Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Golf sahasında harekat yönetilmez paşam * Kekeç: Kafasına Hindistan cevizi düşesice * Dolar 1.40'ı aştı * Org. Aydoğan Babaoğlu: Ben mi gitseydim * PKK'lı gözüyle Apo ile Perinçek kardeşliği * Ankara'da hafif şiddetli deprem * Sera Gölü çöplük oldu * Hanımlarını ihmal eden beyler düşünmeli? * Ortadoğu'da humus savaşı * Saros'ta 10, Meriç'te 7 ceset karaya vurdu

Ana Sayfaya Dön

 

Baykal'dan Yargı'ya Ergenekon çağrısı

3 Temmuz 2008 Perşembe : 16:38

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Ergenekon'' soruşturması sürecinin ''bir yargı süreci değil, bir siyasi hesaplaşma süreci olduğu izleniminin giderek kök saldığını'' savundu.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Ergenekon'' soruşturması sürecinin ''bir yargı süreci değil, bir siyasi hesaplaşma süreci olduğu izleniminin giderek kök saldığını'' savunarak, ''Siyasetin ve hukukun bir cadı kazanının içine çekilmekte olduğunu görüyoruz'' dedi

Baykal, Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, ''toplumun temellerinin, hukuk sisteminin özünün, kökünün çok ciddi bir ayrışmaya, çatışmaya doğru çekildiğini'' savundu.

''Bunun çok ağır bir tablo olduğunu'' ifade eden Baykal, ''Türkiye'de siyasi rejimin çökmekte olduğuna ilişkin dışarıdaki basında değerlendirmeler yapılmaya başlandığını'' söyledi.

''Türkiye'nin 5-6 yıllık AK Parti iktidarının ardından böyle bir manzarayla karşı karşıya kaldığını'' öne süren Baykal, şöyle konuştu:

''Siyasetin ve hukukun bir cadı kazanının içine çekilmekte olduğunu görüyoruz. Bu vahim tabloyu çok iyi değerlendirmemiz lazım. Yaşanmakta olan gerginliği birden bire çok yukarı düzeye çeken temel olay, hiç şüphe yok ki son günlerde bir soruşturma vesilesiyle toplumun çeşitli kesimlerine yönelik, yaygın, kapsamlı, toplu gözaltına alma olaylarının ortaya çıkmış olmasıdır. Bu tablo eğer gerçekten bir hukuki soruşturmanın, bir yargı incelemesinin, adli sürecin gereği olarak, adli yetkililerin kendi takdirleriyle, 'olayın akışının icabıdır' diye bu noktaya gelinmiş olsaydı, hiç şüphe yok herkesin bunu saygıyla karşılaması söz konusu olurdu. Ama toplumumuzda büyük kuşku var. Bu kuşku, yaşanmakta olan sürecin bir yargı süreci, bir adalet süreci olmanın ötesinde bir siyasi hesaplaşma süreci haline dönüştürülmekte olduğuyla ilgili kaygıdan kaynaklanmaktadır. Bu sürecin bir yargı süreci değil, bir siyasi hesaplaşma süreci olduğu izlenimi, anlayışı giderek kök salmıştır.''

-''ADALET ZEMİNİNİN ÇATIŞMA ARENASINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ''-

Siyasetin kendi zemini üzerinde bazen gerginleştiğini, bazen çatışma yaşadığını, bunları doğal karşılamanın mümkün olduğunu ifade eden Baykal, sözlerine şöyle devam etti:

''Ama adalet zemininin siyasi çatışmanın, siyasi çekişmenin, siyasi hesaplaşmanın, siyasi misillemenin, siyasi intikamın arenası haline dönüştürülmesi, sadece siyaseti değil, adaleti, hukuku ve devleti de çok ciddi şekilde sarsar. Bugün maalesef bu kaygı giderek toplumumuzda yaygınlaşmaktadır. Bu kaygının çok haklı dayanakları, nedenleri vardır. Yaşanan sürecin sadece yetkili güvenlik güçlerinin ve adli mercilerin kendi takdirleriyle, tespitleriyle ortaya koydukları bir süreç olmadığı, bir siyasi projenin uygulanması doğrultusunda birtakım çalışmaların söz konusu olduğu anlayışı ne yazık ki toplumumuzda inandırıcı olmaya başlamıştır.

