Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* 'Diziler çocukları sarhoş etmeye başladı' * Rusya'dan bazı Amerikan firmalarına kota * Beşiktaş İnönü'de Siroki Brijeg'e fark attı * Türkiye’de gelecek vaat eden sektörler... * Metrobüs 8 Eylül'de Zincirlikuyu'ya gidiyor * 19 saat pil ömrü olan laptop * Fenerahçe'nin gruptaki rakipleri belli oldu * Biz Gül’ün ziyaretine çok önem veriyoruz * Süper Lig'de 2. hafta hakemleri açıklandı * Bu penguenleri kim öldürdü?

Ana Sayfaya Dön

 

'Halk parasıyla darbe yapan asker şakidir'

24 Temmuz 2008 Perşembe : 13:06

Oktay Mahşer'in sunduğu Basın'da Bugün programına katılan Hasan Celal Güzel, darbeci askerleri ve Eski Cumhurbaşkanı Sezer'i topa tuttu.

İzzet TAŞKIRAN’ın Haberi

 

Güzel: “Türkiye’de ordu üyeleri vatandaşın parasıyla halka silah çekip darbe yapıyor ve siyasete karışıyorsa rütbesi ne olursa olsun artık şakidir.”

 

Eski Bakan ve Radikal Gazetesi köşe yazarı Hasan Celal Güzel, Moral FM’de Oktay Mahşer’e zehir zemberek açıklamalar yaparak, 'Ortak Akıl Platformu’nun “darbelere hayır” mitingini cumhuriyet mitinglerine benzetenlere ateş püskürdü.

 

Güzel, konuşmasının devamında “Darbelere hayır mitingleri CHP Çankaya ilçe başkanı gibi çalışan eski Cumhurbaşkanı Sezer’in yüz binlerce lira yardım ettiği, Ergenekon’la yakın ilişkisi bulunan ADD’nin suni Cumhuriyet Mitinglerine hiçbir şekilde benzetilemez.” dedi.

 

Güzel, Türkiye’de halkın 27 Mayıs’tan beri darbelere karşı koyamadığını belirterek “Niye Paris’te ordu tankla dolaşamıyor çünkü oranın halkı böyle bir hareket olursa o tankı alır nehre atar. Hâlbuki Türkiye’de Ankara’nın ortasında Sincan’da tanklar dolaştırıldı. Kimse de karşı koyamadı. Fakat artık o dönemler geride kaldı” diye konuştu.

 

“Eğer ordunun üyeleri vatandaşın parasıyla halka silah çekip darbe yapıyorsa artık onun rütbesi ne olursa olsun şakidir” diyen Hasan Celal Güzel, ayrıca TSK bünyesinde darbeci yapılanmaların tasfiyesinin ordunun da işini kolaylaştıracağını söyledi.

 

Güzel, Cumhurbaşkanı Gül’ün eşi Hayrunisa Gül’den nefret ettiğini İngiliz Times Dergisi’nde açıklayan Yazar Oktay Ekşi’nin eşi Prof. Dr. Aysel Ekşi hakkında da “Onun fikrinde olan kişi sayısı bir avucu geçmez” iddiasında bulundu.

 

Güzel, “Bizim toplumumuzda başörtülü olsun olmasın insanlar yan yana yer alırlar. Onlar Aysel Ekşi’nin, Nur Sertel’in Çağdaş Yaşamı bilmem ne yapma derneğinin görüşüdür. Bir avuç sosyetik tip bunları söyleyip milletin içine ayrılık tohumları ekmek istiyorlar.” diye konuştu.

 

 

“NECDET SEZER, CHP’NİN ÇANKAYA İLÇE BAŞKANI GİBİ”

 

—Türkiye 22 Temmuz seçimlerinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen halkın umutlarını gölgelendiği bir dönem yaşadık maalesef. Sizce bu bir yılda neler yaşandı?

