Hükümeti ortadan kaldırmak için silahlı çete kurmakla suçlanan Ergenekon konusunda MHP'nin tavrının net olduğunu vurgulayan Toskay, "Birileri Türkiye'de darbe yapmaya niyetlenmiş, bunun için örgüt kurmuşsa yargılanmaları ve cezalandırılmaları gerekir." dedi.
Toskay, Ergenekon ile kapatma davası arasında bağ kurulmasına karşı çıkarken yargının tarafsız ve hızlı bir şekilde net karar vermesini istedi. Toskay, AK Parti'lilerin Ergenekon'la ilgili 'Yargıya baskı yapmayın' şeklinde açıklamalar yapmasını ise 'pişkinlik' olarak değerlendirdi: "Yurtdışındaki yandaşlarına kapatma davasıyla ilgili baskılar yaptırırken Ergenekon'da saygı istemesi doğru bir tutum değil."
Antalya Genç İşadamları Derneği(ANTGİAD) geleneksel hale getirdiği 'Panoramik Gündem' toplantılarını sürdürüyor. Dedeman Otel'de düzenlenen toplantıya MHP'li Toskay katıldı. Toskay, burada yaptığı konuşmada 301. madde değişikliği, Kürtçe yayın ve Vakıflar konusunda ciddi bir muhalefet yaptıklarını hatırlattı. Toskay, Meclis'i kilitlemeye çalışan muhalefete ise sert tepki gösterdi. Toskay, "Partiler, demokrasiyi kilitlemek için değil, sürdürmek için vardır. MHP, kimseyle pazarlık yapmaz. Gücü yeten başbakanı da, cumhurbaşkanını da, meclis başkanını da bakanları da seçer. Bunun önüne Meclis'i kilitlemekle geçilemez."
Başörtüsü sorununun Türkiye'de 1968 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde okuyan bir öğrencinin sınıftan çıkartılması ile başladığını bildiren Toskay, o bayanın şu anki Dışişleri Bakanı'nın halası olduğunu söyledi. Başörtüsü konusunun yoğunluğunu azaltarak Türkiye'nin sorunu olmaya devam ettiğinin altını çizen Toskay, "Türkiye bu problemi çözemediği sürece bazı partiler bu sorundan rant elde etme gayreti içinde olmuşlardır. Değerli bakanların çoğunun, Başbakan'ın, Cumhurbaşkanı'nın eşleri başörtülüdür. Biz onların eşlerinin ne giydiği ile değil, ülkeyi nasıl yönettikleriyle uğraşıyoruz." şeklinde konuştu.
MHP'nin üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılması ile ilgili kanun değişikliklerinde net tavır aldığını söyleyen Toskay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Karakola giden bir başörtülü hanım güvenlik hizmeti alabiliyor. Hastanede sağlık hizmeti alabiliyor. Yargıda hakimler kadınlara 'sen başörtülüsün' diyerek hizmet vermemezlik etmiyor. O zaman hizmet veren ve alan ayrımı yaparak sorunu çözeriz dedik ve ek 17. maddeyi değiştirmeyi teklif ettik. Ancak AK Parti bu maddenin değiştirilmesi konusunda istemsiz davrandı ve anayasadaki diğer değişiklikler de iptal edildi."
57. hükümet zamanında parti kapatmayı zorlaştırıcı maddeler çıkarttıklarını dile getiren Genel Başkanı Yardımcısı, siyasi partilerin değil, partiyi yıpratanların önünün kesilmesinden yana olduklarını söyledi. Kapatılan partilerin yerine kurulanların arşivinin, tecrübesinin, geçmişinin kaybolduğunu ve sıfırdan başlandığını vurgulayan Toskay, bu yüzden de demokrasinin yıprandığını ifade etti. AK Parti'nin kapatılmasını değil, partiye zarar verenlerin çekilmesinden yana olduklarını sözlerine ekleyen Toskay, "Partilerin kapatılması gibi bir fiili işleyen siyasetçileri cezalandırmak gereklidir. Biz kimsenin genel başkanını, başbakanını almaya çalışmıyoruz. Ama Türkiye'nin bu süreçten zarar görmeden çıkması için yeni parti kurulmasını ve iktidardaki vekillerden, hakkında dava açılmayanların yeni partiye geçmesini teklif ettik. Kapatma kararı çıkmazsa 2 parti yeniden birleşebilir. Böylece Türkiye daha yumuşak bir şekilde yeni sürece girer. Elini vicdanına koyan tüm siyasetçiler bizim teklifimizin doğruluğunu onaylayacak." diye konuştu.
Kapatma davası ve Ergenekon soruşturması üzerine de konuşan eski Bakan Toskay, "Ergenekon soruşturması ile ilgili MHP'nin tutumu son derece net. Birileri Türkiye'de darbe yapmaya niyetlenmiş, bunun için örgüt kurmuşsa yargılanmaları ve cezalandırılmaları gerekir. Ama böyle bir soruşturmayı iddianame bile olmadan milletin ensesinde kılıç gibi sallamak doğru değil. Ayrıca Ergenekon soruşturmasını, kapatma davası ile ilgili bir denge unsuru olarak görmek kabul edilemez. Yargı tarafsız olmalı, hızlı davranmalı, net kararlar vermelidir. AK Parti'nin kapatma davası ile ilgili dışarıdaki yandaşlarına baskılar yaptırıp Ergenekon'la ilgili 'Yargıya baskı yapmayın' demesi doğru bir tutum değil. Bu bir pişkinliktir. Türk siyasetinde pişkinlerin sayısı her geçen gün artıyor.
Sözlerinin sonunda Türkiye ekonomisini değerlendiren Toskay, açıklanan ihracat ve ithalat rakamlarının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Üniversitelerde milli gelirle ilgili doktora ve yüksek lisans yaptırılmadığını belirten Toskay, "Çünkü açıklanan bu rakamlarla ilgili bilgiler sitelere konmuyor. Bilgiler sadece basın açıklamalarından ibaret kalıyor. Geçekten bu başarılar olsa neden internetten açıkça duyurulmasın?" diye sordu.
Genel Başkan Yardımcısı son olarak yabancılara doğru satışı şu sözlerle eleştirdi: "Türkiye'nin iletişim sektörünün yarısı yabancıya gitti, kimsenin gıkı çıkmadı. Ziraat Bankası Atina'da bir şube açmak için 5 yıl uğraştı ama Yunanlar geldi, Türkiye'nin 2 bankasını satın aldı. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar yabancı sermayeye geçit verilmez."
Toplantıya MHP İl Başkanı Aydın Yeşilyurt, Batı Akdeniz Geliştirme Vakfı Başkanı İlhami Kaplan, Esnaf Odaları Birliği Başkanı Orhan Tolunay'ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 100 kişi katıldı.
Mehmet Ali Bülbül - Zaman