Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Bu kömürlerin MHP önünde işi ne? Video * Abdulhey-Memati yumruk yumruğa Video * Melih Gökçek: ''Kim şerefsiz belli olacak'' * TSK'da 5'i irticai faaliyetten 24 kişiye ihraç * PKK'nın imzaladığı 28 yıllık gizli protokol * Tüm zamanın en ilginç kırmızı kartı Video * Sarısı koyu renk yumurta daha daha yararlı * İş için şınav çekilecek! * Mustafa Özcan Vakit'te ilk yazısını yazdı * Ahmet Şafak - Yüreğinle Gel DİNLE

Ana Sayfaya Dön

 

2. Abdülhamid Han'ın oynadığı SON OYUN

17 Ağustos 2008 : 15:26

Yıllar geçtikçe kıymeti daha iyi anlaşılan isimlerin başında hiç kuşkusuz 2.Abdulhamit gelmektedir. İngiliz,Fransız ve Rusya'ya öyle bir oyun oynamış ki...

Yıllar geçtikçe kıymeti daha iyi anlaşılan isimlerin başında hiç kuşkusuz 2.Abdulhamit gelmektedir. İngiliz,Fransız ve Rusya'ya öyle bir oyun oynamış ki...

Geçtiğimiz haftaya damgasını vuran gelişme, Kafkaslardan geldi. Gürcistan’ın Güney Osetya’ya hücumu ve Rusların karşılık vermesi, New York’tan Paris’e, oradan Moskova ve Ankara’ya kadar başkentleri yaz uykusundan uyandırdı. Tam bu sırada Erdal Şafak’ın “Türkiye ne yapabilir?” (”Sabah”, 10 Ağustos 2008) başlıklı köşe yazısına rastladık.

Yazıda, zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in, 1999’da İstanbul’da düzenlenen AGİT zirvesinde söyledikleri gündeme taşınıyor ve Demirel’in uluslararası örgütlerin temsilcilerine bir çağrıda bulunduğu dillendiriliyordu: “Gelin, Kafkaslar için İstikrar Paktı kuralım.” Şafak, yazısının sonunda bu çağrıyı bugünkü siyasetçilerimize hatırlatıyor ve Türkiye öncülüğünde “uluslararası bir Kafkas konferansı” düzenlenmesi teklifinde bulunuyordu.

Şafak’ın çağrısının yankısı çabuk geldi. Başbakan Erdoğan, Balkan İttifakı benzeri bir “Kafkas İttifakı” kurulmasından yana olduklarını söyledi ve bu öneriyi Moskova ve Tiflis’te yineledi. Böylece Türkiye, çevresindeki olaylara yapıcı katkılarda bulunacağı yolunda aktif bir sinyal vermiş oldu.

Balkan İttifakı denilince akla 1993 yılı geliyor ama elbette bunun öncesi vardı. Şimdi herkes Atatürk’ün 1930’ların başlarındaki girişiminden söz edeceğimi sanacak ama ben biraz daha eskiye gidip bilinmeyen bir ittifak girişiminden söz edeceğim.

Yıllardan 1908’dir, temmuz bir samyeli gibi esmeye hazırlanıyordur Devlet-i Osmaniyye’nin sathında. Sultan II. Abdülhamid, bir yandan Reval’de Osmanlı’nın paylaşıldığı safsatasıyla kandırılan Jön Türkler’in bir bardak suda kopardıkları fırtınayı dindirmek, öbür yandan da İngiltere-Fransa-Rusya ittifakının çemberinden kurtulmak için Balkanlar’ı güvenceye alacak bir karşı atağa kalkar. Amaç, fitili ateşlenmiş bir saatli bomba halindeki Balkanlar’ı yatıştırmak ve bölgeyi, bazı tavizler karşılığında da olsa dış güçlerin nüfuzuna kapatmaktır.

Bu iş için süngü gibi bir diplomat lazımdır. Balkan ülkeleri yöneticilerini yakından tanıyan, aynı zamanda Padişahın da pek güvendiği Paris Büyükelçisi Salih Münir Paşa ilgili ülkelere giderek bir Balkan İttifakı’na imza atacaktır. Bu, Avusturya’ya Sancak Demiryolu imtiyazını vererek İngilizler, Fransızlar ve Rusların planlarını suya düşüren Abdülhamid’in oynayacağı son diplomatik oyun olacaktır.

Aşağıda bu oyunun aktörü Salih Münir Paşa’nın (sonradan Türkiye’ye dönerek “Çorlu” soyadını alacaktır) hatıralarından yapacağım alıntılarla sebebini yazının sonunda anlayacağınız başarısız ittifak girişimine eğileceğiz.

