Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Skibbe, istifa söylentilerine noktayı koydu ! * Olmpiyakos Volkan'ı istiyor! * İran, Kapıköy Sınır Kapısını açıyor * Amerika'da okullarda matematikte çöküş * Trabzon derbiye kilitlendi * Galatasaray'da Skibbe'siz idman * Yakalanan canlı bombanın hedefi belli oldu * 'PKK'nın kendi içinde taşeron gruplar var' * Muro ve Çeto'nun maceraları başlıyor * Mahkeme, AK Parti karar taslağını okuyacak

Ana Sayfaya Dön

 

'Ergenekon’un mahiyetini iyi tespit etmeli'

13 Temmuz 2008 : 16:37

''Ergenekon Operasyonu'nun nerelere varacağı merak konusu. Ama Ergenekon'u benzeri gizli örgütlerden farkı'' diyen Mustafa Armağan'ın yazısı.

Mustafa ARMAĞAN'ın yazısı...

Ergenekon’un fermuarından görünen “Diyarbakır komünü”

Ergenekoncuların bir ayağı Orta Asya’dadır. Yıllar önce Mecidiyeköy’deki bir otelde Ergenekon soruşturmasının bir önceki dalgasında tutuklanan bir emekli paşayı Kazakistan’ın ünlü bir şairiyle baş başa gördüğümde işin bu noktalara varacağını elbette düşünemezdim.

Ergenekon Operasyonu ikinci yaşına bastı, şimdi boyutlarının nerelere varacağı merak konusu. Besbelli kökleri epeyce derinde. Ali Bayramoğlu’nun dediği gibi Ergenekon’un benzeri gizli örgütlerden farkı, mevcut siyasi yapıyı yalnız yıkmak değil, yeni baştan kurmak istemesidir.

Dolayısıyla Ergenekon’un mahiyetini iyi tespit etmek gerekir. Bir yanda “devletin tepesinden iktidarı yıkmak” isteyenler var, öbür yandan ses getirecek eylemler düzenleyen tetikçiler. Üstelik bu hareket, seçim öncesinde gördüğümüz mitingler gibi halkı meydanlara dökerek siyasallaşma eğiliminde.

Burada bir adım daha atarak şunu ileri sürmek durumundayım: Ergenekoncuların bir ayağı Orta Asya’dadır, yani oradaki yönetimlerin de kendi arzularına göre dizayn edilmesi için uğraş vermektedirler. Yıllar önce Mecidiyeköy’deki bir otelde Ergenekon soruşturmasının bir önceki dalgasında tutuklanan bir emekli paşayı Kazakistan’ın ünlü bir şairiyle baş başa gördüğümde işin bu noktalara varacağını elbette düşünemezdim. Ancak o görüşmeden sonra sözünü ettiğim muhalif şairi Kazakistan’ın başına geçirmek için “state behind”ın derin bir mücadele içinde olduğunu öğrendiğimde anladım ki, mesele sadece Haydar Aliyev’den ibaret değilmiş.

Farkındayım, nöbetçi tarihçimiz bugün pusulayı şaşırıp aktüaliteye fazla daldı diyorsunuz içinizden. Ancak biz de insanız, değil mi? Arada bir güncel tarih yazmak bizim de hakkımızdır.

Geçtiğimiz perşembe akşamı 32. Gün programında Gülay Göktürk “Şimdi merak edilen şey, Ergenekon’un Fırat’ın doğusuna uzanıp uzanmayacağıdır.” diyerek derin devletin fermuarını biraz daha açmış oldu. Gerçekten de Güneydoğu, özellikle Diyarbakır boyutu, Ergenekon’un hangi saçaklara tırmandığını göstermesi bakımından önemli olacak.

Bugün biz de Osmanlı tarihine uzanalım ve Diyarbakır merkezli bir direnişin örtüsünü açalım.

Sahi Osmanlı tarihini ne denli kötürüm ettiğimizin farkında mıyız? El birliğiyle ortaya bir Osmanlı karikatürü koyuyor ve işin garibi, yaptığımızı beğenmiyoruz! Osmanlı bu değil, bu olamaz.

