Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Bu kömürlerin MHP önünde işi ne? Video * Abdulhey-Memati yumruk yumruğa Video * Melih Gökçek: ''Kim şerefsiz belli olacak'' * TSK'da 5'i irticai faaliyetten 24 kişiye ihraç * PKK'nın imzaladığı 28 yıllık gizli protokol * Tüm zamanın en ilginç kırmızı kartı Video * Sarısı koyu renk yumurta daha daha yararlı * İş için şınav çekilecek! * Mustafa Özcan Vakit'te ilk yazısını yazdı * Ahmet Şafak - Yüreğinle Gel DİNLE

Ana Sayfaya Dön

 

AK Parti'ye 'Sarı kart'ın anlamı...

19 Ağustos 2008 Salı : 14:44

Prof. Dr. Ergun Özbudun, Anayasa Mahkemesi'nin her an kırmızıya dönüşebilecek olan "sarı kart"ını ve anayasa projesini yorumladı.

PROF. DR. ERGUN ÖZBUDUN - BİLKENT ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ

Anayasa Mahkemesi'nin, AK Parti'nin laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği görüşüyle onu Hazine yardımından kısmen yoksun bırakma kararı, partinin bundan sonra izleyeceği yol hakkında iki karşıt yoruma yol açtı.

Parti kapatılsaydı, muhtemelen çok daha memnun olacak olan birinci gruptakilere göre, Anayasa Mahkemesi'nin kararı her an kırmızıya dönüşebilecek olan bir "sarı kart"tır. Dolayısıyla AK Parti, ayağını denk almalı, laik devletle kavgasından vazgeçmeli, kendisinden korku duyan kesimlerin endişelerini yatıştıracak politika ve personel değişikliklerini gerçekleştirmeli, asla sistemin kırmızı çizgilerini aşmaya çalışmamalıdır. Bu kırmızı çizgilerin neler olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı yayınlandığında daha iyi anlaşılacaktır. Bu mesajın daha açık bir dile tercümesi, laikçi ve ulusalcı cephenin, ancak eli kolu bağlanmış, hareket serbestisi son derece sınırlandırılmış, kendi özgün kimliğini terk etmiş ve sıradan bir merkez-sağ parti haline dönüşmüş bir AK Parti'ye tahammül edebileceğidir. Oysa demokratik değerleri benimsemiş ve demokratik kurallar içinde hareket eden bir partiden, kimliğini terk etmesini istemek, gerçekçi olmadığı gibi, ahlaki de değildir. Çoğulcu bir toplumda değişik kesimlerin değişik dinî, mezhepsel, etnik, sosyal vb. hassasiyetlerinin olması tabiidir. Plüralist (çoğulcu) demokrasinin özü, bu değişik hassasiyetleri temsil eden partilerin, demokratik kurallar içerisinde halk desteği için serbestçe mücadele edebilmeleridir.

Daha çok liberal yazarlarca dile getirilen ikinci yol haritası ise, "boğayı boynuzlarından yakalamak" deyimiyle özetlenebilir. Buna göre AK Parti, sistemin baskısına karşı teslimiyet gösterecek yerde, çok daha cesur ve radikal bir demokratikleşme programı ile ortaya çıkmalı; sadece dindar Müslümanların değil, sıkıntıları olan bütün diğer toplum kesimlerinin (Kürtler, Aleviler, gayrimüslim azınlıklar, yoksullar vb.) demokratik taleplerinin sözcülüğünü üstlenmelidir. Bu stratejinin vazgeçilmez unsurları arasında, AB reformlarına hız verilmesi ve rafa kaldırılmış gibi görünen sivil ve demokratik anayasa projesinin canlandırılması da vardır. Önerilen bu strateji, birincisiyle kıyaslanamayacak kadar demokratik ve hürriyetçi olmakla beraber, önündeki ciddi engelleri göz ardı etmek mümkün değildir. İçinde bulunduğumuz kırılgan denge ortamında sivil anayasa projesini yeniden gündeme getirmek, ortamı yatıştırmak şöyle dursun, gerilimi büsbütün arttırabilir. Geçen yaz hazırlanan ön-taslağın bazı çevrelerce ne kadar şiddetli ve haksız saldırılara uğradığı hatırlardadır. Şu anki konjonktürde yeni bir anayasa üzerinde partiler-arası geniş çaplı bir uzlaşma sağlamak mümkün görünmemektedir. Mesela kültürel hakların genişletilmesi ve vatandaşlık tanımının anayasal vatandaşlık kavramı doğrultusunda değiştirilmesi, bazı kesimlerce üniter devletin yıkılması olarak takdim edilecektir. Üniversitelerde kıyafet serbestisinin sağlanması, bazılarınca laik devletin sonu gibi görülecektir. Anayasa Mahkemesi'ne ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na Meclisçe bazı üyelerin seçilmesi önerisi, AK Parti'nin "Cumhuriyetin son kaleleri"ni fethetme teşebbüsü olarak algılanacaktır. Bu örnekler çoğaltılabilir. Kısacası, kuşkuların bu kadar derin, empati duygusunun bu kadar zayıf olduğu bir ortamda, geniş çaplı bir anayasal uzlaşmanın sağlanabileceği çok şüphelidir.

