Aurelio gerçeği
Aurelio, Özkan Sümer'in bulduğu 4 Brezilyalıdan biri. Trabzon'da sağ dış oynadı. Tekniği ile dikkati çekerken orada büyük başarılara imza atamadı. F.Bahçe'nin 300 bin dolarlık teklifine 'Evet' dedi ama imza atmadan birgün önce İlhan Cavcav ile anlaşıp F.Bahçe'nin başına dert açtı. Daum kendisinden dünya çapında bir ön libero yarattı. Yıldızı F.Bahçe'de parladı, şampiyonluklar yaşadı, Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finali gördü ve sonunda Betis'e transfer oldu. Marco'yu sadece "görev adamı" olarak tanımlamak son derece yanlış. Ekstra işler de yapıyor. Driplingleri kuvvetli, öldürücü asistler yapan, çok kritik gollere imza atıp takımına puanlar kazandıran bir futbolcunun gitmesi hangi kulüp için olursa olsun kayıptır. Türk statüsüne geçmesi Milli Takımımız için büyük şanstır. Çünkü ne yazık ki ülkemizde o bölgede Marco'nun yaptığı işi daha iyi yapacak bir isim yok. Şimdi gündemde bu olayda "kim haklı, kim haksız" soruları var. Kimileri "Aurelio F.Bahçe'yi sattı" derken, kimileri de "yönetim son derece hatalıydı" diyor. İlk önce şunu söyleyeyim. Aurelio'nun hayali İspanya Ligi'nde oynamaktı. Tıpkı Tuncay'ın hayalinin Milan'da oynamak olduğu gibi. Her ikisiyle de çok konuştuğum için bu gerçekleri iyi biliyorum.
FOTOMAÇ