Dinçer Gökçe'nin haberi
Türkiye'de banka satışlarının yoğunlaştığı bir dönemde ilk satılan bankalardan biri Doğan'a ait Dışbank'tı. Dışbank Fortis'e iyi bir fiyata satılmıştı. Ancak Fortis büyük bir krizin eşiğinde. Dışbank'daki oyunlar ise çarpıcıydı.
ABD'de kurtarma planı Başkan Bush'un düzenlediği "hızlandırma toplantısı"ndan sonra kaosa girdi, ABD tarihinin en büyük iflasıyla Washington Mutual'e el kondu.
Amerika finans sistemini kriz yorgunu yapan çalkantı Avrupa'ya da sıçramış durumda. Mali açıdan zor günler yaşayan ve son bir yılda hisseleri yaklaşık yüzde 75 gerileyen Belçika-Hollanda ortaklığı Fortis'in sermayesini güçlendirmek için Türkiye'deki iştirakini de satabileceği iddia ediliyor. Yine Fortis'in Belçika Maliye Bakanlığınca izlendiği ortaya çıktı.
Hollanda - Belçika finans grubu Fortis Türkiye'ye 2005 Nisan ayında giriş yaptı. Fortis Doğan Grubu'na ait Dışbank'ı alarak Türkiye'de Fortis Türkiye ismi ile faaliyetini sürdürdü.
Türkiye'de 2005'te başlayan ve 2007'e kadar süren banka satış süreçlerinde ilk halkalardan biri oldu Dışbank'ın satışı. Zira anılan dönemde bir çok banka ya tamamen satıldı, ya da hisselerinin bir kısım uluslar arası ortaklara satıldı. Kimi bankalar ise (Garanti-Akbank) belli hisseler karşılığında (Yüzde 20-25) stratejik ortaklarla anlaştı.
Dışbank'ın satışı 11 Nisan 2005'te duyruldu. Banka , 985 milyon euroya (1 milyar 280 milyon dolar) Fortis'e satıldı. Bu rakam, Cumhuriyet tarihinde değer olarak bankacılıktaki en büyük satışı ve Aria'dan sonraki en büyük yabancı sermaye girişi olarak nitelenmişti.
Fortis Türkiye'le Dışbank ile giriş yapmıştı
Hollanda - Belçika ortaklığı olan finans grubu Fortis Bank, Dışbank'ı ile Türkiye'ye giriş yapmıştı. Banka'nın yüzde 89.34 hissesinin Fortis'e satışı için bankanın ana hissedarı Doğan Holding ile sözleşme imzalanmıştı. Bankanın yüzde 100'ünün değeri için 985 milyon euro üzerinden anlaşıldı. Satılan yüzde 89.34 hisseye karşılık düşen bedel ise 880 milyon euro (1 milyar 140 milyon dolar) olarak belirlenmişti
Bu noktada Fortis Global'in Türkiye'deki iştiraki ile ilgili henüz kesinleşmiş ya da açıklanmış resmi bir açıklama yok. Türkiye'deki iştirakin de satılacağı söylentisi Türkiye'de piyasaların çalkalanmasına yetti.
Dışbank'ın ilginç kuruluş öyküsü
Ancak Fortis'e satılan Dışbank'ın hikayesi de ilginçtir. Devlet Planlama Teşkilatı'nda geliştirilen daha sonra Turgut Özal'ın sahip çıkıp savunduğu bir politika kararı vardı. Türkiye ekonomisinin dışa açılması, Türkiye bankacılık sisteminin güçlendirilmesi için bir Amerikan ve bir Japon bankasının Türkiye'de faaliyete geçmesi isteniyordu.
Beklenen, Amerika'nın güçlü finans kuruluşlarından Citibank ile American Express ve Japonların Bank of Tokyo'su idi. Bunlarla dolaylı yollardan temas kuruldu. Türkiye'ye gelmeyi kabul etmediler. Bank of America, İş Bankası ile ortak olarak 1964 yılında bir banka kurmayı kabullendi. Ama Bank of America bekleneni veremedi. Sadece Türkiye'de bulunan Amerikan kuruluşların mevduatını toplamakla yetindi. Bir süre sonra da ortaklıktan ayrıldı. Banka İş Bankası'nın başına kaldı. İş Bankası bankayı satışa çıkardı. 1994 yılında Doğan Grubu bankanın sermaye çoğunluğuna sahip oldu.
