Ceyhan ALTINYELEK'in yazısı
Ahmet Hakan niye postal yalıyor?
Amacım hır çıkarmak değil. Ahmet Hakan geçen gün baktım, "Postal yalıyorum" diye başlık atmış
Kendi bileceği iştir ama ağzımdan "A-naaa!" diye bir hayret nidası yükselmesine engel olamadım. Merak ettim. Diyor ki Hakan: "Tutuklu olduğu cezaevinde kansere yakalanan... Kanserden ölünce de... Cenazesini kaldıracak parası olmadığı anlaşılan...
Üstelik ‘Ergenekon’un kasası’ diye takdim edilen... Zavallı Kuddisi Okkır’ın içine çökmüş gözlerinden söz ettiğim için... Ve o gözlere bakarak vicdanım kanadığı için... Bana ‘Yuh! Postal yalayıcısı’ diyecekseniz... Size vereceğim karşılık şudur:
Evet birader, postal yalıyorum." Şimdi diyeceksiniz ki: "Ölüme tahliye edilen Kuddisi Okkır’ın halini ekranlarda görüp de vicdanı kanamayan var mıdır?" Bilmem; var mıdır? Yoktur herhalde.
Öyleyse Ahmet Hakan’ın "Postal yalıyorum" diye başlığı çakmasınınn da sakıncası yoktur! İyi de... Hepsi bu kadar değil ki! Sen tut beş on satır sonra da. "Evet darbe yanlısıyım" diye yaz. Bre aman! Böyle laf edilir mi? Hakan şöyle yazmış: "Beş leşe sahip bir Tophane kabadayısı muamelesine tabi tutularak...Bileklerine kelepçe geçirilip götürülen gazeteciye... Yüzbinlerce ‘okkalı’ belgenin arasından kafayı çıkarıp...
‘Söyle bakalım gazeteci efendi... Telefonda konuşurken Başbakan’a neden küfrediyordun?’ sorusu soruluyorsa... Bu durum karşısında bana düşen... ‘Ulan yoksa keleğe mi geliyoruz?’ sualini patlatmak ve ‘okkalı belgeler’ hakkında kuşkuya düşmektir. Bunu yaptığım için... ‘Darbe yanlısı’ diyecekseniz... Size vereceğim karşılık şudur: Evet, darbe yanlısıyım." Bak; "Vay! Ahmet Hakan’ın bu yazısını buraya niye aldın bakalım sen" diye öküz altında buzağı aramaya kalkmayın. Ne bileyim ben. "Şu insanoğlu nelere kadir. Değiş babam değişiyor" diye herhalde.
BUGÜN