-130 tane hasta günde bir göz hekiminin karşısına çıkıyor. E peki benim 5 bin yeni lira verdiğim göz hekimine özel hastane nasıl 15 bin yeni lira veriyor? Kolay, vatandaştan farkı alır verirsin. E bir de diyoruz ki vatandaşın seçim hakkı olsun, istediğine gitsin. Ne karışıyoruz? Antidemokratik olmasın. Hatta İstanbul piyasasında bana 'komünist bakan' denildiğini biliyorum. Bunlar eski jargonlar ama bir taraftan piyasacı arkadaşlar komünist olmakla, komünistler de piyasacı olmakla suçluyor.

Diğer bir konu, yabancı doktor getirme meselesi. Kanunu yapmıştık, bir önceki Cumhurbaşkanımız Sayın Sezer veto etmişti. 'Tam gün' yasasıyla bunu yeniden getiriyoruz. İnşallah başına bir kaza gelmeden yabancı uyruklu kişilerin de Türkiye'de çalışmasının önünü açacağız. Ve buradaki kaynakta öncelik özel sektörün kullanacağı kaynak olacaktır. Çünkü yabancı uyrukluların kamuda çalışmasına yasak var. Ama bunun önünü açtığımızda özel sektör gerek Türkiye'de eğitim almış gerekse yurtdışında eğitim almış kişileri rahatça çalıştırabilecek.

Ruhsat için başvuran merkezlere izin verilsin

Ahmet Karataş (Tüm Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı): Bizler Sağlık Bakanlığı'nın, kamudan hızlı doktor kaçışını engellemek ve kamudaki sağlık hizmetlerini aksamaması için aldığı önlemleri destekliyoruz. Ancak bu adımı atarken tüm tıp ve dal merkezlerinin kapatılmasına neden olacak ve özel hastanelerin önünü kapatacak maddelerin bir an önce kaldırılmasını istiyoruz. Taleplerimiz şöyle: Ayakta Tedavi Yönetmeliği'ndeki değişiklikte mevcut ruhsatlı tıp ve dal merkezlerinin süre ve şart öne sürmeden kazanılmış hak olarak devam etmesini istiyoruz. Ayrıca özel sağlık kuruluşlarına uygulanan ilave sağlık çalışanı, tıbbi cihaz alımı ve hizmet birimi ilavesi kaldırılmalıdır. Cerrahi birimli tıp merkezlerinin cerrahi müdahale listeleri genişletilmelidir. Gerek fark ücreti gerekse paket fiyatlandırmada özel sağlık sektörleri arasında haksız rekabete neden olacak fiyatlandırma yapılmamalıdır. Serbest rekabete imkân verecek ortam oluşturulmalıdır. Aynı hizmet için paket fiyatta alınacak fark ücretinin tavan fiyatı da aynı olmalıdır. Hizmeti hastanın ayağına getiren ayaktan tedavi kurumları desteklenmelidir. Yeni yönetmelikte bulunan iki ayrı özel kurumda kısmi zamanlı doktor çalışma izni mevcut merkezlere verilmelidir. Ruhsatlı tıp ve dal merkezlerine planlama dışında aynı bölgede aynı kadroyla hastane açma izni verilmelidir. Bunun dışında 15 Şubat öncesi 217 tıp ve dal merkezi ruhsat için başvurdu. Bakanlığı istediği belgeleri hazırlamıştır. Yatırımlarını tamamlanmıştır. Fakat açılış için önceden istenmeyen belgeler istendiği için şu anda ruhsatlarını alamamaktadır. Bakanımızın bu yatırımları heba etmeyeceğine inanıyorum.

Bina ve parayı bulan hastane açmaya kalktı

Mehmet Ali Aydınlar (Acıbadem Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Akredite Hastaneler Derneği Başkanı): AK Parti iktidarı döneminde Sağlıkta Dönüşüm Projesi'yle büyük başarılar elde edildi. Fakat iyi niyetle atılan adımlar zaman zaman suistimal ediliyor. Bizim özel sektör olarak iğneyi kendimize batırmamız gerektiğini düşünüyorum. Geçen sene özel hastaneler, özel tıp merkezleri ve dal merkezleri Soysal Güvenlik hastasını kabul eder hale geldi. Ama plansız bir şekilde oldu. Herkes bulduğu bir binayla ve bulduğu parayla plansız bir şekilde hastane açıp, tıp merkezi ve dal merkezi kurma yolunu seçti. Bu böyle devam ederse devlet sağlık hizmeti sunamayacak hale gelir. Ben bunu yakinen birkaç ilde yaşadım. Gidiyorsun bir ilde 20-25 hekim ortaklaşa bir hastane açıyor. Kamu hastanesinde hekim kalmıyor. Bunların mutlaka önlenmesi gerekiyor. Nitekim 15 Şubat'ta bu olmuştur. Ama yöntem böyle mi olmalıdır? Önerim SGK aracılığı ile planlama yapılmasıdır..