Abdülhamid, Münir Paşa’yı İstanbul’a çağırıp yeni görevinin İstanbul’a hücum etmeye niyetlenen Bulgarları durdurmak olduğunu söyler. İlk iş olarak Bulgaristan Prensi Ferdinand’la görüşen Paşa, ardından diğer devletlerin yetkili zevatıyla görüşür ve şu karara varır ki, Bulgarlar Balkanlar’da yalnızdır ve eğer bir Balkan İttifakı kurulursa Bulgar tehlikesi önlenebilir, hatta sonunda Meşrutiyet’in ilanına varacak olan Makedonya’daki karışıklıklar bile durdurulabilir. İzlenimlerini Padişah’a aktaran Salih Münir Paşa, bu defa ittifakı kurmakla görevlendirilecektir.

Münir Paşa önce Romanya ve Sırbistan’a gider ve onlarla anlaşma sağlar. Bundan sonrasını kendisinden dinleyelim:

“1908 senesi ortalarında bir gün Paris’teki Yunan sefiri Deli Yani geldi, Atina’dan aldığı mahremane bir telgrafnameyi bana tebliğ etti. Hasıl olan netice hakkında memnuniyet beyan ediliyor ve Atina’ya ziyaretimin beklendiği bildiriliyordu. Atina’ya gittim. Teotoki Başbakan, Baltacı Dışişleri Bakanı idi. Onlar ve Kral Corc beni neşeyle ve iltifatlarla kabul ettiler. Resmi ziyaretlerden sonra Kral beni Atina civarındaki köşküne davet etti. Romanya ve Sırbistan’la ne gibi şartlarla anlaştığımı kendisine arz ettim. Tasvip etti.

Ertesi gün de Yunan Başbakanı ve Dışişleri Bakanı’yla buluştuk. Bunlar da Kral gibi ittifakın pek istekli taraftarlarıydı. “Romanya ve Sırbistan ile bir kütle teşkil edersek nüfuzlarımız artar. Doğuda barışı muhafaza ederiz.” diyorlardı. Nihayet iyi niyetle müzakereye giriştik. Yunanistan’ın icabında bize nasıl ve ne surette askerî yardımda bulunacağı ve bizim de karşılık olarak neler yapacağımızı kararlaştırdık. Yalnız Girit meselesi hakkında bir hal çaresi bulmak gerekiyordu. Tekrar Kral ile görüştüğümde bana şöyle bir teklifte bulundu: “Oğlum Prens Corc’u size vereyim. Osmanlı uyruğuna girsin. Siz de onu Girit’e Hıdiv tayin edin. Paşa yapın. Böylece Girit’i de “Corci Paşa” marifetiyle idare ediniz”. Böylece biz de Yunanistan’ı Bulgarların kucağına düşmekten koruyacaktık.

Kral ve diğerleri ile aramızda geçen sözleri raporuma koyarak Babıali’ye bildirdim. Lakin az zaman sonra Meşrutiyet inkılabı vuku buldu.

Tevfik Paşa’dan haber aldığıma göre ne o zamanki bakanlar, ne de İttihatçılar beyhude gösterilerle meşgul olduklarından raporumu okumaya vakit bulamamışlar! Heyhat!”

Heyhat! Bu değerli fırsat kaçmıştır. Çok değil, 4 yıl sonra patlayacak Balkan Savaşları’yla Osmanlı çınarının yarısının gövdeden nasıl çatır çatır koptuğunu görenler, Abdülhamid’in akim kalmış Balkan İttifakı girişiminin değerini kavrayacaklardı ama nafile!

Yaptığı her şeyin tersini yaparsak doğruya ulaşırız gibi bir mantıkla hareket eden İttihatçılar, üstelik Balkan Savaşları’nda askerin içine siyaset fitnesini sokarak çöküşü hızlandırdılar. Dışarıdaki ittifaktan vazgeçtik, subayların İttihatçı-İtilafçı diye iki kampa ayrılmaları gerçeğini yaşadık. İşte Balkanlar’ı kaybedişimizin asıl sebebi bu aymazlıkta yatar.

Salih Münir Paşa’ya ne mi oldu? Meşrutiyet ilan olunduğunda Bükreş’te diplomatik görüşmelerini sürdürüyordu ki, 24 Temmuz İnkılabı patladı. O günlerde Abdülhamid’in adamları, değerli değersiz demeden tasfiye, hatta idam ediliyordu. Münir Paşa, Bükreş’ten Paris’e döndü ve görevinden ayrıldıktan sonra çekildiği köşesinde diplomasi tarihi hakkında 2 ciltlik bir kitap kaleme aldı. Öldüğü 1939 yılına kadar da yukarıdaki gibi üstü örtülen gerçekleri kamuoyuna duyurmayı vazife edindi. Açıktan olmasa da Abdülhamid’i savundu.

