Meryem Aybike Sinan'ın röportajı
Dr. Veli Sırım, Nesil Yayınları Yayın Yönetmeni. Işık, Türdav, Menekşe ve Etkileşim Yayınlarında kitapları yayımlanmış bir yazarımız. Aynı zamanda bir akademisyen. Onlarca kitaba imza atmış başarılı bir isim. Son kitabımın yayınlanışı sürecinde kendilerini tanımış olmaktan onur duyduğum, bunu kendim için bir şans addettiğim değerli bir düşünce adamı. Gerçekten de son derece nazik, birikimli, mütevazı bir entelektüel olan Dr. Veli Sırım kültür ve yayın dünyamız için bir kazanç, bir şans. Lâfı fazla uzatmadan kendileriyle yaptığımız bu güzel söyleşiyle sizleri baş başa bırakıyorum.
SİNAN: Biz Veli Sırım’ı önceleri kitaplarıyla tanıdık. Akademik alanı İlahiyat olan bir yazarımızsınız. Bu serüvenden başlayalım isterseniz. “Veli Sırım kimdir?” sorusuna nasıl bir cevap verirdiniz?
SIRIM: 12 Ağustos 1968’de Manisa-Kula’da doğdum. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladım. Kula İmam Hatip Lisesi’nden 1986 yılında mezun olduktan sonra aynı yıl Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne kaydımı yaptırdım. 1988 ve 1989 yılları yaz döneminde Arapça eğitimi için Mısır’ın Kahire şehrinde bulundum. 1991’de İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldum. 1991-1993 yılları arasında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslâm Bilimleri İslâm Hukuku Anabilim Dalına bağlı olarak yüksek lisans eğitimimi tamamladım. “İslâm Devletler Hukukunda Milletlerarası Anlaşmazlıkların Sulh Yolu ile Çözümü” başlıklı bir tez hazırladım. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Ortadoğu ve İslâm Ülkeleri Enstitüsü İktisat Anabilim Dalında Doktora eğitimime başladım. 1998 yılında “Cumhuriyet Dönemi Türkiye-İslâm Ülkeleri Ticari İlişkileri” konulu tezle doktora eğitimimi tamamladım.
Master ve Doktora eğitimim boyunca Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak çeşitli okullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmenliği yaptım. Eylül 2000 yılından itibaren Nesil Yayınları bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Araştırma Merkezi’nde çalışmaya başladım. Şubat 2002 ile Mayıs 2003 tarihleri arasında aylık olarak yayınlanan Özgür ve Bilge dergisinin Sorumlu Yazıişleri Müdürlüğünü ve Sade Hayat bölümü editörlüğünü yaptım. Haziran 2003 tarihinden itibaren Söz Basım Yayın bünyesinde yine araştırmacı olarak çalışmalarda bulundum.
Gerek akademik çalışmalarım sırasında, gerek Nesil Yayınları bünyesinde bulunduğum süre zarfında kitap çalışmalarım oldu. Buna paralel olarak da gerek İlahiyat alanında, gerek sosyal ve siyasal alanda (Doktora tez çalışmamdan hareketle) kaleme aldığım makale ve araştırma dosyalarım çeşitli gazete ve dergilerde yayınlandı. Özellikle Arapça’dan Türkçe’ye kitap, makale ve tebliğ tercüme çalışmalarım oldu. Ayrıca bazı seminer ve konferanslarda aynı eksende tebliğler sundum. Örneğin 21-22 Eylül 1996 Tarihlerinde Ankara Sheraton Oteli’nde gerçekleştirilen “Kur’an Işığında Barış ve Kardeşlik” konulu sempozyumda “Dünya Barışı ve İslâm” başlığı altında sunduğum tebliğ bunlardan birisiydi.
Son olarak evli, bir kız ve iki erkek çocuk babası olduğumu ifade edeyim.
SİNAN: İlahiyat ve Edebiyat birbirlerini tamamlayan, destek olan ve aslında insanın olmazsa olmazlarından olan iki hassas alanda kalem oynatıyor olmanın ne gibi zorlukları ve dahi güzellikleri olduğunu düşünüyorsunuz?
SIRIM: İlahiyat alanı, sizin de vurguladığınız gibi hayatın hemen her alanıyla ilgili araştırmaların gerçekleştirildiği, üzerinde derinlemesine inceleme ve yorumların yapıldığı bir alan. Odak nokta olarak insanı hedef alıyor. Yine tıpkı edebiyat alanında olduğu gibi insanı ruh ve manevi açıdan irdeliyor. İnsanı akıl ve kalp ekseniyle ele alıyor. Hatta kalp, ruh ve hislere daha ağırlıklı ve derinlikli olarak eğiliyor. Dolayısıyla insanın iç dünyasındaki güzellikleri, hayırları öne çıkarma, ihtiyaçlarını karşılama, zaaflarını telafi etme, muhtemel hata ve kusurları düzeltme yollarının neler olduğuna dair ipuçları veriliyor.
