Kabe, bütün Müslümanların kıblesi, hac zamanında çevresi tavaf edilen taştan yapılmış küçük bir bina. Çevresi duvarlarla ve yedi minare ile çevrilmiş ve üstü açık olan geniş bir avlunun (Mescid-i Haram) ortasında, 13 metre yükseklikte 12 metre boyunda, 11 metre eninde dört köşe küçük bir binadır. Cennetten indirildiğine inanılan ve “Ha-cer i Esverl” denilen kutsal siyah taş Kabe kapısının yanında duvarın içine gömülüdür.
Hac sırasında hacılar tarafından saygı ile öpülür. İki kapısından doğu tarafında olanı açık, batı tarafındaki kapalıdır. Siyah ibrişimden örülmüş, üstünde sırma ile ayetler yazılı bulunan bir örtü ile örtülmüştür. Bu örtü Yavuz Sultan Selim’den sonra her yıl Osmanlı devleti tarafından değiştirilirdi.
KABE RESİMLERİ İÇİN TIKLAYINIZ >>>
KIBLE
Arapça'da yön ve yönelme demektir. İslam'da müslümanların namaz kılarken yöneldikleri Kâbe yönünü dile getirir.
Hz. Muhammed (s.a.s) Mekke'de Kâbe'ye doğru, Kâbe'yi araya alarak ya da doğrudan Beytü'l-Makdis'e yönelerek namaz kılıyordu. Hicretten sonra Medine'de yaklaşık onyedi ay yine Beytü'l-Makdis'e doğru durarak namaz kıldı. Ancak;
"Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilip durduğunu görüyoruz. Elbette seni hoşlanacağın bir kıbleye döndüreceğiz. (Bundan böyle) yüzünü Mescidü'l-Haram tarafına çevir. Nerede olursanız yüzlerinizi o yöne çevirin..." (el-Bakara, 2/144) âyetinin gelişinden sonra kıble Kâbe'ye çevrildi.
Görülmesi durumunda kıbleyi doğrudan Kâbe belirler. İslâm bilginleri bu konuda sözbirliği içindedirler. Kâbe'nin görülmemesi durumunda kıblenin nasıl belirleneceği konusunda ise başlıca üç görüş ortaya çıkmıştır. İmam Ebu Hanife'ye göre esas olan Kâbe'nin bulunduğu yöndür. Namaz kılan müslümanın Kâbe yönünde durması yeterlidir. Çünkü özellikle uzak mesafelerde Kâbe'yi tam karşıya alabilmek mümkün değildir.
İLGİLİ HABER:
Www.Moralhaber.Net