Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Şimşek: 'Krizden hızlı çıkma potansiyelimiz var' * Formula 1 pilotu ölümden döndü * Ertuğrul Özkök, sahte pasaport işi yapmış * Acil serviste Rambo bıçaklı kavga! Video * MSN gezginleri bunu kulağınıza küpe edin * Şaban Dişli olanları anlattı, suçsuzum dedi * Ev sahibine iyi kiracıya yönelik kötü haber * Petrol istasyonuna yıldırım düştü: 3 kişi öldü * MÜSİAD'a başkan olmak için gerekli iki kriter * 700 genç işadamı Girişimcilik Kongresinde

Ana Sayfaya Dön

 

YARSAV, Ergenekon'un yargı uzantısı mı?

26 Ağustos 2008 Salı : 23:43

YARSAV, Ergenekon'un yargıdaki uzantısı mı? YARSAV'ın yargıdaki kararlara kanunen müdahil olma hak ve yetkisi nedir? işte cevabı:

Doç. Dr. Mazhar Bağlı'nın yazısı

 YARSAV, Ergenekon'un yargıdaki uzantısı mı?

Yargı bağımsızlığının en önemli parametrelerinden birisi de yargının özellikle kendi kendisinden de bağımsız olmasıdır. Oysa bizim yargıçların bağımsızlıktan anladıkları doğrudan adına karar verdikleri "milletten" bağımsız olmaktır.

İktidardan bağımsızlığı da belli bir iktidardan bağımsız olmayı anlamaktadırlar. Eğer böyle değilse kendi ideolojilerine uygun bir yapılanmanın gerçekleşmiyor olmasına tahammül edemeyen ve söylentilere göre ülkede askerlik yapmayı bile kendisine zül olarak görüp çürük raporu alan bir kişinin başkanlığında örgütlenme yoluna giden ve yargının işleyişine doğrudan müdahale etmek isteyen bir yapılanmanın varlığı neye işaret etmektedir acaba? YARSAV (Yargıçlar ve Savcılar Birliği), suçtan mağdur olan taraf olmamasına ve hukuktaki mutlak tarafsızlık ilkesine rağmen yargıya (yani her türlü davalara) üstelik siyasi bir duruş adına dahil olmak istemektedir. Bu amaçla kurulmuş ve bu yönde davalar açmakta, davalara müdahil olmaktadır. Ali ile Ayşe'nin boşanması için üçüncü bir kişi olarak sizin dava açma hak ve yetkiniz ne ise YARSAV'ın da herhangi bir konuda dava açması ve yargıdaki kararlara kanunen müdahil olma hak ve yetkisi aynıdır. Ama bu gerçek hiç böyle olmadı bugüne kadar.

Dernek değil yargı içinde bir organ...

Böyle bir örgütlenmenin ne kadar hukuki olabileceği konusundaki endişelerden olsa gerek, YARSAV tüzüğünün önsöz kısmında sıralanan temel ilkelerin ilk 12 maddesi de tamamen böyle bir örgütlenmenin AB hukukuna ve diğer evrensel örgütlenme özgürlüğüne ilişkin kriterlere olan göndermelerdir. Aslında bu birlik üyelerinin çoğu (belki de başkan gibi askerlikle sorunları yoktur) ulusalcı Kemalist ve AB karşıtıdırlar. Ama yine de bu ilk 12 madde tamamen bahsedilen alanlara ilişkin göndermelerden oluşmaktadır. 13. maddede ise asıl niyet yazılıdır; "yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile yargıç güvencesini sağlamak, yargı üzerindeki siyasal baskı ve etkileri gidermek, meslek etiği ilkelerine bağlılığı izlemek düşüncesinden hareketle" bu örgütlenmeye gidildiği belirtilmektedir. Nitekim tüzüğün tamamını okuduğunuzda da bu yapılanmanın bir dernek veya bir meslek örgütü olmasına rağmen aksine yargının içinde bir organ olmayı hedeflemiş olduğunu da rahatlıkla görebilirsiniz. Her ne kadar "yargı bağımsızlığı" gibi bir maddeyi tüzüklerine koymuş olsalar da gerçekte durum böyle değildir. Çünkü YARSAV, 28 Şubat sürecinde ortaya çıkan entrikacı ve darbeci bir grup askerî bürokratın peşinden koşan, brifingler düzenleyen ve bugünlerde de Ergenekon terör örgütünün sivil toplum üzerinden darbe fikrinin toplumda yaygınlaşmasını sağlama emeline denk gelen bir yapılanmadan başka bir amacı olmayan bir yapılanmadır.

