Moralhaber.Net yazarı A. Raif Öztürk, 'Her yaptığını 'Kiramen kâtibîn' meleklerinin not aldığına inanan bir insan hile yapabilir mi? Rüşvet alabilir mi? İnsanları kandırabilir mi?' diye sorarak sorunu şu cümlerle özetledi: 'Bir asra yakın zamandan beri ihmal ettiğimiz ‘DİN EĞİTİMİNİN eksikliği’ nedeniyle, insanların çok olduğu yerlere, binlerce MOBESE sistemi koymak zorunda kalınmıştır.' diyerek 'Aksini düşünen veya iddia eden, sadece kendisini aldatır'
MOBESE Sistemleri ve Çok Daha Mükemmeli
Semtimizin Dörtyol mevkiinde, gün geçmiyordu ki bir olay yaşanmasın…
Kavgalar, kapkaçlar, hırsızlıklar ve adam bıçaklamalar sıradan olaylar hâline gelmişti.
Bu tür olaylara aşina olan vatandaşın çoğu, artık dönüp bakmaz olmuştu.
Hatta çok nadir bile olsa, çocuk kaçırmalar bile oluyordu…
Kimler düşündü ise sağ olsun var olsun, 3-4 ay kadar önce Dörtyol mevkiine bir MOBESE (yani, Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu) yerleştirildi.
İnanınız ki, 3-4 ay gibi uzun bir zaman geçmesine rağmen, ne ben tek bir olaya şahit oldum, ne de başkasından duydum.
Hatta çevredeki esnafı dolaşarak araştırma bile yaptım:
O tür olayların bıçak gibi kesildiğini doğruluyorlar, fakat “tamamen bu alet yüzünden değil ki” diye de ilave ediyorlar. “Başka ne sebep olabilir ki” diye sorduğumda ise “..hocam, aynı anda üç aylara girdik ya, bugün de mübarek Ramazanın içindeyiz, bu aylarda zaten her Ramazanda yarıya düşüyordu” deniliyor…
Tamam; öyle olsun da, burada MOBESE’nin en az %50 faydalı olduğu da gayet nettir…
Zaten diğer MOBESE bölgelerinde de, trafik kurallarının uygulanma oranlarının % 80-90’lara çıktığı da apaçık ortada, değil mi?...
*******
• Bu girizgâhı, çok çok önemli bir konuyu ilan etmek için yaptım.
MOBESE sayesinde suç oranlarının azalmasının sebebi, herkesçe malumdur.
Bir çocuğa bile sorsanız, “gözetleniyor olmaktan dolayı tedbir alındığını” duyacaksınız.
Doğru orantıya göre; ülkenin her köşesine bir MOBESE sistemi kurulursa ve adil bir biçimde denetlenip, ceza ve mükâfat sistemi de işletilirse, olaylar asgariye inecektir…
Buna hiç kimsenin itirazı olamaz, fakat bu asla mümkün değildir. Çünkü her köşeye bir MOBESE sistemi yerleştirmek veya herkesin başına bir polis dikmek mümkün değildir…
• Haydi, her köşeye MOBESE koydunuz, evler ve diğer birçok kapalı alan ‘mahremiyete’ girdiğinden, buraların gözetlenmesi ise hiç mümkün olmaz…
• Peki, daha MÜKEMMEL ÇÖZÜM var mıdır? Var ise NEDİR?...
Kesin ve daha mükemmel çözüm vardır: Maziyi-istikbali, ezeli ve ebedi, her insanın en ince duygu ve düşüncelerini, en ince teferruatına kadar bilen ve her an gözetleyen O Yüce Kudrete İNANMAK ve O’nu c.c. Esmâ ve sıfatlarıyla iyi tanımaktır…
Allah’ü teâlâya gerçekten inanan kimse, imanın altı şartına da otomatikman inanacaktır.
İmanın şartlarından ikincisi ise ‘MELEKLERE inanmaktır’.
Özellikle İnfitar suresinin 10., 11. ve 12. ayetlerinde, açık açık bildirilen ‘Kiramen kâtibîn’ meleklerinin, her insanın küçük-büyük her hareketini kameraya aldığı da kesindir. Mahkeme-i Kübrada tek tek incelenerek, bu hareketlerine göre hesaba çekileceği de, çok net biçimde vaad edilmiştir.
Şimdi düşünelim:
• Bu gerçeklere inanan bir insan, hiç bile bile yanlış yapabilir mi?...
• Bu gerçeklere inanan bir insan, hırsızlık yapabilir mi? Rüşvet alabilir mi?...
• Bu gerçekleri bilen ve inanan insan, Allahın c.c. emir ve yasakları dışına çıkabilir mi? Hiç yalan söyleyebilir mi? Yalan veya asparagas haber yapabilir mi?...
