Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Bu kömürlerin MHP önünde işi ne? Video * Abdulhey-Memati yumruk yumruğa Video * Melih Gökçek: ''Kim şerefsiz belli olacak'' * TSK'da 5'i irticai faaliyetten 24 kişiye ihraç * PKK'nın imzaladığı 28 yıllık gizli protokol * Tüm zamanın en ilginç kırmızı kartı Video * Sarısı koyu renk yumurta daha daha yararlı * İş için şınav çekilecek! * Mustafa Özcan Vakit'te ilk yazısını yazdı * Ahmet Şafak - Yüreğinle Gel DİNLE

Ana Sayfaya Dön

 

Türkiye olimpiyatlarda niçin başarısız?

18 Ağustos 2008 Pazartesi : 15:12

'Pekin Olimpiyatları'nda tâbir-i âmiyanesi ile havamızı aldık. Olimpiyatlarda neden bu kadar başarısız olduk?' diyen Hasan Celal Güzel'in yazısı.

Hasan Celal GÜZEL'in yazısı...

Olimpiyat içimde bir yaradır

Sevgili okuyucular, Pekin Olimpiyatları’nda tâbir-i âmiyanesi ile havamızı aldık. Yazımı kaleme aldığım sırada sadece 2 gümüş ve 1 bronz madalya kazanmış bulunuyorduk. Kalan zamanda serbest güreşten ve biraz da taekwondodan ümidimiz var ama şimdiden başarısızlığımızı ilân edersek yanlış yapmış olmayız.

Olimpiyat ve siyaset
Efendim, olimpiyat ruhunun, dünya milletleri arasında barış ve kardeşliği teşvik ettiği muhakkaktır. Lâkin, ilk düzenlendiği M.Ö. 776’dan ve modern olimpiyatların başladığı 1896’dan beri, olimpiyatın, aynı zamanda milletler ve ülkeler arasındaki rekabeti yansıtan, millî gururu yaşatan bir yönünün olduğunu da unutmamak lâzımdır. Hitler’in, 1936’daki meşhur Berlin Olimpiyatları için savaşa hazırlanır gibi hazırlandığı hâlâ hafızalardadır.
Bir bakıma, milletlerin ve ülkelerin rekabetinin artık savaş alanlarında değil, uluslararası spor müsabakalarında sürdürüldüğünü söylemek mümkündür.
Merhum Özal, sporun dünya siyasetindeki önemini anlamış bir devlet adamıydı. Türkiye’deki spor altyapısının büyük kısmı onun devrinde yapılmıştır. Özellikle uluslararası yarışmalarda televizyonun karşısından ayrılmaz ve sporcularımızın her başarısında, sanki savaş kazanmış bir kumandan gibi sevinirdi.

Türkiye’nin olimpiyat hikâyesi
Efendim, Türkiye’nin ilk olimpiyat hikâyesi, 6 Ekim 1971’de yapılan ‘6. Akdeniz Olimpiyatları’ ile başlar. Hazırlıklar devem ederken 12 Mart Muhtırası verilmiş ve yeni kurulan ‘11’ler Hükûmeti’nin sosyalist bakanı Attilâ Karaosmanoğlu, yapılmakta olan olimpik ‘Atatürk Stadyumu’nun ödeneklerini kesmişti. Neyse ki, daha sonra zamanın Başbakanı Nihat Erim’e ulaştık da kıl payıyla tesisleri yetiştirerek milletçe rezil olmaktan kurtulduk.
O sırada bendeniz DPT’de projenin yatırım koordinatörlüğünü yürütüyordum. Bu marksist tâifenin ne kadar boş olduğunu bizzat müşahede etmiştim.
Rahmetli Özal, Türkiye’nin bir dünya olimpiyatını düzenleyecek güce ulaştığını savunur ve en kısa zamanda İstanbul’da bir olimpiyat yapılmasını isterdi. 1988 yılında Millî Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı iken, onun da delâletiyle 1996 veya en geç 2000 olimpiyatlarının Türkiye’de yapılabilmesi için son derece aktif bir çalışma içine girmiş ve Dünya Olimpiyat Komitesi’nden söz almıştık. Ancak, Özal’dan sonra başa gelen politikacıların dar görüşlülüğü ve 28 Şubat Darbesi bizi olimpiyat listesi dışına itti. 28 Şubatçılar, olimpiyat yerine başörtülü kızları ve İmam-Hatiplileri kovalamayı tercih ettiler.

