Dünyaca ünlü Amerikalı Müslüman siyahi lider Malcolm X'in 30 Mart 1964 tarihinde yani suikasta kurban gitmesinden yaklaşık bir yıl önce U.S.News & World Report adlı bir dergide çıkan röportajı, son 75 yılın en etkili söyleşileri arasında gösterilmişti. Röportajı kısaltarak yayınlıyoruz.
Sizce entegrasyon ruhu bu ülkede iflas mı etti?
Evet, iflas etti. Irk ayrımcılığı okullarda daha bir artıyor. Washington D.C., entegrasyonun iflas ettiğine en iyi örnektir. Washington'da neler döndüğünü, tiyatro ve restoranlarda ırk ayrımının kaldırıldığını biliyorum. Ne var ki yardım gören zenciler, zenci burjuvalardan alıyor bu yardımı. Tiyatrolara ve beyazların restoranlarına gitmenin külfetini karşılayabilenler de sadece bu zenciler.
Amerika'daki ırk sorununun çözülmesine yardımcı olacak nedir?
Zencileri gettolardan çıkarmak, iyi evlerde iyi komşuluk ilişkileri kurmalarını sağlamak.
Siyahi adamın yapması gereken ilk şey New York'taki Harlem ve diğer gettoların kötü şartlarını ıslah etmektir. Sadece maddi anlamda değil ahlâki ve ruhi olarak da.
Programınız ırklar arasında daha fazla sürtüşmeye yol açmayacak mı?
Sıkıntı gittikçe artıyor diyebilirim. Siyahlar öteki yanaklarını dönmekten muzdaripler. Beyazlar bunu yapmazlar. Okullarda yürütülen bütünleşmeye karşı gösteri yapan beyazlarınız var şimdi. Bu iki unsur bir araya geldiğinde bir patlama yaşanacak.
Bu patlamanın gerçekleşmesine katkıda bulunacak mısınız?
Benim hareketim patlamayı teşvik etmez. Her hâlükarda gerçekleşecek. şiddetin lehinde ya da aleyhinde değilim. Ben özgürlük tarafındanım; gerekli araçlar her neler olursa olsun.
Zenci siyasi parti'nin lehinde misiniz?
Evet. Zenciler kendi partilerine sahip olmalı, bir siyahi partiye. Zenci yanlış kelimedir. Bilimsel hiçbir karşılığı yok. Siyahi bir siyasi parti kuracağım. Hiçbir makam-mevkide gözüm yok. Daha ziyade zencilerin siyasi anlamda olgunlaşmasını istiyorum. Netice olarak da dalavereci politikacılar tarafından sömürülme ihtimalleri azalacak.
Partinin zemini ne olacak?
Bu ülke'nin siyahi halkı için özgürlük, adalet ve eşitlik. Onlara siyahiye oy vemeyi öğretecek. Bunun anlamı beyaz karşıtlığı demek değildir. Biz siyahi yandaşıyız beyaz karşıtı değil.
Müslümanların nefret hareketi olmadığını iddia ediyorsunuz; ama yine de beyaz adamın şeytan olduğunu öğretiyorsunuz---
Beyaz adamın kolektif suçundan bahsediyoruz. Müslümanlar, zenciler bir ırk olarak neye inanıyorlarsa sadece onu ifade ediyorlar. Eğer onu yukarı doğru kaldırırsam beyaz adamın durumun ciddiyetini anlamasını sağlayacaktır.
Sizce gerçek çözüm nedir peki?
Gerçek tek cevap halkımızın Afrika'ya geri dönmesidir. Fakat bu çok sonraki iş. Tam şu an acıya ve zulme karşı acil çarelere ihtiyacımız var. Yardım programları talep etmiyoruz. Tembellik yaratıyorlar. Zencinin zenci camiayı maddi ve manevî anlamda tertemiz yapacağı bir programa ihtiyacımız var. İşe ihtiyacımız var.
