Necmettin Erbakan cuma çıkışı basın mensuplarına yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e teşekkür ederek "Sayın Cumhubaşkanı kendisine yakışan olguluğu gösterdi. Teşekkür etmeyi vazife biliyorum" dedi.
Eski Başkabakanlardan Necmettin Erbakan, Altınoluk'ta gittiği cuma namazından sonra basın mensuplarına açıklamada bulundu. Erbakan açıklamasın Cumhurbaşkanı Gül'e ve kendisine dua eden herkese teşekkürlerini iletti.
"Sayın Cumhurbaşkanı'na teşekkür etmek vazifedir, büyük bir olgunluk gösterdiler" diyen Erbakan, kendisine verilen cezanın Allah'ın lütfu keremi ile düzeltildiğini de belirtti.
Erbakan cami bahçesimde bir basın mensubunun Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ı kastederek "Onlar sizi affetti, siz de onları affedecek misiniz?" sorusuna "Onlar bizim kardeşimiz" cevabını verirken, Başbakanlık görevindeyen kurduğu D-8'e dikkat çekti ve "Viyana kuşatması başarılı olsaydı bütün tüm Avrupa Müslüman olmuştu" ifadesini kullandı.
Videoyu izlemek için tıklayın>>>
Erbakan konuşmasında şunları söyledi:
"Tekrar camimize cemaatimize kardeşlerimize kavuştuk. Önce üç vazifeyi yerine getirmek lazım.
- Önce Cenabı Hakk'a şükürlerimizi sunmalıyız. O lütfetti, yapılan bir hata düzeltildi.
- "Dünyanın her yerinde sadece Türkiye'de değil, müslümanlar bu hususta çok dua ettiler. Cenabı Allah da onların dualarını kabul etti. Allah hepsinden razı olsun. Allah her daim dualarını kabul etsin.
-Sayın Cumhurbaşkanı'na teşekkür etmek vazifedir, büyük olgunluk gösterdiler. Gösterdikleri al-i cenaplıktan dolayı kendilerine teşekkür ederim.
"VİYANA ALINSAYDI TÜM AVRUPA MÜSLÜMAN OLMUŞTU"
- Başbakan olduğum zaman ilk işim 8 İslam ülkesi ile 'İslam Birliği'ni kurmak oldu. Bu ülkelerin hepsini ziyaret ettim. Bu gezilerden birinde Liberya'ya gittim. Havaalanından şehre gelirken şehir içine geldiğimizde araba artık yürüyemez oldu. Halk etrafımızı sardı sevinç gösterisi yaptı. Başkana sordum 'nedir bu' diye? Bana "Siz Osmanlı'nın torunlarısınız. 200 yıl önce İspanyol ve Portekizler'in elinden bizi Osmanlı komutanı kurtarmıştı. Karşılığında da ne elmaslarımızı ne de kömürümüzü istediler" diye cevap verdi. İşte bizim ecdadımız işte böyledir.