 

Bu bir yıl geçmişteki darbe dönemlerini aratmayan bir yıldı. Türkiye, 2002 yılının son dönemlerinden itibaren bir siyasi, ekonomik ve sosyal olarak istikrar dönemine girmişti. Tek partinin iktidar olduğu bu dönemde zaman zaman acemi işler yapmalarına rağmen Türkiye adına önemli işlere imza attılar. Türkiye demokratikleşiyordu, AB yolunda önemli ivme kat etmişti, ekonomik anlamda düzelmeler yaşamıştı. En önemlisi de daha fazla demokrasi ve insan hakları talebi ortaya çıkmıştı. Ama 2007 ilkbaharında anayasayı okuyabilen ilkokul mezunu birinin bile anlayacağı cumhurbaşkanlığı seçimi maddesi hukuki bir madrabazlık sonucu ihlal edildi ve 367 rezaleti Türk hukuk tarihine kara bir leke gibi çalındı. Necdet Sezer’in atadığı mahkeme üyeleri kendi ideolojik peşin hükümlerine dayanarak son derece subjektif bir karar verdiler. Ondan sonrada Türkiye’de erken seçim gerekti. Deniz Baykal’ın kışkırtmaları sonucunda orduda bir gece internet muhtırası verdi ve 27 Nisan Bildirisi darbe dönemlerini hatırlamamıza neden oldu. Buna karşılık millet cevabını sandıkta verdi. 22 Temmuz’da Demokrat Parti’ye bile nasip olmayan oyu halk AK Parti’ye yakıştırdı. Bu demokrasi karşıtlarına halkın bir gösterisiydi. Daha sonra seçilen hükümet halkın sesine kulak verip başörtüsü yasağını kaldırmak için MHP’yle işbirliğiyle düzenleme yapmak istedi ve mecliste kanun çıkardı. Bu da CHP tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürüldü. 22 Temmuz’dan yedi ay geçtikten sonra yani 14 Mart’ta Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya iktidardaki AK Parti’yi kapatma isteğiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Bu demokratik ülkelerde görülmeyen bir rezalet ve hukuk fiyaskosuydu. Aslında bu bir hukuki dava değildi. Türkiye’de iktidar mücadelesi yaşanıyordu. Millet iradesini çöpe atmak isteyen bürokratik oligarşinin iktidara karşı yaptığı bir hamleydi. Ben bunu böyle görüyorum. Sonunda bu davanın tamamen hayali, google’dan toplanan kanıtlarla dolu iddianamesi Anayasa Mahkemesi’ne götürüldü. Aslında Anayasa mahkemesi bu davayı şekil yönünden incelenmesi gerekirken onlar esastan dolayı karar aldı ve bu devlet kurumu anayasal suç işledi. Bu mahkemenin aldığı yanlı karardan dolayı ben AK Parti’nin kapatılacağı fikrini öne sürdüm ve hala sürdürüyorum.

 

Bütün bu haksızlıklara 1960’dan beri görülmeyen tepkiler gösterildi. Mayısta ilk defa HAKİŞ ve MEMURSAN gibi derneklerin bir araya gelmesiyle yeni anayasa ve demokrasi platformu oluşturuldu. Bu platformdaki çok değişik görüşteki 300 aydın bir araya gelip bildiri yayınladılar. Aynı zaman da Samsun, Malatya ve Bursa gibi illerde mitingler düzenlendi. Bu mitingler asla suni olarak halka dayatılan Cumhuriyet Mitinglerine benzemiyordu. Şimdi anlaşılıyor ki ADD adlı derneğin Ergenekon’la yakın ilişkisi vardı. İşte böyle bir derneğe Sezer’ tarafsızlığını bir kenara koyarak ki kendisi CHP’nin Çankaya ilçe başkanı gibi çalışıyordu, bu derneğe yüz binlerce lira para aktardı. Mitingler buna benzer kaynaklardan organize edildi. Bugünkü mitingler böyle yapılmadı. Mitinglerde hiçbir siyasi parti vurgusu olmadan, halkın isteği ve demokrasi vurgusuyla yapıldı. Atılan sloganda Atatürk’ün bir sözüydü. Anayasanın 6. maddesi olan “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” dir. Onun için halkımız kayıt yok, şart yok diyerek meydanlara toplandılar. Evvela Malatya’da 50 bin kişi, sonra Samsun’da 80 bin kişi vardı. En son benimde katıldığım Bursa mitinginde de büyük bir kalabalık toplandı. 27 Mayıs’tan itibaren halk darbelere karşı koyamıyordu. Türkiye’nin en büyük zaafı buydu. Bugün bu durum değişti. Mitinglerle artık halkımız darbelere karşı olduğunu gösterdi. Niye Paris’te ordu tankla dolaşamıyor çünkü oranın halkı böyle bir hareket olursa tankı alır nehre atar. Halbuki Türkiye’de başkent Ankara’nın ortasında Sincan gibi merkezi bir yerde tanklar dolaştırıldı. Kimsede karşı koyamadı. Ama artık durum öyle değil. Halk demokrasinin değerini ve kendine verilen hakkı özümseyip korumasını biliyor artık. Zaten ben daha öncede açıklamıştım. Türkiye’de darbe olursa tankın üzerine çıkarım, siz de gelir misiniz? demiştim. Halkımızda miting meydanlarını dolduruyor.