Naim Süleymanoğlu ve Seul Olimpiyatları
Efendim, bizim ‘Cep Herkülü’ Naim, 1986’da Melburn’da düzenlenen Dünya Halter Şampiyonası’nda Türkiye’ye iltica etti ve Özal tarafından sıcak bir ilgiyle karşılandı. Bakanlığım sırasında, Örtülü Ödenek’ten Bulgaristan yetkililerine verdiğimiz 1 milyon dolarla, Naim’in Türkiye adına müsabakalara katılma iznini aldık.
1988 Seul Olimpiyatları, 1992 Barselona Olimpiyatları, 1996 Atlanta Olimpiyatları, 2000 Sidney Olimpiyatları ve 2004 Atina Olimpiyatları’nda, Naim Süleymanoğlu ve ekolü ile ata sporumuz güreşteki başarılarımız, diğer sahalardaki başarısızlıklarımız karşısında bizi teselli etti.

Spor, eğitim ve takip işidir
İtiraf edeyim ki, 1987 genel seçimlerinden sonra Millî Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na atandığımda, görevimin spor kısmından pek hoşlanmamıştım. Zihnimde Eğitim Reformu plânlarım vardı ve sporun beni lüzumsuz yere meşgul edeceğini düşünüyordum. Spor denilince akla hemen profesyonel futbolun bitmez tükenmez dertleri ve sıkıntıları geliyordu.
Lâkin düşündüğüm gibi olmadı. Spor bakanlığından da eğitim kadar hoşlanmıştım. Profesyonel futbolda taraf olmadım ve onu siyasetin dışında tuttum. Bağımsız Futbol Federosyonu’nu, bütün dedikodularına rağmen kurdum. Ancak, asıl hoşlandığım ve önem verdiğim konu amatör spordu. Kitlelerin sporla bizzat meşgul olabilmesi için geniş çapta bir altyapı seferberliğine girişmiştik.

Özellikle geleneksel spor dallarımız olan güreş, atıcılık, binicilik ile boksa önem verdik. Güreş Federasyonu Başkanlığı’na getirdiğimiz Esat Güçhan, güreş okulları açarak bu ata sporumuzun altyapısını ve eğitimini geliştirdi. Bugün yetişen millî güreşçilerimiz o dönemin mahsulleridir.

‘Bari İsviçre’ye sefer eyle!’
Efendim, sporda başarının şartı takip ve yakın alâkadır. Bunun hoş bir misâlini anekdot olarak sizlerle paylaşayım.
1989’un başında Galatasaray büyük bir haksızlığa uğramıştı. İsviçre’nin Nöşatel takımını 5-0 yendiği ve tur atladığı halde, UEFA Disiplin Kurulu maçı iptal etti. Bunun üzerine Bakan olarak, vekâlet ettiğim Dışişleri Bakanlığı’nın da yardımıyla UEFA’nın üzerine öyle bir gittim ki, İsviçreliler merhum Özal’a şikâyet etmişler.
Özal beni telefonla arayarak şöyle söyledi: ‘Mehterâna haber sal da bari İsviçre’ye sefer eyle!’ Farkında olmadan öylesine bir baskı kurmuşuz ki, Özal’ı bile ürkütmüşüz.
Lâkin, neticede UEFA iptal kararını değiştirdi ve Galatasaray da tur atladı...

Ne yapmalı?
Türk Sporu’nun değerli yöneticilerine ve sayın Başbakan’a seslenmek istiyorum. 75 milyonluk nüfusu ve koskoca bir medeniyet tarihiyle Türkiye, dünya olimpiyatlarında birkaç madalyayla temsil edilmemelidir.
Yarından tezi yok, Başbakan’ın başkanlığında bir heyet teşkil edilerek olimpiyat sonuçları değerlendirilmeli ve 2012 Olimpiyatları için şimdiden hazırlıklar başlatılmalıdır.
Ayrıca, hiç değilse 2020 Olimpiyatları’nın Türkiye’de yapılması sağlanmalıdır.

