Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Piyasalarda kapanış rakamları * * Trabzonspor'da Yattara'nın transferi yattı * Dünyaya krizin maliyeti '1.4 trilyon' $ oldu * New York Borsası yükselişle açıldı * Kişi kendini tanıyarak kaygılarını yenebilir mi? * Gazeteci Uğur Dündar bunu da görecek mi * Bülent Arınç'ın hedefi 'Tunceli'yi kazanmak' * Düğüne helikopter ile giden bakan görevden alındı * Krizde en şanssız Türk banka patronu kim?

Ana Sayfaya Dön

 

'CHP, Ergenekoncu bir parti imajı veriyor'

14 Temmuz 2008 Pazartesi : 08:10

Koskoca CHP, hırçın tavırlarıyla Ergenekoncu bir parti imajı veriyor. Bu tuhaf tavırlarıyla "gladyo destekçisi" durumuna düşüyorlar.

Ekrem Dumanlı'nın yazısı

Ergenekon: Yeni bir çıkış yolu

Ergenekon örgütüyle ilgili iddianame bugün açıklanıyor. Uzun süren soruşturma safhasında kamuoyuna değişik iddialar yansıtıldı. İçeriğine dair yayın yasağı olmasından dolayı detaylı bilgilere ulaşılamadı; ulaşılsa bile yayınlanamadı.

Bugün yeni bir sayfa açılıyor. Bu kritik kavşakta Türkiye, ilk defa kanunlar karşısında cuntacılık ve çetecilikle yüz yüze gelecek.

Ergenekon örgütüne inanılmaz bir destekle sahip çıkanların bu iddianameyi umursayacaklarını sanmıyorum. Çünkü onlarda akla ziyan bir telaş gözleniyor. En şaşırtıcı koruma güdüsü maalesef Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yetkilileri tarafından ortaya konuluyor. Koskoca CHP, hırçın tavırlarıyla Ergenekoncu bir parti imajı veriyor adeta. Darbe planı yaptığı için gözaltına alınanları Meclis'teki grup toplantılarında alkış yağmuruna boğanlar, bu tuhaf tavırlarıyla "gladyo destekçisi" durumuna düşüyorlar. Çete oluşturmakla suçlanan insanları kahraman ilan etmenin ne anlamı olabilir ki! Adama "Madem parlamenter sisteme bu kadarcık bile itimadın yok; o zaman git cuntacılık oyna!" demezler mi? Elbette bu yargılanan insanlar arasından masum olanlar çıkabilir. Ancak asıl önemli olan darbelere, cuntalara ve her türlü demokrasiye müdahalelere şartsız karşı durmaktır.

Daha vahim olanı, CHP ile bazı gazeteler arasındaki al gülüm ver gülüm paslaşmaları. Mesela CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan diye bir beyefendi çıkıyor ve hukukçuları hayrete düşürecek (!) bir yorumda bulunuyor ve bazı gazete ve televizyonlar söylenenlerin üstüne sazan gibi atlıyor. Güya soruşturmalar kapsamında el konulan bilgisayar kayıtları delil sayılmazmış, "kayıtlara ya da bilgisayara el konulması durumunda yedeklerinin karşı tarafa verilmesi gerekirmiş, bu Ergenekon soruşturmasında yapılmamış; falan filan..." Yedekleme meselesi doğru da belgenin taraflara dağıtılması üzerine yazılan senaryoları nereden çıkarıyorsun? Bir bilginin sağlam ve belgeli olması ayrı bir konu; onun karşı tarafa verilmesi ayrı bir konu. Üzerinde bir oynama yapılmadığı müddetçe kim itiraz edebilir bilgisayar kayıtlarına? Kaldı ki bilişim suçlarındaki uzman kadrolar en küçük bir ekleme ya da çıkarmayı anında tespit edebiliyor. Ayrıca bahsi geçen belgelerin yekûnu binlerce sayfa tutuyor; kime hangisini teksir edip anında vereceksin? Hele bir de böyle talep yoksa!

