ASDER Genel Başkanı Adnan Tanrıverdi, Ergenekon soruşturması kapsamında Kandıra Cezaevin’nde tutuklu bulunan emekli paşaların TSK adına ziyaret edilmesini Genelkurmay’ın Ergenekon tavrını belirlemesi olarak değerlendirdi
Tanrıverdi, Genelkurmay Başkanlığı’nın Kocaeli İli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi vasıtasıyla, Kandıra Ceza Evi'nde tutuklu bulunan Emekli Org. Şener Eruygur ve Hurşit Tolon'u Türk Silahlı Kuvvetleri adına ziyaret etmesine ‘Kurumsal dayanışma kılıfına büründürülmüş siyasî ve ideolojik bir çıkış’ dedi.
EMEKLİ PAŞALARI ZİYARETİN ÜÇ NEDENİ
‘Türk Silahlı Kuvvetlerinin amaçsız, hedefsiz, gayesiz, hesapsız bir faaliyete girişmesi mümkün değildir.’ diyen Tanrıverdi, TSK adına gerçekleştirilen ziyaretin üç amacı olabileceğini kaydetti.
1. TSK'nin Ergenekon Davası ile ilgili tutumuna açıklık getirmek, sahiplenmek,
2. Yargıyı etkilemek,
3. Laik düzeni koruma adına, 28 Şubat 1997 tarihinden beri birlikte hareket ettiği, özellikle de 11. Cumhurbaşkanının seçimi öncesinde aktif olarak kendilerini ortaya atan ve Ergenekon tutuklamaları ile demoralize olan çevrelere de cesaret vermek amaçlarıyla yapılmış olması muhtemeldir. Genelkurmay Başkanı Org. Sayın İlker Başbuğ, bu çevreleri ne denli önemsediğini ve ciddiye aldığını, devir-teslim törenindeki “Buna karşılık bugün, toplumun bir kesimi, yeni bir kültürel kimliğin, yaşam tarzının oluşumunda dini düşüncelere büyük bir ağırlık verildiğini düşünmekte ve gelişmelerden büyük bir endişe duymaktadır. Bu endişe ciddiye alınmalıdır. Çoğulcu demokrasi anlayışı çerçevesinde, toplumsal huzur için bu zorunludur.”sözleriyle kamuoyuna duyurmuştur.
ERGEKON İLE TSK'NIN GÖRÜŞÜ
Olayı değerlendirirken Silahlı Kuvvetlerin genel çizgisininin gözden uzak tutulmaması gerektiğini söyleyen Tanrıverdi, 'Ergenekon oluşumu ile TSK'nın profesyonel kadrosu mensuplarının, Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetimi hakkındaki düşünceleri farklı değildir.’ dedi. Tanrıverdi, bu konunun farklı olduğunu düşünenlere ‘28 Şubat Post Modern Darbesi ve bunun mimarı olan kadroları nereye koyabilirler?’ diye soru sordu.
‘Dini değerlerin yükselişini, laik devlet ve Ülkenin geleceği için tehdit görürler.’ İfadesini kullanan Tanrıverdi, ‘Etnik yapıya dayalı sosyal ve kültürel talepleri, üniter devlet ve ulus devlete yönelik terörle bir telakki ederler. Bu nedenlerle, ziyaret açık bir tavırdır. Gayri meşru yöntemlerle iktidarı değiştirmekle suçlanan iki Orgeneral, saklanmadan, gizlenmeden, ceza evinde ziyaret edilmiştir.’ diye konuştu.
TUTUKLU PAŞALARI ZİYARET TSK'NIN TUTUMUNU SERGİLEDİ
Tanrıverdi, ‘Emekli paşaların ziyareti Silahlı Kuvvetlerin samimi tutum ve davranışını sergilemektedir.’ vurgusu yapan Tanrıverdi şunları söyledi. ‘TSK'nin İslâmî inanç eksenindeki yeri bellidir. Devlet Yönetiminde, siyaset müessesine karşı Anayasal Kurumların güçlendirilmesi talepleri de son devir -teslim törenlerinde aklımızda kalacak şekilde vurgulanmıştır. Mütedeyyin insanların oyları ile belirlenen iktidarlara bakış açısı da bilinmektedir. Bu husustaki görüş ve düşünceler de her fırsatta dile getirilmektedir. Bütün bunlar düşünüldüğünde; TSK'de Ergenekon'un asker sanıklarına sahip çıkmayı görev bilen bir yapı bulunmaktadır.
KORUMA KOLLAMA AÇIK BİR ŞEKİLDE İFADE ETMİŞTİR
Bu gerçeği bilerek, Org. İlker Başbuğ Komutasındaki yeni döneminde TSK'nin koruma ve kollama görevini gizli, kapaklı ve örtülü beyan ve eylemlerle değil de; açık ifade ve eylemlerle yerine getirmeye çalışacağı sonucu çıkarılabilir. Yani olaylar karşısında tavrını açık ve net bir şekilde belirlemek suretiyle Kamuoyu ve Anayasal Kurumları etkileme yöntemini kullanacağı anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak, ülke meselelerinde TSK'nin, benzeri net tavırlarını bundan sonra daha sık beklemeliyiz. Ama gerek toplum, gerekse sorumlu yöneticiler bu girişimleri kendine baskı ve tehdit unsuru olarak görüp, doğru bildikleri yoldan vazgeçmemelidirler.
Çünkü TSK'nin, gelişmeler karşısında, tutumunu sergileme dışında bir yaptırım ve fiili müdahale imkânı kalmamıştır.
SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİ İÇİN NE YAPILMASI LAZIM
TSK'deki dini tehdit gören yapılanma değişmeden, Türk Toplumunun beklediği davranış biçimini göstermesi mümkün değildir.
28 Şubatı yapanlar askerler değil midir?
O günden bu güne, inançlı insanlar tasfiye edildiğine ve yeni alınanlarda da seküler nitelikler arandığına göre, geçmişteki yanlışlarından kendiliğinden vazgeçmesini ve 28 Şubat zihniyetinden farklı bir tablo sergilemesini beklemek fazla saflık olmaz mı? Bunun için:
1. Önce hukuk dışı tasfiyeler durdurulmalı, önüne yasal engeller konulmalıdır.
2. Silahlı Kuvvetlerin profesyonel kadrolarına alınacak personelin seçimindeki kriterler değiştirilmelidir.
3. Askeri okullarda ve profesyonel kadrolarda din eğitimine önem verilmelidir.
4. Askerî Eğitim müesseselerinde askerin, milli iradeye ve onun temsilcisi siyasî iradeye hükmeden değil itaat eden bir konumda bulunması hususu işlenmeli bu husus bir karakter haline dönüştürülmelidir.
5. MGK'nun yapısı değiştirilmelidir. MGK'da Genelkurmay Başkanından başka asker bulunmamalıdır.
6. TBMM ve Hükümetler TSK’ni denetleyip kontrol edebilmelidir.
Www.Moralhaber.Net