Sadece azameti, hoşgörüsü, uzun ömürlülüğü vs. ile açıklamıyorum Osmanlı’yı. Mantık çalıştırılarak da bu engin coğrafyada, bu kadar karmaşık bir halklar yelpazesiyle ve bu kadar uzun ömürlü bir devleti yönetmenin çocuk oyuncağı olmadığı pekala anlaşılabilir. Düşünün ki, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslar her on yılda bir adeta yıkılıp yeniden kurulmakta. En son geçen yıl Sırbistan ve Karadağ’ın bağımsız birer devlete dönüşmesi, Osmanlı’nın tasfiyesinin hâlâ bitmediğinin göstergesi değil de neydi?

Peki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü Japonya’da, kendisinden 112 yıl önce, II. Abdülhamid döneminde oralara kadar gitmiş olan yelkenli Osmanlı gemisi hayaletinin karşılamış olmasını neyle izah edeceksiniz? Üstelik Ertuğrul Fırkateyni’nin Oşima (İngilizce yazılışıyla Oshima değil!) kayalıklarında uğradığı feci akıbet, Cumhuriyet döneminin ünlü dolayısıyla şair Can Yücel’in büyük Milli Eğitim Bakanlarından Hasan-Âli Yücel’in dedesi olunca ‘Osmanlı’ isimli bu geminin cesametine şaşmamak elde midir?

Türkiye’de bir zamanlar ‘toplumsal tarih’ yazdıkları iddiasındaki kesim, sosyalistlerdi. Ne var ki, bütün yaptıkları, ATÜT (Asya Tipi Üretim Tarzı) denilen ve Karl Marx’ın Avrupa semalarından Zeus gibi bakarak üzerimize bir ağ olarak fırlattığı teorik çıtçıtı tarihimize dikme uğraşını şurasından burasından mıncıklamaktı. Kemal Tahir’in bu zehirli çıtçıtı çıkarıp atmak için bir ömür boyu uğraşmak, söküp atmak istediğinde ise ne azim belalarla boğuşmak zorunda kaldığını biliyorsunuzdur. Bu arada haklarını yemeyelim, bir de Nazım Hikmet’in dünyaca meşhur icadı olan Şeyh Bedrettin masalı vardı, malum.

Belge ve bilgiler tepelerinde birer zebani olmadan ortak hafızamızın kanallarına serbestçe aktıkça ayan beyan görmeye başlıyoruz ki, Osmanlı tarihi, cebinden kat kat olmuş mendiller gibi bizden saklamış nice olayları. Kime? Gözü olanlara elbette.

İşte Hollanda (Leiden) ve ABD’de (Boston) yeni çıkan bir kitap bizi Osmanlı tarihi okyanusundaki bakir adalarla tanıştırıyor; daha doğrusu bir zamanlar su altında kalmış olan ama artık işgalci sular (mesela Marksizm) küresel ısınmadan dolayı ortalıktan çekilince gün ışığı gören bakir adalarla.

Kitabın yazarı Ariel Salzmann, bir ABD’li akademisyen. Daha önce “Osmanlı: İnsanlığın Son Adası” adlı kitabımda kendisinden ve ‘Osmanlı’da özelleştirme’ konulu ünlü makalesinden söz etmiştim. Orada Osmanlı Devleti’nin, 17. yüzyıldan itibaren getirdiği iltizam uygulamasıyla bir tür ‘özelleştirme’ye gittiğini ama nedense bu ‘çağdaş’ tercihi dolayısıyla özelleştirmeyi savunanlarca dahi eleştirildiğini söylüyor, bu akıl almaz garabete dikkatimizi çekiyordu. Oysa Salzmann’a göre, tam da serbest piyasa ekonomisi çağında, yani bir devletin sırtında kambur olan KİT’leri özelleştirmesinin iyi bir şey olduğuna sonuna dek inanan bizlerin (istisnalar elbette var) Osmanlı Devleti hem de yüzyıllar önce aynı şeyi yapınca neden onu eleştirdiğini anlayamadığını söylemişti.

Salzmann, son kitabı “Tocqueville in the Ottoman Empire”da (Brill Yayınevi, 2004) hayal gücümüzü biraz daha zorlamamızı istiyor. Eğer diyor, Fransız filozofu Alexis de Tocqueville Amerika Birleşik Devletleri yerine ‘Osmanlı Birleşik Devletleri’nin sistemini incelemiş olsaydı, aynı şekilde erken modern devletin tohumlarının bir kısmının Osmanlı’nın bakir topraklarında yattığı tespitinde bulunabilir miydi?