Karşımızda pervasız bir örgüt var. O kadar ki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ı ve yakınlarını sıcak takipte tutabiliyor, fişleme metotlarıyla iz sürebiliyorlar. Ülkeyi karıştıracak, kaos ortamı oluşturacak eylemler planlayabiliyorlar. Kurdukları hiyerarşik yapıyla basını yönlendiriyor ve toplumdaki kutuplaşmayı artıracak psikolojik savaş tekniklerine başvurabiliyorlar. Daha ötesi siyasî kaos ortamını sağlamak için bombalamalar, suikastlar tertip edebiliyor; güya sivil toplum hareketi maskesiyle halkı birbirine düşürebiliyorlar. Durum bu kadar vahimken aklı başında gözüken onca insan niçin çete ve cuntaları müdafaa eder?

Ve basın... Bazı yazılanlara bakacak olursanız sanki karşımızda gözünü daldan budaktan esirgemeyen cuntacı bir örgüt değil de, fikir suçundan yargılanan mazlum bir kitle var. Yok böyle bir şey! Bu "mazlum kitle" bir medya patronunu fişlerken "Karanlık Doğan" diye hitap ediyor; bazı medya gruplarının kendi saflarına nasıl kazandırılacağını planlıyor, ikna turlarının işe yaramaması halinde "basının hizaya getirilmesinden" bahsediyor. Bu kadar pervasız bir oluşuma karşı bu kadar sempatik yaklaşmak, medya hakkında vahim soru işaretlerine neden oluyor ve akla hayale gelmedik komplo teorilerinin doğmasına vesile ediliyor. Yazık!

İddianamenin kamuoyuna mal edilmesi bazı iyi niyetli gazetelerin üzerinden çok büyük bir baskıyı da kaldırmış olacak. Bazı bilgiler bazı gazetelerde yer aldığında "Bunları kim sızdırıyor?" diye ortalığı ayağa kaldıranlar, benzer bir bilgiyi kendileri yayınladığında buna "gazetecilik başarısı" diyebiliyordu. Bu da bir çeşit algı oluşturma üzerinden yapılan sansür çalışmasına dönüşüyordu. Hatta kendini zekâ ve dehanın son numunesi sayan birileri, çıkan bir bilgiden yaptığınız alıntıyı bile dillerine dolayarak "önce bazı gazetelerin yayınlamasını bekliyorlar; sonra oradan alarak işi büyütüyorlar" gibi yılışık bir komplo senaryosuna başvuruyordu. "Peki, ne yapalım; yayınlasak bir dert, nakletsek bir dert, hiç görmesek bir dert! Siz ne buyurursunuz?" deseniz söyleyecekleri bir cevap da yok; çünkü maksat algı çarpıtması yapmak ve karşı tarafı baskı altında tutmak. Her neyse! Bu dönem sona eriyor ve Ergenekon davasına dair bilgiler ilk elden kamuoyuna sunuluyor. Şimdi göreceğiz kimin ne kadar yürekli olduğunu ve ne kadar araştırmacı gazeteciliğe önem verdiğini!

Bugünden itibaren ne olacak? Maalesef saflar belirginleşecek. Bazı gazete(ci)ler bazı televizyon(cu)lar, çeteye arka çıkacak ve iddianameyi boşluğa itmek için cımbızlamalar yaparak cambazlığa heveslenecek. Hal böyle olunca da "Acaba Ergenekonculardan çıkan 'eylem planı' mesafe almış mı?" diye sormak zorunda kalacaksınız; çünkü o planın en önemli maddeleri "basını ele geçirmek"ti.

Şu gerçeği unutmamak gerekiyor: Devletin imkânlarından yararlanarak çete kuranlara sıcak bakanlar olsa olsa faşizm özentisi içinde yaşayan küçük ve halktan kopuk bir zümredir. Birileri cuntacılıktan medet umabilir; ancak aslî işi insan hak ve özgürlüklerinin savunmasına dayalı gazetecilik, darbeciliğin de cuntacılığın da yanında yer alamaz. Bir inat, bir korku veya bilinmeyen bir hesap uğruna Ergenekon soruşturmasını savsaklamaya çalışanlar gelecek nesillerin ellerinden yakalarını kurtaramaz. Susurluk çetesi ortaya çıktığında tarihî bir fırsat yakalamıştı Türkiye. Lüzumsuz çıkışlar yüzünden o gün devlet ve millet gladyoyla yüzleşemedi. Bugün Susurluk'tan çok daha derin ve tehlikeli bir örgütle karşı karşıyayız. Bununla yüzleşmemek; hatta daha kötüsü, bunu örtbas etmek için çırpınıp durmak, sadece gazetecilik hatası değil; insanlık suçudur!