• Bu gerçekleri (yani, her an gözetlendiğini ve mutlaka her hareketinin hesabını vereceğini) bilen ve inanan bir insan, her hangi birinin aleyhine konuşabilir mi? Gıybet edebilir mi? Dedikodu yapabilir mi? İftira atabilir mi? Hiçbir kalp kırabilir mi?...
• Bu gerçekleri bilen ve inanan bir insan, işinde kaytarabilir mi? Hile yapabilir mi? Müşteriyi kandırabilir mi? Eksik tartabilir mi? Başkasının hakkını yiyebilir mi?...
• Bu gerçekleri (her an gözetlendiğini ve mutlaka her hareketinin hesabını vereceğini) bilen ve inanan bir kimse, trafik kurallarını ihlâl edebilir mi? Başka herhangi bir haksızlık yapabilir mi? Vergi kaçırabilir mi? Ergenekon vs. çeteler kurabilir mi?....
Huzur, güven ve mutluluk adına daha ne varsa sizler ilave edebilirisiniz…
Şimdi düşünelim:
MOBESE sisteminden çok çok daha mükemmel bir sistem, her insanın üzerine monte edilmiştir. Bu sistem Kiramen Kâtibîn melekleridir… İnanmamak, olmamayı gerektirmez.
• İnanmayanın durumu, ‘deve kuşu hikâyesindeki’ gaflete benzer.
Hani avcılar tarafından kovalanan deve kuşu, kendisi ile avcılar arasındaki mesafe çok azalınca, olduğu yerde durarak, kafasını kuma gömüyormuş.
Kafası kum içindeyken gözleri kapalı olduğu için avcıları göremeyince, avcıların da onu görmediğini zannediyor ve bu gaflet ile rahatlıyormuş.
Koca gövdesi ise tebessüm eden avcıların hedefi oluyormuş…
İşte aynen bunun gibi, yukarıdaki gerçeklere inanmayan ya da olmadığını zanneden insanlar da, ‘zannettikleri gibi başıboş olmadıklarını’ idrak etmek zorundadırlar.
Çünkü onlar insandır…
Deve kuşundan farklı olarak, kendisine verilen aklını kullanmak zorundadırlar…
*******
• Bu gerçeklere; bir başka açıdan bakıldığında ise bu günkü acınacak ahvalimizin sebepleri gayet net olarak ortaya çıkıyor, değil mi?...
• Bir asra yakın zamandan beri ihmal ettiğimiz ‘DİN EĞİTİMİNİN eksikliği’ nedeniyle, insanların çok olduğu yerlere, binlerce MOBESE sistemi koymak zorunda kalınmıştır. Aksini düşünen veya iddia eden, sadece kendisini aldatır…
Eğer bu ‘iman faktörü’ yeniden tesis edilir ise tüm MOBESE sistemleri gereksiz kalacaktır.
Bu sadece bir iddia değil, tecrübelerle sabittir.
• 200 sene öncesine kadar var olan SADAKA TAŞLARINI hatırlayınız!...
Sadece İstanbul’un 160 yerinde, özellikle insanların çok olduğu cadde, sokak ve cami duvarlarında ‘sadaka taşı’ denilen özel oyuklar vardı. Bir tarih profesörü olan dostum beni gezdirdi, bu ‘gurur taşlarının’ hâlâ mevcut olanlarını bana gösterdi ve belgeleriyle anlattı.
Zenginler, sadaka ve zekâtlarını bu oyuklara koyuyorlar, yoksullar ise oradaki altın veya paralardan, sadece o günkü ve yarınki ihtiyacı olan miktarı alıyorlardı. Çoğu zaman da konulanlar-alınanlardan fazla olduğu için, para yığılmaları nedeniyle, zenginler başka semtlerdeki sadaka taşlarını aramak zorunda kalıyorlardı… (Bir de bu günü düşünelim. Aynı sadaka taşlarına bugün de altın ve para doldursak, MOBESE sistemleri ile koruyabilir miyiz acaba?...)
• DİKKAT EDİNİZ! O gün MOBESE sistemi yoktu, herkesin başında bekçi yoktu, polis yoktu, jandarma yoktu!!! Peki o gün, bizden fazla olarak ne vardı acaba?...
• Sadece güçlü bir İMAN VARDI. Çünkü; din eğitimi asla ihmal edilmezdi…
Şimdi elimizi başımızın iki tarafına koyup, vicdanımızla baş başa kalalım ve lütfen biraz ciddi düşünelim:
• BU GÜN BİZİM NEYİMİZ EKSİK ve o eksiği NİÇİN İHMAL ETTİK???
Www.Moralhaber.Net