Böyle bir izlenimin ortaya çıkmasının altında, Başbakan'ın toplumumuzda yaşanmış olan çeşitli olaylar konusunda takındığı tavır en belirleyici unsur olmuştur. Danıştay cinayeti, Türkiye'de siyaset ve hukukun ilişkisi bakımından çok önemli bir olay olarak ortaya çıkmıştır. Danıştay cinayetinden sonra hiçbir incelemeyi, soruşturmayı belgelendirmeyi gerekli saymadan, Sayın Başbakan'ın ve bakanların 'bu olayın bir derin bir komplo olduğu, bu komplonun içerisinde hatta anamuhalefet partisinin genel başkanının bulunduğu' iddiası ortaya atılmıştır. Cinayetten hemen sonra bu söylenmiştir. Bunu sorumsuz bir siyasi değerlendirme olarak anlamak mümkün değildir. Bu siyasi bir zihniyetin bu olaya belli bir yaklaşım tarzının yansıdığı bir ifadedir. Başbakan, 'Danıştay cinayetinin arkasında komplo var, bizi güç duruma sokmak isteyenler, bizi düşürmek isteyenler,iktidarı yıpratmak isteyenler gittiler Danıştay'da baskın düzenlediler ve yüksek yargıçları öldürmeye teşebbüs ettiler' diye inanmaktadır ve bu inancını o zaman ortaya koymuştur. Adaletin kararlaştıracağı bir konuyu siyasetçi peşin olarak hükme bağlar ve bunu ilan eder ve bunun gerçekleşmesini beklerse adaletin sağlıklı işlemesi söz konusu olamaz.''

-''SİSTEMATİK YAYIN''-

CHP Genel Başkanı Baykal, Danıştay cinayetinin herhangi bir komployla ilişkisinin olmadığının, müstakil hareket eden bir kişinin işlediği bir cinayet olduğunun ağır ceza mahkemesi tarafından karara bağlandığını belirterek, bu kararın ciddi bir rahatsızlık yarattığını savundu.

Baykal, şunları kaydetti:

''Yani mutlaka bunun bir komplo olduğunun mu ortaya çıkması lazım? Yani, 'bir vatandaş Türkiye'de tek başına böyle bir cinayet işleyemez' diye mi düşünüyor iktidar? Buralardan başladı... Bir süre sonra Ümraniye'de ortaya çıkan tablo, var olduğunu düşündükleri komplonun bir çıkış noktası olarak kullanabilecekleri ve giderek yaygınlaştırarak çeşitli bağlantılarıyla Türkiye'de bir büyük hesaplaşmanın dayanak noktası haline dönüştürebilecekleri bir konu olduğu anlayışı onlara egemen oldu. Bir süre sonra bunun tanıkları olmaya başladık. Siyasileri ne ilgilendirir, Ümraniye'de bir çete yakalanmış. Gereğini yapacak yargı, bırakın yapsınlar. Hayır, siyasiler bu konuda çok yakın bir ilgi içinde birbiri ardına çok önemli değerlendirmeler yapmaya başladılar.

Bu çerçevede, iktidar çevreleri Ümraniye'deki çeteleşmeyle ilgili olarak derin bir komployu kanıtlamak amacıyla sistematik bir yayın yapmaya başladılar. Sanki onlar biliyorlar, savcı bilmiyor, emniyet güçleri bilmiyor ama oradaki olayın Türkiye'deki başka birtakım çeteleşmelerle bağlantılı olduğu, bu bağlantıların üzerinde de bir merkezi üst çetenin bulunduğu anlayışına dayalı olarak sistematik bir yayın kampanyası, AKP'ye yandaş medya tarafından sistematik olarak sürdürüldü.