 


 

Bu fotoğrafın anlamı

Geçen hafta gazete binamızda çok hoş bir açılış programı vardı. Bu törenle +1T adıyla yapılan tasarım günleri artık sektörümüze mal oldu. Yüzlerce başvuru yapılıyor katılım için. Daha çok güzel sanatlar ve iletişim fakültelerinden yapılan başvurular inceleniyor ve 60 civarında öğrenci +1T'ye kabul ediliyor. Bu sene bu programın açılışına Türkiye'nin önde gelen gazetelerinin yayın yönetmenleri davet edildi. Yaz dönemi olması nedeniyle İstanbul'da olmayan, son anda Hasan Doğan Bey'in cenaze töreniyle ilgilenmek zorunda kalan ve gelemeyen arkadaşlar oldu. Zaten 60 kişinin katıldığı mütevazı bir açılıştı bu. İlk defa bir basın kuruluşunun çatısı altında toplanan genç tasarımcılar, karşılarında sadece Zaman yöneticilerini bulmadı. Programa Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ve Sabah Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan da katıldı ve açılış sırasında bu fotoğraf verildi. Bunun üzerinde durmak gerektiği kanaatindeyim; zira pek çok sektörde olduğu gibi medyada da rekabet ve nezaket ilişkisi hâlâ kurulamadı. Oysa meslekî kaliteyi artıracak rekabetlere ihtiyaç var. Bizde rekabet hep bel altı vuruşlarla yapılıyor, husumet üzerine kuruluyor. Ülke meselesi hakkında çok farklı fikirler taşıyor olabiliriz; bu, bir zenginliktir aslında. Farklı fikirler, kimi zaman ciddi tartışmaları da yanında getirebilir; bu da nahoş bir durum sayılmaz. Yeter ki nezaket ve nezahet içerisinde yarışalım. Aslolan budur. Gelecek nesillere emanet edeceğimiz gelenek de bundan ibarettir. Bir tarafta farklı düşünceler eşliğinde hakikat arayışları; diğer tarafta meslek adına atılan her olumlu adımda birbirimize vereceğimiz destekler.

Hürriyet'in 60. yılı kutlamaları çerçevesinde gazete genel yayın yönetmenleri Hürriyet'te bir araya gelmişti. O program için davet geldiğinde programa severek katıldım. Çünkü her bir gazete (istisnasız) ayrı bir Türkiye gerçeğini gözler önüne seriyor. Hatasıyla sevabıyla Türk basını bu! İdeal bir noktada mı? Hayır! Muhteşem bir başarı grafiği mi yakaladı? Hayır! Ancak, geçmişe oranla daha çok sesli, daha şeffaf bir medya yapısına doğru yol alıyoruz.

Dünya değişiyor, Türkiye değişiyor; medya da değişecek, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeni oluşumlar hırçın, kavgacı, ayrımcı bir modelin tükenişini işaretliyor; çünkü toplum medyadan kirli bilgi yerine, tastamam gazetecilik talep ediyor. Rekabetin yanına nezaketi taşımanın zamanı geldi. Bu meslekteki ahir ömrünü kavgalar çıkararak uzatmak isteyenler yanılıyor; zira toplum önyargıların ezberci beyin yıkamalarını değil, derinlikli bilgilerin analizci önermelerini dinlemek istiyor artık. Bu çerçeveden baktığımda farklı gazete yöneticilerinin meslek içi çalışmalarda yan yana gelmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun önemi ileride daha iyi anlaşılacak...

