Bediüzzaman Said Nursi'nin avukatlığını yapan ve mazlumların avukatı olarak tanınan Av. Bekir Berk'in vefat yıldönümü münasebetiyle Eyüp Sultan Kabristanlığı'nda Zübeyir Gündüzalp, Tahiri Mutlu, Dr. Sadullah Nutku ve Mehmet Emin Birinci olmak üzere bütün dava arkadaşları dualarla yad edilecek. İstanbul İlim ve Kültür Vakfı ’nın düzenlediği program 14 Haziran 2008 Cumartesi günü Eyüp Sultan Camii’nde ikindi namazına müteakiben Eyüp Kabristanlığı’nda kabirleri başında yapılacaktır. Program hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler www.barlaplatformu.com adresinden bilgi alabilirler.

AVUKAT BEKİR BERK -MAZLUMLARIN AVUKATI
Avukat Bekir Berk Müslümanların en sıkıntılı olduğu dönemde onlardan para almadan ve hiçbir karşılık beklemen avukatlığını yapmıştır. Bunun için kendisine mazlumların avukatı denilmiştir. 1926 yılında Ordu'da doğdu. İlkokulu Beşiktaş 20.İlkokulu'nda, ortaokulu Gaziosman Paşa Ortaokulu'nda, Liseyi Balıkesir Lisesinde okudu. İstanbul Kabataş Erkek Lisesi'nde lise bitirme ve Devlet Olgunluk İmtihanlarına girip, diplomasını aldı. İstanbul Hukuk Fakültesinden 1951 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesini bitirdikten sonra T.C.Adalet Bakanlığı nezaretindeki İstanbul Adliyesinde bir yıl staj-ihtisas yaptıktan sonra avukatlık ruhsatnamesi aldı. Avukatlık hakkını elde ettikten sonra İstanbul Barosuna kaydolarak avukatlığa başladı. Avukatlığa 20 yıl (1953–1973) devam etti. 1973 yılında hac vazifesini ifa ettikten sonra Suudi Arabistan’a yerleşti. Cidde Radyosu Türkçe yayın bölümünde 1974 yılı Eylül ayında çalışmaya başladı.1989 yılının Martında yaş haddi sebebiyle akdi sona erdi.15 yıl programcı ve spiker olarak görev yaptı. Yaptığı programlar: Edebiyat Dünyası, İlim ve İman, Tarihten Sayfalar, Konu ve Çözüm, Yeni Buluşlar
Eserleri: Komünizme Karşı Mücadele(1950-1952) adlı dergi,Dünya Anayasalarında Din (1960), Patrikhane ve Kıbrıs (1962), Mülakat, Ankara Davası (2 defa 1900 nüsha), İslami Hareket, Müslümanlar Kızıllarla Bir Tutulamaz (1969), Kanunsuz Suç Olmaz, İlmi ve Hukuki Açıdan Nurculuk Davası (1971), Kararlar (I-II), İthamları Reddediyorum (1972), Hakkın Zaferi İçin (1972), Zafer Bizimdir(1972), Türkiye'de Nurculuk Davası, Körfez Fitnesi (1991).Ayrıca Sabahattin Aksakal tarafından yayınlanan Hakkın Müdafaası adlı eserde bazı müdafaları yayınlanmıştır.
Üstad’ın ölümünden sonra Nur Talebeleri İzmir’de Zülfikar gazetesini çıkardılar. O toplatılınca Uhuvvet yayına başladı. Bekir Berk, Zübeyir Gündüzalp ile 1967–71 arasında radikal İttihat Gazetesi’ni çıkardılar.
ZÜBEYR GÜNDÜZALP – NURUN BÜYÜK KUMANDANI
Zübeyir Gündüzalp, 93 harbinden sonra Kafkasya'dan Anadolu'ya göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak 1920 senesinde Konya'nın Ermenek kazasında dünyaya geldi. Konya postanesinde çalışırken hayatında en önemli bir dönemeç olan olay gerçekleşir. 1944 yılında Konya'nın tanınmış tüccarlarından Halıcı Sabri vasıtasıyla Risale-i Nurları tanır. Kardeşi Haydar Bey 1945 yılında Konya'ya ziyarete gittiği zaman, ağabeyinin Muhsin Alev adında bir arkadaşıyla bir evde kaldıklarını ve Risale-i Nur okuduklarını görür. Zübeyir Gündüzalp kardeşine Nur'lardan bahsederek Üstad'ın büyük bir İslâm âlimi olduğunu anlatır. İlk defa 5 Mart 1948'de tutuklanır. Üstad'la birlikte Afyon'da tevkif edilerek altı ay tutuklu kalkmıştır. Yanlışlıkla tahliye edildiği zaman, sırf Üstadından ayrılmamak için tahliyesinin yanlış olduğunu bildirerek tekrar cezaevine girer. Bir müddet sonra Üstad'ın tavzifiyle Eskişehir'de yaşamaya başlar. 23 Mart 1960'da Üstadın vefatından sonra Zübeyir Gündüzalp önemli bir birleştirici rol oynadı. Üstadın tarz-ı meşrebini iyi bilmesi, şahsî dirayet, mertlik, fedakârlık gibi seciyelere sahip bulunması hasebiyle, bütün Nur hizmetiyle alakadar oldu. Nisan 1971’de Süleymaniye Kirazlımescit sokağında vefat eder.