 

 

VATANDAŞIN PARASIYLA DARBE YAPAN ASKERLER ŞAKİDİR”

 

Bu da bir caydırıcılık meydana getiriyor. Türkiye’de orduyla darbeciler karıştırılıyor. Biz milliyetçi muhafazakâr yurttaşlar olarak ordumuzu başımızın üstünde taşırız. Çünkü Peygamber Ocağıdır. Ordu yurt savunmasını yapıyorsa yanında olur, düşmana karşı yardımına koşarız. Ancak ordu üyeleri vatandaşın parasıyla halka silah çekip darbe yapıyorsa ve siyasete karışıyorsa artık onun rütbesi ne olursa olsun artık şakidir. Bunun üstüne gitmek ordu düşmanlığı olmaz. Bunlar temizlenirse ordumuzda daha iyi şekilde hizmet edecektir. Bunlara rağmen İbrahim Hakkı Hazretleri “Mevlam ne eylerse güzel eyler” demişti ya Türkiye’nin geleceği de iyi olacaktır.

 

Times Gazetesi’ne verdiği mülakatta Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi’nin eşi Prof. Dr. Aysel Ekşi, Cumhurbaşkanı Gül’ün eşi Hayrunisa Gül’den bahsederken “O kadından nefret ediyorum” dedi. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?

 

Bence aslında üzerinde durmaya bile değmez. Çünkü Aysel Ekşi gibi fikirlere sahip insan sayısı bir avucu geçmez. Benim karımda başörtülü değil fakat hiçbir zaman Hayrunisa Hanım’dan nefret etmez aksine çok ta sever. Bizim toplumumuzda böyle bir ayrım olmaz. Başörtülü olsun olmasın yan yana yer alırlar. Onlar Aysel Ekşi’nin, Nur Sertel’in Çağdaş Yaşamı bilmem ne yapma derneğinin görüşüdür. Bir avuç sosyetik tip bunları söyleyip milletin içine ayrılık tohumları ekmek istiyorlar. Bu tohumların üzerine Deniz Baykal’da geçmişte kalmış Milli Şef’in ulusalcı partisini yüceltmek için elinden geleni yapıyor. Türkiye’de insanlar arasında hiçbir ayrım yok. Bunlar tepeden inme insanların yaptıkları pompalamalarıdır. Ben bunlara inanmıyorum. Aysel Ekşi bunları söylemekte hürdür fakat bu sözler onu yüceltmez.

 

“TÜRKİYE’DE DARBELER OLMASAYDI MİLLİ GELİR 30 BİN YTL OLACAKTI”

 

Siz de yazılarınızda “saatleri Türkiye’nin 10. yılında durmuş” taifelerden bahsediyorsunuz. Türkiye’nin sıkıntılarının kaynağı bu taife midir sizce?

 

Tabi ki. Geçen gün bir üniversite merasimin sonunda koca koca adamlar kalkıp sanki cumhuriyetin düşmanlarına ve kazanımlarına saldırı varmış gibi salya sümük ağlayarak 10. Yıl Marşı’nı söylüyorlar. Bu marşı bende çok severim. Ama bu bir hatıra olarak kalmalı. Artık başka şeyler söylemenin zamanı yıl 2008. Zaten dikkat edin bunların hiç biri ne bilgisayar bilirler, ne teknolojik gelişmeleri takip ederler. AB’den nefret eden dogmatik kafalı insanlardır.

 

Türkiye’de gerici ve yobazlarI bunlardır. Dindar insanlar yobaz değildir. Ateistlerde yobaz olabilir. Bu kökten cumhuriyetçiler aslında cumhuriyete ihanet ediyorlar. Atatürk’ün en baştaki ilkesi CHP’nin altı oku değil ki. Çağdaşlaşma ve modernleşmedir. Biz bu doğrultuda çalışıyoruz ama bizim eteğimizden çekmek istiyorlar. Çünkü onlar yobazlar. Türkiye’nin kötüye gittiğine inanıp ağlayanlar o toplantılarda ağlayarak 10. yıl marşını söyleyenlerdir. Benim yaptığım araştırmada Türkiye’de darbe olmasaydı gayri safi milli hasıla 30 bin doları geçerdi. Eğer gerici ararsanız aynaya bakın derim ben onlara.

