İzzet TAŞKIRAN’ın Haberi
“RUSYA-ABD ÇEKİŞMESİ TÜRKİYE İÇİN BİR FIRSAT”
Yeni Asya Gazetesi yazarı Mustafa Özcan, Gürcistan savaşıyla patlak veren Rusya-ABD çekişmesinin İslam dünyası için bir fırsat olduğunu belirterek “Türkiye bu güçlere alternatif olabilecek bir sistem oluşturmalıdır” dedi. Özcan, Gürcistan-Rusya savaşı sonrası şekillenen dünya düzeninde Türkiye’nin izlemesi gereken stratejiler hakkında Sırrı Er’le Basında Bugün’e önemli açıklamalar yaptı.
“TÜRKİYE BU SAVAŞTA GAFİL AVLANDI”
Mustafa Özcan, Rusya’nın Gürcistan yönelik saldırısı karşısında tüm dünyayla birlikte Türk Hükümeti’nin de gafil avlandığını belirterek “Ne olduğunu anlayamayan Türkiye gibi ülkeler ancak bu savaşın son safhasında meseleyi kavrayabildi. Aynı şeyi ABD içinde söylemek mümkün olur. ABD’li yetkililer, Rusya’nın çok kapsamlı bir harekât yapabileceğini kestiremedi. Şimdi iş işten geçtikten sonra Gürcistan’a sahip çıkmaya çalışıyorlar.” diye konuştu.
“Türkiye gibi ülkeler savaşın taraflarını yumuşatıcı ve barışı kolaylaştırıcı bir rol üstlenebilir. Dolayısıyla devreye girerek sonuç alınması için çok mantıklı bir zamandır.” diyerek AK Parti Hükümeti’ne bazı tavsiyelerde bulunan Özcan, bu savaşın Türkiye açısından riskli olduğunu sözlerine ekledi.
“GÜRCİSTAN-RUSYA SAVAŞINDA TÜRKİYE RİSK ALTINDA”
Özcan, dünya kamuoyu tarafından savaşa karşı sessiz kalmakla suçlanan Batı ülkelerinin çıkarına olmayan konularda taraf olmayacağını vurgulayarak “AB, Balkanlar’ı ve Doğu Avrupa’yı hazmetmekte zorlanıyor. Dolayısıyla kollarının Kafkaslara uzanması mümkün değil. Çünkü burada herhangi bir riskleri ya da kazancı yok. Risk, Türkiye açısından mevcut aslında. Gürcistan batıya güvenmekle aslında hata etmiştir. ABD, bu ülkeye ancak iş işten geçtikten sonra post mortem yani öldükten sonra bir yardım yapmaya kalkıştı.” dedi.
Rusya’nın ekonomik ve siyasal anlamda güçlenmesiyle sorunlarla boğuşan ABD’nin İslam ülkeleri üstündeki baskısının iyice azaldığını kaydeden Özcan, Türkiye’nin bu iki süper gücün etkisi dışında üçüncü bir birlik sistemini oluşturması gerektiğini vurguladı.