TAHİRİ MUTLU – İHTİYARLARIN GENCİ
l900 yılında Isparta'nın Atabey kazasında doğdu. İlk defa 1931 yılında Atabey’deki yakınları aracılığıyla Risale-i Nurla tanıştı. Barla’da Bediüzzaman Hazretlerini ziyaret etti ve çok etkilendi. Ayetu-l Kübra isimli tevhit risalesini 1942 yılında İstanbul’da bastırdı. Bediüzzaman'ın yakın talebelerindendir. l943'de Denizli, l948'de Afyon hapislerinde Bediüzzaman'la birlikte bulundu. l977'de vefat etti.
SADULLAH NUTKU – KENDİ HASTALIĞINI TEŞHİŞ EDEBİLMİŞ BAHTİYAR BİR DOKTOR
Dr. İbrahim Sadullah Nutku, 1908′de Preveze’de doğmuştu. Babası Süleyman Nutku bir deniz subayı idi. Dr. Sadullah, 1950 yılında kıdemli binbaşı iken askerlikten istifa etti. Sivil hayatta büyük zatları ziyarete başladı. Çocuklarını muhafaza gayesiyle Konya’ya hicret edip oraya yerleşti. Sonra da o zaman Emirdağ’da bulunan Bediüzzaman Hazretleri’ni ziyarete gitmişti. Konya’da altı yıl kalan Dr. Sadullah, buradan da Arabistan’a, Mekke’ye, Medine’ye gitmek ve yerleşmek istemişti. İstişare ettiği hocalar da gitmesini tavsiye etmişti. Fakat Bediüzzaman Hazretleri kendisine “Evet kardeşim, gitmek vaciptir, fakat kumandanlar gitmez, bizler gidemeyiz!” demişti. Bir müddet Arabistan’da doktorluk yaptıktan sonra tekrar İstanbul’a dönmüştü. Doktor Sadullah Nutku 1972 Ağustos’unda trafik kazası ile hayatını kaybetti.
MEHMET EMİN BİRİNCİ - SEKARATTA BİLE NAMAZI DÜŞÜNÜYORDU
Mehmet Emin Birinci, 1933'te Rize-Pazar Hisarlı köyünde dünyaya geldi. Bediüzzaman Said Nursi'yi ilk defa 1953'te İstanbul'da ziyaret etti. Öğretmenliği bırakan Birinci, Risale-i Nur'un neşir hizmetinde bulundu. Birinci, Nur Risalelerini matbaada ilk bastıranlar arasında yer alıyor. Ömrünün sonuna kadar Nur Risalelerinin yayılması ve okunması için gayret gösterdi. Bir süredir kanser tedavisi gören Birinci, 03 Nisan 2007 günü Üsküdar Hospital Türk Hastanesinde Hakk'ın rahmetine kavuştu. Birinci'nin cenazesi 04 Nisan 2007 günü Fatih Camii'nde kılınan ikindi namazını müteakip Eyüp Sultan Kabristanı'nda toprağa verildi.
Komada namaz vaktini sordu
M. Emin Birinci tam anlamıyla bir 'namaz kahramanı'ydı. Namazı vaktinde kılmasıyla tanınan M. Emin Birinci, ziyaretine gelenleri de bu konuda teşvik ederdi: "Namazlarınızı vaktinde kılın. İkindi ezanı okununca, 'akşama iki saat var' demeyin." Birinci'nin son zamanlarında sık sık komaya girdiği aktarıldı. M. Emin Birinci'nin komadan çıkıp kendine geldiğinde yakınında bulunan doktor veya hemşirelere ilk sorduğu sorunun 'namaz vakti çıktı mı?' olduğu aktarıldı.
Www.Moralhaber.Net