YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın 'Şu zıkkımları kapatalım gitsin' sözü Hürriyet yazarlarını sevince boğtu. Bakın Hürriyet'te kim neler yazdı:
Ertuğrul Özkök'ün yazısından alıntı:
Prof. Özcan, YÖK Başkanlığı’na atandığı sırada onun kişiliğiyle ilgili yazıları okumuştum.
Kendisini tanıyanlar, "çok açık sözlü" olduğunu, düşüncelerini en çarpıcı ve biraz da argoya kaçan ifadelerle anlattığını söylüyordu.
Göreve geldiği günden itibaren bunun birçok örneğini gördük.
Hakikaten ağzına ne gelirse söylüyor.
Yani onun da başında bir "belagat şehveti" belası var.
Ama bu özelliği, söylediklerinin doğru olmadığı anlamına da gelmiyor.
Üniversitede türbanın serbest bırakılması gerektiğini söylemişti.
Doğru, buna ben de katılıyorum.
Ama bunu yapmanın yolu, ertesi gün üniversite kapılarına talimat verip türbanlıları içeri aldırtmaya teşebbüs etmek değildi.
Şimdi imam hatip okullarıyla ilgili sözleri de doğru.
Ama bunu yapmanın yolu da onları yarın kapatmak olmamalı.
En azından, bugün orada okuyan çocukların kariyer planlamalarını yaparak ve halen okuyanlara üniversite imkánını açarak bir çözüm yolu bulunabilir.
Yine de görüşümü bir kere daha tekrarlamak istiyorum.
İmam hatip okulları kesinlikle kapatılmalıdır.
* * *
Neden derseniz?
Çünkü bu okullar, Türk eğitim sisteminin temelini oluşturan tevhid-i tedrisat anlayışına terstir.
İki:
Türkiye’nin imam ihtiyacı belliyken, bu okullara meslek lisesi tanımı yapılarak, öteki meslek liseleriyle ilgili gerçek sorunların tartışılması ve çözüm bulunması da engellenmektedir.
Üç:
Bu okullara giden çocukların aileleri sık sık, "Çocuğumuz daha ahlaklı eğitim alsın" gibi çocuğunu normal liselere gönderen insanlar için son derece aşağılayıcı görüşler dile getirmektedir.
En önemlisi de, halkın büyük bölümünün gözünde bu okullar sanki ülkeye dinci siyasi kadrolar yetiştiriyormuş gibi bir izlenim doğmuştur.
İşte o yüzden diyorum ki, "Velev ki zıkkım değil"; bu okullar yine de kapatılmalıdır.
Oktay Ekşi'nin yazısından alıntıdır.
Prof. Özcan bu farklı katsayı uygulamasını kaldırmaktan söz ediyor.
Teknik olarak durum bu, ama aslında hem hükümetin hem de bu YÖK Başkanı’nın kavgası başka: Yıllardır "imam hatip" liselerindeki öğrencilere genel liselerden daha güçlü bir eğitim veriliyor. İktidardakiler, buna ek olarak bir de katsayı eşitlensin ve üniversitelerin tüm fakülteleri imam hatip mezunlarıyla dolsun istiyorlar. Böylece genel liselerin yerini imam hatip liselerinin alması amaçlanıyor.
Zaten Yusuf Ziya Özcan’ın ağzından kaçırdığı da bundan başka bir şey değil.
O herkesin bildiği ama ne Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ne de Milli (Dini) Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in itiraf etmeye yanaştığı planı tutmuş herkesin huzurunda aşikár etmiş. Ederken de meseleyi kendi üslubuyla yani "Bu zıkkımların, imam hatiplerin adını değiştirebiliyorsak onu da yapalım. Düz lise yapalım hepsini" diyerek anlatmış.
Ne var bunda?
Geçen yıl bu tarihlerde bir Müslüman Cumhurbaşkanımız olsun diyen Bülent Arınç değil miydi?
Sezaryenle olsa da sonunda bir "Müslüman Cumhurbaşkanına" (!) kavuşmadık mı?
O da kendi ölçütlerine uygun bir YÖK Başkanı olarak tuttu "camilerimizin sayısı" konusunu araştırmasıyla bilinen, Malezya İslam Üniversitesi öğretim üyeliği nedeniyle bazı çevrelerin gözüne giren ama zaman zaman herkesi şaşırtan üslubuyla tanınan Yusuf Ziya Özcan’ı tayin etti.
"Keyfi"liği üslubuna bile yansıyan biri o işi ne kadar yapabilirse Prof. Özcan da o kadar yapıyor.
Mehmet Y. Yılmaz'ın yazısından alıntıdır.
Bu okullar, memleketin eğitimli din adamı ihtiyacını karşılamak amacıyla bir "meslek okulu" olarak kuruldular.
Ancak sonra politik beklentilerle, bu okulların normal lise eğitimine bir alternatif olarak konumlanması durumu ortaya çıktı.
Sıkıntı da bundan kaynaklanıyor. Bu okullar eğer meslek lisesi ise, kendi gerçek işlevlerine dönmeli, normal eğitime alternatif olarak kullanılmasına izin verilmemeli.
Bu okullardan artık meslek lisesi olarak yararlanmak mümkün değilse de ikili bir eğitim yapısı yaratmamak için hepsi kapatılmalı.
Www.Moralhaber.net