Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Tiryaki öğretmenin çözümü * Başörtülüye hakaret eden doktora hapis * Engin Ardıç fena yakalandı! * 4 hacı adayı vefat etti * 'Fındık Yetiştiriciliği Projesi' tamamlandı * AK Parti binasına saldırıyı ''PKK'' üstlendi! * Dolar zengini milyader vefat etti * Sonpeygamber.info destek bekliyor * Cep telefonu için bir kötü haber daha * Nokia, Google'a bu telefonla cevap verdi

Ana Sayfaya Dön

 

Nükleer santralden kimlerin çıkarı var?

26 Eylül 2008 Cuma : 17:05

Moral FM’de Sırrı Er’le Basında Bugün programına konuşan Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü Başkanı Zafer Murat Çetintaş ilginç açıklamalar.

İzzet Taşkıran’ın haberi

 

“Türkiye’de Nükleer santral kurulmasını isteyen lobiler bazı vekillere ücretsiz yurtdışı gezileri düzenliyor”

 

Kamuoyunda çevreye karşı duyarlı çalışmalarıyla tanınan Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü Başkanı Zafer Murat Çetintaş, Türkiye’de kurulması gündeme gelen nükleer santrallerin bazı güçler tarafından Türkiye’ye dayatılmak istendiğini söyledi.

 

Moral FM’de Sırrı Er’le Basında Bugün programına konuşan Dernek Başkanı Çetintaş, sıkı tedbirler alındığı takdirde bu tip santrallerin kansere yol açmayacağını savunarak Türkiye’de ekonomik kayıplara yol açan elektrik kaçaklarının maliyeti nükleer santrallerden çok daha fazla. Özellikle Doğu bölgelerimizde elektrik kaçağının engellenmesiyle nükleer santrale pek ihtiyaç kalmayacaktır.” diye konuştu.

 

“Türkiye’deki yerli firmalar maliyetinden dolayı nükleer santral yapım işlerine giremez, meydanda ABD’li şirketlere kalır” şeklinde konuşarak büyük bir tehlikeye dikkat çeken Çetintaş şöyle devam etti:

 

 Nükleer santrallerin gelecekte işi bitince sökümü de çok maliyetli oluyor. Bu nedenle ABD’liler oradan söktükleri santralleri Türkiye’ye getirip bundan kurtulmak istiyorlar. Ayrıca biz 10 milyar dolar verirsek santrallerin 20 yıl sonra işi bittiğinde tekrar aynı parayı vermek durumunda kalacağız. Bu astarı yüzünden pahalı gelecek bir iş. Amerikalılar bu işe girse dahi taahhütlerini yerine getirecek fırsatı yakalayamazlar. Ancak tahkim yasasından faydalanarak yapmadıkları işler için bizden parasını çatır çatır alacaklardır. Nükleer santralin yapılması mümkün olmadığı halde yabancılar para kazanacaklar. Türkiye’nin kaynakları uzun vadede heba olacak. Bu nedenle yetkilileri uyarıyorum.”

 

Programda nükleer enerji konusunda önemli saptamalar yapan Doğa Savaçıları Çevre Örgütü Başkanı Zafer Murat Çetintaş, nükleer enerjiyi destekleyen yabancı lobilerin bazı milletvekillerini ikna etmek için Kanada’ya ücretsiz geziler tertip ettiğini iddia etti.

 

Çetintaş, “Bu lobiler çok iyi çalışıyor. Burada birçok insanı Kanada’yı götürerek kendi saflarına çekmeye çalışıyorlar. Bunların isimlerini de biz biliyoruz. Bunların içinde her partiden milletvekili var. Bunların açıklanması gerekiyor. Milletvekilleri Kanada’ya ve ABD’ye götürülerek misafir edildi, aynı zamanda bunun paralarını da nükleer lobi verdi.“ diyerek Türkiye’nin maliyeti daha az olan rüzgar enerjisine yönelmesi gerektiğini vurguladı.

 

NÜKLEER ENERJİ İŞİ BİZİM İÇİN ASTARI YÜZÜNDEN DAHA PAHALI BİR İŞ

 

—Türkiye’de nükleer enerji santralini yapılmasını arzu eden ve etmeyen gruplar var. Kimi bilim adamları nükleer enerji kurulsun derken çevrecilerse buna karşı çıkıyor. İki farklı görüş olması konusunda neler düşünüyorsunuz?

