Pek bilimez ve söylenmez ama Türkiye, uluslararası diplomatik protokolün en iyi uygulandığı ülkelerin başında gelir. Yerleşik Dışişleri tecrübesi ve Köşk’ün bu konuda uzun yıllar içinde yetişmiş elemanları işlerini iyi yapar.
Öyle ki, bir çok ülke lideri Türkiye’yi ziyaret ederken, yardımcalırı ve protokol görevlileri ne yapacaklarını şaşırırken, Türk protokol yetkilileri sanki ders verircesine ne yapılması gerektiğini öğretirler.
Ancak “hanedan” protokolleri biraz daha farklı ve ağırdır. İş öyle sıkı tutulur ki, dışarıdan izleyenler için “bayıcı” hale gelebilir. Örneğin İsveç kraliyet mensuplarının Türkiye ziyareti sırasında, çıkılacak basamakların uzunluğu bile ölçülmüş, hanedandaki bayanların yırtmaçlarının ne kadar açılabileceği bile hesaplanmıştı.
Elbette Avrupa hanedan protokolünün zirvesi sayılan İngiltere Kraliçesi’nin Ankara ziyaretinde de bunlar yaşandı. Tek bir noktada aksama oldu ama bu Türk protokolü ile ilgi değildi.
Değildi ama herkes olası bir aksilik yüzünden endişelendi. Bu aksilik anı, Kraliçe’nin Köşk’e ilk gelişinde resmi karşılama töreni sırasında yaşandı.
Kraliçe arabasından indi, Cumhurbaşkanı tarafından karşılandı, iki ülkenin milli marşları için pozisyon almak üzere yürümeye başlandı. Bu aşamadan sonra Kraliçe, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nı denetleyecek ve selamlayacaktı.
İşte ne olduysa bu kısa aralıkta oldu ve Kraliçe bir anda durdu. Cumhurbaşkanı bu ani duruşu geç fark ettiği için iki-üç adım önde kaldı. Kraliçe ise etrafına baktı ve kendi ekibinden kimseyi göremeyince o sırada yanında duran Cumhurbaşkanı yaveri Metin Özbek’in kulağına bir şeyler söyledi.
Diyebiliriz ki o anda bu sahneyi izleyen herkes dondu. Bir aksilik olduğu belliydi ve bunu Cumhurbaşkanı da fark ettiğinden hemen geri döndü, Kraliçe’ye yol gösterdi. Gösterdi ama sorun çözülmemişti.
Kraliçe Yaver Özbek’in kulağına ne demişti? Bu sorunun yanıtı milli marşların okunmasından ve Kraliçe’nin askeri kıtayı selamlaması sırasında anlaşıldı. Kraliçe, merasim kıtasını ne diyeceğini unutmuştu.
II. Elizabeth, Yaver Özbek’e bunu söylemedi ama heyetindeki askeri subayın nerede olduğunu sordu. Yaver Özbek derhal ilgileneceğini belirtti ama fakat yapacak bir şey olmadığından tören devam etti. Bu arada İngiliz heyetinden görevli bir subay durumu fark etti ve protokolü bozarak, Kraliçe’ye doğru koşmaya başladı.
Tam askeri kıtanın önünde Kraliçe’ye üzerinde “merhaba asker” yazan kağıdı uzattı ve sorun çözüldü.
İyibilgi.com