Radikal

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (2) adet  yorum eklenmiştir.

vatandaş 18-08-2008, 19:09:09
Spordaki başarısızlığımız kanayan bir yaramızdır. Bu kadar geniş ve genç nufusa sayip ülke olarak olimpiyatlara 70'e yakın sporcu ile çıkmamız bizim için yeterli değil. En yakın örnek olarak 10 milyon nufusa sahip komşu ülke Yunanistan olimpiyatlara 200 e yakın sporcu ile katılmaktadır.
sayın H.Celal Güzel'e katılıyorum.DEvlet büyükleri bu işe el atmalı.
ve çok değerli sporcular yetişirmeliyiz.
 
abdullah 18-08-2008, 19:19:26
istanbul belediyesi okul bahçelerine 100ü aşkın kapalı spor salonu inşa etti.çok güzel sonuna kadar destekliyoruz böyle projeleri.Fakat bu işin biraz göstermelik kaldığını da söylemeliyim. beden derslerinde koca seneyi 2 basket atarak geçiriyoruz.buna göre not alıyoruz.Ben spor salonlarının daha profesyonelce kullanılması isterim. Beden hocalarıyla değilde, sporun içinden gelmiş birinin bizlere koçluk etmesini isterim.Ve bu kişininde başarılı öğrencileri yönlendirerek Türk sporuna katmalıdır.
 
Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
PKK'nın imzaladığı 28 yıllık gizli protokol
28 yıl önce örgütün silahlı çatışmayı bırakması için gizli bir protokol imzalandığı ortaya çıktı. Üç
Mustafa Özcan Vakit'te ilk yazısını yazdı
Gazeteci yazar Mustafa Özcan, 11 yıldır yazdığı Yeni Asya gazetesinden 'Allah ısmarladık' diyerek ay
Kıvanç: Ajan gazeteciler ve yeni bir gazete
İstihbarat örgütlerine çalışan gazeteciler konusuna giren Taha Kıvanç, ekonomik kriz döneminde yeni
'33 askerin öldürülmesi büyük bir komplo'
Bingöl’de 33 askerin ölümüyle sonuçlanan olay yeni yeni derinlemesine incelendiğinde komplo daha iyi
Ergenekon ve Cumhuriyet gazetesi ilişkisi
Ekrem Dumanlı, Ergenekon sanığı Tekin'in 'Aynı safta bulunduğumuz Cumhuriyet gazetesinin avukatları.
Sizce bu fotoğraftaki ünlü yazar kim?
Ertuğrul Özkök, yazısında bir fotoğraf yayınlayarak Baykal'a destek çıktı. Çarşaflı kadının kucağınd
Aytaç Durak'ın kimyasının bozulduğu an!...
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın AK Parti'den istifa etmesine neden olan soruyu Başb
Tuncay Güney'in sıra dışı tasvirine dikkat
Ergenekon davası ile birlikte hayatımıza giren Tuncay Güney kim? Nerede doğdu? Nasıl büyüdü? Nereler
MİT'e çalışan iki gezeteci deşifre oldu
Taha Kıvanç, Türk basınındaki 23 MİT ajanından söz etti. Ali Atıf Bir ise MİT'e çalışan iki gazeteyi
Vakit, Aydın Doğan'ı kendi silahı ile vurdu
Vakit ile Aydın Doğan arasındaki gerilim sürüyor. Vakit Gazetesi, Aydın Doğan'ı bu kez kendi silahıy
Taraf yazarlarından Taraf'ı kapatma planı
Taraf gazetesi kapandı, kapanacak... Kriz fena vuruyor Taraf'ı. Ama Taraf yazarlarına göre Taraf'ın
TRT'nin Stadyum'u bombayı patlattı Video
Galatasaray'ın eski golcüsü Hakan Şükür'ü transfer ederek dikkatleri üstüne çeken Stadyum yine bomba
Koru, ''Ergenekon'un 1 numarası''nı yazdı
Fehmi Koru, ''1 numara' beklendiği gibi bir asker değil de söylendiği gibi bir işadamı çıkarsa' diye
'Hizbullah'ı Paşa kurdurttu, Küçük yönetti'
Hizbullah'ı Teoman Paşa kurdurttu, Veli Küçük yönetti. Ergenekon'u çökerten 'Titanik batmaz' düşünce
Z. Livaneli'yi öfkelendiren çarşaf açılımı!..
‘Son tahlilde bu halka güvenilemeyeceğini’ söyleyen kıymetli romancı-şantör Zülfü Livaneli’yi öfkele

n

Perinçek'in uyguladığı ters köşe numarası

n

''Bağ - Kur'luya iş kazası yardımı'' var mı?