İlginç olan husus, Haziran 1934’te “Cumhuriyet” gazetesindeki yazı serisini, Atatürk’ün Balkan İttifakı girişimlerine tarihî bir arkaplan çizmek için kaleme almış olmasıdır. Bir bakıma Atatürk’e, Abdülhamid’in yolundan gidersen doğruyu bulursun demek istiyordu.

Biz başka bir şey mi söylüyoruz?

Zaman - Pazar

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (4) adet  yorum eklenmiştir.

serife 18-08-2008, 01:05:59
cok yazik oldu ne yazikki cennet mekan bazilari tarafindan bir turlu anlasilamamistir.Bazilari hala o buyuk zat icin kizil sultan diyebiliyorlar utanmadan.Bizden baska bir baska ulke varmidir bilmem'' kendi atalarindan nefret edip onlardan utanan.Mekanlari cennet olsun.Allah razi olsun onlardan ben onlarla gurur duyuyorum.
 
serdar 18-08-2008, 11:55:35
bizim atalarımız vatan haini ,kızıl sultan ,zevk düşkünü olarak sonraki nesillere aktarılmış ama onlarla bu iftira atanlar arasındaki fark ceddimiz kendileri için ne düşünülürse düşünülsün amaçları vatan ve dine hizmetti.zaten amaçları şimdikiler gibi olsa idi bu iftiralar yerine servet yerdiler...
 
tülay 18-08-2008, 12:49:54
sultan 2. Abdülhamit Osmanlı'nın en zorlu döneminde bir lütuf olarak gönderilmiş bir padişahtı.öyle bir lütuftu ki ona kızıl sultan diyen bir zamanlar osmanlının güvenilir tebası olup sonraları sırtından hançerleyenlerin 2 kez suikastlerinden kurtulmuştu . padişahlar içinde en zorlu sınavlardan başarıyla geçti .Kendisini zamanında anlamayan gafiller olduğu gibi hala da anlamak istemeyenler var .Tavsiyem biraz bu haberi okusunlarda hem ibret alsınlar , hem de önyargılardan kurtulmaya çalışsınlar
 
safak kodaman 19-08-2008, 21:23:22
yakin tarihin en buyuk lideri ve velisi zaman gectikçe hakliliği ortaya cikiyor yapmiş oldugu icraatlar bugun insan aklini zorlayack cinsten siyasi iradeyi gosteriyor ruhun şad olsun buyuk hakanim
 
Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
PKK'nın imzaladığı 28 yıllık gizli protokol
28 yıl önce örgütün silahlı çatışmayı bırakması için gizli bir protokol imzalandığı ortaya çıktı. Üç
Mustafa Özcan Vakit'te ilk yazısını yazdı
Gazeteci yazar Mustafa Özcan, 11 yıldır yazdığı Yeni Asya gazetesinden 'Allah ısmarladık' diyerek ay
Kıvanç: Ajan gazeteciler ve yeni bir gazete
İstihbarat örgütlerine çalışan gazeteciler konusuna giren Taha Kıvanç, ekonomik kriz döneminde yeni
'33 askerin öldürülmesi büyük bir komplo'
Bingöl’de 33 askerin ölümüyle sonuçlanan olay yeni yeni derinlemesine incelendiğinde komplo daha iyi
Ergenekon ve Cumhuriyet gazetesi ilişkisi
Ekrem Dumanlı, Ergenekon sanığı Tekin'in 'Aynı safta bulunduğumuz Cumhuriyet gazetesinin avukatları.
Sizce bu fotoğraftaki ünlü yazar kim?
Ertuğrul Özkök, yazısında bir fotoğraf yayınlayarak Baykal'a destek çıktı. Çarşaflı kadının kucağınd
Aytaç Durak'ın kimyasının bozulduğu an!...
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın AK Parti'den istifa etmesine neden olan soruyu Başb
Tuncay Güney'in sıra dışı tasvirine dikkat
Ergenekon davası ile birlikte hayatımıza giren Tuncay Güney kim? Nerede doğdu? Nasıl büyüdü? Nereler
MİT'e çalışan iki gezeteci deşifre oldu
Taha Kıvanç, Türk basınındaki 23 MİT ajanından söz etti. Ali Atıf Bir ise MİT'e çalışan iki gazeteyi
Vakit, Aydın Doğan'ı kendi silahı ile vurdu
Vakit ile Aydın Doğan arasındaki gerilim sürüyor. Vakit Gazetesi, Aydın Doğan'ı bu kez kendi silahıy
Taraf yazarlarından Taraf'ı kapatma planı
Taraf gazetesi kapandı, kapanacak... Kriz fena vuruyor Taraf'ı. Ama Taraf yazarlarına göre Taraf'ın
TRT'nin Stadyum'u bombayı patlattı Video
Galatasaray'ın eski golcüsü Hakan Şükür'ü transfer ederek dikkatleri üstüne çeken Stadyum yine bomba
Koru, ''Ergenekon'un 1 numarası''nı yazdı
Fehmi Koru, ''1 numara' beklendiği gibi bir asker değil de söylendiği gibi bir işadamı çıkarsa' diye
'Hizbullah'ı Paşa kurdurttu, Küçük yönetti'
Hizbullah'ı Teoman Paşa kurdurttu, Veli Küçük yönetti. Ergenekon'u çökerten 'Titanik batmaz' düşünce
Z. Livaneli'yi öfkelendiren çarşaf açılımı!..
‘Son tahlilde bu halka güvenilemeyeceğini’ söyleyen kıymetli romancı-şantör Zülfü Livaneli’yi öfkele