Kapatılması yönünde bakanlığın açtığı bir dava da var ama pek umutlu değilim; çünkü davaya bakan hakimin de YARSAV üyesi olma ihtimali çok yüksektir. Dahası Yargıtay başsavcılarının zaman zaman hakim ve savcıları YARSAV'a üye olmaya zorladıkları, hatta bununla tehdit ettikleri söylenmektedir. Bu da bırakın toplumun yargıya güvenmesini, yargının bile kendi kendisine güvenmesini ortadan kaldıran bir psikolojinin egemen olmasına neden olmaktadır. Gerçi AB mevzuatında savcıların örgütlenebileceği, ancak hakimlerin ise sadece kendilerini ifade edebilmelerine imkan sağlayan bir yapılanmaya gidebilecekleri var ve YARSAV da buna dayanarak kurulduğunu söylemektedir. Ama bu haliyle ya bu maddenin suistimali söz konusudur ya da bir pervasızlık.

Hiç kuşkusuz iktidar, günümüzün en sevimsiz kavramlarından birisidir. Bireyi belli ilişkiler ağına mahkum eden bir çağrışıma sahip olması dolayısıyla modern zamanların en çok konuşulan ve tartışılan konularındandır. Yargının da bu söylemin içinde olmaması düşünülemez elbette ama yargı bu durumu tam bağımsızlık ilkesi ile bertaraf edebilme imkanına sahip olan ve olması gereken temel kurumlardan birisidir. YARSAV'ın karşı çıktığı iktidarın güdümünde olmama, elbette herkesin kabul edebileceği ve heyecan duyacağı bir durumdur ama işin esası hiç böyle olmadı olmayacak da. Çünkü YARSAV "iktidara" değil "belli bir iktidara" karşı çıkmaktadır. YARSAV üyelerinin ve derneğin faaliyetlerine baktığımızda istenilen özerkliğin veya siyasetin yargı üzerindeki etkisinden kastedilenin de esasında iktidardan uzak olmak değil, bu bahsedilen "belli bir iktidarı" dışlamak olduğu görülecektir. Bundan dolayı da hangi düzeyde olursa olsun her yıl adli yılın açılışında yapılan konuşmalarda protokolde bulunan her hükümet yetkilisine siyah cübbeli yargı mensuplarının kaşlarını çatarak; kararlı ve gür bir sesle iktidarın güdümünde olmak istemediklerini söylemelerine şahit olmaktayız. Bilinçli bir biçimde seçildiği her halinden belli olan bu sinirli ve uyarıcı üslup, gerçekte bir hukuksuzluğa karşı da şimdiye kadar hiç takınıldı mı bilemiyoruz ama CHP dışındaki her partinin iktidarı bu fırçalardan nasibini aldı şimdiye kadar. YARSAV başkanı da aynı şekilde iddialara cevap verirken çok asabiydi.

Yoksa bu iktidar onların taraf olduğu "merkez"den gücünü alan bir iktidar olmadığı için mi onları asabileştirmektedir? Şu an yönetimde olan partinin iktidarına karşı çıkanlar, başka bir partinin (Moğultay vakası gibi) belli bir kesimden bir kadrolaşmaya gittiklerini açıkça ifade etmelerine hiç ses çıkarmamışlardı. Görünen o ki yargı ve özellikle de YARSAV aslında iktidara karşı falan değildirler. Hatta iktidar, onların var olmalarını sağlayan tek somut ve meşru alandır. AK Parti döneminde siyasi iktidardan bu kadar uzak olma vurgusunun gerçekte bir iktidar dışlama çabası olmadığı kesin, belki de bu dönemde yapılacak olan düzenlemelerin yargının iktidarlarla meşru/gayrimeşru ilişki kurmalarını engelleme ihtimalini gördükleri için bu kadar yaygara koparmaktadırlar. YARSAV başkanının gerçekte sahte rapor alıp almadığı şu an bilinmiyor ama şurası bilinen bir gerçek ki; YARSAV, kurulduğu günden beri çeşitli eylem ve üyeleri ile hep tartışıla gelmektedir. YARSAV adına herhangi bir konuyla ilgili açtığı bir iptal davasına yine kendisinin bakması mümkün ise ve de vaki ise nerede bu yargı bağımsızlığı?