Kitabında Osmanlı’da federalizm konusunu da işleyen yazar, burada Diyarbakır tarihinin bilinmeyen bir dönemine ışık tutarak aslında bizim solcuların, Şeyh Bedrettin’de boşu boşuna aradıkları, tam da kendilerine lazım olacak müthiş bir argümanı nasıl ıskaladıklarını ustaca ortaya koyuyor. Varsa yoksa “1871 Paris Komünü” diyen ve devlete direnenleri kutsayan solcularımızın, Paris Komünü’nden 50 küsur yıl önce Şeyhzade İbrahim Paşa’nın “Diyarbakır Komünü”nden bihaber ve dolayısıyla suskun kalmaları yeterince garip değil mi? Türkiye’de sol düşüncenin çarpık gelişimi incelenirse garip değil aslında.

Kimdir 19. yüzyıl başlarında Diyarbakır’da 3 ay kadar bağımsız bir yönetim kurmuş olan İbrahim Paşa ve nedir “Diyarbakır komünü”? Bunları gelecek yazımızda ele alacağız.

 

m.armagan@zaman.com.tr

Zaman Pazar

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (0) adet  yorum eklenmiştir.

Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
Golf topundan başka şeyi görmeyen paşa
'Megaloman generallere yanlış yapıyorsun demek onlara iyilik yapmaktır.' diyen Nevzat Tarhan paşalar
Abdullah Öcalan'a kaç diyen siyasetçi kim
Abdullah Öcalan'ın sorgusuna katılan ve şu anda cezaevinde bulunan paşa kim? Öcalan'ın 'neden tutukl
Unutma! Okuduğunuz gazete kimliğinizdir
Her gün Tükiye'de kayıtlara geçen ortalama 5 milyon gazete çıkıyor. Peki bu gazeteler neyi anlatıyor
28 Şubat'ın ağır bilançosu ve başa dönüş
28 Şubat sürecinde dağıtılan Özel Harekat Timleri Doğu’ya gönderiliyor. Şimdi Yılmaz ve sorumlulara
Kısa kısa ilginç konular ve ciddi çelişkiler
Moralhaber.net yazarlarından A. Raif Öztürk, yazmaktan uzak durduğu ‘tirajı komik’ siyasi ve askeri
Medya-hükümet arasında akçeli kavgalar
Başbakan Erdoğan ile Aydın Doğan arasındaki tartışma hükümetlerle medya patronları arasındaki 'akçel
Zübeyde Hanım'ın vasiyetine neler oldu?
Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın ölümünden 11 ay önce 3 şahit eşliğinde yazdırdığı vasiyetname. Zü
Bir gün Kudüs'te Mescid-i Aksa'yı gezin...
'Gidilecek on yer' listeleri çıkartılır ya. Kudüs, bu listenin ilk sıralarına konulması gereken bir
Türk tarihindeki bölücü hareketin çözümü
Ülkemizde 30 yıla yakın zamandır bölücü terör faaliyet gösteriyor. Peki siyasi bir çözüm olabilir mi
Uykuları kaçıran bu karikatüre iyice bakın
Herkes duydu paşa duymadı. Bir de buna Genelkurmay'ın hatalı açıklaması eklenince olanlar oldu. İşte
Kamış, 'terör şirketine açık mektup' yazdı
Zaman Gazetesi yazarı Mehmet Kamış, 'terör şirketi' dediği PKK'ya mektup yazdı! Ve PKK'ya bir dizi s
Ahmet Taşgetiren'den Ak Parti'ye uyarılar
Şener'li özel bir toplantıda AK Parti değerlendirmesi yapan Taşgetiren, yerel seçimlere doğru AK Par
Büyük ekonomik kriz bir ABD aldatmacası mı?
Amerikalılar diyor ki: 'Bu tarihin en büyük ekonomik krizi. Öyle ki 1929 krizi bile gölgede kalacak.
Ekrem Dumanlı'dan TV'lere boykot kararı
TV'ye veda eden Ekrem Dumanlı, bu keyfi anlattı. Özkök'ün gözden kaçan boykat çağrısını hatırlattı.
SGK'da hayatımızı etkileyecek değişiklik
1 Ekim'den itibaren sosyal güvenlik sistemi tamamen değişti. Geçmişte uygulanan bazı uygulamalar şim

n

Krizde koordinasyon eksikliği kabul edilemez

n

İşte derin devletin Apo'ya götürdüğü teklif!