Kaliteli hizmet veren hastaneler desteklensin

Turgut Aydın (Memorial Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı): Olayı herkes kendi açısından değerlendiriyor. Hastanesinin, tıp merkezinin standartlarını iyi yapan, işini doğru yapan insanların yolunu açmamız lazım. Hastane sınırlandırması liberal ekonomilerde olmaması lazım. Siz standartları daha da yükseltebilirsiniz. Ben şu kalitede hastane istiyorum diyebilirsiniz. Memorial Hastanesi olarak Türkiye'ye çok yenilik getirdik. Sağlığa ahlak getirdi. Organ naklini 4-5 kat artırdık. Sinoplu bir çocuğu ameliyat ettik. Hiçbir kurumu yoktu, tek kuruş almadık. En fazla fakir fukaraya yardım eden hastanelerdeniz. Doktorlar planlanması lazım. Tayland'da 4-5 oda var, her bir doktor bu kadar odaya bakıyor.

Taban ve tavan fiyatların bakanlıkça tespiti şart

Kazım Taş (İsviçre Hastanesi Başhekimi): Belediyelerin tayin etmedikleri yerlerde sağlık merkezi kurulmamasını yıllardan beri savunurum. Birçok kişi yatırım yapmış, fakat bakanlıktan ön izin almamışlar. Bugün en büyük problem budur. Bakanımızdan ricamız 15 Şubat'ta yayınladıkları genelgeye 6 ay veya üç ay veya 15 gün zaman tanımaları. Türkiye'de yatırımcıların çoğu Türkiye ekonomik sistemini düşünmeden, yüksek rakamlarla ücret talep etmekte. Orta Avrupa'da verilen rakamlar Türkiye'deki rakamlarla eşdeğer. Almanya'da bir hekimin tam muayenehaneden aldığı ücret 30 Euro'dur. Bugün SGK'nın bize verdikleri 28 veya 36 yeni liradır. O ulusun milli kaynaklarını düşündüğümüzde SGK'nın bize verdiği rakamlar iyi. Öte yandan katkı payı mutlak surette taban ve tavan olarak tayin edilmelidir.

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (0) adet  yorum eklenmiştir.

Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
Ergenlik sivilcelerinize bir haftada elveda...
Kadınca Kararınca gençlerin bitmeyen kabusu sivilcelere savaş açıyor... İşte, sivilcelere savaşta ge
Çenenizden gelen seslere kulak verin
Farkında olmadan günde tam 2 bin defa kullandığınız çenenizin ağrıları dayanılmaz bir hal aldıysa bi
Kalp krizi aniden gelmiyor
Sanılanın aksine kalp krizi aniden gelmiyor. Uzmanlar alınması gereken tedbirler konusunda uyarıyor.
Hücreler incirle yenileniyor 
İncirin, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağla
Badem kalp krizi riskini azaltır mı? 
Amerikan İlaç Dairesi (FDA) koroner kalp hastalığı riskinin önlenmesi için, günde en az 42 gram bade
Organik Gıda efsanesi bitmek üzere
İlaç ve kimyasallarla yetiştirilen gıdalara göre üç kat fazla para ödenen organik gıdaların, diğer g
49 bebek bakterilerden ölmüş
Dr. Zekai Tahir Burak Hastanesi’nin ‘yenidoğan yoğun bakım ünitesi’nde 49 bebeğin ölümüne klebsiella
Yüksek tansiyonu süt içerek düşürün
Hipertansiyonla ilgili, yaklaşık otuz bin orta yaş ve üstü kadının katıldığı yeni bir araştırmanın s
Çocuklarınızı sanal dünyadan uzak tutun!
Televizyonun, uzun süreli izlemelerde kendine güveni olmayan, bağımlı ve ilgi alanları kısıtlı, ''sa
Bunların masum görüntüsüne aldanmayın
Yalnızca yediklerimiz ve içtiklerimizle değil, yaşam şeklimizde yapacağımız küçük değişikliklerle de
İki kez pişirilen yemeğin DNA'sı bozulur!
Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Kanser Hastanesi Onkoloji Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz; ka
İşte kıymetini tam bilmediğimiz meyve
Nezleyi geçiren, sinirleri rahatlattığı belirtilen armut, mideyi kuvvetlendirip hazmı kolaylaştırıyo
Kekeme çocuklara dikkat
Kekemelik nedir? Çocuklarda hangi belirtilerle ortaya çıkar, neler yapmalı, nasıl yaklaşmalı. İşte s
Osmanlı usulü doğal kola...
Çukurova'da yıllarca serinleme aracı olarak kullanılan, kolalı içeceklerin ana maddelerinden meyan k
Kronik yorgunlukla baş etmenin yolları
Yoğun bir tempo, stres ve aşırı rekabet ortamında çalışıyor, üstelik ''bir türlü dinlenemiyorum'' di

