Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Tolon Paşa'nın 'mutlaka oku' dediği kitap! * İzmir'de orman yangını: 1 köy tahliye edildi * Sivasspor, Braga'ya evinde yenildi * Rize, Rize olalı ÇAY yetiştirilmiyor muydu? * Bayern Münih'te Deniz Yılmaz fırtınası esti * Ahmet Türk DTP'nin Genel Başkanı oldu * Denktaş, Gül'den ''Erbakan''ın affını istedi * Bakan Tüzmen yüzme yarışında ikinci oldu * 'Kıdem tazminatı mutabakatla düzenlenir' * Dink davasındaki 'Albay'a soruşturma izni

Ana Sayfaya Dön

 

Osmanlı hayranı bir Kraliçe Elizabeth vardı

18 Mayıs 2008 : 10:28

İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth Türkiye'ye geldi ve ülkesine döndü. Peki Elizabeth'lerin birincisi nasıldı dersiniz? Mustafa Armağan anlattı.

İngiltere Kraliçesi’nin ziyareti, bazı tartışmaları da beraberinde getirdi. Çanakkale Boğazı’ndan girerken Türk bayrağı çekmediğinden tutun da, bir uçak gemisinin Boğazlardan geçmesinin Montrö Anlaşması’na aykırı olduğuna varıncaya kadar epeyce sakız bıraktı basınımıza.

Nişan, kadeh, camiye sandalye koyma faslını geçiyorum. Belki de tarih açısından en önemli hizmetinin, hanedanlığın kendi başına kötü bir şey olmadığını, asaletin insana nasıl hazmedilmiş bir davranışlar silsilesi sunduğunu göstermiş olmasıydı.

Kraliçe Elizabeth aslında İngiliz değil, Alman’dır. Bunda şaşılacak bir durum yok. Nitekim Yunanistan Kralı Alman, İsveç Kralı da Fransız’dı vs. Yani hanedanlar milliyet tanımaz.

Kraliçe’nin büyük atası I. Georg, Hanover Ailesi’ne mensuptu ve henüz kral olmadan önce, 23 yaşındayken bir bölük askerle İkinci Viyana Kuşatması’na yardıma gitmiş, Osmanlı kuvvetlerine karşı elde kılıç savaşmıştı. Mehmet ve Mustafa adında iki Türk esirle geri dönmüş, bu esirleri, İngiltere tahtına oturduktan sonra da yanından eksik etmemiş, son nefesini de onların kucağında vermişti (yıl: 1727). Hatta onu sevmeyenler, “O zaten bir Müslüman’ın kucağında ölmüştü” diyerek Müslüman olduğu dedikodusunu dahi yaymışlardı.

İşin garibi, 55 yaşında İngiltere tahtına oturacak olan I. Georg, tek kelime İngilizce bilmiyor, etrafında konuşulanlardan hiçbir şey anlamıyordu. İngiltere’yi umursadığı da söylenemezdi; daima memleketini özlüyordu. Zaten bir Hanover yolculuğunda son nefesini vermişti. Devlet işlerinden sıkıldığı için toplantıları sık sık aksatıyordu; nitekim onun bıraktığı boşluğu kapatmak için Başbakanlık diye bir kurum tesis edilmiştir.

II. Elizabeth olunca bunun bir de birincisi olması lazım gelmez mi? 1558’de tahta oturan Elizabeth’lerin ilkinin bizimle çok daha yakından ilgili, hatta bir ‘Osmanlı hayranı’ olduğunu söylememiz abartı olmayacaktır. II. Selim devrinde İngiltere’nin başı fena halde derttedir. Hem Papa, Kraliçe’yi aforoz etmiş, yani dinden çıkarmıştır, dolayısıyla İngiltere yalnızlaşmıştır, hem de İspanya, Yenilmez Armada’sıyla İngiltere’nin kâbusu olmuştur.