Kendi işimizi kurmamız ve işletmemiz gerekiyor. "Oturmak" yerine (kaybettiklerimizi) geri satın almalıdır.
Hükümet şayet Afrika'ya geri dönmemize izin vermezse o takdirde siyahi ulusu burada kurmalıyız.
Siyahi ulus için hangi eyaletleri talep ediyorsunuz?
Muhammed Bey'i telaffuz ederken hiç duymadım; aklındaki umarım Florida ve California'dır. Havası serin yeri severim.
Orada yaşayan siyahi Müslümanların sayısı ne kadar?
Muhammed bey'den başka kimse bilmez.
Örgütünüze katılım sayısı hakkındaki beklentiniz nedir?
Amerika'daki 22 milyon siyahiyi örgütlemeyi ümit ediyorum.
Irkçılığa karşı bir özgürlük çığlığı
Afro-Amerikalıların yani siyahların ABD'deki tarihlerinde en büyük olay kölelikten vatandaşlığa “terfi” ettikleri Büyük Kuzey-Güney savaşından sonra İslamiyet'tir. Yıllar boyunca insan yerine konulmayan, birer yurttaşa dönüştükten sonra da ırkçı ayrımcılığa maruz kalan siyahlar, kendilerini ezen beyazlara karşı direnişlerini 50'li yılların başından itibaren İslamiyet altında sürdürdüler. İslamiyet onlar için yalnızca bir din değil, ana kıtalarındaki kardeşleri gibi bir öze düştü. Amerika kıtasında İslamiyet'le şereflenen ırkçılık karşıtı hareketin en önde gelen lideri ise kuşkusuz Malcolm X'tir.
Tüm dünyada hakkında yazılan kitapların yok sattığı, Yönetmen Spike Lee tarafından beyaz perdeye taşınan öyküsünün milyonlarca kişi tarafından izlendiği siyahi lideri anlatan en önemli çalışmalardan biri de, siyahi bir yazar olan Alex Haley tarafından kaleme alınan Malcolm X adlı kitap oldu.
ABD'nin unutulmuş bir mahallesinde beyazlar tarafından itilip kakılarak büyüyen, içinde bulunduğu koşulların doğal bir sonucu olarak hapse düşen, cezaevinde tanıştığı İslamiyet'le birlikte mücadelesini yeni ve gerçekçi bir boyuta taşıyan efsanevi liderin yaşamı çağdaşı olan Haley tarafından canlı bir şekilde yazıya döküldü.
1955 yılında New York televizyonunda yayıma giren “Nefretin Doğurduğu Nefret” adlı bir program sayesinde ABD halkı vatandaşları olan Müslümanların farkına varmaya başlamıştı. O sıralarda serbest bir yazar olarak çalışan Haley de Müslüman siyahlara yönelik kamuoyu ilgisinin merkezine yerleşmeye başlayan Malcolm'un peşine düştü. Konuyla ilgili yaptığı ön çalışmalarla siyahi liderin dikkatini çekmeyi başaran Haley, artık yaşayan bir tarih olan Malcolm X'i yazıya dökmeye hazırdı.
Malcolm X'in hayatını siyah mahallesindeki ilk günlerinden itibaren kaydetmeye başlayan Haley, tarihe geçecek biyografisini ilk olarak 1965'te yayınladı. Bu kitap aslında yazarla kahraman arasındaki ikili görüşmelerin bir ürünüdür.
Başta Malcolm X ile ilgili çalışmasında yalnızca bir özgeçmişin, kahramanının ağzından aktarıcısı konumunda olan Haley, daha sonraki yirmi yıl sürecek kişisel araştırmasıyla ününü pekiştirdi.
Ülkemizde “Kökler” adlı televizyon dizisiyle tanınan Alex Haley, “en büyük eserim” dediği çalışmasıyla Amerikalı Müslüman Siyahi Lider Malcolm X'in hayat hikayesini bizzat kahramanının dilinden aktarıyor.
Yeni Şafak - ÇEVİREN :ERTUĞRUL AYDIN