Bu çerçevede, o zaman Dışişleri Bakanı olan Sayın Gül, 'çeşitli çete oluşumlarının bulunduğunu ve bunların arasında güçlü bir irtibatın var olduğunu' açıkça ifade etti. Özel olarak da 9 Temmuz 2007'de Dışişleri Bakanı olarak bir yemekte gazetecilere 'Ümraniye soruşturmasına dikkat edin, o iş çok büyüyecek' dedi.''

-''OLAY, SİYASİ YÖNLENDİRMEYLE ELE ALINMAYA BAŞLANDI''-

Baykal, 2008 Ocak ayından itibaren soruşturmanın yeni bir hız kazandığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''23 Ocak 2008'de Başbakan Erdoğan, 'çeteler ve örgütlü suçlara karşı kararlı bir süreci başlattıklarını, İstanbul'da yapılan operasyonun yürütme ve yargının güzel bir işbirliği içinde yürütüldüğünü' söyledi ve operasyonda görev alan güvenlik güçlerini başarılarından dolayı tebrik etti.

29 Ocak 2008'de Başbakan partisinin grup toplantısında Ergenekon operasyonunu yorumlarken, 'gizli ajandaları olanlar birer birer ortaya çıkarılmıştır, ülkemize asla yakışmayacak provokasyonları birer birer çözüyoruz, hukuk devletinde karanlık odalar, komitalar yoktur' dedi ve 17 Şubat 2008'de daha önce söylemiş olduğu gibi, 'Başı var, Ümraniye olayında bize yardımcı olursanız ortaya çıkaracağız' diyor. Yani 17 Şubat'ta ne olduğunu biliyor da ortaya çıkaramamış? Daha baş görülmemiş. O başın, 17 Şubat'ta, kim olduğunu bilmiyor. Bir baş lazım o senaryoyu işletebilmek için, 'eğer yardımcı olursanız o başı çıkaracağız' diyor. O başı biliyor 'ama hala bürokrasinin içinde ayak direyenler var. Bunlar da cımbızla ayıklanacaktır ve bu işi sonucuna götüreceğiz. Biz kararlıyız.' Ocak 2008'de bunu söylüyor. 'Bunlar, iktidara gelmeden önce bizim yaptığımız tespitlerdi. Bunları ortaya çıkarma gayreti içerisindeyiz' diyor. O gayretin yeni aşamasına geldik.

Savcının olayın şartları içinde tespit ettiği hukuki bağlantılar, irtibatlar sonucu değil, Başbakan'ın daha iktidara gelmeden önce tespit ettiği istikamette yeni bir aşamaya gelindiği anlaşılıyor. Bütün bunlar, olayın nasıl siyasal bir motivasyonla, bir temel siyasi yönlendirmeyle, teşhisle ele alınmaya başlanmış olduğunu bize gösteriyor. Bu olay böyle saf, pür bir adli süreç içinden geçmedi. Gazetelerde, 'falan gün şu tutuklanacak, şimdi sıra buna geldi' haberleri artık günlük olaylar haline geldi. Belli bir medya grubu, bu konuda öyle anlaşılıyor ki adli mercilerle yakın işbirliği içinde çalıştı. Böyle hukuki bir süreç işletilebilir mi, hukuku mu arıyorsunuz, siyasi bir yönlendirme mi yapmaya çalışıyorsunuz? Bu ayrımlara hiç dikkat edilmemiştir. Olay, kamuoyunu yönlendirme, siyasi bir hedefe doğru bir teşhis yapılmasını sağlama amacıyla sistematik olarak medya tarafından kullanılmıştır. Medyayla yakın işbirliği içinde bu işi götürmüşlerdir.