Daha mütevazı kısmi anayasa değişikliklerinin önünde ise, Anayasa Mahkemesi'nin türban kararının yarattığı engel durmaktadır. Bu kararla Anayasa Mahkemesi, anayasal yetkilerini açıkça aşarak, kendisini anayasa değişiklikleri konusunda son sözü söylemeye yetkili nihai hakem olarak ilan etmiştir. Hiçbir normal demokraside kabul edilemeyecek olan bu durum, bundan böyle Anayasa Mahkemesi'nin onaylamayacağı bir anayasa değişikliğinin gerçekleşemeyeceği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, mesela siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıracak kısmi bir anayasa değişikliğinin bile, Anayasa Mahkemesi engeline takılması ihtimali mevcuttur. Nitekim geçmişte de Anayasa Mahkemesi, Siyasi Partiler Kanunu'nda partilerin kapatılmasını güçleştirici yönde yapılan değişiklikleri iptal etmiştir.

Yeni anayasa veya kısmi bir anayasa değişikliği paketi önündeki başka bir siyasi engel de, TBMM'de temsil edilen iki büyük muhalefet partisinin (CHP ve MHP) kamuoyuna açıklanmış somut anayasa projelerinin bulunmamasıdır. CHP sözcülerinin, vaktiyle 1982 Anayasası'na karşı oldukları, ancak bu Anayasa'nın yarısının zaten değiştirilmiş olduğu yolundaki beyanları, bu partinin ciddi bir anayasa reformu ihtiyacı hissetmediğinin bir ifadesidir. Bildiğimiz kadarıyla CHP'nin anayasa değişikliği konusundaki tek somut ve ısrarlı talebi, milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasıdır. Bunun da, demokratik reform öncelikleri listesinde ön sıralarda yer alan bir konu olduğu söylenemez. Avrupa demokrasilerinin büyük çoğunluğunda milletvekili dokunulmazlığı, şu veya bu ölçüde mevcuttur.

Bütün bu olumsuz şartlar, elbette yeni ve demokratik bir anayasa projesinin tümüyle rafa kaldırılmasına sebep olmamalıdır. Darbe mahsulü olan ve onun izlerini hâlâ büyük ölçüde taşıyan bir anayasa, 21. yüzyılın demokratikleşme zorundaki Türkiye'sinin ihtiyaçlarını artık karşılayamaz. Bizce AK Parti, anayasa projesini topluma ayrıntılı şekilde açıklamalı ve önümüzdeki genel seçimlerde seçmenlerden bu konuda açık bir vekâlet istemelidir. Bu talebe, Türkiye'nin daha ileri bir demokrasiye layık olduğuna inanan bütün siyasi güçler de destek vermelidir. Yeterli bir seçmen çoğunluğu bu projeyi benimsediği takdirde, hiçbir bürokratik gücün onu engelleyebileceğini sanmıyoruz.

Zaman

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (0) adet  yorum eklenmiştir.

Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
PKK'nın imzaladığı 28 yıllık gizli protokol
28 yıl önce örgütün silahlı çatışmayı bırakması için gizli bir protokol imzalandığı ortaya çıktı. Üç
Mustafa Özcan Vakit'te ilk yazısını yazdı
Gazeteci yazar Mustafa Özcan, 11 yıldır yazdığı Yeni Asya gazetesinden 'Allah ısmarladık' diyerek ay
Kıvanç: Ajan gazeteciler ve yeni bir gazete
İstihbarat örgütlerine çalışan gazeteciler konusuna giren Taha Kıvanç, ekonomik kriz döneminde yeni
'33 askerin öldürülmesi büyük bir komplo'
Bingöl’de 33 askerin ölümüyle sonuçlanan olay yeni yeni derinlemesine incelendiğinde komplo daha iyi
Ergenekon ve Cumhuriyet gazetesi ilişkisi
Ekrem Dumanlı, Ergenekon sanığı Tekin'in 'Aynı safta bulunduğumuz Cumhuriyet gazetesinin avukatları.
Sizce bu fotoğraftaki ünlü yazar kim?
Ertuğrul Özkök, yazısında bir fotoğraf yayınlayarak Baykal'a destek çıktı. Çarşaflı kadının kucağınd
Aytaç Durak'ın kimyasının bozulduğu an!...
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın AK Parti'den istifa etmesine neden olan soruyu Başb
Tuncay Güney'in sıra dışı tasvirine dikkat
Ergenekon davası ile birlikte hayatımıza giren Tuncay Güney kim? Nerede doğdu? Nasıl büyüdü? Nereler
MİT'e çalışan iki gezeteci deşifre oldu
Taha Kıvanç, Türk basınındaki 23 MİT ajanından söz etti. Ali Atıf Bir ise MİT'e çalışan iki gazeteyi
Vakit, Aydın Doğan'ı kendi silahı ile vurdu
Vakit ile Aydın Doğan arasındaki gerilim sürüyor. Vakit Gazetesi, Aydın Doğan'ı bu kez kendi silahıy
Taraf yazarlarından Taraf'ı kapatma planı
Taraf gazetesi kapandı, kapanacak... Kriz fena vuruyor Taraf'ı. Ama Taraf yazarlarına göre Taraf'ın
TRT'nin Stadyum'u bombayı patlattı Video
Galatasaray'ın eski golcüsü Hakan Şükür'ü transfer ederek dikkatleri üstüne çeken Stadyum yine bomba
Koru, ''Ergenekon'un 1 numarası''nı yazdı
Fehmi Koru, ''1 numara' beklendiği gibi bir asker değil de söylendiği gibi bir işadamı çıkarsa' diye
'Hizbullah'ı Paşa kurdurttu, Küçük yönetti'
Hizbullah'ı Teoman Paşa kurdurttu, Veli Küçük yönetti. Ergenekon'u çökerten 'Titanik batmaz' düşünce
Z. Livaneli'yi öfkelendiren çarşaf açılımı!..
‘Son tahlilde bu halka güvenilemeyeceğini’ söyleyen kıymetli romancı-şantör Zülfü Livaneli’yi öfkele

