Mehmet Paksu'nun yazısı
Güneş mahşerde ne kadar yaklaşacak?
"Hocam, mahşer gününde güneşin insanlara çok yaklaşa- cağını duydum. Bazı insanlar boyunlarına kadar ter için- de kalacaklarmış. Burada inananların hali nasıl olacak?" Kıyamet ve mahşerdeki haller insanlarca tam olarak bilinip anlaşılamaz. Çünkü orası başka bir âlemdir, değişik şartları olan mekândır. İnsanların kabirlerinden nasıl kalkacaklarını, mahşer yerine nasıl gideceklerini dünya şartlarında tam olarak kavramamız mümkün değildir. Haşir meydanında nelerle karşılaşacağımızı ve nihayet cennet ve cehennem ehlinin nasıl ayrılacağını ancak Cenab-ı Hak bilir. Bu konuda birinci kaynak Kur'ân-ı Kerim'dir
Kur'ân, kıyametin nasıl kopacağını, dünyanın ne hale geleceğini müstakil sureler halinde anlatır.
Kıyamet sonrası ise insanların nasıl diriltileceği, kabirlerinden nasıl çıkartılacakları, mahşer yerine nasıl gelecekleri ve sonra neler olacağı ayrıntılı bir biçimde bildirilir.
Mesela bir sahne şöyledir: "O gün insanlar kabirlerinden çıkarlar. Onların hiçbir şeyi Allah'tan gizli kalmaz. Allah onlara sorar: 'Bugün hâkimiyet kimindir?' Yine kendisi cevap verir: 'Bir olan ve mutlak kudret sahibi olan Allah'ındır."1
Kıyamet halleri, mahşerdeki durum âyetlerin bir tefsiri olan hadislerde de genişçe yer alır. Bu meselede yüzlerce hadis vardır. Hatta bu konularda tasnif edilmiş müstakil hadis kitapları da mevcuttur. "Mahşerde güneşin bir mil kadar inmesi" meselesi de, Peygamberimizin haber verdiği bilgiler arasındadır.
Bu konuyla ilgili hadis, Sahih-i Müslim ve Sünen-i Tirmizî'de geçiyor.
Hadisin meali şöyledir: "Kıyamet günü güneş varlıklara (insanlara) yaklaşacak, hatta on- lara bir mil miktarı yakın olacaktır." Hadisi bize ulaştıranlardan Süleym bin Amir, "Vallahi, Resulullah milden neyi kastediyor, yerin mesafesini mi, yoksa göze sürme çekmekte kullanılan mili mi, bilmiyorum" açıklamasını yapıyor.
Kıyamet gününde, güneşin sıcaklığının bugünkü gibi olmayacağı, her türlü denge ve düzenin değişeceği, güneşin daha fazla ısınarak mahşer yerini kavurucu bir sıcaklığa çı≠ka≠racağı yönünde bilgiler de mevcuttur.
Hadisin devamında, güneşin yaklaşmasıyla insanların ne duruma geleceği şöyle belirtiliyor:
"Güneş onları eritecek ve amelleri miktarınca ter içinde kalacak- lardır. Kimisi topuklarına kadar, kimisi dizlerine kadar, bazıları köprü- cük kemiklerine kadar tere batacaklardır.
Bazılarına da ter iyice gem vuracaktır." Hadisi nakleden sahabi, Peygamberimizin "'Bu sırada, bazılarına ter iyice gem vuracaktır' derken, eliyle ağzını işaret ettiğini gördüm." diyor.2
Bu konuda ayrıca İbni Hibbân Peygamberimizin şöyle buyurduğunu naklediyor: "Kıyamet gününün uzunluğundan ve terinden kâfire gem vuru- lacak. Hattâ, 'Ey Rabbim, beni Cehenneme götürmek suretiyle ol- sun biraz rahata kavuştur" diyecektir."
İmam Kurtubî ise; "Şüphesiz ki, sağlam iman sahibi olan bir mü'mine yahut Arş'ın gölgesinde bulunan Müslümanlara güneşin bu hali zarar vermeyecektir"3 yorumunda bulunuyor.
Böylece güneşin sıcaklığından mü'minlerin etkilenmeyeceklerini, bu halin sadece imandan mahrum olan insanlar için söz konusu olduğu açıklamasını getiriyor.
1. Mü'min Suresi, 40:16.
2. Müslim, Cennet: 62; Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyame: 2.
3. Sahih-i Müslim Terceme ve Şerhi, 11: 279.
BUGÜN