13 Haziran 2008, Cuma günü Cemil Meriç'in vefatının 21. yıldönümü. Üsküdar Belediyesi, tarihî bir anma toplantısına ev sahipliği yapıyor. 'Üsküdarlı Bir Entelektüel: Cemil Meriç' isimli toplantı Bağlarbaşı Kültür Merkezi'nde 20.00'da başlıyor.
Cemil Meriç bu toplantıda bugüne kadar hiç bilinmeyen, hiç tanınmayan taraflarıyla okurlarına tanıtılacak. Gazeteci yazar Dücane Cündüoğlu Yeni Şafak'taki yazısında Cemil Meriç'i anlatırken şunları kayderdiyor: ''Okurları, Cemil Meriç'in genç bir delikanlı iken tutuklandığını bilir. İki ay yattığını da. Öyle ya, “Mahkemede Marksist olduğumu haykırdığım zaman, tek işçinin elini sıkmış değildim” şeklindeki o meşhur itirafını kim bilmez?
— “Sonra değişen dünya. Telefonla işine son veriliş. Köy öğretmenliği. Ve bir nisan sabahı evinin aranışı. Nezaret, hapishane”.
Her okuru bu kadarını bilir. Bilinmeyen, tutukluluk görüntüleridir. Sergide, Meriç'i, koluna iliştirilmiş bir kağıtla göreceksiniz. Yandan. Gergin. Dinç. Dimdik. Kısa bir zaman sonraysa, korku dolu gözlerle bakarken çekilmiş bir vesikalık fotoğraf içine sıkışmış bir hâlde. Gözleri gözlüklerinden fırlayacakmış gibi bakarken. Dehşetle. İlk kez
BİR FİKİR İŞÇİSİ
Türk edebiyatına birçok eser kazandıran Cemil Meriç batı medeniyetinin temelini araştırarak dil konusu üzerinde önemle durdu. Dilin, bir milletin özü olduğunu savunan Meriç sansüre ve anarşik edebiyata şiddetle çattı. Kendisini tanımladığı otobiyografisinde ‘Kimim ben?’ sorusuna kendi kalemiyle şöyle cevap verdi: “Hayatını, Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir isçisi.”
PANEL BAĞLARBAŞI KÜLTÜR MERKEZİ'NDE
Cemil Meriç, 13 Haziran Cuma günü 17:15’te Karacaahmet’teki mezarı başında anıldıktan sonra 18.30’da Fethi Paşa Korusu’ndaki evi ziyarete açılacak. Saat 20.00’da Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde kokteyl ile başlayacak etkinlikte 'Beşikten mezara Cemil Meriç’in anlatıldığı 100’ü aşkın fotoğraf sergileniyor. Sergi salonunda Meriç’in telif ve tercüme eserlerinin tüm baskıları, dergilerde yayınlanmış makaleleri, hususi kütüphanesinden okunmuş, altı çizilmiş kitaplarından örnekler ve özel eşyaları sergilenecek.
KONUŞMACILAR
21.00’da Kenan Işık’ın açılışta takdim konuşmasını yapacağı programda oğlu Mahmut Ali Meriç ve kızı Ümit Meriç'in yorumlarıyla hazırlanan slâyt gösterisi izlendikten sonra Gazeteci yazar Dücane Cündüoğlu’nun danışmanlığını yaptığı panele konuşmacı olarak Prof. Dr. İlber Ortaylı, Siyaset Bilimi ve Tarih Profesörü Mete Tunçay ve Yazar Adalet Ağoğlu katılıyor.
CEMİL MERİÇ KİMDİR?
Yazar ve mütercim. 12 Aralık 1916’da Hatay Reyhanlı’da doğdu. Ailesi Balkan Savaşı sırasında Yunanistan’dan göçmüştü. Fransız idaresindeki Hatay’da Fransız eğitim sistemi uygulayan Antakya Sultanisi’nde okudu. Bir süre ilkokul öğretmenliği ve nahiye müdürlüğü, Tercüme kaleminde reis muavinliği yaptı.