n

Korkma sayın General TSK yıpranmaz

n

'Yaşar Nuri Öztürk'ten yakışmayacak söz'

n

28 Şubat'ta 50 milyarı buharlaştıran zevat

n

Başbakan'ın en önemli seçim vaadi nedir?

n

Atatürk, orduyu siyasetten ayırmak istedi

n

Ergenekon kim? Güney mi? Eruygur mu?

n

Hürriyet yazarındaki kafaya bak!

n

Ergenekonculardan bomba taktik

n

'Baykal kötü bir Başbakan Yardımcısı'ydı'

n

İşten çıkarsam işsizlik ödeneği alır mıyım

n

MİT'e çalışan gazeteciler kim?

n

Akaryakıt dağıtım şirketlerine ceza yağdı

n

Başbakan, 'Size 2 ay süre, işi bitirin' dedi

n

Şuurlu öğretmenlerden ayrımcılığa tepki

n

Murat Belge: 'Yeni Ergenekonlar çıkar'

n

Bumin'den sonra Görmüş Hürriyet'e çattı

n

Doğan'ın Alman ittifakının ardındaki sır ne

n

'MİT'te iç hesaplama henüz bitmedi'

n

''PKK'ya davetiye' özel kalemi işinden etti

n

Zahid Akman, niye manşet olmadı?

n

Başbakan ile Baykal'ın terazideki gerçeği

n

MİT, Mehmet Eymür'ü niçin sattı?

n

Ergenekon davasının önemini anladık mı?

n

CHP değişecek mi yoksa amaç farklı mı?

n

'CHP'nin ilk Diyanet İşleri Başkanı' kimdi?

n

68 kuşağı aslında içi boş bir masal... Video

n

Şeytan nasıl oldu da 3 ayda hidayete erdi?

n

Türkiye, paylaşılmaz bir bölgesel güç mü?

n

Türkiye'nin Irak için 'ezber bozucu' B planı

n

Acı haber! İstanbul’un ilk camiine ne oldu?

n

Malum grup bu haberi niye görmemiştir !?

n

Avrupa'nın 'Türkiye hevesi' nereden çıktı?

n

Bayramoğlu: 'Baykal'ı unutalım gitsin'

n

Hayal kurma! Erdoğan'a alternatif değilsin

n

Yerel çözümler yerine evrensel yaklaşım!

n

Doğan’ın son eylemi Karakaya'yı şaşırttı

n

Efkan Ala'ya iftira... Yakışıyor mu size?

n

Ailecek bayram namazına gidilebilir mi?

n

Acaba o ana yakasına rozet taktırır mıydı?

n

Akyol, utanç veren Türk gazetesini yazdı

n

Türkiye'nin yarını daima hep ileri olmuştur

n

Sen şimdi gel de komplo teorileri üretme!

n

Serdar Turgut'u yerin dibine sokan utanç

n

7 ayda 200 PKK'lı terörist örgütten kaçtı

n

Gülgûn Feyman'ın şapkasını kaldırmışlar!

n

İmralı'ya yeni paket mi var?

n

Kriz tacirlerinin Türkiye'deki sinsi oyunları

n

Seçimler öncesi AK Parti'ye büyük tuzak!

n

2009'da Türkiye'ye ne kadar para lazım?

n

'Eğin, Türkiye'de gazeteciliğin yüz karası'

n

Cemal'in sözü Erdoğan'la Başbuğ Paşa'ya

n

Yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?

n

Sorsalar çok tecrübeli gazeteciler! Ya etik!

n

Medya çarşafa dolanınca saflarda değişti

n

Dolar vurguncuları Türkiye'yi böyle soydu

n

İşveren, işçisini ücretsiz izne gönderemez

n

Köşe yazarı olmuş ama adam olamamış!

n

İslam dünyası interneti neden keşfetmeli?

VİDEO HABERLER