İlk insan olan Hz. Adem’in (a.s.) aynı zamanda ilk peygamber olduğunu dikkate alırsak, önemli bir disiplin olarak Edebiyat ve İlahiyat’ın insanlık tarihiyle yaşıt olduğunu söyleyebiliriz.
İlahiyat eğitimimin akabinde İslâm Hukuku alanında Master eğitimi alışım, özellikle akademik çalışmalarımın hareket noktası oldu. Bu dönemde kaleme aldığım yazı ve kitap çalışmalarım ilmî araştırmalara dayanmaktaydı. Ancak, ele aldığım konular hep günümüz insanının ilgilendiği, merak ettiği, çözüm aradığı meselelerle bağlantılıydı. Çünkü herkesten önce beni ilgilendiren, zihnimi meşgul eden, cevap aradığım, kendimi eksik bulduğum konuları seçmeye çalışmıştım. Tabii güncel meselelere ve çözüm arayışlarına olan ilgim beni popüler ve genele daha fazla hitap eden çalışmalara da ilgi duymama vesile oldu. Örneğin 1991 yılında günlük yayınlanan bir gazetenin açtığı bir yarışmaya, o yıllarda sürekli gündemde bulunan Filistin meselesiyle ilgili bir dosya ile katılmıştım. “Atılan İlk Taşın Hikâyesi” başlıklı araştırmam birinci olarak değerlendirilmişti. Master tezimde İslâm’ın dünya barışına yönelik sunduğu çözümleri ele almış olmam da yine bu yaklaşımıma bir örnektir.
SİNAN: Daha önceki kitaplarınızda İlahiyat ve düşünce ağırlıklı yazılar kaleme alırken en son “Adnan Menderes – Aydın Menderes Babasını Anlatıyor” kitabınızda çok farklı bir alanda siyaset bilimi alanında çıkıp geldiniz. Neden diye sorsak ya da nasıl oldu diye sorsak neler söylersiniz?
SIRIM: Bu son kitabımın ortaya çıkmasında benim için en önemli saik yine kendi düşünce ve his dünyamda eksikliğini hissettiğim, büyük merak duyduğum bir konuda araştırma yapma düşünce ve gayreti oldu.
İlahiyat alanının yanı sıra sosyal ve siyasal konularda yaptığım ve halen yapmakta olduğum çalışmaların temelinde iki unsurun çok etkili olduğunu söyleyebilirim. Bunlardan birisi doktora çalışmamı İlahiyat değil de İktisat alanında gerçekleştirmemdir. Hayat hikâyemle alakalı verdiğim bilgileri hatırlarsanız, farklı bir alanda doktoramı tamamlamıştım. İkinci önemli etken ve unsur ise 2002-2003 yılları arasında yayın hayatında bulunan ve 15 sayı neşredilen Özgür ve Bilge dergisi oldu. Burada değerli ağabeyim, yazı ve üslûp açısından kendisinden azami seviyede istifade ettiğim Ümit Şimşek’i anmadan geçmeyeceğim. Hakikaten zikrettiğim dergi çalışmaları benim için bir okul eğitimi mesabesindeydi. Çok şey kazandım, çok önemli tecrübeler edindim. Allah’a ne kadar şükretsem, vesilelik cihetinden Ümit Şimşek Beye ne kadar teşekkür etsem azdır.
Sorunuzda esas vurgu yaptığınız meseleye geleyim.
“Adnan Menderes” kitabı bir röportaj kitabıydı. Yine çok şeyler öğrenmeme, çok önemli tecrübeler edinmeme vesile oldu.
Cumhuriyet dönemi siyaset tarihine damgasını vuran Adnan Menderes’i, yine babası kadar siyaset alanında ismini gayet olumlu ve başarılı olarak duyurmuş Aydın Menderes’in dilinden dinleyebilmek, öğrenebilmek için çok sıkı bir ön hazırlık dönemi yaşadım. Çok sayıda kitap, makale, röportaj ve araştırma dosyası incelemem gerekti. Bütün bunlara Sayın Aydın Menderes’in örnek meziyet ve hususiyetleri de dahil olunca verimli bir çalışma ortaya çıktığına inanıyorum.
Röportajın tamamı Sanatalemi.net'te...