1940’da İstanbul Üniversitesi’ne girip Fransız Dili ve Edebiyatı öğrenimi gördü. 1941’den başlayarak İnsan, Yücel, Gün, Ayin Bibliyografyası dergilerinde yazmaya başladı. 1942 ve 45 yılları arasında Elazığ lisesinde, 1952 ve 54 yılları arasında ise İstanbul`da Fransızca öğretmeni olarak çalıştı. Daha sonra İstanbul üniversitesi Edebiyat fakültesinde yabancı diller okutmanlığı görevinde bulundu, Sosyoloji bölümünde dersler verdi. Mükemmel düzeyde Fransızca okuyup yazan Meriç, İngilizceyi anlıyor, Arapçayı, kendi ifadesiyle, “söküyor”du.
1955’de gözlerindeki miyobunun artması sonucu görmez oldu, ama olağan üstü çalışma ve üretme temposu düşmedi. Talebelerinin yardımıyla çalışmalarını ölümüne kadar sürdürdü. 1974 yılında İstanbul üniversitesinden emekli oldu ve yıllarının birikimini ardarda kitaplaştırmaya girişti. 1984’te, önce beyin kanaması, ardından felç geçirdi, 13 Haziran 1987’de vefat etti.
Cemil Meriç`in ilk yazısı Hatay`da Yeni Gün Gazetesi`nde çıktı (1928). Sonra Yirminci Asır, Yeni İnsan, Türk Edebiyatı, Yeni Devir, Pınar, Doğuş ve Edebiyat dergilerinde yazılar yazdı. Hisar dergisinde “Fildisi Kuleden” başlığıyla sürekli denemeler yazdı. Meriç, gençlik yıllarında Fransızcadan tercümeye başladı. Hanore de Balzac ve Victor Hugo`dan yaptığı tercümelerle kuvvetli bir mütercim olduğunu gösterdi. Bati medeniyetinin temelini araştırdı. Dil meseleleri üzerinde önemle durdu. Dilin, bir milletin özü olduğunu savundu ve sansüre, anarşik edebiyata şiddetle çattı.
ESERLERİ
İlk telif eseri Balzac üzerine küçük bir incelemeydi. Hint Edebiyâtı(daha sonra "Bir Dünyanın Eşiğinde" başlığıyla iki kez daha basıldı), Saint Simon- Ilk Sosyolog, Ilk Sosyalist-, Bir Dünyânın Eşiğinde, Bu Ülke, Mağaradakiler, Bir Fâciânın Hikâyesi, Işık Doğudan Gelir ve Kültürden İrfana başlıca eserleridir. Bu Ülke (1974, 5 baskı), Umrandan Uygarlığa (1974, 2 baskı), Mağaradakiler (1978, 2 baskı), Kırk Ambar (1980), Bir Facianın Hikâyesi (1981), Işık Doğudan Gelir (1984), Kültürden İrfana (1985). Balzac’tan yaptığı çevirilerin ilki 1943´te yayımlandı. Fransız edebiyatından yaptığı çevirilerin yanı sıra, Uriel Heyd’in Ziya Gökalp, Türk Milliyetçiliğinin Temelleri (1980), Thornton Wilder’in Köprüden Düsenler (1981) ve Maxime Rodinson’un Bati’yi Büyüleyen İslâm (1983) adlı eserlerini de Türkçe’ye kazandırdı. İletisim Yayınları Cemil Meriç’in “Bütün Eserleri”ni toplu halde basarken, daha önce yayımlanmamış üç kitabını daha yayımlandı: Jurnal 1 (1992), Jurnal 2 (1993), Sosyoloji Notları ve Konferanslar (1993). “Bütün Eserleri” dizisinden “gözden geçirilmiş yeni baskı”sı yapılan kitaplar ise şunlardır: Bu Ülke (1983), Bir Dünyanın Eşiğinde (1994), Saint-Simon, İlk Sosyolog İlk Sosyalist (1995), Ümrandan Uygarlığa (1996), Mağaradakiler (1997), Kırk Ambar - Cilt 1 - Rümuz-ül Edeb (1998).
Aldığı ödüller: Umrandan Uygarlığa (1974), Kırk Ambar (1983) isimli eserleriyle iki defâ Türkiye Millî Kültür Vakfı ödülünü kazandı. Kırk Ambar adlı eseriyle "Türkiye Millî Kültür Vakfı" ödülü, Ankara Yazarlar Birliği Derneği'nin"Yılın Yazarı", Kayseri Sanatçılar Derneği'nce, "İnceleme", Kültürden İrfana adlı eseriyle, Türkiye Yazarlar Birliği "Yılın Fikir Eserleri" ödüllerini aldı...
Www.moralhaber.Net