 

Öncelikle bu santraller kansere sebep olmuş olsaydı bütün insanlar bu hastalıktan ölürdü. Çünkü dünyada dört yüze yakın santral var. Böyle düşünmemek lazım. Çernobil’deki gibi sızıntı söz konusu olduğunda tabi ki zararları vardır. Bu tür bir tehlike olmazsa kansere yol açmaz. Ancak şu bir gerçek ki Türkiye’de büyük zararlara yol açan elektrik kaçaklarının maliyeti nükleer santrallerden çok daha fazla. Ülkede % 30’lara varan kaçak oranı var. Özellikle Doğu’da elektrik kaçağının önüne geçilmesiyle nükleer santrale ihtiyaç kalmayacaktır. Çünkü bu santrallerin elektrik üretimine katkısı yüzde iki oranında…

 

Nükleer santralin kurulması ayrıca bize 10 milyar dolarlık bir yük getiriyor. Yerli firmalar yüksek maliyetten dolayı bu işin içine giremez. ABD’lilerin durumuysa şu anda şüpheli… Dolayısıyla Amerika bu santralleri kurmaktan vazgeçiyor. Ayrıca nükleer santrallerin gelecekte işi bitince sökümü de çok maliyetli oluyor. Bu nedenle oradan söktükleri santralleri Türkiye’ye getirip bundan kurtulmak istiyorlar. Ayrıca biz 10 milyar dolar verirsek santrallerin 20 yıl sonra işi bittiğinde tekrar aynı parayı vermek durumunda kalacağız. Bu astarı yüzünden pahalı gelecek bir iş.

 

Diğer taraftan nükleer santrallerde kullanılan uranyum çubuklarını hala işleyip zenginleştiremiyoruz. Bu madenden ülkemizde bol miktarda var. Biz, ABD’ye bunu işlettirmeye yolluyoruz. Bunların ne kadar zenginleştirileceği de ayrı bir soru işareti. Çünkü bu çubukların ömrü 25 yıl sürüyorsa 15 yılda da bitebilir. Yani böyle bir yığın masraf var.

 

—Nükleer enerji üretiminin çevreye zararları nelerdir acaba?

 

Nükleer enerjinin doğaya en büyük zararı deniz suyunadır. Çünkü santrallerde oradan alınan su kullanılıyor. Enerji üretimi sırasında soğutma işlemi yapılırken alınan su iki derece ısıtılarak geri yollanıyor. Zaten küresel ısınma nedeniyle zaten deniz suyu 2 derece ısınıyor. Bu yüzden buzullar eriyor. Böylece tropikal zararlı balıklar ülkemizi saracaktır. Yararlı balıkların yok olmasına neden olacaktır. Böylece Türk balıkçılığına büyük bir darbe vurulacaktır. Karasal kökenli tahılların üretiminde iklim değişikliği nedeniyle bir azalma olduğu için dünyanın yüzü denizlere ve balıkçılığa dönüyor. Bizdeyse Karadeniz Havzası gibi kapalı havzalarda denize ve canlılara zarar verecektir. Bunun zararı sınırsız olacaktır. Nükleer enerjinin getireceği zarar faydadan büyük olacaktır.

 

YABANCI FİRMALAR İŞ YAPMASALARDA PARALARINI ÇATIR ÇATIR ALIR

 

Burada başka bir tehlike daha var. Bu tür maliyetli işleri Türk firmaları asla kazanamaz. Çünkü ülkede ekonomik dalgalanma yaşanıyor. Meydan yabancılara kalacaktır. Onlar da girseler bile taahhütlerini yerine getirecek fırsatı yakalayamazlar. Ancak Tahkim Yasası’ndan faydalanarak yapmadıkları işler için bizden parasını çatır çatır alacaklardır. Nükleer santralin şuan için yapılması mümkün olmadığı halde yabancılar para kazanacaklar. Türkiye’nin kaynakları uzun vadede heba olacaktır. Bu nedenle yetkilileri uyarıyorum. Buradaki enerji açığı ihtiyacı rüzgâr ve hidroelektrik santralleri kurarak kapatılabilir. Kurulacak ufak çaplı rüzgâr santrali bir köyün ihtiyacını karşılayacak miktarda elektrik üretebiliyor.

 

NÜKLEER SANTRALCİ LOBİLER BAZI VEKİLLERİ ÜCRETSİZ OLARAK GEZİYE GÖTÜRÜYOR

 

—Nükleer santrallerden çıkan ve insan sağlığını tehdit edebilen yakıtların depolanması ülkemizde çok tartışılan bir konu... Sizce Türkiye bunu sağlayacak teknolojik tesisi ve altyapıyı oluşturabilir mi?

