1 YTL, 5 YTL, 10 YTL derken çeşitli kurumlara her yıl milyarlarca YTL ödüyoruz. Peki, sabit ücret, yıllık aidat gibi bu ödemelerin hukuka uygunluğunu ne kadar sorguluyoruz?
Tüketici hakkının ihlal edildiğini düşünen ve bu çerçevede yargı yoluyla mücadele edenler yok değil. Ama gerçek şu ki, birçoğumuz nereye ne kadar ödediğimizi bile bilmiyoruz.
Neyse ki tüketici dernekleri var. Milyonlarca tüketici adına mücadale veren bu dernekler, bilgilendirmenin yanısıra sorunlu konuların takibini de kararlılıkla sürdürüyor.
Bu çerçevede, son yıllarda en çok şikayet gelen konuların başında sabit ücret var. Türk Telekom abonesi olan 19 milyon kişiden yılda toplam 3 milyar 690 milyon YTL sabit ücret tahsil ediyor. Kredi kartlarından alınan yıllık ücretler, herhangi bir kredi aldığnızda zorunlu olarak yapılan ve 300 YTL'yi bulan hayat sigortaları, hesap işletim bedelleri, deprem bölgesine yardım adıyla başlatılan ve hala alınan ÖTV vs... Tüm bunlar hukuka uygun mu? Ödememiz gerekiyor mu?
Hakkımızın ihlal edildiğini düşünüyorsak ne yapmamız, nereye başvurmamız gerekiyor? Bugüne kadar mahkeme yoluyla bu tahsilatlara itiraz eden vatandaşlarımız ne gibi sonuçlar aldılar?
Bilmeniz gereken herşey bu dosyada...
Bugün, Türk Telekom'un halka arz ilanlarında da "Risk Unsuru" olarak altını çizdiği sabit ücrette gelinen son noktaya bakacağız..
SABİT ÜCRET YASAL MI?
İDDİA: DEĞİL, ÇÜNKÜ SABİT ÜCRET ANCAK BELLİ BİR HİZMET KARŞILIĞI ALINABİLİR
Sabit ücretin yasal olmadığını savunanlar şu noktanın altını çiziyor: Belli bir hizmet karşılığı alınmıyor.. Örneğin GSM operatörleri "Ayda şu kadar ödeyin, şu kadar ücretsiz konuşun" diyor. Türk Telekom'a ise konuşsak da konuşmasak da sabit ücret ödüyoruz. Şu an için değişik tarifelerde tahsil edilen sabit ücret miktarları şöyle:
Türk Telekom'un web sitesindeki bilgiler ışığında bugün itibarıyla abonelerden alınan sabit ücret miktarları şöyle:
ŞirketHATT: 35.49 YTL (Karşılıksız ödeniyor)
KonuşkanHATT: 20.41 YTL (Karşılıksız ödeniyor)
StandartHATT: 12.55 YTL (Karşılıksız ödeniyor)
HesaplıHATT: 7.90 YTL (Karşılığında 10.62 YTL'lik ücretsiz konuşma hakkı var ancak saat 22:00-07:00 arasında. Kullanmadığınız süre bir sonraki aya devredilmiyor)
YazlıkHATT: 94.75 YTL (Karşılığında 111.52 YTL'lik ücretsiz konuşma hakkı var ancak saat 22:00-07:00 arasında. YazlıkHATT'da sabit ücret de konuşma hakkı da yıllık olarak düzenlenmiş)
Yani iki tarifeden kontör karşılığı, diğerlerinden ise karşılıksız sabit ücret alınıyor.
TELEKOM'UN YANITI: ŞEBEKENİN FAAL TUTULMASI KARŞILIĞI ALINIYOR
Türk Telekom'un itirazı, sabit ücretin sistemin çalışır halde tutulması karşılığı olduğu, şahıs hiç arama yapmasa bile şebeke faal durumda tutularak aranmasının sağlandığı ve bunun bir maliyet teşkil ettiği şeklinde.
Nitekim, konu yargı nezdinde de bugüne kadar bu şekilde değerlendirildi ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunun Ek 18inci maddesine 29.01.2000 tarih ve 4502 sayılı kanunla eklenen son fıkraya dayanılarak tüketici aleyhinde sonuçlandı. Gerekçeli karar şöyle:
“Bir iş ve hizmetin karşılığı olarak alınan ücret; abonman ücreti, sabit ücret, konuşma ücreti, hat kirası ve benzeri kira, ücretler ve bunlar gibi değişik ücret kalemlerinden birisi ve birkaçı olarak tespit edilebilir” denilmektedir. Anılan fıkrada bir iş veya hizmetin karşılığı olarak alınan ücret çeşitleri arasında yer alan Sabit ücretin mobil telefon hatlarının hiç konuşma yapmadan gelen aramaları cevaplendırmması, sürekli baz istasyonları aracılığı ile kontrol edilmesi ve çalışır durumda olmasının sağlanması amacıyla yapılan işletme maliyetinin karşılığında, bir tarifeye ve abonelik sözleşmesine dayanılarak alındığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen telefon abone sözleşmesinde aboneden her ay sabit ücret alınacağı kararlaştırılmıştır. 406 sayılı telgraf ve telefon yasası ve taraflar arasında düzenlenen telefon abone sözleşmesine dayalı olarak telefon abonesinden her ay sait ücret alınması usul ve yasaya uygun”
Sabit ücrete itiraz eden tüketiciler Hakem Heyetleri'nde kazanırken, Tüketici Mahkemeleri'nde 2000 yılında yapılan bu ek gerekçe gösterilerek davaları kaybettiler. Son olarak dün Nevşehir'de Türk Eğitim-Sen Başkanı'nın başvurusu üzerine hakem heyetinden sabit ücretin iptali ve yasal faiziyle geri ödenmesi kararı çıktı. Ancak, Türk Telekom'un itiraz etmesi durumunda konu Tüketici Mahkemesi'ne taşınacak.