1994 yılında 150 milyon dolar dolayında satılan banka 2005 yılında 1 milyar 279 milyon dolara Fortis'e satıldı. Ancak İş Bankası'dan Doğan Grubu'na geçiş süreci önemli.
Tek kuruş ödemeden Dışbank’ın sahibi oldu
Aydın Doğan’ın banka sahibi oluşunun öyle bir hikâyesi var ki dünyada örneği yok.... İş Bankası’nın satışa çıkardığı Dışbank’ı, Frankfurt İş Bankası’ndan gelen ballı krediyle satın aldı, cebinden hiç para çıkmadan banka sahibi oldu
Kemal Derviş, kamu bankalarını (Ziraat ve Halk) rehabilite etsin diye bula bula Aydın Doğan’ın holdingdeki sağ kolu Vural Akışık’ı buldu. Akışık, devlette tatlı tatlı rehabilitasyon yaptıktan sonra, Aydın Doğan’ın bankası Dışbank’ın başına geçti
1990’lı yılların sonunda medyada iyice büyüyen Aydın Doğan, Ankara bürokrasisinin kurtlarını da yavaş yavaş saflarına çekmeye başlamıştı. Kimi devletteki işlerini bırakıp Doğan’ın kurmayı oluyor, kimileri devlet içinde kalıp Aydın Bey’e yol gösteriyordu. “Devletin deniz yemeyenin keriz olduğu” yıllarda öyle akılalmaz işlere girişti ki bugün bile “tokatçılık dersi” olarak okutulacak cinsten. Mesela Ankara bürokrasisini çok iyi bilen Vural Akışık, Doğan’ın operasyonlarındaki baş aktörlerdendi.
Doğan Holding’de profesyonel yöneticilik yaptı. Yıllarca Aydın Bey’in maaşlı elemanı olarak görev aldı. Kemal Derviş’in Türkiye’ye gelişiyle düğmeye basıldı. Çünkü Mesut Yılmaz, Kemal Derviş ve bürokrasideki kilit adamları Aydın Doğan’ın medya desteğiyle operasyonlara başlayacaktı. Hürriyet ve Milliyet, Kemal Derviş’in poster gibi resimlerini basıp yıldızını parlatıyor, Derviş de ufak ufak Ankara’da iş bitiriyordu. 4 Nisan 2001’de Derviş ilginç bir atama yaptı. Ziraat ve Halk Bankası’nı birlikte yönetmek ve rehabilite etmek için kurulan Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine memlekette başka akıllı adam yokmuş gibi Vural Akışık’ı atadı. Kim bu Akışık, Doğan Holding’de Aydın Bey’in sağ kolu, yüksek maaşlı akil adamı. Kediye ciğer emanet etmekten daha feci bir durum. Devlet bankalarının en hortumlandığı dönemde, en büyük medya gurubunun yöneticisi kamu bankalarının başına çörekleniyor. Gerisini tahmin edin... Bu kadarla kalsa iyi.