 

Türkiye daha çöp sorununu çözemiyor. Toplanan evsel atıklar hala denizlere ve ırmaklara dökülüyor. Biliyorsunuz belediyelere ceza kanunu çıktı. Buna rağmen atık depolama işlemini yapamıyorlar. Bunu yapamayan bir ülkede nükleer atıkların sağlığı tehdit etmeyecek şekilde depolanabileceğini nasıl düşünebilirsiniz? Bu tip açıklamalar nükleer santral isteyen güçlerin lobi faaliyetleridir. Bu lobiler çok iyi çalışıyor. Burada birçok yetkiliyi Kanada’yı götürerek kendi saflarına çekmek istiyorlar. Bunların isimlerini de biliyoruz. Bunların içinde her partiden milletvekili var. Bunların açıklanması gerekiyor. Milletvekillerini Kanada’ya ve ABD’ye götürerek misafir etti, aynı zamanda bunun paralarını da nükleer lobi verdi. Yani son derece iyi çalışıyorlar.

 

Bu santraller 2020’ye kadar yapılamaz, modası geçtikten sonra da sözleşme gereği bu firmalar paralarını çatır çatır alırlar. Nitekim hep böyle son dakikada sözleşmelere imza atıyoruz. Mesela biz Kyoto Sözleşmesi’ne imza attık fakat bu gelecek sene yeniden oluşturuluyor. Biz de bu sayede çevreci oluyoruz. Gerçekte olay öyle değil tabi ki. Biz uzun vadeli düşünmek yerine günü kurtarmaya çalışıyoruz. Bu çok yanlış. 2020 yılına geldiğimizde 100 milyona varacak nüfusun protein ihtiyacı nereden karşılanacak? Bu adımları atarken bunu düşünmemiz lazım.

 

Www.Moralhaber.net

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (0) adet  yorum eklenmiştir.

Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
DTP'den Diyarbakır'ı kaybedersek iması!...
DTP'li Demirtaş 'DTP Diyarbakır'ı kaybederse bizim temel argümanların hepsi sorgulanmalıdır. Halkın
Özgürel: MİT'in parası borsada batırıldı'
Avni Özgürel: Tuncay Güney, Kontr-Terör'e bağlıydı. Bu daire MİT'in paralarını borsada batırdı. Örtü
Mahir Kaynak'a göre Güney kimin adamı?
Mahir Kaynak, Tuncay Güney'in MİT'le bağlantısı ve Ergenekonla ilgili çarpıcı açıklamlarda bulundu:
Alev Alatlı: 'CHP'nin çıkışı oyları arttırmaz'
Yazar Alev Alatlı, son haftalarda gündeme gelen CHP Genel Başkanı Baykal’ın çarşaf açılımını yanlış
Tayyip Bey demokratsa Koru'ya katlansın
Hilmi Yavuz’a göre, AKP’nin devletçi politikası ya da CHP’nin çarşaf açılımı değişim’in değil, günde
Gannuşi: 'İnsan haklarını korumak ibadettir'
Tunuslu ünlü Müslüman düşünür Raşid Gannuşi, Türkiye’ye ilk geldiğinde kimin mezarını ziyaret etti.
Aykırı ses: Türbanlıya hayır demek faşistlik
CHP'li Tekin, 'Kadınlara kafalarının dışındaki örtü nedeniyle uzak durmak yerine kafalarının içindek
Öyle bir ilaç buldu ki korumasız gezemiyor
Kanamayı durdurduğu için kan kaybından ölümleri engelleyen bir ilaç buldu, patentini aldı ve geçen y
Şaban Dişli olanları anlattı, suçsuzum dedi
CHP'li Kılıçdaroğlu'nun 1 milyon dolarlık iş takibiyle suçladığı ve sonrasında AK Parti'den isita ed
MÜSİAD'a başkan olmak için gerekli iki kriter
MÜSİAD Başkanı Vardan, işçi çıkarmanın sosyal patlama yaratacağını söyledi. Vardan 'Eğer işçi çıkarı
İsmet Berkan: 'Milliyet'ten haber saklıyoruz'
Habertürk.com Genel Yayın Yönetmeni Gülin Yıldırımkaya İsmet Berkan’la söyleşi yaptı. Radikal Genel
Bulaç: 'Kardeşlik hukuku hayata geçirilmeli'
Sosyolog Ali Bulaç Türkiye’de çatışma potansiyelinin bulunduğunu belirterek, sorunun kardeşlik hukuk
'Mübadele barışcıl olmadı 200 bin kişi öldü'
Doç. Dr. Onur Yıldırım: Arada diplomasi vardı diye mübadele barışçıl olmadı. Büyük dramlar yaşandı.
'Ya sev ya terk et' sözünün sahibi bulundu
Erdoğan'ın Hakkari'de sarf ettiği sözler, 'Ya sev ya terk et' çağrışımı yaptırdı. MHP sözü kabul ete
Başbakan'ın 'ölümüne bir yolculuk' emri...
Birinci ağızdan, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'ten, Başbakan Erdoğan'ın riskli, bir o kadar da

n

Mardin'e 'öteki' kapısından girilir

n

Koru: Erdoğan'ın feverancı bir üslubu var!