YARSAV, iktidarını hukukî kılma çabasında

Mazbatasını alan milletvekilinin tahliyesinden tutun da hakim ve savcılık sınavına kadar birçok alanda kendi üyelerinin açtığı ve yine kendi üyelerinin baktığı davalarda tarafsızlığın olduğuna kim bizi veya toplumu nasıl ikna edecek doğrusu merak ediyorum? Hükümetin memurlarına verdiği zamlara bile dava açma yetkisini kendisinde gören ve bu davaları da hemen kabul eden YARSAV üyelerinin yargıdaki varlıkları sizi tedirgin etmiyor mu? Eğer YARSAV başkanı sahte olduğu iddia edilen rapor dolayısıyla mahkemelik olursa ve bu mahkeme üyeleri ile iddia makamı da YARSAV üyeleri olursa bu davanın tarafsızlığına kim inanabilecek? Eğer yargı üç sacayağı olan bir sistem ise bu örgütlenmede neden avukatlar da yok? Onlar hukukun dışındalar mı? Hukuk bir bütün değil midir?

Kısaca (fizikî hiçbir göndermede bulunmaksızın söylüyorum) takke düştü kel göründü; YARSAV hukuku bağımsız kılmak, yargı tarafsızlığını egemen kılmak için değil, bir zümrenin iktidarını hukukileştirmek ve hukuka sızmış olan kimi düşüncelerin iktidarının devamını sağlamak için vardır. Başkanın sahte rapor alıp almadığı ve askere gidip gitmemesi de tamamen onun hukuk adamlığı vicdanı ile açıklanabilecek bir durumdur.

ZAMAN

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (0) adet  yorum eklenmiştir.

Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
Ertuğrul Özkök, sahte pasaport işi yapmış
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, kirli geçmişine ilişkin satır aralarında iti
Özal'ı vitrine çıkaran iki özel brifing neydi
Türkiye'nin, Demirel’in deyimiyle, ‘70 sente’ muhtaç olduğu günlerdi. Ekonomi durmuştu. Ülke iflâsın
CHP'deki bir ''din harekâtı'' ve birde itiraf
CHP eski Başkanı Öymen, ''CHP’deki bir ‘din harekâtı’ anısı ve bugünkü durum'' başlıklı yazısında bi
Bu taktikleri CHP daha önce de yaptı ama!
'İnanç özgürlüğünü ve demokrasiyi savunursa CHP’ye oy verebilirim' diyen Hüseyin Gülerce'den farklı
Irak'tan sonra sıra Afrika'nın işgaline geldi
ABD’nin, Afrika’da yükselen Rus ve Çin etkisine karşı kurduğu Afrika ordusu AFRICOM’dan sonra artan
Emekli aylıkları ''223 YTL''ye düşecek mi?
Emekliler, aylıklarının, çalışanlar ise emekli olduklarında, bağlanacak aylıklarının 223 YTL’ye düşü
Bahadıroğlu: Osmanlı’da çocuk terbiyesi
Moral FM programcısı ve tarihi sevdiren adam Yavuz Bahadıroğlu, Osmanlı'da çocuk terbiyesi konusunda
Fesüphanallah, marksizm geri geliyormuş!
'FESÜPHANALLAH, Karl Marx ve marksizm geri geliyormuş! Tekrar fesüphanallah!' diyen Hadi Uluengin bi
Ekşi, Baykal'ı, Zülfikar Ali Butto'ya benzetti
Deniz baykal değişti, Oktay Ekşi değişmedi ve "ya laiklik elden giderse" korkusu yaşamaya devam ediy
Kayacı'dan Kür ve Anad'a başörtüsü dersi
'Benim oyum çabanın oyuyla bir mi olacak' diye tepki çeken Aysun Kayacı bu sefer yazar Pınar Kür'e v
Baykal, Michael Jackson'a rozet takar mı
Baykal'ın taktığı rozetler en çok laikçi kesimin kafasını karıştırdı. Bize de bu soruyu sormak düştü
''Önder Sav ve 'pişen kurbağa' psikolojisi''
Cumhuriyet Halk Partisi 'Halkın partisi' olmaya mı karar verdi, yoksa yerel seçimlere kadar takiyye
Ferdi ile Fevzi: Birisi şehit, diğeri ise dağda
Ferdi ile Fevzi iki kardeşin öyküsüdür. Birisi şehit, diğeri dağda. Fevzi vatan uğruna şehit düşüyor
TSK'yı sadece bazı yayınlar mı yıpratıyor?
Velev ki Vakit Gazetesi bir kısım yayınlarını TSK'yı yıpratmak için yapıyor olsun. Peki Paşa'nın hiç
Youtube Paşası'nın akıl almaz marifetleri
Milli Eğitim Müdürü ve Kaymakam'ın Paşa korkusu neydi? Hatta, Paşa kaymakamın yüzüne telefonu kapatı

n

'Yürü be Baykal'ım; ben onları oyalarım...'

