|
ALİ PÜRER
|
27-06-2008, 12:37:57
|
Okumanın kötü tarafı da olaylar karşısında bazı şeyleri anımsamaktır. Bakın bu yazı bana neyi hatırlattı; “CHP si, yani İsmet İnönü, 1950 seçimlerinde 1946 da ki sandık oyunlarını yapamadıklarından secimi kaybettiklerinde, iktidarı DP ye teslim etmeden önce; İnönü, partisinin en büyük korkusu olan, DP tarafından, haklarında < Devr-i Sabık> yapılmayacağı garantisini aldıktan sonra, iktidarı terk etmesi, olayın vahametini gözler önüne serer.
( Zamanın Milli Şef’i ve CHP’nin Genel Başkanı sıfatlarını taşıyan Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye, yüksek bürokratlardan teklif yapılmıştı:
- Bu ayaktakımının seçtiklerine iktidarı teslim etmek azim (büyük) hata olur. Seçimleri iptal edelim, örfi idare ilânı ile bu işi bitirelim.
İnönü teklifi, olumlu veya olumsuz cevaplamamıştı.
Öncelikle; seçimi kazanan DP lideri Celal Bayar ile görüşüp düşüncesini öğrenmeyi ve nelerin olup nelerin olamayacağını bilmek istemiş, Bayar’ı Köşke davet edip sormuştu:
- Celal Bey!... Devr-i Sabık yaratmayı düşünüyor musunuz?
Ülkede siyasilerin ve bürokratların isimlerinin de karıştığı yolsuzluk söylentilerini sağır sultan bile duymuştu.
Bayar, sorunun altında yatan mânayı anlamış ve Evet dediği takdirde, seçimlerin iptal edileceğini, iktidarın da kendilerine bırakılmayacağını kanaat getirmişti.
Hiç tereddüt etmeden Müsterih olun Paşam, devr-i sâbık yaratılmayacak, bütün imkânlarla ülkenin kalkınması ve halkın refahı için çalışılacaktır diyerek İnönü’nün endişelerini gidermişti. (16. 10. 2004 H.ve O. Tercüman Sh. 13 Vedat Zeydanlı)”
CHP lilerden böyle şeyleri hatırladığım için özür dilerim. Kabahat benim değil. Çünkü Dürüst ? mazisi bunlarla dolu diyorlar.
|
|
|
|
|
|