Salı günü Başbakan, 'olayın sonuna geldik' diyor. Sana ne? Seni ne ilgilendirir? Sen, savcılık adına açıklama yapmakla yükümlü basın sözcüsü müsün? İddianame hala yok, bize 2 bin 500 sayfa iddianame olduğu söyleniyor. Kaç sayfa olduğu belli ama iddianame ortada yok. Bir süre önce, Avrupa Parlamentosu'ndan (AP) bir karar tasarısı çıkartıldı, tasarıda, 'Ergenekon davası mutlaka en kısa zamanda kapsamlı bir şekilde incelenmeli, sonuçlandırılmalı ve hedeflere ulaşılmalıdır' diyor. Ortada iddianame yok, daha hukuk süreci gerçek manada başlamamış.

AP gibi ciddi bir organın Türkiye'deki bir siyasi tartışma konusunu, 'derhal sonuçlanmalıdır' noktasına kendisini nasıl getirdiğini anlamak mümkün değil. Dava daha açılmış değil, iddianame ortada yok, kapsamı belli değil, böyle hükümler verebiliyor.''

-''TÜRKİYE BİR SINAV VERECEKTİR''-

''İktidara muhalefet yapmakla tanınan toplumun çeşitli kesimlerindeki saygıdeğer insanların birbiri ardına gözaltına alındığını'' öne süren Baykal, şu görüşleri dile getirdi:

''Ne zaman alınıyor? İddianamenin çıkmak üzere olduğu söylenen bir noktada. Bugüne kadar iddianame hazırlanırken onların ifadesine başvurmaya ihtiyaç olmamış. İddianame hazırmış, 2 bin 500 sayfaymış... Şimdi son anda bunlar oluyor. Bunların olayın aydınlığa kavuşturulması için bir hukuki ihtiyaçtan dolayı alındığına insanları inandırmanız çok güç olacaktır. Bu olay hukukiden çok siyasi nitelik taşıyan bir konu haline gelmiştir. Hukukla, adaletle, siyaset arasında ilişkinin korunmasına herkesin ihtiyacı vardır. Bu konuda çok ciddi bir süreç yaşanıyor. Toplumun bütün aklı başında insanları derin bir kaygı içindedirler. Bu Türkiye'yi çok tehlikeli bir tırmanışa, bir cadı kazanına dönüştürme tehlikesiyle bizi karşı karşıya bırakmıştır. Bu tablonun en kısa zamanda noktalanmasını ve yargının kendi kuralları ve süreci içinde bu siyasi tertipleri boşa çıkarmasını bekliyoruz. Türkiye bir sınav verecektir.''

-''SİYASİ TOPLU SUÇLAMA GERÇEĞİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ''-

Deniz Baykal, ''buna benzer bir olayın daha önce Van Yüzüncüyıl Üniversitesinde yaşandığını'' savunarak, şöyle konuştu:

''Bugün hangi çağdaş hukuk devletinde, demokraside toplumun bilinen değerli insanları bir yılı aşkın bir süre neyle suçlandıklarını resmen öğrenme imkanından mahrum bırakılarak gözaltına alınmışlardır, tutuklanmışlardır. Bunun bir örneği var mıdır? Bunun hukuk devletiyle, demokrasiyle bağdaştırılabilir bir yanı var mıdır? Bir yıl boyunca insanları tutacaksınız, 'bekle iddianame geliyor' diyeceksiniz. Kim diyecek? Başbakan diyecek... Sen mi hazırlıyorsun, yazıyorsun iddianameyi? Sen ne biliyorsun ne zaman gelecek? Savcı istediği zaman yapar. O biliyor, söylüyor. Onun biliyor olması, söylüyor olması bu davanın manevi saygınlığını, ağırlığını çok ciddi biçimde tahrip etmiştir. Bir siyasi toplu suçlama gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Böyle olaylar geçmişte de yaşanmıştır. Darbe dönemlerinde bunlar yaşanır, darben önce, sonra yaşanır, bir hesaplaşma anlayışı içinde... Ya da ülkeler karakter, rejim değiştirirken, nitelik değiştirirken gene bir hesaplaşma anlayışı içinde toplumun önde gelen insanları tutuklanır, yargılanır, acılar çektirilir. Bu olmuştur, Almanya'da, Sovyet Rusya'da olmuştur, başka ülkelerde olmuştur. Şimdi Türkiye, 2008 yılında bunu yaşamak durumunda olmamalıdır. Bu gerçeğin toplumumuzda giderek daha iyi bir anlaşıldığını görüyorum.''