n

Mangalda 15 cm'lik kritik mesafe

n

İşte göbek yağını eriten gıda

n

Çekmece Gölünde garip nesneler

n

Akciğer yaşınızı biliyor musunuz?

n

Çocuklarda bel ağrısı kanser belirtisi olabilir! 

n

Çok lezzetli ama kanser yapıyor

n

Sırlarla dolu olan arı sütünün faydası neler?

n

Çok lezzetli ama kanser yapıyor

n

Patlıcan suyu sigarayı 1 saatte bıraktırır mı?

n

Kulaklıkla müzük dinlemenin zararı var mı?

n

'Sürpriz yumurtaya', sürpriz girişim

n

Para alınmayacak hastalıklar

n

Cep telefonu olanlar! Formülünüz 1 dakika

n

Fayda görmek için balığı böyle tüketin

n

C vitamini kansere karşı etkili 

n

Uzun konuşanlara kötü haber! Bir kez daha düşünün!

n

Dişinize fındık travması yaşatmayın

n

Kel kalmamak için bu gıdayı mutlaka yiyin

n

27 bebeğin esrarengiz ölümü

n

Cep telefonlarını kendinizden 'uzak tutun'

n

Şeftali her derde deva

n

Dünyada sadece 9 kişide bu hastalıktan var!

n

Aşırı soda içenler dikkat! 

n

Sigara tiryakilerinin eşleri felç riski altında

n

Kan şekerini aniden yükselten gıdalar

n

Cep telefonu için 10 uyarı

n

İşi bilgisayar kullanmak olanlar, DİKKAT!...

n

Saç dökülmesine ilginç çözüm 

n

Bir bardak kolanın insan vücuduna zararı

n

Aman dikkat! Pizzanız domuz etli çıkabilir!

n

'Çok okumak gözleri bozar' Bu doğru mu?

n

Diş teli ne işe yarar ve ne zaman kullanılır

n

Balık yerken dikkat

n

'Bizim kene bize bir şey yapmaz' demeyin!

n

İşte ''kansere'' daha dayanıklı olan ülkeler

n

Kişi korktuğunu nasıl anlar?

n

SSK'lı ve Bağ-Kur'lular korkmasın

n

Plastik mini kahve pişiriciler toplatılıyor

n

Migren, eğitimli kadınları seviyor

n

Diş hekimi fobisi nasıl yenilir?

n

İşini sevmemek bel ağrısı yapıyor

n

2030'da dünyanın yarısı obez olacak

n

Kendi kalbimize nasıl kötü davranıyoruz?

n

Şekeri olanlar bu meyvelere dikkat!

n

Güneş kreminde ölüm riski

n

Türkiye'de pedagoji bilimi nasıl katledildi?

n

Büyük hastaneler SGK ile yolu ayırdı

n

Klimadan hasta olmamak için OKU

n

Kalp krizi sırasında mutlaka bunları yapın

n

Kene korkusuna dikkat

n

Kalp krizini önlemek için aspirin çiğneyin

n

Mutfağınızdaki 'saklı kalmış mucizeyi' keşfedin!

n

Psikologların da terapiye ihtiyacı olur mu?