Aziz Üstel'in yazısı
NATO’nun gizli orduları: Gladio ve Ergenekon
Italya’da 3 Ağustos 1990 tarihinde, dönemin Başbakanı Giulio Andreotti, şifre adı Gladio (Kılıç sözcüğünün Latincesi) olan bir gizli ordunun varlığını açıkladı.
Başbakan’ın, İtalya Senato Alt Komisyonunda yaptığı açıklamalar İtalyan toplumunu kökünden sarstı... Andreotti, bu gizli Gladio Ordusu’nun Savunma Bakanlığı içinde, Askeri İstihbarat Kuruluşu SMSI’nın şemsiyesi altında görev yaptığını söyledi.
Askeri İstihbarat Kuruluşu SMSI’nın eski Başkanı, General Vito Micelli, Andreotti’nin bu sırları açıklamasına inanamadığını söyledi:
‘Ben, bu olağanüstü gizli örgütün varlığını açıklamamak için hapis yattım. Andreotti ne yaptı? Tuttu bütün bu sırları Parlementoya anlattı!
İtalyan İstihbarat Örgütünce 1959 yılında hazırlanan bir belgeye göre, ‘gizli orduların’ bi başka deyişle ‘geride kalanlar birliği’ (The Stay Behind Group) nin iki amacı vardı:
1. Sovyet işgali sonrası ülkede direnişi örgütleyip başlatmak.
2. ‘Acil durumlarda’ ülke içinde operasyonlar düzenlemek!
Acil durumu, İtalyan İstihbarat Örgütü, her geçen gün gücü artan İtalyan Komünist ve Sosyalist Partilerle mücadele olarak algıladı. Bu gizli ordu, teröristlere silah,bomba verdi... Suçu İtalyan soluna yükledi. Bu cinayetleri işleyenleri de polisten kaçırdı, onları korudu...
Vincenzo Vinciguerra, sağcı terörist, Andreotti’nin her şeyi Parlementoya açıklamasını sağlayan Yargıç Felice Casson’a, şöyle ifade vermişti:
‘Sivillere saldırmak zorundasınız... Halka.... çoluk, çocuk, kadın, erkek ayırımı yapmadan. Nedeni çok basit. Halk, bombalar patlayıp silahlar atıldıkça, devlete dönecek... Kurtar bizi, diyecek. Daha geniş güvenlik önlemleri al!’ İtalyan Senatosu, 2000 yılında sonlandırdığı soruşturmada, şöyle bir açıklama yapmıştı:’ Suikastler, bombalamalar, askeri darbeler, İtalyan devlet yapısının içinde yuvalanmış kişilerce gerçekleştirildi. Bunların ABD İstihbarat Birimleriyle iç içe çalıştıklarıysa ortaya çıkarılmıştır.’
Şu ana kadar sadece Italyan, İsviçre ve Belçika Parlementolarında, bu ‘ulusal gizli orduların’ ortaya çıkarılması amacıyla soruşturma komisyonları kuruldu ve aylar hatta yıllar süren araştırmalardan sonra, bu soruşturmaların raporları halka açıklandı. Ancak ‘NATO’nun Gizli Orduları, Almanya, Fransa İspanya, Portekiz, Hollanda, Lüksemburg, Belçika, Danimarka, Norveç, İtalya, Yunanistan ve Türkiye’de de kuruldu.’ Bunların eş güdümünü (koordinasyonunu), adına Müttefik Gizli Komite (Allied Clandestine Committee-ACC), Gizli Planlama Komitesi (Clandestine Planning Committee CPC) denen kuruluşlar yürüttü. Ve bu ‘gizli ordulara şifre adları’ verildi. Danimarka’da Absalon, İsviçre’de P26, Norveç’te ROC, Belçika’da SDRA8... Kimi ülkelerde bu örgütler hiçbir zaman eyleme geçmezken, kimi ülkelerde terörün kaynağını oluşturdu, iktidarları değiştirdi.
‘Türkiye’de Kontr-Gerilla, hem iç terör hem işkence olaylarını yürüttü. Yunanistan’da LOK (Koyun Postu), Sosyalistlerin iktidara gelmesine engel olmak için 1967 askeri darbesini gerçekleştirdi. İspanya’da, Faşist Diktatör Franko’ya destek verirken gizli ordu, Almanya’da 1980 Münih terör olaylarıını hem tasarladı hem uyguladı.’
