Akşam Gazetesi Genel Yayın yönetmeni Serdar Turgut, bugünkü yazısında başından geçen ilginç bir manşet hikayesini yazdı. İşte yazısının o bölümü
İyi yayın yönetmeni nasıl olunur?
Bu konuda bana en iyi dersi ekonomi muhabiriyken çalışmakta olduğum gazetenin yayın yönetmeni vermişti.
O gün benden yazılması mümkün olmayan bir haber yazmamı istemişti.
Ben de bunun olamayacağını söylemiştim.
Bu karşılıklı görüşme düzenli aralıkla gün boyu sürdü. Ben yazmamakta direniyordum.
Baskı saati yaklaştığı zaman gazetenin birinci sayfasının maketi gelmişti büroya. Bir baktım, koskoca bir manşet atılmıştı. Üstelik habere fotoğraf bile konulmuş ve haberin altında benim imzam vardı.
Ya yazacaktım ya da yazılacaktı. Bilmem anlatabiliyor muyum?..
Çaresiz atılan manşetin içini doldurdum. İleride yazar olabileceğim de aslında o gün belli olmuştu.