n

CHP 'Allah'sız parti' yaftasını söküp atmalı!

n

Şehvet havasında tecavüz haberi olur mu?

n

CHP, neyi anladı da böyle çarşafa sarıldı?

n

Türkiye siyasetinin Erol Taşı sizce kimdir?

n

Bu hükümet hiç mi iyi bişi yapmadı? Video

n

'Sen çizmeyi aşma! Üniversitede okuma!'

n

Gül ile Erdoğan arasında bir 'KRİZ' mi var?

n

''İllâ bir büyük banka iflâs etsin istiyorlar''

n

Rating tartışmasında TRT neden çok haklı

n

'Baykal sonunda başardı. Darısı TSK’ya'

n

Obama'nın ilk savaşı ve yeni Süveyş krizi

n

 'Bu senaryoyu yalnızca Ak Parti bozabilir'

n

Hakan'dan camiaya açılan Baykal’a taktik

n

'Devlet AKP'yi boğmak için fırsat kolluyor'

n

1913-1918 yıllarında oynanan büyük oyun

n

Özal, Kahveci ve Bitlis cinayetleri mektubu

n

Aydın Doğan da siyasete girse ratingler düşer

n

Özdemir'i Obama'ya benzetmek doğru mu?

n

Öcalan'dan iki sanatçıya ihanet suçlaması

n

CHP'nin İstanbul ilçe adayları kim?

n

TÜBİTAK'dan çağrı var

n

Erman Toroğlu'ndan Aziz Yıldırım'a UYARI

n

Aleviler Cumhuriyet mitinglerinde kullanıldı

n

Siz, hayatınızda böyle şey okudunuz mu?

n

Siyasette yolsuzluğa en az karışan partiyiz

n

Böyle üniversiteye girme ama CHP'ye gir!?

n

Ahmet Taşgetiren ÇARŞAFLI Baykal'ı yazdı

n

Millet bu numaraları yutmaz Baykal Efendi

n

Arda'yı ölümüne tehlikeye atanlar kimler?

n

Aköz Erdoğan'ın yanında sarhoş oldu mu?

n

Neyin eksik senin ey güzel ülkem; neyin?..

n

İtalyan Başkan: 'Türkler bizi ham yapacak'

n

Aman Başsavcı duymasın! ADD duymasın!

n

Bahadıroğlu, çocuk okuma sanatını yazdı

n

Baykal yakında çarşaf dağıtırsa şaşmayın!

n

Ak Parti iktidarı 'sonun başlangıcı'nda mı?

n

Kirayı gizleyen 5 yıl korkulu rüya görecek

n

Yeni senaryo korsanlara karşı Türkler mi?

n

Kürtler 'dört duvar' arasında

n

3'üncü saldırı dalgası Erdoğan'ı sarsar mı?

n

Bu çağda Said Nursi'nın insanlığa katkısı

n

Kekeç'ten Selçuk'a: Uslanmadın mı adam!

n

Obama ile Cem Özdemir'in ortak noktası

n

İyi ve sağlıklı bir Anayasa neye göre iyidir?

n

Umur Talu: 'Taş ile bomba... Kanun ile adalet'

n

Özal'ın ''lades''te kaybettiği bakanı

n

Duvardaki çatlak: Taraf gazetesi

n

2. el cep telefonu kullanımında kaçıncıyız

n

N. Genç, ilk kez ''Erdoğan'a destek'' verdi

n

Özkök'ün ateizm şifresini Gündem çözdü

n

Hürriyet'in kaptanı Özkök yine saçmaladı

n

Lozan'da şehitlerimizi İngiliz'e teslim ettik

n

'KRİZ' kendi içimizde olmasın?

n

Demirkırat düştüğü gibi kalkabilecek mi?

n

Türkiye'nin garipliği Amerika'nın kazanımı

n

JİTEM'in asit ölüm çukurları nerede?

n

Başbakan Erdoğan’ın Obama arayışları

n

Hasan Celal Güzel: 'Fehmi Koru halt etmiş'

n

Ahmet Altan'ın 'canına tak eden' olay ne?
.: MORALHABER :.

VİDEO HABERLER