Peygamberimiz, Allah'ın en sevgili kuludur. Allah'a en çok ibadet eden bir insandı. Saatlerce secdede kalır, gözyaşları secde yerini ıslatırdı
Rabbine olan sevgisini namazlarıyla dile getirirdi. Namazı "Gözümün nuru" diye anlatır, Rabbine namazıyla yaklaşırdı. Özellikle Ramazan günlerinde başta teravih namazı olmak üzere namazlarına daha bir ağırlık verirdi. Onu sahabiler çoğu kere namaz kılarken görürlerdi.
Bazen bir rekatta kırk-elli sayfalık süreler okuduğu da olurdu. Namazdan hiç usanmaz, kıldıkça kılası gelirdi. Hz. Cebrail de Peygamberimize, "Sana namaz sevgisi verilmiştir. Sen de ondan istediğin kadar nasibini al" diyor ve Peygamberimizi bu şekilde tanıtıyordu.
Peygamberimizin namazı çok üstün bir derecede görürdü. Bazı hadislerde, namaz kılanın mertebesini, şehitliğin üstünde tuttuğunu öğreniyoruz. Peygamberimizin zamanında iki kardeş vardı. Birisinin dini yaşantısı diğerinden daha üstündü Üstün olan kardeş savaşta şehit düştü. Öteki ise normal eceliyle vefat etti. Geldiler, şehit olarak ölenin daha kazançlı olduğu Peygamber Efendimize söylediler. Peygamber Efendimiz:
-Diğeri namaz kılmıyor muydu? diye sordu. -Namaz kılıyordu ya Resulallah, dediler. Peygamber Efendimiz:
-Ne biliyorsunuz? Belki onun kıldığı namazlar onu daha üstün bir mertebeye ulaştırmıştır, dedikten sonra:
-"Namaz, herhangi birinizin kapısı önünden akıp geçen, tatlı ve suyu çok olan bir ırmağa benzer. Eğer kişi günde beş kez o ırmağa girip yıkanırsa, Bedeninde bir kir kalır mı dersiniz?" buyurdu.
Namaz günahları silip süpüren bir özelliği vardır. Namaz kılanın günahı sürekli temizleniyor. Böylece namazına dikkat eden insanın günah kirleri kalmıyor. Hz. Ali, Peygamberimizle geçen bir hatırasını şöyle anlatıyor: Peygamber Efendimizin yanında oturmuş namazı bekliyorduk. Adamın biri kalktı:
-Ya Resulallah ben bir günah işledim, dedi. Peygamber Efendimiz adama cevap vermedi. Namaz kılındıktan sonra adam sözünü tekrarladı. Peygamber Efendimiz :
-Sen bizimle birlikte namaz kılmadın mı? Daha önce güzel bir abdest almamış mıydın? Diye sordu. Adam:
-Evet, dedi. Peygamber Efendimiz: İşte bu namaz işlemiş olduğun günahların bağışlanmasına vesile olur" dedi.
Kaç keffaret tutacağız? Ramazan orucu kasten bozulduğunda tutulan kefaret 60 gün, bir kez tutulduğunda yeterli oluyor mu? Mesela aynı ayda iki oruç bozmuşsak, 60x2 mi, 60+2 mi? Ya da bu yıl Ramazan'da bir oruç, geçen yıl Ramazan'da da bir oruç bozmuşsak, ne kadar tutacağız? 60x2 mi, 60+2 mi? (Volkan Öztürk) Bir defa hiçbir dini mazeret ve geçerli sebep yokken bile bile Ramazan orucunu bozmak, büyük bir günahtır, bir isyandır, Allah'ın emrine karşı gelmektir.
Bu açıdan keffaret orucu tutulsa da, işlenen günahlar tevbe istiğfar ederek Allah'tan af dilemek gerekir. Meselenin fikhî yönüne gelince, bir kimse birkaç defa keffaret gerektirecek oruç bozmuş olsa, öncekilerin kefareti tutulmamışsa, hepsi için tek bir keffaret yeterli olur. Ancak keffaret tamamlandıktan sonra tekrar bir kere daha oruç bozsa, bundan dolayı ayrıca bir keffaret daha gerekir. Buna göre, geçen senenin keffareti tutulmamışsa bu seneki ile birlikte tek kaffaret yeterlidir
Bugün