+1T'ye emeği geçen başta Görsel Yönetmenimiz Fevzi Yazıcı olmak üzere bütün arkadaşlarıma ve diğer basın kuruluşlarında çalışıp da bu programa destek veren Sabah Gazetesi'nden Salih Memecan, Milliyet'ten Ali Acar, Hürriyet'ten Reha Erdoğan, Anadolu Ajansı'ndan Abdurrahman Antakyalı ve Ogilvy&Mather Reklam Ajansı'nın başkanı Tibet Sanlıman'a teşekkür ederim. Bu sene iki önemli yabancı konuğumuz da vardı: Boston Globe'un Dizayn Direktörü Dan Zedek ve New York Times Sanat yönetmenlerinden Nita Kalish Klein. Mesleği yaşatmak için yapılan dayanışma bu olsa gerek

ZAMAN

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (0) adet  yorum eklenmiştir.

Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
Bülent Arınç'ın hedefi 'Tunceli'yi kazanmak'
Türkiye Büyük Millet Meclisi eski Başkanı Bülent Arınç'ın hedefinde Tunceli var. Neden mi Tunceli? İ
P. Mağden: Cümleniz yatıp kalkıp şükredin
''25 yıldır bitirilmeyen bu kanlı savaş Teşvikiye Camii’nden 6, Ataköy’den 5, Levent’ten de 3 cenaze
Krizin bize altın tepside sunduğu fırsat ne?
Global Kriz bütün Dünyayı sarsarken acaba Türkiye için de bir altın fırsat sunabilir mi? Şeref OĞUZ
Vekiller düğündeydi... Peki, ya komutanlar?!?
Başlıkların hemen altında, 'Türkiye 15 vatan evladının acısıyla yanıp kavrulurken AKP’li vekiller dü
Terör iç savaş istiyor, yanlış hedefe yönelmeyelim
Kim bu emri veriyor? Veya kimler?.. 'Gidin, sınırdaki karakola baskın yapın. Öldürebildiğiniz kadar
ABD'nin 'büyük çöküş'üne bir adım kaldı!
'12 aşamalı kriz analizi yapıyor. Bu aşamalar büyük oranda gerçekleşmiş. Şuan 9. ya da 10. aşamadayı
İlber Ortaylı'dan yeni paralara ağır eleştiri
Ünlü tarihçi İlber Ortaylı, yenilenen banknotların üzerine basılacak portrelerin doğru seçilmediğini
A. Hakan: Garp cephesinde iki yeni şey var
''Artık eskisi gibi edebiyat yapmıyoruz. Eskiden aklımızın ucundan bile geçmeyecek soruları soruyor
''Köşe yazarları yorgun ve fikir yoksunu''
Türkiye'de basın da köşe yazarları da yorgun. Gazeteleri açıp bakın, yeni, ufuk açıcı, bir meseleyi
Ali Bulaç: 'Vatan sağ olsun, ama!'
'Bu kaçıncısı? Neden gerekli tedbirler alınamıyor? Ortada bir "güvenlik zaafı" mı var?' diyen Ali Bu
Karakolun yeri değil zihniyetleri değişmeli
Dün pek çoğumuz şehit ailelerinin resimlerine bakamadı. Aktütün'e terörist saldırısı şehit ailelerin
Sağlık hizmeti için ne kadar prim ödenmeli
Genel Sağlık Sigortası sistemiyle sağlık hizmeti almak kolaylaştırıldı. Artık, memur, işçi ve esnaf
Terörün mesajı Genelkurmay Başkanı'na
Yine göstere göstere işlenen bir cinayet. Yine amacının ne olduğu, herkesin kafasında soru işareti o
Ne oldu bu memleketin diline?
'Kızın adı Melissa imiş; üniversite sınavlarına hazırlanıyor, dershaneye ‘takılıyor’muş ve ‘kafayı y
'Saldırının amacı zamanlamada gizli'
Tek tek bütün kareleri birleştirelim, 'büyük fotoğrafı' görelim. Artık devlet, 'bölücü teröristle mü

n

Altan: Terör baskını bana normal gelmiyor

n

Tuncay Özkan’dan gene seçme saçmalar

n

Şimdi bir Şener ve bir Kılıçdaroğlu ne yaptı

n

Hani, bölge BBG Evi gibiydi. Şimdi ne oldu?