 

Www.moralhaber.Net

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (5) adet  yorum eklenmiştir.

Ahmet apay 24-07-2008, 13:35:17
Morison Süleyman konuşuyor Sanki Demirel Demokrasiyi anlatıyor kitabı et ve kan bulmuş
 
YILMAZ 24-07-2008, 14:17:15
Sayın Apay H.C.Güzelin bu konuştuğuyla Mason Demirelin ne alakası var. İkisi de tam tersini düşünen insanlar, birbiriyle zıt bunlar. Lütfen yorum gibi yorum olsun, okuyanlar da istediği gibi anlasınlar, yanlışı doğru gibi göstermeyelim. H.C.Güzele sonuna kadar destekliyor ve cesaretinden dolayı kutluyorum...
 
Erol Gündüz 24-07-2008, 15:48:10
Yüreğine sağlık.Bu ifadelere katılıyoruz.Saygılarımla.
 
bora 24-07-2008, 17:09:43
işte bürokrasinin bu halka yaptıgı en büyük kötülük halkı n egitimli olmaması demek yönetime karışmaması demek bugün bürokrasiyi en çok savunanlara bakın millet düşmanlarını göreceksiniz.bu hükümetinse yamaya çalıştı artık halkın egitimli olması bunu özal başlattı ve basiretli hükümetlerse devam ettirmeye çalıştı üniversiteler egitim verecegine kızların başındaki türbanla ugraştı.irticayla ugraştı .üniversiteler bizim işimiz egitvermek demesi gerekirdi.ama fazla egitim akıllı millet demektir.
 
türk oglu müslüman türk 25-07-2008, 12:26:56
hasan çelal güzellikle hiç ilgisi yok güzel demişler malesef bütün komuşmaları kafası sarıklı üfürükçü hoçalardan alınan sözleri sarf etmekte kendinden kaatmaça olsa oradada kesinlikle mefat ve para vardır .başka türlü söz avukatlıgı yapmaz yazar geçinip konuşma fırsatlarına böyle geçiriyor bana göre bakan oldugu dönem millete memlekete hiç faydası olmuşmu onu acık gürekle bir anlata bilirmi kuru lakırtı kimlerin avukatlığını yapmak için çırpındıgı bellidir siz siyasete zor girersiniz
 
Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
'Diziler çocukları sarhoş etmeye başladı'
No oldu bu ülkeye! Televizyon dizilerinde kahramanlar, her durumda içki içiyor. Varoş içiyor, sosye
Bu kez de İstanbul: Trafik baş döndürüyor
Rus ve Gürcü Dışişleri Bakanları İstanbul’a geliyor. Daha önemlisi Erdoğan ve Babacan’ın Şam’a gitme
'Bayaz yakalı yöneticiler kanunla soyuyor'
Yeni Şafak yazarı İbrahim Kahveci, Türkiye'de sorunun siyasilerden ziyade büroklar olduğunu belirter
'Bakan Şahin 301 dosyalarından bunaldı'
Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi ceza hükmünde işlem görebilmesi için Adalet Bakanı'nın karar verme
Balçiçek Pamir yandaş medyada yazmadı
Balçiçek Pamir’e inanır mı Tufan Türenç, Bekir Coşkun? Utandıran üç sahne, Ertuğrul Özkök'ün dikkati
Rüşvet nasıl şifrelenir ve adına ne denilir?
Almanya’da patlak veren rüşvet skandalında ortaya çıkan bilgiler Türkiye de dahil ihale almak için S
SSK’nın isteğe bağlısı 1 Ekim günü bitiyor
1 Ekim 2008 günü yürürlüğe girmesi beklenen kamuoyunda bilinen adıyla 'Sosyal Güvenlik Reformu' ile
''Karadeniz hiç bu kadar tehlikeli olmadı''
Karadeniz'deki olay Rusya'nın ABD'ye 'Siz Saddam Hüseyin'i astınız. Biz de Mihail Saakaşvili'yi asab
Rus ordusu, Sovyet ordusunun gölgesi
Abhazların hamiliğine soyunması, ne de "soykırım"a karşı Güney Osetya'ya "insani müdahale"de bulundu
Aslan, İstanbul'da kaybettiğini Bükreş'te bulamadı
G.Saray'ın evinde kaybettiğini Bükreş'te bulmasının mümkün olmadığını futboldan anlayan herkes rahat
Kadınları 4 yıl erken emekli eden formül!
1 Ekim'de yürürlüğe girecek olan sosyal güvenlik reform kanunu, SSK'lı (yeni kanunda 4/a'lı) kadınla
MHP, AK Parti'ye 'yeni tuzak' mı kuruyor?
MHP Gen. Baş. Devlet Bahçeli'nin AK Parti'yi rahatlatacak önerilerini, "yeni bir tuzak mı?" endişesi
Hasan Cemal Ak Parti'yi ciddi ciddi uyardı
Erdoğan'ın abi dediği Hasan Cemal, Ak Partiyi yerine oturmayan duyarlılıklar konusunda uyardı ve öze
Vicdanı ve meslek namusu hatrına geldi !?
Son olarak Ergenekon konusunda susması ile dikkatleri üzerine çeken Hürriyet ve amirali Ertuğrul Özk
'Devlet delik deşik oldu; kevgire döndü'
Taşgetiren, demokratik rejimi ve halkın çıkarlarını koruması gereken STK’ların bir kısmının derin gü

