Mehmet PAKSU'nun yazısı..
Diş fırçalamak orucu bozar mı?
Hocam, oruçlu iken diş macunu ile dişimizi fırçalasak orucumuz bozulur mu?
Dış fırçalarken diş temizliği yapılmış oluyor, bir şey yiyip içmiyoruz. Bunun için diş fırçalamak oruca bir zarar vermez. Peygamberimiz de Ramazan'da gündüz vakti dişini fırçalardı. Fakat Peygamberimiz diş temizliğinde misvak ağacından yapılmış olan misvakı kullanırdı. Peygamberimizin bu durumunu ¬mir bin Rebia anlatıyor:
Mehmet PAKSU'nun Videosunu izlemek için TIKLAYIN>>>
"Ben Resulullahı (a.s.m.) oruçlu iken misvak kullandığını sayamayacağım kadar çok gördüm." 1 Sahabilerin ileri gelenlerinden Abdullah bin Ömer de, "Oruçlu bir kimse günün başında ve sonunda misvak kullanır"2 derken, günün bütün saatlerinde diş fırçalamanın oruca bir zarar vermeyeceğini belirtiyor.
Fakat diş macunu kullanarak diş fırçalanırken diş macununun ve suyun boğaza kaçmamasına dikkat etmek gerekir. Bunun için en iyisi ve uygun olanı, imsak vakti girmeden önce dişlerimizi fırçalamalı, oruca zarar verebilicek bir ihtimalle karşılaşmamalıyız.
Unutarak yiyip içmek orucu bozar mı? Hocam, unutarak yiyip içtiğimizde oruç bozulur mu? Hatırladığımızda devam etmeli miyiz, yoksa yiyip içmeyi bırakmamız mı gerekiyor?
Cenab-ı Hak, unutarak yapılan hatalardan dolayı insanı sorumlu tutmuyor. Çünkü bunda kişinin bir kastı ve art niyeti yoktur. Oruçta da böyledir. Bir insan oruçlu iken unutarak karnı doyuncaya kadar yemek yiyecek olsa, kanasıya su içse, oruçlu olduğunu aklına gelmediği süre içinde orucuna bir zarar gelmez. Fakat hatırladığı an hemen ağzını yıkamalı orucuna devam etmelidir. Bu konuda Peygamberimiz şöyle buyuruyor: "Biriniz oruçlu iken unutarak bir şey yiyip içer, sonra da hatırlarsa, orucunu bozmasın, tamamlasın. Çünkü ona o anda Allah yedirip ve içirmiştir."3
Fakat bunun yanında, oruçlu olduğunu hatırladığı halde veya "Sen oruçlusun" denildiğinde, aldırış etmeden yiyip içmeyi sürdürürse orucu bozulur ve Ramazan'dan sonra kaza etmesi gerekir.
RAMAZAN RİSALESİ'NDEN ORUCUN HİKMETİ
Ramazan-ı Şerifin orucu, doğrudan doğruya nefsin vehmettiği rububiyetini kırmak ve âcizliğini göstermekle kulluğunu bildirmek cihetindeki hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki: Nefis Rabbisini tanımak istemiyor; firavun gibi rab olmak istiyor. Ne kadar azaplar çektirilse, o damar onda kalır. Fakat açlıkla o damarı kırılır.
İşte, Ramazan-ı Şerifteki oruç, doğrudan doğruya nefsin firavunluk cephesine darbe vurur, kırar. ¬cizliğini, zayıflığını, fakirliğini gösterir, kul olduğunu bildirir. Hadisin rivayetlerinde vardır ki: Cenâb-ı Hak nefse demiş ki: "Ben neyim, sen nesin?" Nefis demiş: "Ben benim, Sen sensin." Azap vermiş, Cehenneme atmış, yine sormuş. Yine demiş: "Ben, benim. Sen sensin."
Hangi çeşit azâbı vermiş, enaniyetten vazgeçmemiş. Sonra açlıkla azap vermiş, yani aç bırakmış. Yine sormuş: "Ben kimim, sen kimsin?" Nefis demiş: "Sen benim Rahim olan Rabbimsin. Ben de senin âciz bir kulunum."
1. Buhari, Savm:27.
2. Buhari, Savm 25.
3. Darimi, Savm:23; Müslim, Sıyam:171.