Aynı dönemde Fon’a devredilen bankaların ortak yönetim kurulu başkanlığını Tevfik Altınok yürütüyordu. O dönemde Demirbank’a da el konduğu için Demirbank’ın fiilen başında Altınok vardı. Bu ikilinin yolu Hollanda’da da kurulu Demir-Halkbank’ın Fon’a devri ile kesişmiş oldu. Demir-Halkbank’ın yüzde 70’i Fon’da geri kalanı Halkbank’taydı... Bu bankayı da sakın öyle tek şubeli bir tabela bankası filan zannetmeyin. 2 milyar doları aşan aktif büyüklüğü ile o zaman Türkiye’deki birçok bankadan değerli bir bankaydı. Vural Akışık ile Tevfik Altınok yönetimindeki ortaklık, sadece bir ay sonra şöyle bir açıklama yaptı: Demir-Halkbank NV.’nin yüzde 70 oranındaki hissesiyle, Demir Kazakistan, Demir Kırgız International, Demir Bulgaria’ya Halit Cıngıllıoğlu (Demirbank’ın sahibi) ve Aydın Doğan tarafından 95 milyon dolar teklif verildi. Hisse devir görüşmelerine başlanması için bu teklif yeterli görülmekle birlikte (Onayı veren Tevfik Altınok), diğer ortakların yani Halk Bankası’nın (Başında Aydın Doğan’ın maaşlı adamı Vural Akışık var) ön alım hakları bulunması nedeniyle hisse devir görüşmelerine söz konusu ortakların ön alım hakkını kullanmaması halinde (kullanıp kullanmama kararı da aslında Vural Bey’de) başlanacaktır. Peki bundan sonra ne oldu dersiniz... Akışık, Halkbank genel müdürlüğüne getirdiği Emel Çabukoğlu’na “Halk Bankası olarak ön alım hakkınızı kullanmayın” talimatını verdi. Karar Altınok’a bildirildi. Altınok da hemen satış için talimat verdi ve onay için BDDK’ya yollayarak görevini tamamladı. Böylece koca banka 95 milyon dolara Doğan-Cıngıllıoğlu’nun oldu.
6 yıl sonra ödemeli kredi
Bitmedi, sistemi öyle güzel kurdular ki, operasyonun tamamlanmasının ardından Altınok, 31 Aralık 2001’de görevden ayrıldı. Ve sadece 9 gün sonra Doğan Holding’de hiper maaşla işe başladı. Akışık ise, biraz daha kamuda kalıp, hortumlanacak banka var mı diye bakındı. Nisan 2002’de istifa edip Doğan’ın yanına geri döndü. Eski dostlar Doğan Holding’in binasında bir araya geldiklerinde Demir- Halkbank’ı da devletten alıp Aydın Bey’e sunmuş oldular. Aynı Vural Akışık, daha sonra Dışbank’ın yönetim kurulu başkanlığına oturup, Hollanda Dışbank’ı Demir-Halkbank’a sattı. Sonra da Özelleştirme İdaresi’ne devredilen kalan yüzde 30’u alıp işlemi tamamladı.
Yine bu dönemde Doğan Grubu’nun kurt yöneticisi Vural Akışık’ın öyle bir operasyonu var ki, Türk finans tarihine geçecek cinsten... Patronu Aydın Doğan, cebinden bir kuruş para koymadan Dışbank’ın sahibi oldu. Kendi şirketleri arasında yaptığı para transferleri ile tanınan Aydın Doğan’ın, İş Bankası ile de arası hep iyi oldu. Dışbank’ı alma sürecindeki manevrası şöyleydi: İş Bankası zor duruma düşen ve alacaklısı olduğu Lapis’ten Dışbank’ı geri aldı. O dönemde zarardaki bir bankayı elde tutmak pek akıl kârı değildi.
Hemen Dışbank’ı satışa çıkardı. Bankaya Doğan talip oldu. Bunun üzerine o zamanki İş Bankası yönetimi Aydın Bey’e 20 Kasım 1994’te Frankfurt İş Bankası kanalı ile libor artı 2 faizle 6 yıl sonra ödemeli 7 milyon dolar kredi verir. ardından aynı banka tarafından Doğan’a 7 yıl vadeli, benzer faizli 11 milyon 468 bin Alman Markı daha kredi sağlanır. Böylece Aydın Bey, cebinden bir kuruş çıkarmadan 14 milyon dolar kredi ile ve ödemeye de 6 yıl sonra başlamak kaydı ile Dışbank’ın sahibi olur. Vay be, ne kumpas diyorsanız. Bu kadarla bitmiyor. Aydın Bey bu, bununla yetinir mi?.. İş Bankası’ndan Dışbank’a önce 40 milyon dolar sonra 50 milyon dolar daha mevduat yatırmasını ister. Bu isteği de tabii ki yerine getirilir...