Bu ablukayı yarabilmek için Avrupa’daki en büyük devlet olan Osmanlı’ya başvurmak zorunda kalır. 1588’de İspanya ile yapacakları savaşta Osmanlı’dan resmen yardım isteyen Kraliçe, Habsburglara karşı bir filo talebinde bulunmuştur. 2004 yılında bir İngiliz araştırmacı (Jerry Brotton), Londra’dan İstanbul’daki elçiye yazılan bir mektubu ortaya çıkarmış ve İngiltere’yi kâbustan kurtaran bu savaşı Osmanlıların yardımıyla kazandıklarını söylemiş, Eşitlik ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Trevor Philips de yakınlarda bu bilgiyi tarih kitaplarına yazmak gerektiğini söyleyince İngiltere’de kıyametler kopmuştu. Ayrıca Brotton, Oxford Üniversitesi Yayınları’nda çıkan kitabı “Renaissance Bazaar”da bu dönemde İngiltere’nin Osmanlı himayesini istediğini ve “Osmanlı’nın vassal devletlerinden biri” haline geldiğini söylüyor ki, dikkate değer bir yaklaşımdır.

Gördüğünüz gibi I. Elizabeth’le ilgili yazılacak o kadar çok ilginçlik var ki, nasıl yapsam da sıkıştırsam diye kıvrandığımı hissediyor olmalısınız. En iyisi maddeler halinde özetlemek.

1. Osmanlı’nın istihbarat gücünü küçümseyen İngiliz büyükelçisi, İspanya’nın yenildiği müjdesini vermek için koşa koşa Topkapı Sarayı’na geldiğinde haberi en son kendisinin öğrendiğini hayretle görmüştü. Zaten Elizabeth’in doktorunun kayınbiraderi de Osmanlı sarayında görevliydi!

2. I. Elizabeth ile Safiye Sultan hem mektuplaşırlardı, hem de birbirlerinin gardıroplarını zenginleştirmek için hediyeleşirlerdi. Hatta bu mektuplardan birinde Osmanlı sarayında kadınların kullandığı kozmetik malzemelerin methini işiten ve örnek isteyen Kraliçe’ye yüz temizleme suları ve besleyici kremler gönderildiğini biliyoruz.

3. I. Elizabeth, İngiliz tüccarlarına Fransız ve Venedik tüccarlarınınki gibi ayrıcalıkların tanınması için hediyeler göndererek ricada bulunmuştu. Bu arada büyükçe bir saat da gönderdiğini biliyoruz. Bu ilişki Osmanlı’nın da işine gelmiş, Katolik ablukası yüzünden Avrupa’dan temin edemediği kurşun, kalay gibi bazı stratejik madenleri İngiltere’den ithal etmişti.

4. İspanya’yı Osmanlı ile işbirliği yaparak çökerteceğini düşünen I. Elizabeth, Hint Okyanusu’na beraber bir sefer düzenlemeyi dahi teklif etmişti ama bu sefer gerçekleşmemiştir. Hatta Osmanlı’nın İspanya ile dostluk kurmasına ve barış yapmasına engel olmaya çalıştığını söyler Uzunçarşılı hoca.

Az kalsın unutacaktım, safları o kadar sıklaştırmıştık ki İngiltere’yle, 1593 yılında Osmanlı ordusu Nemçe (Alaman) seferine çıktığında ordumuzun içinde İngiltere’nin büyükelçisi de gözlemci olarak bulunuyordu. Hatta Yavuz’un nedimi Hasan Can’ın oğlu Şeyhülislam Hoca Sadeddin Efendi, İngilizlerin İstanbul’daki acentesi gibi çalışmaktaydı; adı ‘İngiliz dostu’na çıkmıştı.

Bitecek gibi değil Elizabeth’in hikâyesi. Ancak şu bilgiyi, İngiltere’nin o zamanlar kimler tarafından yönetildiğini anlamak için mutlaka kaydedin bir kenara.

Fas Kralı Ahmed el-Mansur, 1603 yılında I. Elizabeth’e bir ittifak teklifinde bulunur. Ne için biliyor musunuz? O sıralar İspanyollar tarafından yağmalanmakta olan Amerika’ya beraber kuvvet yollayıp bu bakir kıtayı ele geçirmek için. Hatta ‘İngilizler soğuk memleket insanıdır, o sıcak iklime dayanamazlar. En iyisi siz bize gemilerinizi ve bir miktar asker ve silah desteğinde bulunun ve gerisine karışmayın, benim aslan gibi askerlerim İspanya’nın işini görür. Kıtayı parselleriz. Gelirini de aramızda paylaşırız’ teklifinde bulunmuştu. Şaşıracaksınız yine ama Elizabeth’lerin ilki bu teklife yanaşmamıştı.

