Bugünlerde Mekke'deyiz. Ramazan'ın son on gününü Harem'de, Kâbe'de yaşıyoruz. Neredeyse dünyada ne kadar ülke varsa, bu memleketlerden gelen yüz binlerce Müslümanla birlikte aynı mekanlarda ortak duygu ve düşünceleri paylaşıyoruz.
Kadir Gecesi öncesi Mekke'de üç milyona yakın insan bir arada bulunur. Diğer ülkelerden gelen insanlarla birlikte yerli halk, Suudlular da gelince o kadar geniş alanda namaz kılmak için kendinize bir seccadelik yeri bulmakta zorlanırsınız Hac mevsiminde, Suud halkı ibadetlerini rahat yapabilmeleri için Harem/Kâbe'yi hacılara bırakır, kendileri namazlarını mahalle mescitlerinde kılarlar.
Öyle ki, Mekke'de adım başı bir mescit vardır. Ezan okunur okunmaz, neredeyse hayat durur, bütün dükkanların kepenkleri iner, çarşı-pazar boşalır, herkes namaza koşar. Mekke'de ve Medine'de günlük hayat namaza göre ayarlanmış, gece gündüz kavramı kalkmış, geceler gündüzlere karışmış, hatta geceler gündüzlerden daha canlı ve aydınlık.
Ama asıl canlılık ikindi namazından sonra iftar hazırlığıyla başlıyor. Medine'de Mescid-i Nebevî'nin içine ve avlusuna iftar sofraları seriliyor. Yerli halk bir ikram yarışına giriyor. Mekke'de ise Harem'in her köşesine, çevresine, avlusuna iftariyelikler getiriliyor.
Tavaf aralıksız devam eder, sadece kamet getirilip namazın farzına durulacağı zaman ara verilir. Selam verilir verilmez tavaf bütün hızıyla kaldığı yerden devam eder. Ramazan günleri akşam ezanı okunur okunmaz, o kadar yoğun ve kalabalık biçimde devam eden tavaf âdeta bıçakla kesilir gibi durur.
Kâbe'nin çevresinde tavaf halkalarının gerisinde sıralanan insanların bir kısmı ellerinde zemzem sürahileri ve bardaklarıyla tavaf edenlere ikrama başlarlar, oruç açmaları için yarışa girerler. Bir kısmı da irili ufaklı değişik şekilde paketlenmiş hurmaları verirken, bazıları da, tepsilere doldurdukları "rutab/ rutana" dedikleri birbirinden lezzetli taze hurmaları ikram ederler.
Öyle olur ki, bir elinizde zemzem dolu bardak, diğer elinizde hurma paketi olur, size sunulan ikramları alamayacak durumdasınız. Elinizin dolu olduğunu fark eden birisi, hemen ağzınıza bir hurma koyar. Bir annenin, şefkatle bebeğinin ağzına mama vermesi gibi, bilmediğiniz, tanımadığınız, ilk defa gördüğünüz, belki bir daha hiç göremeyeceğiniz bir mü'min kardeşiniz sevgisini hurma şekline getirerek size takdim eder, yüzündeki tebessümü ilave ederek... On dakika kadar Kâbe'nin çevresinde süren bu ikram yarışına akşam namazı için getirilen kametle ara verilir.
"Ramazan'da umre yapmak, benimle birlikte hac yapmak gibidir" hadisini duyan, fırsat ve imkân bulan mü'minler, Peygamberimizin bu teşvikine uyarak Mekke'yi doldurur, taşırır. Ramazan'ın son on gününde gece namazla şenlenir.
Saat 20.00 ile 22.00 arası hatimle kılınan teravih namazını gece saat 01.00 ile 03.00 arasında, her rekâtında 3 sayfa okunarak kılınan teheccüd namazı takip eder.
Sahur sonraki saat 05.00'te eda edilen sabah namazıyla birlikte gündüze girilir. Böylece Peygamberimizin son on gün hiç uyamadan geçirdiği Ramazan geceleri ibadet bereketiyle geçer
bugün