İDDİA: TELEKOM'UN SAVUNMASI TİCARET KURALLARINA AYKIRI
TÜDEF Başkanı Ali Çetin Telekom'un itirazını ticaret kurallarına da aykırı bulduğunu şu örnekle açıklıyor:
"Telekom'un “sabit ücret” uygulaması açık, bariz ve yasal olmayan bir uygulama olduğu gibi ticari “etik” açısında da uygun değildir. Bu tür bir uygulama genel ticaret kurallarına aykırı “hakim durumu kötüye kullanma” dır ki başka bir sektörde olsa herhalde uygulayan firmaya hiçbir tüketici bir daha uğramazdı. Örneğin; bir tüketici girdiği bir ayakkabı mağazasında “ayakkabı fiyatı 50,00 YTL ama biz sizin için bu ayakkabıyı rafta bulunduruyoruz , bu dükkanı sizin için açık tutuyoruz, dahası arada bir tozunu alıyoruz bu nedenle siz ayakkabı bedeline ilave olarak bir 5;00 YTL’de sabit ücret ödeyeceksiniz” dese bu normal karşılanır mıydı? En azından ömür boyu o satıcı ayakkabıları ile baş başa kalırdı sanırım. Yine , bir elektrik dağıtım şirketinin hem elektrik tüketim bedeli, hem de çekilen hat ve dikilen direk bedeli alması yasal ve mümkün mü? Değil, çünkü hat çekilmeden elektrik akımını sağlamak zaten mümkün değildir. Aynı durum Telekom için de geçerlidir. Hattı açık tutmadan ticari faaliyetini sürdürmesi mümkün değildir.Telekom'un sabit ücret gerekçesinin bundan farklı hiçbir açıklaması yoktur.
Haberleşme hizmetinin açık tarifi; hattın konuşulabilir durumda tutulmasıdır, aksi takdirde haberleşme hizmeti zaten yapılamaz. Hattın konuşmaya açık tutulması demek gerekli alt yapı hizmetinin yerine getirilmesi demektir. Bunun için yani haberleşmenin yapılabilmesi için bir takım harcamaların yapılması gerekir. Hizmetin sağlanması için işgücüne de ihtiyaç vardır. İşte haberleşme hizmeti için gerekli olan tüm giderler dikkate alınmak suretiyle haberleşme birim zaman ücreti belirlenir. Haberleşme birim zaman ücreti dışında ayrıca bir ücret alınması haksız ve yasal dayanaktan yoksundur.
Esasen sistemin açık tutulması telefon eden tüketicinin talebi değil şirketin zorunlu olarak yapması gereken bir işlemdir. Eğer sistem faal tutulmasa o takdirde şirketin varlığı da söz konusu olmayacaktı. Sistem faal olması tüketici şirketin bu hizmetini almak için bir talepte bulunmayacaktı başka bir anlatımla hattın açık tutulması şirketin var oluş sebebi ve asıl faaliyet konusudur. Sistem tüketici için faal tutulmamakta şirketin faaliyeti için açık tutulmaktadır.
Verilen hizmet göz önünde tutulduğunda, sabit telefon ağına ne kadar çok kişi abone olursa o kadar aranabilecek kişi sayısı rtacaktır. Bu durum telefon edilecek kişi sayısını yani sistemde birbiri ile konuşacak tüketici sayısını artırdığından dolayı sistemin gelir ve kar elde etmesini de artırmaktadır. Hiç telefon etmeyen bir abone dahi sabit hatlarla telefon alır konumda olması dolayısı ile aldığı telefon oranında şirkete gelir/kar etme olanağı vermektedir. Eğer sistem çalışır durumda olmasa telefon eden de hizmet alamayak, bu nedenle sistemde kalmasının manası kalmayacaktır. Sistemin çalışır durumda olması esasen telefon alan tüketici için değil , telefon eden tüketici içindir. Ayrıca bir an için tüm mantıki, hukuksal, etik gerekçeleri bir yana bırakıp sabit ücreti kabul etsek bile neye göre belirlendiği belirsiz bir ücreti kabul etmek mümkün değil"
TEKEL KONUMUNDAKİ TELEKOM'UN SÖZLEŞMESİ DE TARTIŞILIYOR
Telekom şehir içi görüşmelerde tekel konumunda. Bu konuda tüketici herhangi bir alternatife sahip değil. Sabit hatlarla hizmet veren başkaca bir kuruluş veya şirket yok. Tüketicinin hazırlanan sözleşmeye itirazı söz konusu bile değil. Sözleşme imzalanırken tüketici sözleşmenin herhangi bir maddesinin değiştirilmesini isteyemez ve tartışamaz , böyle bir talep olsa dahi şirketin bu talebi kabul etmediği ve etmeyeceği yıllardır süren uygulama ile sabittir. Sözleşmeler yasa maddesinde açıkça belirtilen sözleşmenin 123 punto olması gibi şekil şartlarına sahip değildir.