Eskişehirli Seval Olkun, Anneler Günü'ne, kas hastası oğlu İslam'ı hayata bağlamanın mutluluğuyla giriyor. Anne Olkun, evinden bir kilometre uzaktaki okuluna oğlunu her gün tekerlekli sandalye ile götürüp getiriyor.
Seval-Hüseyin Gazi Olkun çiftinin ilk çocukları olan İslam'a, henüz 7 aylıkken 'kas hastalığı' teşhisi konulmuş. Aile, okul çağı geldiğinde yatağa bağlı yaşayan İslam'ı okula yazdırmış. Anne Seval Olkun, 5 senedir oğlunu her gün tekerlekli sandalyeyle evine 1 kilometre uzaklıktaki okula götürüp getiriyor. Okul bitinceye kadar oğlunu bekleyen anne, ders aralarında oğlunu dışarıya çıkarıp ihtiyaçlarını gideriyor. Anne Seval Olkun, oğluyla mutlu bir hayat sürdüklerini anlatarak, "Oğlum özürlü olabilir, ama o bana verilen en büyük hediye." diyor. Bu sene 5. sınıfı bitirecek olan İslam da annesine olan duygularını, "Annem benim her şeyim. Hayata umutla bakmamı sağlıyor. O benim yaşam pınarım." sözleriyle dile getiriyor.
Mersinli anne Kadriye Kotay da, yürüme engelli olan oğlunu 4 yıldır okula kucağında getirip götürüyor. 12 yıldır hayatına çocuğunun durumuna göre yön veren anne Kadriye Kotay, "Ben hayatımı çocuğuma adamış biriyim. Hiç usanıp bıkmadım." diyor. Ancak bir annenin gösterebileceği fedakârlığı Kotay şu sözlerle dile getiriyor: "Sürekli ona göre ayarlanmış benim hayatım. Gezmeye olsun, gideceğim yerler olsun her şey Ömer'in o anki durumuna bağlı." 12 yaşındaki Ömer Faruk ise anne ve babasının fedakârlığını sevgi dolu sözcüklerle anlatıyor: "Annemi seviyorum. Ondan ayrı kaldığımda hiç dayanamıyorum."
Zaman