Hasan Kaçan'ın yazısı...
Ne var yani... Ertuğrul beyabi ‘olmayana ergi’ metoduyla, olmadığı bir yerdeki, olmayan Başbakan anekdotlarını anlatıyor da ben anlatamaz mıyım?..
Üstelik kardeşiniz olduğu yerdeki, olan hadiseleri anlatacak...
Yani bende öyle sallamasyon yok...
Garantili anekdot...
H H H
‘Gırgır’lı yıllar...
Dergide karikatür dediğimiz ‘patlıcan burunlu’ adamlardan çizmeye çalışıyoruz...
‘Gırgır’ın yeri o zamanların en meşhur, en çok satan gazetesi ‘Günaydın’ gazetesinin yan binası...
Ben ‘Günaydın’ gazetesinin birinci sayfasına, spor sayfasına falan karikatürler çizdiğim için, bir nevi gazeteciden sayılıyorum... Basın kartım bile var...
(Kayseri’deki akrabalarım benim gazeteci olduğumu duyunca bayaa bi üzülmüşler... Sonra bu dedikodu konu komşuya yayılmış. ‘Gız gordünnüüü tüh tüh tüüüh... Aboğğğ yazzık gııız, Cakcağın Hasan gastacı olmuuuş... Oğatdar mekdeplere gonderdiler niyittiler yazıııkkkk!..’ Vermişler gazı bizim akrabalara, sonra amcam bi mektup döşendiydi ‘Adam gibi bi işin ucundan dutsun, ilaleme garşı bizi irezil itmesin!’ diye. Meğer beni koltuğumun altında gazete satıyorum sanırlarmış...)
Neyse, mevzumuza dönelim...
O dönemler ustamız Oğuz Aral, benim bi hareketime kızıp ‘Gırgır’dan kovmuştu...
Burnum sürtsün diye ‘Günaydın’a sürgün edilmiştim...
(Kovulma hareketim, ‘Oğuz Abi’den habersiz tatile kaçmaktı. Bunu da açık seçik belirteyim.)
‘Günaydın’ gazetesinde sürgün günlerimi yaşarken, yan binadaki ‘Gırgır’dan bi arkadaşım aradı...
‘Hasan, Turgut Özal dergiye geliyormuş!’
‘Eeee n’oolmuş geliyorsa?’
‘Oğuz Abi’den rica etmişler, ‘Turgut Bey karikatüre çok meraklıdır, geldiği zaman hediye eder misiniz?’ diye...’
‘Tamam da bana ne?’
‘Ooolum Oğuz Abi ‘herkes bi tane Özal karikatürü çizsin’ dedi...’
H H H
O zamanlar Turgut Özal’a karşıyız...
Neden karşıyız?
Genciz, kanımız deli akıyor, bişeylere karşı olmamız gerekiyor, o yüzden Turgut Özal’a karşıyız...
Bir nevi ‘karşıyız karşı her şeye karşı’ vaziyetleri...
Bu sebeptendir ki ‘Oğuz Abi’nin bu ısmarlama karikatür hadisesine uyuz oldum...
Amma bi taraftan da beni tekrar ‘Gırgır’a geri alsın diye deli oluyorum...
İşte sana arayı ısıtma fırsatı...
Gene de, mevzu Özal olunca ‘karşı olma’ damarım kabardı...
‘Madem karikatür istiyorsun, al sana karikatür!’ duygusuyla önümdeki kağıda üstü çıplak, altında sarkık bir don’la, sırıtan bir Özal çizmeye başladım...
Birden ortalık karıştı... Tam anlamadım, tekrar karikatüre daldım...
Sonra bir ses duydum...
‘Hah hah hah... Pek komik olmuş yahu!’
Kafamı bi kaldırdım, tepemde Turgut Özal... Önümde cıbıldak karikatürü...
Anacığımmm... Rezalete bak!..
Hemen kapaklandım kağıdın üstüne...
‘Verirsen eve asarım’ dedi Özal...
Utana sıkıla verdim karikatürü...
‘Sen Eşşek Herif’i çizen Hasan mısın?’ dedi...
‘Evet’ dedim...
Bi makas aldı yanağımdan gitti...
Duydum ki o karikatür ve pek çok karikatür rahmetlinin odasında hala asılı dururmuş...
Kılavuzum karga
çıktı neyleyim
Gazeteler bir bakıma topluma kılavuzluk ederler ya...
Vatan gazetesindeki habere bakın...
‘Büyüklere özel fantezi kulübü’
Günün en önemli on haberinden biri bu...
Bir de internet sayfasına foto galeri koymuşlar...
Gazeteci milleti bazı haberlere ekler...
Bir nida, bir haykırış, bir kınama...
Şöyle hani;
‘Oha!..’
‘Rezalet!..’
‘Çüüüşş!..’ gibi.
Bu tür nidalardan bahsediyorum...
Hiç öyle bir nida yok haberde...
Çok normal, çok hoş birşey gibi sunuluyor mevzu...
Ballandıra ballandıra anlatılıyor...
Japonya’da bir takım kulüpler varmış...
Büyüklere özel fanteziler hazırlayıp, kızları pazarlıyorlarmış...
Gazetemiz Vatan, büyük bir hizmette bulunarak kızların çıplak resimlerini ve marifetlerini bir foto galeride sergiliyor...
Bakın neler diyor...
‘Resimde görülen kız Pretty Cure isimli animasyonun karakterlerinden birisi. Sihirli güçleri olan bir lise öğrencisi...’
Devam ediyor...
‘Burada da romantik müşteriler seçtikleri kızlarla (gene öğrenci formalı kızlar) sinema salonunda film seyrediyorlar, kızlara sarkıntılık etmek tabii ki mümkün...’
Devam ediyor...
‘Yine bir lise kulübü... Kulübün tamamı kız lisesi şeklinde... Soyunma odası, derslik, jimnastik kulübü gibi birçok bölüm bulunuyor...’
Devam ediyor...
‘İşte bir kulüp daha... Sınıf şeklinde tasarlanmış, fahişeler de öğrenci üniforması ile çalışıyor...’
Asıl rezalete geliyoruz sıkı durun...
Gazetemiz bunları yayınlamakla kalmıyor...
‘Haydin bakalım şimdiiik bu kızların fotoğraflarına birden ona kadar puan verin’ diyor...
Sanırsınız ki Vatan gazetesi pazarlıyor bu insanları...
Hatta niye sanalım ki, bir bakıma öyle... Resmen reklamını yapıyor...
Şimdiiik...
Gazetemizin atamadığı nidaları ben atıyorum...
‘Çüşşş!..’
‘Ohaaa!..’
‘Rezalet!..’
Neyse, gene ‘heyhey’lerim geldi, dilimi tutamayacağım...
Burada susayım...
En iyisi, Cemal Safi’nin sözleriyle noktalamak...
‘Kılavuzum karga çıktı neyleyim...’
Star