n

''Ne SHP ne CHP, Ankaralı Murat'ım ben''

n

Çiçek: 'Siyaseti her an bırakabilirim'

n

Sırp Müslümanlar üzerinde oynanan oyun

n

Ali Müfit Gürtuna: 'Endişeliyim'

n

Hala Aktütün'de milletin vicdanı onarılmadı

n

Bağlı: ''DTP kapatılmak için tırmandırıyor''

n

Prof.Noam Chomsky Obama'dan kuşkulu

n

Arslan: 'Karım bile beni istihbaratçı sanıyor'

n

Kumburgaz’daki görüntüleri artık tescilli 

n

Yahudiydiler ailecek Müslümanlığı seçtiler

n

Türkiye'de asıl baskıyı başı açıklar yapıyor

n

Reyting terörü, silahlı terörden tehlikeli

n

'Adına şefkat dediğimiz her ânımız şiddet'

n

Türkiye, yeni ekonomik düzenin kilit ülkesi

n

Asimilasyon politikası artık sürdürülemez

n

2002'de istifa etti.Şimdi genel başkan oldu

n

'Taşrada büyümesem yazar olamazdım'

n

Darbe Günlükleri'nin perde arkası

n

'Bu aralar Türklerin psikolojisi bozuk gibi'

n

Modern olmak için açık olmak şart mı?

n

Rıdvan Dilmen: ''Artık gol olur demiyorum''

n

Bir dönemin Halis Ağa'sından çarpıcı itiraf

n

Taşrada büyümeseydim yazar olamazdım

n

Kurtulmuş: 'Ahmet Hakan mahçup olacak'

n

Alman müzisyen Julia'nın hidayet öyküsü

n

'1 Numara' Fenerbahçe'deki gizli ofisinde

n

Ha internet, ha alkol ha kokain! Fark yok!..

n

''Başbuğ, Aktütün'de ne olduğunu biliyor''

n

Mete Göktürk: 'Bu dava en az bir yıl sürer'

n

'Ülkemizi ve dinimizi korumak istiyoruz'

n

Ali Tezel'in cevap veremediği soru neydi?

n

''27 Mayıs yaşanmasaydı; ev hanımıydım''

n

Hrant mı, yoksa onu öldürenler mi?

n

'Darbecileri alkışlayanlar sinirimi bozuyor'

n

''JİTEM, Ergenekon'un Güneydoğu şubesi''

n

Erdoğan - Doğan tartışması kayıkçı kavgası değil

n

Türköne: ''Askeri devlet kurmak istiyorlar''

n

'PKK'nın içinde farklı taşeron gruplar var'

n

Bediüzzaman'ın eserleri sayesinde Müslüman oldum

n

28 Şubat ve Ergenekon'un Kirli Para Trafiği

n

Erhan Göksel'den eski paşaya ağır itham

n

İsrail’in eline düşseydim kesin öldürürlerdi

n

Bediüzzaman'a mesaj taşıyan milletvekili

n

Doğan'dan Başbakan Erdoğan'a zeytin dalı

n

'Baykal devlet içinde illegal yapının adamı'

n

Papazı ağlatan soru O'nu Müslüman yaptı

n

Gündem: 'Gazeteleri ilmihal gibi okumayın'

n

Topbaş, İstanbul'u nelerin beklediğini anlattı

n

'Ramazan, yardımlaşma duygularımızı yükseltiyor'

n

Cezanın 16 milyon Euro ile hiç alakası yok

n

Zekeriya Karaman, Deniz Feneri'ni anlattı

n

Nükleer santralden kimlerin çıkarı var?

n

Hilton için yapılan kavganın gerçek nedeni?

n

'Said Nursi'nin etkisini incelememiz lazım'

n

'Öcalan Ergenekoncu, PKK naylon örgüt...'

n

Oral Çalışlar'a göre Hz. Muhammed (Sav.)

n

Barlas: 'Özkök, Çölaşan'ın rolünü oynuyor'

n

Sergen'in orucu Vatan muhabirini şaşırtttı