'Vural Abi' o gece Dışbank’ı ihya etti
KRİZ gecesi Dışbank’ın başında Vural Akışık vardı. Peki kim bu adam?.. Yıllarca kumada çalışıp Aydın Doğan’ın yanına geçen kurt bürokratlardan. Sonra ne hikmetse Derviş gelince Akışık, Doğan’ı bırakıp kamu bankalarının başına geçti. Derviş kovulunca yine Doğan Holding’in tepesine döndü. Peki ne yaptı kriz gecesi. Merkez Bankası’ndan yüklü döviz çekti. Tüyoyu Erdal Sağlam verdi, Vural Akışık Dışbank’ta dolara döndü. Bu sayede Aydın Doğan fırlayan dövizle iyi para kazandı.
O DÖNEM küçük ölçekli bir banka olan Dışbank, nedense İş Bankası, Garanti Bankası, Akbank gibi kendinden büyük bankalardan bile daha fazla döviz çekmişti. İşte o tarihteki sıralamadan bazı bankalar:
İŞTE MERKEZ BANKASI’NI YAĞMALAYANLAR
Merkez Bankası’nca 19, 20 ve 21 Şubat 2001 tarihlerinde üç gün içinde toplam 84 kuruluşa net toplam 5 milyar 188 milyon dolar tutarında döviz satışı yapılmıştır.
Belirtilen tarihlerde Merkez Bankası’ndan 25 milyon dolar ve daha fazla döviz satın almış olan yetkili katılımcılar ile satın aldıkları dövizlerin tutarları aşağıdadır (Ek:2/1-2):
|
YETKİLİ KATILIMCI
|
ÜÇ GÜNLÜK
NET ALIŞ (USD)
|
|
1 Citibank
|
1.063.800.000.-
|
|
2 Deutsche Bank
|
764.000.000.-
|
|
3 Koçbank
|
426.000.000.-
|
|
4 TEB
|
411.000.000.-
|
|
5 Yapı Kredi Bankası
|
383.700.000.-
|
|
6 Chase&Manhattan
|
332.600.000.-
|
|
7 Osmanlı Bankası
|
269.000.000.-
|
|
8 Dışbank
|
258.700.000.-
|
|
9 HSBC
|
254.900.000.-
|
|
10 WLB
|
227.200.000.-
|
|
11 Garanti Bankası
|
199.000.000.-
|
|
12 ABN Ambro
|
135.000.000.-
|
|
13 Finansbank
|
121.000.000.-
|
|
14 İş Bankası
|
95.000.000.-
|
|
15 Türkbank
|
90.900.000.-
|
|
16 İktisat Bankası
|
67.700.000.-
|
|
17 Tekstilbank
|
58.300.000.-
|
|
18 CSFB
|
50.000.000.-
|
|
19 İnterbank
|
42.300.000.-
|
|
20 Akbank
|
27.000.000.-
|
|
21TAIB Bank
|
25.000.000.-
|
Şubat 2001 krizi sırasında Merkez Bankası’na saldırarak kasasındaki 5 milyar doları yağmalayanlar listesinde yeralan 21 bankadan 8. NO.LU BANKA koduyla anılan, Aydın Doğan’ın sahibi olduğu DIŞBANK’tı.
Belgelere göre Merkez Bankası’nda günde 68 milyon dolarlık işlem limitine sahip olan Dışbank, kriz günü kendisine tanınan kotanın 5 katı fazlası istemde bulunarak 375 milyon dolar talep etmiş ve bu talebin 258.7 milyon dolarlık bölümü karşılanabildiği için kendisine 258 milyon 700 bin dolarlık döviz satışı yapılmıştı.
Dışbank, kriz günü saldırdığı Merkez Bankası’ndan almış olduğu 258.7 milyon tutarındaki ucuz dolar ile trilyonluk bir vurguna imzasını atarken, Türkiye Cumhuriyeti de tarihinde görmediği ekonomik kriz uçurumlarınından birinin içine düşmüş oldu.
ekoyol.com