İzzet Taşkıran’ın haberi
“Türkiye’de Ramazan ayına yakışır bir topluma sahip olduğumuz için çok mutluyum”
Zaman Gazetesi’nin yazılarıyla ses getiren kalemi Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne, Moral FM’e Ramazan ayıyla ilgili akılda kalan çocukluk anılarını anlatarak bugüne ilişkin önemli tespitlerde bulundu.
Fethi Çağıl’ın sunduğu “Ramazan Sohbeti” programına misafir olan Türköne,”Toplumumuz çok hareketli ve değişken olmasına rağmen belki de kendisini dengelemek için Ramazan’da daha dingin ve huzurlu bir şekilde yaşadıklarını gözlemliyorum. Sonuç olarak ülkede Ramazan’a ve oruca yakışan bir toplum var.” diyerek memnuniyetini dile getirdi.
“Gündüz orucun verdiği ferahlık hali insanın düşünme sistemini ve muhakeme tarzını değiştirdiği için zihni olarak çalışan insanlara çok faydalı oluyor” diyerek oruçla arasının çok iyi olduğunu ifade eden Zaman Yazarı, çocukluğunu geçirdiği Erzurum’la ilgili Ramazan anılarını şöyle anlattı:
“İlk orucumu çocukluk dönemlerimde Erzurum’da tutmaya başladım. Babam memurdu. 2 yıl burada kaldık. Önceleri çocuklukta tekne oruçlarım vardı ama Erzurum’daki Ramazan geleneklerini ve oruçlarımı asla unutamıyorum. Burası çocukluk anılarımda önemli bir yer işgal ediyor.
“Erzurum çok enteresan bir yer. Ramazan geleneği toplumun dokusuna işlemiş. Ergenlik dönemine geçen yeni nesillerin toplumsallaşması büyük ölçüde Ramazan’la oluyor. Oruç tuttuğunuz zaman saygı ve ilgi görüyorsunuz. Ben bu açıdan ben çok şanslıydım. Oralarda camiye gittiğinizde büyük insan muamelesi yapılıyor size. Mesela geceleyin teravihlere mutlaka farklı camilere gidilirdi. Bu çok önemliydi. Çünkü sizin teneffüs ettiğiniz atmosfer bütünüyle kişiliğinize işleyip karakterinizi etkiliyor.”
Programda “geçtiğimiz on yılı düşünerek söylemek gerekirse daha huzurlu, daha vakur ve barışçı bir Ramazan idrak ediyoruz.” şeklinde konuşan Prof. Türköne, son olarak şunu ekledi:
“Bu sene Ramazan ayından ciddi manada toplumu yansıyan ve rahatsız edici bir olay yaşanmadı. Medyada her sene üretilen tatsız haberler bu sene hiç görülmedi. Bu çok sevindirici bir durum bana göre.”
“ZİHNİ OLARAK ÇALIŞANLAR İÇİN ORUÇ ÇOK FAYDALI”
—Ramazan ayında sizin çalışma temponuzda bir değişiklik oluyor mu?
Haliyle oluyor. Tempomuz bazen artıp bazen azalsa da genellikle bu ayda gündüz yapılması gereken işleri geceye kaydırıyorum. Ramazan’da orucun verdiği açlık, rehavet ve uyku hali veriyor. Bu da temponuzda bir değişiklik meydana getirse de bu durum iş randımanınızı da azaltmıyor. Zaten bunu geceleri telefi ediyorsunuz.
Oruca bir de şöyle bakmak lazım. Gündüz orucun verdiği ferahlık ve dinginlik hali insanın düşünme sistemini ve muhakeme tarzını değiştiriyor. Bizim gibi zihni olarak çalışanlar için bu çok faydalı oluyor. O yüzden oruçla aramız iyi diyebilirim.
“İNANÇLAR, RAMAZAN ÜZERİNDEN NESİLDEN NESİLE AKTARILIYOR”
—Hocam tuttuğunuz ilk orucunuzu hatırlıyor musunuz?
Evet. Ben ilk orucumu Erzurum’da tutmaya başladım. Babam memurdu. 2 yıl burada kaldık. Önceleri çocuklukta tekne oruçlarım vardı ama Erzurum’daki Ramazan geleneklerini ve oruçlarımı asla unutamıyorum. Burası çocukluk anılarımda önemli bir yer işgal ediyor.
Erzurum çok enteresan bir yer. Ramazan geleneği toplumun dokusuna işlemiş. Ergenlik dönemine geçen yeni nesillerin toplumsallaşması büyük ölçüde Ramazan’la oluyor. Oruç tuttuğunuz zaman saygı ve ilgi görüyorsunuz. Ben bu açıdan ben çok şanslıydım. Oralarda camiye gittiğinizde büyük insan muamelesi yapılıyor size. Gece teravihlere mutlaka farklı camilere gidilirdi. Bu çok önemliydi. Çünkü sizin teneffüs ettiğiniz atmosfer bütünüyle kişiliğinize işleyip karakterinizi etkiliyor.
Ben bunların hepsini yoğun bir şekilde idrak ettiğim Ramazanlar’da yaşadım. Ben zaman içerisinde aktarılan dini kültürümüzün içinde inançların ötesinde önemli ölçüde Ramazan üzerinden nesilden nesile aktarılıp süreklilik arz ettiğini düşünmekteyim. Bu süreçlerde Ramazan’da hissettikleriniz, iftar ve sahur izlenimlerimiz bizi oluşturan önemli yapı taşlarıdır. Bu açıdan biz farkında olmasak ta toplum o canlılığını devam ettiriyor. Bunun idrakinde olmak çok güzel bir duygudur.
“ÜLKEDE RAMAZAN AYINA YAKIŞAN BİR TOPLUMUMUZ VAR”
—Sosyal yapı içerisinde şimdiki Ramazan coşkusunu eskisine göre kıyasladığınızda nasıl görüyorsunuz?
Ramazan artık uzun günlerde tutulmaya başlandı. Bu nedenle aslında oruç tutmak zorlaşıyor. Fakat geçtiğimiz on yılı düşünerek söylemek gerekirse daha huzurlu, daha vakur ve barışçı bir Ramazan idrak ediyoruz. Ciddi manada toplumu yansıyan ve rahatsız eden bir olay yaşanmadı. Medyada her sene üretilen haberler bu sene hiç görülmedi. Bunun yanında iftar vakitlerine yakın bir zamanda çevremize baktığımızda biran önce alışveriş yapıp evine dönmek isteyen insanlara baktığımızda son derece çok rahat ve huzurlu bir şekilde zaman geçiriyorlar. Yüzlerinde orucu bütünüyle idrakini yakaladığını gözlemliyorum. Toplumumuz çok hareketli ve değişken olmasına rağmen belki de kendisini dengelemek için Ramazan’da daha dingin ve huzurlu bir şekilde yaşadıklarını gözlemliyorum. Sonuç olarak ülkede Ramazan’a ve oruca yakışan bir toplum görüyorum.
Www.Moralhaber.Net