ZAMAN

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (1) adet  yorum eklenmiştir.

doğrucu 03-07-2008, 16:57:16
Evet toplum kaygılı ama olanlardan değil olması gerekenlerin zamanında yapılmamasından ve yarım kalmasından dolayı.Çetelere C H P
 
Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
DTP'li Türk'ün Genelkurmay'dan isteği ne?
DTP Genel Başkanı Türk partisinin grup toplantısında konuştu. Türk, Balıkesir'de yaşanan olayların A
Tezkere yarın Meclis'te görüşülecek
Başbakanlık Tezkeresi, yarın TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Ira
AK Parti'li Fırat Baykal'ın peşini bırakmıyor
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, CHP lidei Deniz Baykal hakkında açıklama y
Erdoğan'dan askere 'paramız yoktu' yanıtı
'Parasızlıktan karakol yapamadık' sözüne Başbakan Erdoğan'dan da yalanlama: 'Biz güvenlik güçlerimiz
Başbakan Erdoğan'dan 'TERÖR'e gözdağı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan terör kurbanlarına başs
Devlet Bahçeli hükümete çağrıda bulundu
Partisinin Meclis grubunda konuşma yapan Bahçeli, 'OHAL dahil gerekli düzenlemeler yapılmalı. Tampon
ABD'li CNN'den kahpe PKK propagandası
PKK'nın, Kandil dağlarındaki kampına giren CNN muhabirleri konuyla ilgili hazırladıkları haberde ad
Ödenek azdı diyen Paşa bu hesaba ne der?
Karakolların ödenek yetersizliği nedeniyle taşınamadığı açıklandı; ancak hesaplar öyle söylemiyor. İ
CHP'li Arıtman: 'Genelkurmay hesap versin'
Aktütün saldırısından sonra CHP’den TSK’ye sert iki eleştiri geldi. Arıtman: Hükümet ve Genelkurmay
5 bakanın katıldığı terör zirvesi sona erdi
Başbakan Erdoğan başkanlığında Başbakanlık'ta sadece 5 bakanın katıldığı Terörle Mücadele Toplantısı
MHP'den AK Parti'ye anlamlı çağrı
MHP Grup Başkanvekili Vural, sınır ötesi operasyon konusunda hükümete verilen yetkinin süresinin uza
Yolsuzluk iddiaları yamyamları pes ettirdi
Rüşvet kasedi ile gündeme bomba gibi düşen Çankaya Belediye Başkanı Eryılmaz'ın, 'yamyam' diye tanım
İzmir için son kararı Deniz Baykal verecek
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayını belirledi. 2009 yerel seçimle
Osman Pamukoğlu'ndan radikal öneri var
Osman Pamukoğlu teröre karşı radikal bir öneride bulundu. 'Ancak bu mantıkla PKK biter' dedi ve öner
Bakan Şahin: 'Deniz Feneri kararı istendi'
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin Deniz Feneri davası kararının Alman Mahkemelerinden istendiğini, birk

n

Baykal'a göre Aktütün'de zaafiyet var mı?