Avrupa Parlementosu, sorunla ilgili karar tasarısında şunları söylemek zorunda kaldı: ‘Avrupa Topluluğuna üye birçok ülkede gizli, paralel istihbarat ve silahlı eylem örgütlerinin 40 yıldır var olduğu Avrupa hükümetleri tarafından ortaya çıkarılmıştır. Dahası, kırk yıldır bu örgütlerin demokratik denetimden kurtulduğu ve ABD gizli servislerince yönetildiği anlaşılmıştır...’
Zamanında adına kontgerilla ya da özel harp dairesi denen, bugünse Ergenekon olarak bilinen bu örgütün, Türk demokrasisinin var olabilmesi için açığa çıkarılması gereğini herkesin anlaması ve kabul etmesi gerek. Bu işin Tayyip Erdoğan’la, Ahmet’le, Mehmet’le ilgisi falan yok.. Bu iş çok ciddidir... Ta ellili yıllardan bu yana, Türkiye’de faili mechul cinayetlerin, bombaların, sözde sağ-sol çatışmalarının artık aydınlanması gerekmiyor mu? Gerekmiyorsa, bunu açık açık söyleyin, biz de lay lay loma devam edelim!!
(Kaynak: Center for Security Studies-Zurich; NATO’s Secret Armies, yazan Dr Danielle Ganser, Centre de recherche sur la mondialisation)
Ertuğrul Günay niye Hindistan’a gitmez?
Geçtiğimiz Sonbahar aylarında, Bollywood, yani Hindistan Film Sanayi, ‘Mission İstanbul’ adında bir film çekti Türkiye’de. Bugüne değin tamamı Türkiye’de çekilen tek yabancı film bu! Dünyada, eli yüzü düzgün Hint filmlerini aşağı yukarı 2 milyara yakın insan izliyor. Ertuğrul Bey’in çabasıyla da bu filmin gösterime gireceği binlerce sinemada, film öncesi, Türkiye’yi tanıtan beş dakikalık bir belgesel yayınlanacak.
Filmin yapımcısı, Hindistan’daki ‘Popcorn’ Şirketi, Sayın Ertuğrul Günay’ı filmin Hindistan’da yapılacak galasına ‘onur konuğu’ olarak davet etmiş. Bakan’ın oraya gitmesiyle birlikte, birçok Bollywood şirketi daha Türkiye’ye, film çekmeye gelecek... Hindistan’da 1 milyar insan yaşıyor... Bu film ve bunun gibi filmlerin çekilmesiyle birlikte, Türkiye’ye gelecek Hindistan vatandaşlarının sayısı üç beş yıla kalmaz milyonlarla ölçülebilir. Dahası Bollywood filmleri, salt Hindistan’da değil, bütün dünyada gösteriliyor artık...
Ayrıca siyasi açıdan da Sayın Günay’ın Hindistan’a gitmesi çok önemlidir. Yıllarca salt Pakistan’ı kollayacağız diye, bu ülkeyle ilişkilerimiz neredeyse yok denecek kadar az.
Ben Sayın Bakan’ın gitmeyebilirim gibi söylemlerinin kökeninde, Türkiye’deki son siyasi gelişmeler olduğunu sanıyorum. Herhalde devlette görevin devamlılığı gibi kavramları Sayın Günay’a ben öğretecek değilim. Aman Ertuğrul Bey, ne yapıp edin, bu galaya gidin... Kemal Tahir’in sağ olsaydı diyeceği gibi, ‘sen amanı bilir misin Ertuğrul Bey’im... Hint’linin galasına gittin gittin... Gitmedin mi, ne siyaset, ne ticaret, ne turizm kalır bu adamlarla... Alıngandırlar ki, sırt çevirip, surat asmacasına!’
Kaç kirpi var?
İKİ sarhoş durakta otobüs bekliyormuş. Sarhoşlardan birinin elinde bi torba varmış. Diğeri sormuş: ‘Ne var bu torbada abi?’
‘Kirpi var..’
‘Pekiiii... Kaç tane kirpi var?’
‘Söylemem..’
‘Eğer... Torbada kaç kirpi olduğunu bilirsem, bi tanesini bana verir misin?’ ‘Heh... Sen sayıyı bil.. Torbadaki iki kirpiyi de veririm!’ (Ali Kilci’ye teşekkürler)
STAR