n

Perinçek'in uyguladığı ters köşe numarası

n

''Bağ - Kur'luya iş kazası yardımı'' var mı?

n

Korkma sayın General TSK yıpranmaz

n

'Yaşar Nuri Öztürk'ten yakışmayacak söz'

n

28 Şubat'ta 50 milyarı buharlaştıran zevat

n

Başbakan'ın en önemli seçim vaadi nedir?

n

Atatürk, orduyu siyasetten ayırmak istedi

n

Ergenekon kim? Güney mi? Eruygur mu?

n

Hürriyet yazarındaki kafaya bak!

n

Ergenekonculardan bomba taktik

n

'Baykal kötü bir Başbakan Yardımcısı'ydı'

n

İşten çıkarsam işsizlik ödeneği alır mıyım

n

MİT'e çalışan gazeteciler kim?

n

Akaryakıt dağıtım şirketlerine ceza yağdı

n

Başbakan, 'Size 2 ay süre, işi bitirin' dedi

n

Şuurlu öğretmenlerden ayrımcılığa tepki

n

Murat Belge: 'Yeni Ergenekonlar çıkar'

n

Bumin'den sonra Görmüş Hürriyet'e çattı

n

Doğan'ın Alman ittifakının ardındaki sır ne

n

'MİT'te iç hesaplama henüz bitmedi'

n

''PKK'ya davetiye' özel kalemi işinden etti

n

Zahid Akman, niye manşet olmadı?

n

Başbakan ile Baykal'ın terazideki gerçeği

n

MİT, Mehmet Eymür'ü niçin sattı?

n

Ergenekon davasının önemini anladık mı?

n

CHP değişecek mi yoksa amaç farklı mı?

n

'CHP'nin ilk Diyanet İşleri Başkanı' kimdi?

n

68 kuşağı aslında içi boş bir masal... Video

n

Şeytan nasıl oldu da 3 ayda hidayete erdi?

n

Türkiye, paylaşılmaz bir bölgesel güç mü?

n

Türkiye'nin Irak için 'ezber bozucu' B planı

n

Acı haber! İstanbul’un ilk camiine ne oldu?

n

Malum grup bu haberi niye görmemiştir !?

n

Avrupa'nın 'Türkiye hevesi' nereden çıktı?

n

Bayramoğlu: 'Baykal'ı unutalım gitsin'

n

Hayal kurma! Erdoğan'a alternatif değilsin

n

Yerel çözümler yerine evrensel yaklaşım!

n

Doğan’ın son eylemi Karakaya'yı şaşırttı

n

Efkan Ala'ya iftira... Yakışıyor mu size?

n

Ailecek bayram namazına gidilebilir mi?

n

Acaba o ana yakasına rozet taktırır mıydı?

n

Akyol, utanç veren Türk gazetesini yazdı

n

Türkiye'nin yarını daima hep ileri olmuştur

n

Sen şimdi gel de komplo teorileri üretme!

n

Serdar Turgut'u yerin dibine sokan utanç

n

7 ayda 200 PKK'lı terörist örgütten kaçtı

n

Gülgûn Feyman'ın şapkasını kaldırmışlar!

n

İmralı'ya yeni paket mi var?

n

Kriz tacirlerinin Türkiye'deki sinsi oyunları

n

Seçimler öncesi AK Parti'ye büyük tuzak!

n

2009'da Türkiye'ye ne kadar para lazım?

n

'Eğin, Türkiye'de gazeteciliğin yüz karası'

n

Cemal'in sözü Erdoğan'la Başbuğ Paşa'ya

n

Yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?

n

Sorsalar çok tecrübeli gazeteciler! Ya etik!

n

Medya çarşafa dolanınca saflarda değişti

n

Dolar vurguncuları Türkiye'yi böyle soydu

n

İşveren, işçisini ücretsiz izne gönderemez

n

Köşe yazarı olmuş ama adam olamamış!

n

İslam dünyası interneti neden keşfetmeli?

VİDEO HABERLER

.: MORALHABER :.