n

Türkçe raporu TBMM'de görüşülecek

n

Ankara Üniversitesi açılışında Çelik'e protesto

n

Cumhurbaşkanı Gül Newsweek'e konuştu

n

Erbakan'dan yeni parti talimatı iddiası

n

Yazıcıoğlu: Aktütün baskını Dağlıca ile aynı

n

B. Arınç'a göre karakol baskını misilleme

n

Terör zirvesi 9 Ekim'de toplanıyor

n

CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu aday olacak mı?

n

Baykal: 'Bu olay yüreğimizden yaraladı'

n

Çankaya Belediyesi'nde silah bile çekilmiş

n

Cumhurbaşkanı Gül'den Talabani'ye uyarı

n

DTP Başkanı Ahmet Türk saldırıya ne dedi

n

Bedeli ne olursa olsun topyekün mücadele

n

Çiçek: Tezkere arefesindeki saldırı manidar

n

Öymen: 'Minderden kaçarak siyaset yapılmaz'

n

Baykal'ın İstanbul ısrarı

n

Bahçeli'den milli seferberlik çağrısı

n

Erdoğan ziyaretini iptal etti, yurda dönüyor

n

Aşkabat'a sıcak mesaj: Tek millet iki devletiz

n

Ergenekonun paşası da var şantiye şefi de

n

Yılmaz, Erdoğan'ı ve hakimlerini dinletmiş

n

Hasan C. Güzel'e göre Başbakan'ın hatası

n

''En büyük 10 ekonomi arasında olacağız''

n

Kamer Genç'e en yakını bile tepki gösterdi

n

CHP'deki yolsuzlukların en ilginç özelliği...

n

Başkan Eryılmaz da sonunda resti çekti

n

Meclis Başkanı Toptan yine uyardı

n

Eryılmaz'a son darbeyi Deniz Baykal vurdu

n

Erdoğan, Orta Asya gezisine çıkıyor

n

Başbakan'dan Deniz Baykal'a düello yanıtı

n

Unakıtan'ın eli sıkı çıktı

n

Genç, Cumhurbaşkanı Gül'ü protesto etti!

n

Çiçek: Panik havası estirmenin anlamı yok

n

TBMM Başkanı Toptan'dan liderlere mesaj

n

Liderler bayramı nerelerde, nasıl geçirdi?

n

Yeni yasama yılı, bugün yeniden açılıyor...

n

Mir M. Fırat salı günü bombayı patlatacak

n

DTP'liler 'teröristlerin aileleri'ni ziyaret etti

n

Başbakan Erdoğan babasının kabrini ziyaret etti

n

CHP'nin İstanbul belediye başkanı adayı...

n

Başbakan'dan çocuklara bayram harçlığı 

n

Gürbüz Çapan'ın DHKP-C bağlantısı nedir?

n

Bahçeli: 'Kirli ilişkiler ağı çözülmeye başladı'

n

CHP'li başkana yandaş medya incelemesi

n

AK Parti'den Kral'a: 'Bakırköy adayımız ol'

n

CHP komisyon çalışmasını da protesto etti

n

Çankaya belediyesi 'Cumhuriyet' dağıtmış!

n

Gül: 'Türkiye, önemli küresel bir aktör'

n

Erdoğan: 'Birbirimize sımsıkı bağlarla bağlıyız'

n

Baykal'dan Kılıçdaroğlu'na ''mimik'' taktiği

n

CHP'li Eryılmaz'ı basına Sav'cılar sızdırmış

n

D. Baykal'ın koltuğuna o mu oturtulacak?

n

Yamyam sözü CHP'yi fena karıştırdı

n

Liderlerin bayram programında neler var?

n

Deniz Baykal'ın geçmişi peşini bırakmıyor

n

CHP'li Eryılmaz'ın ''yamyam'' dediği üyeler

n

CHP'li Muzaffer Eryılmaz'a KEK incelemesi

n

Gül, Ahıskalı küçük Abdullah'a altın taktı

n

K. Toptan'dan Bülent Arınç'a düello cevabı
.: MORALHABER :.

VİDEO HABERLER