Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* İzmir'de orman yangını: 1 köy tahliye edildi * Sivasspor, Braga'ya evinde yenildi * Rize, Rize olalı ÇAY yetiştirilmiyor muydu? * Bayern Münih'te Deniz Yılmaz fırtınası esti * Ahmet Türk DTP'nin Genel Başkanı oldu * Denktaş, Gül'den ''Erbakan''ın affını istedi * Bakan Tüzmen yüzme yarışında ikinci oldu * 'Kıdem tazminatı mutabakatla düzenlenir' * Dink davasındaki 'Albay'a soruşturma izni * Batman rekor hasılatla döndü

Ana Sayfaya Dön

 

Türkiye'deki mücadelenin asıl nedeni ne?

14 Mayıs 2008 Çarşamba : 11:01

Bu mücadele, sağ ile sol arasında değildir ve ne zaman rehin alındığımızın önemi yoktur. Önemli olan, ülkeyi ve milleti rehine olmaktan kurtarmaktır.

Mustafa ARMAĞAN'ın yazısı...

Milletin rehinden kurtarıldığı gün

İsmail Kara'nın "Toplumsal Tarih" dergisinin son sayısındaki yazısı epeyce düşündürücüydü. 27 Mayıs ihtilalini destekleyen ve demokratları hedef alan bir cuma hutbesi metninden yola çıkan Kara, ihtilallerin 'gün kardeşliği'ne dikkatimizi çekiyordu. Buna göre 27 Mayıs ihtilalinden başlayarak 12 Mart muhtırası, 12 Eylül darbesi, 28 Şubat müdahalesi hep cuma günlerine denk getirilmişti.

27 Nisan e-bildirisinin de cuma gecesi yayınlandığını hatırladığımızda gerçekten de darbeler ile haftanın günleri (yoksa Allah'ın günleri mi demeliydim?) arasında bir bağlantı var mı diye düşünüyor insan. Osmanlı dönemindeki darbelerin perşembe bağlantısı ise kayda değer bir noktadır. Abdülaziz'in tahttan indirilmesiyle sonuçlanacak öğrenci ayaklanması (15 Mayıs 1876), Abdülhamid'in tahttan indirilmesi (27 Nisan 1909) ve Enver Paşa'nın Babıâli Baskını (23 Ocak 1913) hep perşembe günlerine denk gelmiş veya getirilmiştir.

Bugün 58. yıldönümünü idrak ettiğimiz ve halk iradesinin Meclis'e ilk kez serbest olarak yansıdığı 14 Mayıs seçimlerinin ise pazar günü yapıldığını biliyoruz. Türk demokrasisinin tepesinde neredeyse 50 yıldır bir kılıç gibi sallanan darbeli demokrasi sürecine nasıl geçildiğini anlamak için 1946-50 dönemini dikkatle incelememiz lazım. Zira demokrasimizin marazî ve sağlıklı taraflarını ancak o yıllarla yüzleştiğimizde anlayabiliriz.

Elimde Celâl Bayar'ın 3 Eylül 1949'da Ödemiş'te yaptığı konuşmanın broşürü var. Bu 16 sayfalık "Nutuk", bize o günlerin havasını soluma imkânını vermesi bakımından önemli. CHP 1949'da Ege'nin elden gittiğini fark edip çıkarma yapmak ihtiyacını duymuştur. "Ege'yi fethetmek" diye özetlenen bu çıkışın Demokrat Parti'nin önünü çevirme çabası olduğu besbellidir. Ancak CHP için 1949'da Ege'ye gitmek, şimdilerde "Diyarbakır'a gitmek" neyse oydu. Biraz cesaret isterdi.

Bu bilgiyi şunun için önemsiyorum: CHP, DP'nin halktan gördüğü muazzam ilgi karşısında tabandan koptuğunu nihayet fark edip karşı atağa geçmişti. Ne yazık ki çok geç kalmışlardı. Yıllar yılı devleti partiye kelepçeleyerek vatandaşın nefes almasını dahi zorlaştıran idare, şimdi toprağın ayağının altından kaymakta olduğunu görüp toparlanmak istiyordu ama nafile! Bu ülkenin CHP'nin malı olduğu ve ona emanet edildiği düşüncesinden zinhar vazgeçmeyenleri bugün de görmüyor muyuz? İşte Bayar'ın konuşması bu sözde hakkı sorguluyordu: "Millet iradesine boyun eğmek istemeyenler, vatandaş hak ve hürriyetlerinin üzerine oturanlar Demokrat Parti'nin millet hakimiyeti davası ile siyaset sahasına girişini sarih haklarına yapılmış bir tecavüz addederek daha ilk günden [faaliyete] başlamışlardı. Bu hakkı nereden almışlardı? Bu bir FETİH HAKKI mıydı? Yoksa kendileri bu ülkeyi idare için Allah tarafından mı gönderilmişlerdi? Yoksa kendilerini bu memlekete ve bu milletin mukadderatına bi'l-irs ve'l-istihkak sahip ve hâkim mi farz ediyorlardı?" (Son cümleyi, 'Ülke ve milleti babalarının malı mı sanıyorlardı?' şeklinde yuvarlamakta sakınca yok.)

