Porselende demleyin, keyifle için. Dost sohbetlerinin, acı ve tatlı anların en sık konuğu olan çay, dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecek. Türkiye’de hem üretiliyor hem tüketiliyor. Bu hafta 10 soruyu çayın Türkiye’deki üretim yeri Rize’de hazırladık. Doğadan Genel Müdürü Cem Pasinli’den çayla ilgili ilginç bilgileri aldık, çay bahçesini ve fabrikasını gezdik, hatta elle çay topladık
Çayı kim keşfetti?
Çayın Çin’den tüm dünyaya yayıldığı biliniyor ama bu ülkede ilk olarak nasıl fark edildiğine dair rivayet muhtelif. Yaygın bir efsaneye göre büyük Çin İmparatoru Shen Nung’un M.Ö. 2737’de hizmetlilerinden biri bahçede su kaynatırken bir yaprak, kaynayan suyun içine düşmüş. Suyun bu yeni bitkiyle birlikte yaydığı kokudan etkilenen imparator bu sıvının tadına bakmış ve çok beğenmiş. Çay 17’nci yüzyılda Avrupa’ya yayılmış.
Çay Türkiye’de ne zaman yetiştirilmeye başlandı?
Doğadan Genel Müdürü Cem Pasinli çay tohumlarının Japon-ya’dan Türkiye’ye 1787 yılında getirildiğini belirterek ‘İlk kez Bursa’da denenmiş. Yeşil Bursa olarak anıldığı için orada çayın yetiştirileceği düşünülmüş. Ancak olumsuz sonuç alınmış’ diyor.
Rize, Rize olalı çay yetiştirilmiyor muydu?
Pek çok kişi taşın üstünde bile çay yetişen Rize’de çayın kendiliğinden yetiştiğini düşünebilir ama gerçek şöyle... Bursa’da olumsuz sonuç alınınca Prof. Dr. Ali Rıza Erteş’in denemeleri sonucunda 1924’te Zihni Derin, Rize’nin Müftü mahallesindeki bir bahçede 20 kilo mahsul elde etti ve Rize’de çay yetiştirilmesi için Meclis’ten onay alarak günümüzdeki çay üretiminin temelleri atıldı.
Dünyanın çaykolikleri kimler?
Dünyada en fazla çay üreten ülke Hindistan. Tüketimde de birinci sırada onlar yer alıyor. Sonra sırayla Türkiye, Rusya, İngiltere ve Pakistan...
İngiltere denilince çay akla geliyor, neden?
Çünkü çayı çok seviyorlar. Aslında İngilizlerin çayla tanışmaları biraz geç. Doğadan Çay Danışmanı Talha Çatılı İngilizlerin çayla Ümit Burnu keşfedildikten çok sonra tanıştığını söylüyor: ‘Portekizli seyyahlar çayı İngiltere’ye götürmüş ama İngilizler ‘Bunların getirdiği şey içilmez’ diyerek çayı kabul etmemişler. Daha sonra Portekiz’den bir genç kız İngiliz Sarayı’na gelin giderken çeyizinde çay götürmüş. İngilizler çaysever olmuşlar.
Dünya çayı nasıl içiyor, çayın servisi size ne anlatıyor?
Çayın demlenmesi ve sunumu her ülkede farklı. İşte birkaç örnek...
ABD: Sıcak çayın yanı sıra güney eyaletlerde çay ya soğuk suyla demleniyor ya da sıcak suyla demlendikten sonra soğumaya bırakılıyor.
Afganistan: Afgan kültürüne göre, çayınıza konulan şeker miktarı ne kadar sevildiğinizi ve ne kadar sayıldığınızı gösteriyor. Çay şekersizse istenmeyen konuksunuz.
Hindistan: Çaylar bolca şeker, süt ve tarçın gibi ilavelerle hazırlanıyor.
İngiltere: Çayı sütlü içiyorlar.
Rusya: Ruslar çayı limonlu içmeyi seviyor.
Tibet: Çay havanda dövülerek toz haline getiriliyor. Süt ya da suyla uzun süre demlenen çay, tahta yayıklarda tereyağıyla çalkalanarak hazırlanıyor.
Tunus: Tunuslular daha çok yeşil çayı tercih ediyor. Tunus’ta demlikteki çay boşaltılmaksızın üç kere dem alınır. Birinci dem hafiftir, hoşgörüyü ve hayatı sembolize eder. İkinci dem biraz daha serttir ve sevginin tadını verir. Üçüncü dem ise buruktur ve ölümün acısını sembolize ediyor.
Dünyanın en kaliteli çayı hangisi?
Talha Çatılı bu soruya şu yanıtı veriyor: ‘Bir çayın kalitesi toplanmasından işlenmesine kadarki süreçte ortaya çıkar. Çayın 2 buçuk ya da üç buçuk yaprak denilen kısmı en kaliteli bölümü. Bunun toplanıp iyi bir şekilde işlenmesi çayın kalitesini artırır.’
Seylan çayının ünü nereden geliyor?
Çay üretilirken bütün yaprakların parçalanmaması ve bütün kalması önemli. Seylan’da çay yaprakları elle toplanıyor, bu yapraklar kıvrılarak işleniyor. Doğadan yetkilileri de aynı yöntemi Türkiye’de uyguladıklarını söylüyor.
Çayın yararları nelerdir?
Uzmanlar çayın pek çok yararı olduğunu söylüyor ve bu yararları şöyle sıralıyor: Kolesterolü düşürür, çinko içeriği ile tadım hücrelerindeki tat alma bozukluklarını önler, susuzluğu giderir. İçerdiği flavonollar ile tansiyonu düşürür ve kan damarlarının bağışıklığını arttırır. Yüzde 2-4 oranında kafein içeriğiyle metabolizmayı ve merkezi sinir sistemini uyarır. Çaydaki teobromin ve teofilin maddeleri idrar sökücü özelliği ile böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Çay banyoları, sıcak çay kompres ve pansumanları göz ve ciltteki bazı rahatsızlıkları giderir.
Çayı nasıl demleyelim ki bardak bardak içelim?
Doğadan Çay Danışmanı Talha Çatılı iyi çay demlemenin formülünü şöyle veriyor: ‘Çayı porselen demliğe koyun. Demlikteki çayı tozundan arındırmak için soğuk suyla çalkalayın ve süzün. Sonra sıcak suyla demleyin. Ama demlerken sakın çayı kaynatmayın, sadece suyunu kaynatın. Demlenen çayı yarım saat içinde tüketin. Unutmayın çayın deminde önemli bir etken olan suyun temiz olması şart.’
STAR