1915’te Çanakkale’den geçirmediğimiz Queen Elizabeth savaş gemisiyle İstanbul’a gelen Elizabeth’lerin ikincisinin ilkinden farkını siz değerlendirin. Tam İngiliz gemilerinin batırıldığı yerde 93 yıl önce ölen askerlere selam ve saygı için hız kestiğini, bayraklarını bir süre yarıya indirdiğini yazan oldu mu, hatırlamıyorum. İngilizlerin tarih bilincine diyecek yoktur vesselam. m.armagan@zaman.com.tr

Zaman Pazar

 

Bu haber toplam 177 defa okunmuştur.

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (0) adet  yorum eklenmiştir.

Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
Ergenekon'u sulandırma ekibi iş başında!
'Ne zaman itiraf edeceksiniz? Ergenekon soruşturmasına 'devekuşu' modunda takılan demokratlar' diyen
Osmanlı'nın Anadolu'ya getirdiği hizmetler
'Osmanlı Anadolu’yu yalnızca sömürmüş, tek bir çivi çakmamıştır. Anadolu’ya ne yapmışsa Selçuklular
'Koç, Sabancı ve Sinan Aygün' ilişkisi ne?
Eser Karakaş, şimdiye kadar ele alınmayan bir ilişkiler yumağını kaleme aldı. Karakaş, "verilere day
Ak Parti'nin kapatılmasını 'NEDEN' istiyor?
Anayasa Mahkemesi'nin kararına beş kala hâlâ cevap bekleyen bir soru var: Bazıları Ak Parti'nin kapa
Hayrettin Karaman ''sahte hocalara'' çattı
Dinini menfaatine satan bazı ilahiyat hocalarının başörtüsü konusundaki geçersiz fetvalarından sonra
Genelkurmay açıklamasında 'kritik' cümle
Yargı sürecinde savcılar benzer hassasiyeti gösterdi. Buna rağmen Genelkurmay neden Türk halkını 'ya
27 mayıs darbesini 9 subay olayı körükledi
Adnan Menderes hükümeti, 'Komitacı Bayar'ın tecrübesine itibar etmedi. Menderes, Silahlı Kuvvetler’l
Neymiş? Soruşturmayı Cumhuriyet istemiş
''Cumhuriyet Gazetesi’nin sayfasındaki üfürmelerden söz ediyorum. Neymiş? ‘Soruşturmayı Cumhuriyet i
Para, pul, mal, mülk bereketi yoksa nafile
Allah, birine mal mülk verir ama, o malın mülkün bereketi yoksa bir işe yaramaz. Bir diğeri parası d
Yıl 1950: Biz yoktuk zaten; hep onlar vardı
'1950 Yılına kadar 'BİZ' yoktuk ki zaten. Hep 'ONLAR' (!) vardı. 1960'da halk iradesine ilk onlar da
Yazar Perihan Mağden ''Ezanı'' bir anlasa!
'Ezanın ne anlattığını anlamıyorum anlamak da istemiyorum.' ifadesini kullanan Perihan Mağden'e anla
DİSK Başkanı geçmişin farkında mı acaba
''Ecevit'in "kontrgerilla"dan söz ettiği, Demirel'in Ecevit'e mektup yazıp "Taksim'e gitmeyin sizi v
Bahçeli, 11 yıl sonra iş dünyasıyla masada
MHP lideri Devlet Bahçeli, genel başkan seçildiğinden bu yana ilk kez iş dünyasıyla aynı masaya otur
Kuyumcular nereye gidiyor?
Birçok meslek dalı, teknolojik gelişmelere ve toplumsal değişime yenik düşerken, kuyumculuk mesleği
Susurluk'tan Ergenekon'a değişen ne?
''Susurluk davası sırasında, ortalığı velveleye veren kimi kalemler 'Ergenekon'daki tavırları 'evler

n

İşte Can Ataklı ve Şamil Tayyar'ın düellosu

n

Ergil: ''Asker, darbe geleneğine son verdi''

n

ODTÜ'nün kaçak binası ve AK Parti davası

n

Yabancıları hayrete düşüren "Türkiye hali"

n

Susurluk karşıtları niye Ergenekoncu oldu

n

Amiral Gemisi, çeteyi neden yok sayıyor?