n

Perinçek'in uyguladığı ters köşe numarası

n

''Bağ - Kur'luya iş kazası yardımı'' var mı?

n

Korkma sayın General TSK yıpranmaz

n

'Yaşar Nuri Öztürk'ten yakışmayacak söz'

n

28 Şubat'ta 50 milyarı buharlaştıran zevat

n

Başbakan'ın en önemli seçim vaadi nedir?

n

Atatürk, orduyu siyasetten ayırmak istedi

n

Ergenekon kim? Güney mi? Eruygur mu?

n

Hürriyet yazarındaki kafaya bak!

n

Ergenekonculardan bomba taktik

n

'Baykal kötü bir Başbakan Yardımcısı'ydı'

n

İşten çıkarsam işsizlik ödeneği alır mıyım

n

MİT'e çalışan gazeteciler kim?

n

Akaryakıt dağıtım şirketlerine ceza yağdı

n

Başbakan, 'Size 2 ay süre, işi bitirin' dedi

n

Şuurlu öğretmenlerden ayrımcılığa tepki

n

Murat Belge: 'Yeni Ergenekonlar çıkar'

n

Bumin'den sonra Görmüş Hürriyet'e çattı

n

Doğan'ın Alman ittifakının ardındaki sır ne

n

'MİT'te iç hesaplama henüz bitmedi'

n

''PKK'ya davetiye' özel kalemi işinden etti

n

Zahid Akman, niye manşet olmadı?

n

Başbakan ile Baykal'ın terazideki gerçeği

n

MİT, Mehmet Eymür'ü niçin sattı?

n

Ergenekon davasının önemini anladık mı?

n

CHP değişecek mi yoksa amaç farklı mı?

n

'CHP'nin ilk Diyanet İşleri Başkanı' kimdi?

n

68 kuşağı aslında içi boş bir masal... Video

n

Şeytan nasıl oldu da 3 ayda hidayete erdi?

n

Türkiye, paylaşılmaz bir bölgesel güç mü?

n

Türkiye'nin Irak için 'ezber bozucu' B planı

n

Acı haber! İstanbul’un ilk camiine ne oldu?

n

Malum grup bu haberi niye görmemiştir !?

n

Avrupa'nın 'Türkiye hevesi' nereden çıktı?

n

Bayramoğlu: 'Baykal'ı unutalım gitsin'

n

Hayal kurma! Erdoğan'a alternatif değilsin

n

Yerel çözümler yerine evrensel yaklaşım!

n

Doğan’ın son eylemi Karakaya'yı şaşırttı

n

Efkan Ala'ya iftira... Yakışıyor mu size?

n

Ailecek bayram namazına gidilebilir mi?

n

Acaba o ana yakasına rozet taktırır mıydı?

n

Akyol, utanç veren Türk gazetesini yazdı

n

Türkiye'nin yarını daima hep ileri olmuştur

n

Sen şimdi gel de komplo teorileri üretme!

n

Serdar Turgut'u yerin dibine sokan utanç

n

7 ayda 200 PKK'lı terörist örgütten kaçtı

n

Gülgûn Feyman'ın şapkasını kaldırmışlar!

n

İmralı'ya yeni paket mi var?

n

Kriz tacirlerinin Türkiye'deki sinsi oyunları

n

Seçimler öncesi AK Parti'ye büyük tuzak!

n

2009'da Türkiye'ye ne kadar para lazım?

n

'Eğin, Türkiye'de gazeteciliğin yüz karası'

n

Cemal'in sözü Erdoğan'la Başbuğ Paşa'ya

n

Yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?

n

Sorsalar çok tecrübeli gazeteciler! Ya etik!

n

Medya çarşafa dolanınca saflarda değişti

n

Dolar vurguncuları Türkiye'yi böyle soydu

n

İşveren, işçisini ücretsiz izne gönderemez

n

Köşe yazarı olmuş ama adam olamamış!

n

İslam dünyası interneti neden keşfetmeli?

VİDEO HABERLER