Bayar'ınkilere eklenecek en uygun söz, 14 Mayıs'ın mimarı Adnan Menderes'in 1954'te Meclis'te yaptığı bir konuşma olacaktır. Menderes, aslında hangi kurtlarla dans ettiğini gayet iyi biliyordu. "Bizim bütün günahımız, iktidara gelmemizdir" diyordu Menderes ve devam ediyordu: "Affetmez bir kin, bizi bu günahımız için ölünceye kadar takip edecektir. Ağzımızla kuş tutsak, Allah'ı semavattan şahit diye yerlere indirsek, kabul etmelerine imkân yoktur. Çünkü onları tatmin edecek olan hırs, sadece iktidara gelmekten ibarettir. Bunda da onları haklı görmek lazımdır. Çünkü uzun seneler, bir HAKK-I FETİH olarak bu memlekete sahip oldukları zannında olanlar, hayatlarının ileri devresinde ruhlarına girmiş olan bu kanaati değiştirmek imkânını bulamazlar."

Hastalığın teşhisi buydu. Bu yüzden Türkiye'deki demokrasi mücadelesi Batılı örneklere bakılarak açıklanamaz. Bu mücadele, sağ ile sol veya muhafazakârlar ile demokratlar arasında değildir. Ülkeyi ve milleti bir FETİH HAKKI olarak kendi varlıklarına emanet edilmiş görenler ile ülke ve milleti rehinden kurtarmak için uğraşanların mücadelesidir. Bu yüzden perşembe mi yoksa cuma mı rehin alındığımızın önemi yoktur. Önemli olan, ülkeyi ve milleti rehine olmaktan kurtarmaktır. 14 Mayıs sadece bu mesajı verdiği için dahi hatırlanmaya değer.

Zaman

 

Bu haber toplam 236 defa okunmuştur.

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (0) adet  yorum eklenmiştir.

Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
Ergenekon'u sulandırma ekibi iş başında!
'Ne zaman itiraf edeceksiniz? Ergenekon soruşturmasına 'devekuşu' modunda takılan demokratlar' diyen
Osmanlı'nın Anadolu'ya getirdiği hizmetler
'Osmanlı Anadolu’yu yalnızca sömürmüş, tek bir çivi çakmamıştır. Anadolu’ya ne yapmışsa Selçuklular
'Koç, Sabancı ve Sinan Aygün' ilişkisi ne?
Eser Karakaş, şimdiye kadar ele alınmayan bir ilişkiler yumağını kaleme aldı. Karakaş, "verilere day
Ak Parti'nin kapatılmasını 'NEDEN' istiyor?
Anayasa Mahkemesi'nin kararına beş kala hâlâ cevap bekleyen bir soru var: Bazıları Ak Parti'nin kapa
Hayrettin Karaman ''sahte hocalara'' çattı
Dinini menfaatine satan bazı ilahiyat hocalarının başörtüsü konusundaki geçersiz fetvalarından sonra
Genelkurmay açıklamasında 'kritik' cümle
Yargı sürecinde savcılar benzer hassasiyeti gösterdi. Buna rağmen Genelkurmay neden Türk halkını 'ya
27 mayıs darbesini 9 subay olayı körükledi
Adnan Menderes hükümeti, 'Komitacı Bayar'ın tecrübesine itibar etmedi. Menderes, Silahlı Kuvvetler’l
Neymiş? Soruşturmayı Cumhuriyet istemiş
''Cumhuriyet Gazetesi’nin sayfasındaki üfürmelerden söz ediyorum. Neymiş? ‘Soruşturmayı Cumhuriyet i
Para, pul, mal, mülk bereketi yoksa nafile
Allah, birine mal mülk verir ama, o malın mülkün bereketi yoksa bir işe yaramaz. Bir diğeri parası d
Yıl 1950: Biz yoktuk zaten; hep onlar vardı
'1950 Yılına kadar 'BİZ' yoktuk ki zaten. Hep 'ONLAR' (!) vardı. 1960'da halk iradesine ilk onlar da
Yazar Perihan Mağden ''Ezanı'' bir anlasa!
'Ezanın ne anlattığını anlamıyorum anlamak da istemiyorum.' ifadesini kullanan Perihan Mağden'e anla
DİSK Başkanı geçmişin farkında mı acaba
''Ecevit'in "kontrgerilla"dan söz ettiği, Demirel'in Ecevit'e mektup yazıp "Taksim'e gitmeyin sizi v
Bahçeli, 11 yıl sonra iş dünyasıyla masada
MHP lideri Devlet Bahçeli, genel başkan seçildiğinden bu yana ilk kez iş dünyasıyla aynı masaya otur
Kuyumcular nereye gidiyor?
Birçok meslek dalı, teknolojik gelişmelere ve toplumsal değişime yenik düşerken, kuyumculuk mesleği
Susurluk'tan Ergenekon'a değişen ne?
''Susurluk davası sırasında, ortalığı velveleye veren kimi kalemler 'Ergenekon'daki tavırları 'evler