n

Amerika, Ergenekoncuları niçin satmıştır?

n

Ak Parti'nin kapatılmasına niye karşıyım?

n

'Açıklasınlar artık şu kapatma kararlarını'

n

Ecevit Paşa baskısını Gülerce'ye anlatmış

n

Tek merkezden aynı manşetlerin sırrı

n

Sinan Aygün'e soru: Darbecilerle ne işin var?

n

Önce Ecevit'e neler yaptıklarını anlatsınlar

n

Türköne'den Ülsever'e Ergenekon cevabı

n

Gülerce: AK Parti kapatılmayacak diyorum

n

Devlet mi yok ya da Ergenekon devlet mi?

n

Ergenekon'da 7. ve 8. dalga kime uzanır?

n

'Darbelerin sebebi siyaset ile ordu işbirliği'

n

Perihan Mağden'e neler oldu böyle?

n

Yaşar Büyükanıt'a çağrı: Ne duruyorsunuz

n

Sivas'ta Abdüllatif Şener'e kaç oy çıkmıştı?

n

27 Mayıs'ı savun, bu savcıya dil uzat olmaz

n

Emre Aköz'den baş-yazmaz Oktay Ekşi'ye

n

Bilici: '' Hitler'den Ergenekon'a yol gider''

n

Egemenlik kayıtsız şartsız kurumların mı?

n

Muhalefetin uyguladığı çok garip yöntem

n

İletişim özgürlüğünü kim savunacak?

n

Dara düştüğünde yetişen kudret eli ve dua

n

Org. Özkök olmasaydı darbe mi olacaktı?

n

Abdüllatif Şener'in yarayı deşen tavrı ne?

n

CHP neden bu kadar çok ''tedirgin'' oldu?

n

Nuh Gönültaş'a site kurduran sebep? SES

n

Darbe Günlükleri Paşa'nın değil mi yoksa?

n

Ergenekoncu medya üç maymunu oynadı

n

'Ya demokrasi veya diktatörlük, ötesi yok'

n

Bütün bu hayhuyun içinde doğru olan ne?

n

Yakın tarihimizin ilk darbe soruşturması

n

Başkonsolosluğa saldırı emri İmralı'dan mı?

n

Ekrem Dumanlı: Bu fotoğrafın anlamı ne?

n

Org. Büyükanıt'ı Eruygur mu karaladı?

n

Ergenekon davası ne zaman sonuçlanır?

n

İddianame ''dağ fare doğurdu'' dedirtmedi

n

Medya, nasıl seküler 'kilise'lere dönüştü?

n

Hilmi Özkök yemeğini neden evden getirirdi?

n

'CHP, Ergenekoncu bir parti imajı veriyor'

n

Acaba Ahmet Hakan niçin postal yalıyor?

n

Şener taşra seyahatinde iyice havaya girdi

n

'Ergenekon’un mahiyetini iyi tespit etmeli'

n

Koru: ''Oktay Ekşi gölge boksu yapıyordu''

n

100 yıldır darbeyle vatan kurtarıyoruz!

n

'El-Kaide süsü verilmiş Ergenekon' iddiası

n

Baykal'a ŞOK karşılama

n

Tarhan: 'Yaşanmış iki olay ve ABD ahlakı'

n

Özkök'ten iddialara cevap: ''No comment''

n

Konsolosluk saldırısının asıl amacı neydi?

n

Sabih Kanadoğlu 'gizlice' kimle görüştü?!

n

Org. Özkök, Fatih Çekirge'yi düzeltti

n

Anayasa Mahkemesi'nden tarihî karar

n

CHP'nin kimyası kendini helâk mı ediyor?

n

Aygün, darbe sözcülüğüne mi soyunuyor?
.: MORALHABER :.

VİDEO HABERLER

.: MORALHABER :.