n

F.Bahçe'nin gücü ve güçsüzlüğü: Aziz Yıldırım

n

Sporda Hoca Efendi kim? Papaz Efendi kim?

n

Turgut: 'Obama Kürt devletini kurdurur'

n

Bu haber vahşilerin vahşetinden farksızdır

n

Emekli çalışanlar bu haberi mutlaka okusun

n

Ahmet Altan: ''28 Şubat aşağılık bir darbe''

n

Hıncal Uluç ateş küpü, yönetime sert çıktı

n

Montrö, Boğazlar ve Gürcistan krizi

n

Utandıran 3 sahne!

n

Bahçeli'den Anayasa Mahkemesi'ne sınır

n

Büyükanıt, ne yapsa devlet adamı olurdu?

n

Yargıtay üyeleri psikologluğa mı başladı?

n

Karadeniz'de savaş, dört yıl önceki uyarı

n

YARSAV, Ergenekon'un yargı uzantısı mı?

n

Başbakan Erdoğan’ın yol haritası var mı?

n

İstanbul'da büyük deprem olmayacak!

n

Ergenekon iddianamesinde unutulan isim

n

Obama, Bush'tan daha mı iyi davranacak?

n

Emniyet'e savcılık baskını ile ilgili '7 soru'

n

Toktamış Ateş'ten 'iktidar' olma kuralları

n

''9 Mart'ın zihniyeti, Ergenekon'la hortladı''

n

Petrolün ucuzlama olasılığı var mı?

n

Şener'den S. Demirel'e ''Baba'' bir cevap

n

Türkiye'nin içine düzen verecek bir formül

n

Bir çuval inciri berbat eden işte o cümle

n

Eski istihbaratçı Kaynak'tan çarpıcı tespit

n

2050'de Amerika'da dengeler değişecek?

n

Türkiye'nin asimetrik savaşta eksiği nedir

n

Yaşar Nuri Öztürk Hoca'nın Brütüs'ü kim?

n

'Kadeh kafalıya gel de 'okkalı' bir laf etme!'

n

Hürriyet yazarının Ergenekon sayıklaması

n

Uşak'tan Baykal'a: Avukat Bey neden suskun?

n

'AK Parti'yi durduramayan önünü açacak'

n

F. Koru, sosyalist sol namına çok üzüldü!?

n

Uzlaşma kadeh kaldırınca mı olur?

n

Yaramazlık yaptığı için vurulan Turgut Özal

n

Emniyet Ergenekoncu köstebeğin peşinde

n

Süleyman Demirel'in üzerini çizdiği 3 isim

n

Amerika, Müşerref’i niçin gözden çıkardı?

n

ABD gemilerinde Yavuz - Midilli sendromu

n

Taşgetiren'den Başbakan'a çağrı! Lütfen...

n

Susurluk çoktan aydınlatıldı haberiniz yok

n

Şamil Tayyar'dan başsavcıya 7 kritik soru

n

Alman TV'sinde Almancı Türkler rezil oldu

n

Özkök'ün tuhaf isteğine tokat gibi cevap

n

Ertuğrul Özkök'ün özlediği cesur lider tipi

n

Turgut Özal'ın bir rüyası gerçek mi oluyor?

n

Kur'ân’ı Kerim'de UFO’lara işaret var mı?

n

Türkiye Gürcistan için maceraya atlar mı?

n