n

Bu Paşa golf oynuyordu, peki ya diğerleri?

n

Bulut: 'Kürt kimin umurunda be kardeş!'

n

Vatan'dan Golf'çü Paşa'ya: Derhal istifa et!

n

Tam akredite olmuşken bu da yapılmaz ki!

n

'TSK'nın talebi kabul edilirse terör bitmez'

n

A.Taşgetiren'e göre Erdoğan'ın yeni rakibi

n

Dilipak: 'Derin devlet direniyor!'

n

Örtü karşıtı Mesut Parlak'a tokat gibi yazı

n

'Siz PKK'yı sevdirmek için DTP'yi kapatın'

n

Sizde mi askeri bidon kafalı görüyorsunuz

n

Taraf yazarı ''sivil itaatsizlik'' çağrısı yaptı

n

IMF Türkiye’yi köşeye sıkıştırıyor

n

Doğum borçlanmasında kritik ayrıntı ne?

n

'Aktütün saldırısı seçimleri etkilemek için'

n

Hüseyin Gülerce'den Başbuğ'a: ''İstifa et''

n

Ruşen Çakır'dan Diyarbakır soruları

n

'Irak'lı Kürtler'in sığınacağı tek güç Tükiye'

n

Örtü karşıtı M. Parlak'ı madara eden yazı!

n

Irak’ta sermaye sınırda silah konuşuyor!

n

Saadet'te kılıçlar resmen çekildi!

n

Tarhan: TSK'yı yıpratan asıl nedenler neler

n

Abdullah Öcalan'ı suikastten kim kurtardı

n

Kıvanç'ın yazısı yenilir yutulur gibi değil

n

Aköz: 'TSK adına konuşana inanmıyorum'

n

Baba Demirören'e oğul manifestosu

n

'Golf sahasında harekat yönetilmez paşam'

n

Kekeç: Kafasına Hindistan cevizi düşesice

n

PKK'lı gözüyle Apo ile Perinçek kardeşliği

n

'5 yıldızlı orduevlerini yapmaya paranız var'

n

Bülent Arınç'ın hedefi 'Tunceli'yi kazanmak'

n

P. Mağden: Cümleniz yatıp kalkıp şükredin

n

Krizin bize altın tepside sunduğu fırsat ne?

n

Vekiller düğündeydi... Peki, ya komutanlar?!?

n

Terör iç savaş istiyor, yanlış hedefe yönelmeyelim

n

ABD'nin 'büyük çöküş'üne bir adım kaldı!

n

İlber Ortaylı'dan yeni paralara ağır eleştiri

n

A. Hakan: Garp cephesinde iki yeni şey var

n

''Köşe yazarları yorgun ve fikir yoksunu''

n

Ali Bulaç: 'Vatan sağ olsun, ama!'

n

Karakolun yeri değil zihniyetleri değişmeli

n

Sağlık hizmeti için ne kadar prim ödenmeli

n

Terörün mesajı Genelkurmay Başkanı'na

n

Ne oldu bu memleketin diline?

n

'Saldırının amacı zamanlamada gizli'

n

Altan: Terör baskını bana normal gelmiyor

n

Tuncay Özkan’dan gene seçme saçmalar

n

Şimdi bir Şener ve bir Kılıçdaroğlu ne yaptı

n

Hani, bölge BBG Evi gibiydi. Şimdi ne oldu?

n

Bir devletin istihbarat örgütünün taşeronu

n

Feldkamp: 'Sağlam'ı göndermek hata olur'

n

Toplumdaki güven duygusu böyle dinamitleniyor!

n

E. Özkök, A. Hakan'a mezar boyunu sordu

n

Akıtılan kanların bir bedeli olmasın bu kriz

n

2. Abdülhamid, tahttan nasıl indirildi?

n

Amerika'da 1 ayda 3000 $ nasıl kazanılır?

n

Gülay Atasoy'u canevinden vuran haber...

n

Emekli general olsa bile binaya sokmayın!

n

Hakan'ın 'Levent Kırca hasreti' depreşince
.: MORALHABER :.

VİDEO HABERLER