n

İşte Can Ataklı ve Şamil Tayyar'ın düellosu

n

Ergil: ''Asker, darbe geleneğine son verdi''

n

ODTÜ'nün kaçak binası ve AK Parti davası

n

Yabancıları hayrete düşüren "Türkiye hali"

n

Susurluk karşıtları niye Ergenekoncu oldu

n

Amiral Gemisi, çeteyi neden yok sayıyor?

n

Amerika, Ergenekoncuları niçin satmıştır?

n

Ak Parti'nin kapatılmasına niye karşıyım?

n

'Açıklasınlar artık şu kapatma kararlarını'

n

Ecevit Paşa baskısını Gülerce'ye anlatmış

n

Tek merkezden aynı manşetlerin sırrı

n

Sinan Aygün'e soru: Darbecilerle ne işin var?

n

Önce Ecevit'e neler yaptıklarını anlatsınlar

n

Türköne'den Ülsever'e Ergenekon cevabı

n

Gülerce: AK Parti kapatılmayacak diyorum

n

Devlet mi yok ya da Ergenekon devlet mi?

n

Ergenekon'da 7. ve 8. dalga kime uzanır?

n

'Darbelerin sebebi siyaset ile ordu işbirliği'

n

Perihan Mağden'e neler oldu böyle?

n

Yaşar Büyükanıt'a çağrı: Ne duruyorsunuz

n

Sivas'ta Abdüllatif Şener'e kaç oy çıkmıştı?

n

27 Mayıs'ı savun, bu savcıya dil uzat olmaz

n

Emre Aköz'den baş-yazmaz Oktay Ekşi'ye

n

Bilici: '' Hitler'den Ergenekon'a yol gider''

n

Egemenlik kayıtsız şartsız kurumların mı?

n

Muhalefetin uyguladığı çok garip yöntem

n

İletişim özgürlüğünü kim savunacak?

n

Dara düştüğünde yetişen kudret eli ve dua

n

Org. Özkök olmasaydı darbe mi olacaktı?

n

Abdüllatif Şener'in yarayı deşen tavrı ne?

n

CHP neden bu kadar çok ''tedirgin'' oldu?

n

Nuh Gönültaş'a site kurduran sebep? SES

n

Darbe Günlükleri Paşa'nın değil mi yoksa?

n

Ergenekoncu medya üç maymunu oynadı

n

'Ya demokrasi veya diktatörlük, ötesi yok'

n

Bütün bu hayhuyun içinde doğru olan ne?

n

Yakın tarihimizin ilk darbe soruşturması

n

Başkonsolosluğa saldırı emri İmralı'dan mı?

n

Ekrem Dumanlı: Bu fotoğrafın anlamı ne?

n

Org. Büyükanıt'ı Eruygur mu karaladı?

n

Ergenekon davası ne zaman sonuçlanır?

n

İddianame ''dağ fare doğurdu'' dedirtmedi

n

Medya, nasıl seküler 'kilise'lere dönüştü?

n

Hilmi Özkök yemeğini neden evden getirirdi?

n

'CHP, Ergenekoncu bir parti imajı veriyor'

n

Acaba Ahmet Hakan niçin postal yalıyor?

n

Şener taşra seyahatinde iyice havaya girdi

n

'Ergenekon’un mahiyetini iyi tespit etmeli'

n

Koru: ''Oktay Ekşi gölge boksu yapıyordu''

n

100 yıldır darbeyle vatan kurtarıyoruz!

n

'El-Kaide süsü verilmiş Ergenekon' iddiası

n

Baykal'a ŞOK karşılama

n

Tarhan: 'Yaşanmış iki olay ve ABD ahlakı'

n

Özkök'ten iddialara cevap: ''No comment''

n

Konsolosluk saldırısının asıl amacı neydi?

n

Sabih Kanadoğlu 'gizlice' kimle görüştü?!

n

Org. Özkök, Fatih Çekirge'yi düzeltti

n

Anayasa Mahkemesi'nden tarihî karar

n

CHP'nin kimyası kendini helâk mı ediyor?

n

Aygün, darbe sözcülüğüne mi soyunuyor?
.: MORALHABER :.

VİDEO HABERLER

.: MORALHABER :.