n

Bir devletin istihbarat örgütünün taşeronu

n

Feldkamp: 'Sağlam'ı göndermek hata olur'

n

Toplumdaki güven duygusu böyle dinamitleniyor!

n

E. Özkök, A. Hakan'a mezar boyunu sordu

n

Akıtılan kanların bir bedeli olmasın bu kriz

n

2. Abdülhamid, tahttan nasıl indirildi?

n

Amerika'da 1 ayda 3000 $ nasıl kazanılır?

n

Gülay Atasoy'u canevinden vuran haber...

n

Emekli general olsa bile binaya sokmayın!

n

Hakan'ın 'Levent Kırca hasreti' depreşince

n

Abdüllatif Şener olmadı size Kemal versek

n

TBMM'nin açılış töreninde yaşanan ayıp...

n

Hayrettin Karaman Hoca kendini savundu

n

ABD’nin İran'a niçin saldırmadığı belli oldu!

n

'Kılıçdaroğlu, CHP'nin değil Doğan'ın adayı'

n

Şeker bayramı ifadesindeki gizli amaç ne?

n

Amerikan halkı seçim öncesi kararı verdi

n

T. Özkan, Uğur Dündar’ı gammazladı mı?

n

Yeni yasayla maaşlardan kesinti yapılacak

n

Turgay Ciner'in yeni gazetesi kaç satar ki?

n

Cumhuriyet gazetesi de yamyamlara dahil mi?

n

Bir azarla ölümü düşünen çocuklar kadar yalnız

n

Doğan Grubu'ndan bayramlık hakaret var

n

Şeker bayramı ifadesi ya çocukça ya da...

n

Süper güç Amerika gerçekten batıyor mu?

n

Bankalar, vatandaşı bayramla soyuyor

n

Fehmi Koru'dan Doğan'a çok sert bir yazı

n

Bir Anavatan efsanesinin çöküş hikâyesi

n

Kuba Mescidi'ndeki 'çift tuğranın sırrı' ne?

n

Ruşen Çakır: 'MHP’nin kaçırdığı fırsatlar'

n

Yoksa ASALA operasyonları bir efsane mi

n

Tuncay Özkan 1 günde bu hale nasıl geldi?

n

Şener'in sözleri İkbal Gürpınar'ı da şaşırttı

n

Düellonun galibini MHP belirler

n

'Muhalif yazı istiyordunuz, kesiniz saklayınız'

n

4 basamaklı AK Parti'yi dağıtma planı

n

Dumanlı: Bu levhalar adamı yoldan çıkarır!

n

'Baykal, coştukça yerinde duramaz olmuş'

n

Abdüllatif Şener Bey gerçekten şaşırtıyor

n

Ölüm emri verirlerken çok zorlandılar mı?

n

Aydın Doğan Tempo ile bakın kime vurmuş

n

Dilmen: Fenerbahçe'nin hali hiç şaşırtmadı

n

Dün yapılan karşılaşmanın galibi kim oldu

n

Tuncay Özkan'ın derdi, çenelerimizi yordu

n

Müslümanları zangır zangır titretecek yazı

n

CHP'li Kılıçdaroğlu’nun kalesine 7 gol

n

Baykal kamuoyunu yanıltmak için çalışıyor

n

Lüks tutkusu Mehmet Şevket Eygi'yi çıldırttı

n

Küresel krize karşı hükümet tedbir aldı mı

n

Medya adam olmadan demokrasi olamaz

n

Ergenekon tutuklusu Çapan'a Hakan kefil

n

Kim ne zaman ve nasıl emekli olabilecek?

n

Özgür üniversitenin Türkiye'deki tek kalesi yıkıldı

n

Barlas'tan Başbakan Erdoğan'a üç tavsiye

n

Karaman'dan Hürriyet'i 'şok edecek fetva'

n

Bu Tuncay Özkan portresi sizi şaşırtmasın
.: MORALHABER :.

VİDEO HABERLER