RUSYA VE ABD YER ALMADIĞI ÜÇÜNCÜ BİR SİSTEMİ OLUŞTURMALIYIZ
“Türk milleti her zaman dost denilen ülkeler tarafından satılma tehlikesiyle karşı karşıyadır” diyen Özcan, konu hakkında şunları söyledi:
“Dünya yeni bir soğuk savaş dönemine daha giriyor. Bu kutuplaşma hızla güçlenen Rusya ile süper güç olduğunu iddia eden ABD arasında gerçekleşiyor. Bush politikaları ve ekonomik kriz nedeniyle ABD’nin gücünde ciddi oranda reel bir gerilime var. Bütün bunlar dikkate alındığında bu ülkenin Müslümanlar üzerindeki baskısı 2003’teki gibi şiddetli değil, üstelik giderekte azalıyor. Dolayısıyla fırsatları iyi değerlendirmemiz lazım. Yoksa zaman ayağımızın altından kayıp gider. Türkiye’nin bu noktada dengeli bir politika izlemesi gerekiyor. Çünkü biz iki taraftan hiçbirisinin yeminli müttefiki değiliz. Zaten onlarda on yılda bir müttefik değiştiriyorlar. Onların sabit dostu İngiltere ve İsrail’dir. Dolayısıyla biz her zaman satılmaya tehlikesiyle karşı karşıya olan bir ülkeyiz. Bundan yararlanarak daha bağımsız ve alternatif olacak üçüncü bir sistemi koza gibi ören bir politika izlememiz gerekiyor. Ortada ciddi ve tartışılması gereken bir muaraza var. Müslümanlar batıya ve ABD’ye güvenmekle nasıl hata ettilerse şimdi aynı hatayı Gürcistan yaptı. Hakikatten fırsatlar İslam dünyası lehine gelişiyor. Yalnız biz bunları iyi değerlendirmeliyiz.”
“Dünya üzerinde turuncu devrimleri gerçekleştiren Soros dalgası artık sona ermek üzere. Geçtiğimiz günlerde Mısır’da bu dalganın temsilcisi Sadettin İbrahim, bu ülkenin dünyadaki imajını bozduğu öne sürülerek 2 yıllık hapis cezasına mahkum edildi. Soros Devrimi Lübnan’da zaten başarılı olamamıştı. Gürcistan’a geldiğimizde savaşta Devlet Başkanı Saakaşvili’nin yanlış yönetimi Soros’un devrimlerini bir şekilde zor durumda bıraktı. Bu nedenle Soros’un etkileri yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Artık bundan sonra 2003 sonrası devrimlere benzer nitelikte olan güçlü etkileri görülmeyecektir.”
Gelinen noktada Rusya’nın geçmişte yaptıklarını ABD şimdi kendisi yapıyor. Dün bir son dakika gelişmesi vardı. ABD insan hakları ve sivillere yardım etiketi adı altında askeri birliklerini Gürcistan’a yolluyor. Bu önemli bir gelişmedir. Bu ABD’nin Rusya’nın saldırılarına mukabele ettiğini gösteriyor. Artık iki tarafta tıkanmış durumda. Türkiye gibi ülkelerin savaşın taraflarını yumuşatıcı ve kolaylaştırıcı rolü etkisini gösterebilir. Dolayısıyla Türkiye’nin devreye girerek sonuç alması için çok mantıklı bir zamandır. Zaten Rusya’nın pozisyonu da eskilere göre yumuşadı. Ruslar, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’in altı maddelik barış önerisini kabul ettikleri gibi Gürcistan’ın da çekincelerini gidereceklerini söylüyorlar. Rusya, dünyadaki tepkilerden bir hayli çekiniyor.”
“Okuduğum bir makalede “Türkiye batıya hep güvenmişti ama her zamanda hayal kırıklığına uğradı” şeklinde bir görüş vardı. Çünkü 1970’lerde Kıbrıs’ta Rumlara yardım etmek isteyen Rusların tehditlerine boyun eğip bizim yanımızda yer almayan yine Batı ve ABD olmuştu. O nedenle İsmet İnönü “böyle giderse yeni bir dünya düzeni kurulur, biz de onun içinde yer alırız” demiştir. Yeniçağ gazetesi yazarı Mümtaz Soysal, bir yazısında bir laf etmiş. Kendisinin özellikle başörtüsü konusundaki fikirlerini benimsemem ama orada şöyle diyor: “Türkiye merkezli üçüncü kutbun doğmasının tam vakti” Bende aynı kanaatteyim. Bugün Rusya’nın güçlenmesinin en önemli nedeni Bush’un yanlış politikalarıdır. Bugün gerçekten de öyle bir ortam var. Türkiye’nin batı ittifakından sıyrılmasının tam vakti olduğunu düşünüyorum. Bunu başardığımız takdirde Türkiye güçlenerek kendi çevresinde bir sistem inşa edebilir.”