Ana Sayfam Yap | Son Dakika Ekle | Sık Kullanılanlara Ekle | Üye Ol | Üye Girişi | Künye | İletişim | Reklam

 

SONDAKİKA

* Cep telefonu için bir kötü haber daha * Nokia, Google'a bu telefonla cevap verdi * Tony, Acun'u gölgede bıraktı * Moody's'den Türkiye'ye "sert" uyarı  * Bahçeli'den hükümete 'GAFİL' benzetmesi * Dolar yükselişe geçti, borsa hızla düşüyor * '33 askerin öldürülmesi büyük bir komplo' * Okuru da yazarı da Milliyet'i sert eleştirdi * Galatasaray'da istifa... * Kazalarının en yoğun görüldüğü noktalar...

Ana Sayfaya Dön

 

Şeker bayramı ifadesi ya çocukça ya da...

30 Eylül 2008 Salı : 06:25

'Ramazan bayramı yerine, 'şeker bayramı' ifadesini, kimlerin (!) kullandığına dikkat etmeniz yeterli' diyen A. Raif Öztürk işin aslını yazdı.

A. Raif Öztürk'ün yazısı

'ŞEKER bayramı' ifadesi YA ÇOCUKÇA, YA DA!...

Daha önce arz etmiştim, fakat önemi ve aktüalitesi nedeniyle tekrar irdelemek zorundayız. Güzel ülkemizin güzel insanları örf ve adetlerini, konuşmalarını ve kelimelerini yüce dinimizin edebî ifadeleri ile taçlandırmayı prensip edinmişlerdir.
          
Bu prensip yüzyıllar boyu böyle gelmiş ve böyle devam etmiştir.
Arapça ve Farsça’dan dilimize giren ve bin yıldır kullandığımız bu kelimeler, Müslüman oluşumuzun birer nişânesi ve gereğidir. Et ve tırnak gibi birbirine kaynamıştır…
Ancak asrımızın ortalarında; yarasaların ışıktan rahatsız olduğu gibi, bu güzelliklerden rahatsız olanlar, mukaddeslerimizi, yüce dinimizi, Ahireti, ölümü ve hattâ yüce Yaratıcımızı hatırlatan ifadelerin değiştirilmesi için, bir nevi seferberlik başlatmışlardı.
Bu konuda öyle ileri gidildi ki, bir dönemin TDK üyeleri bile bu aykırı seferberliğe, bu yozlaştırma hareketine ve bu gerçek irticaya alet edilmişti…

Bunun neticesi olarak ise bugünkü insanımız, ana diliyle yazılanları anlayamaz olmuştur. Çünkü dilin derisi yüzülmüştür…
Bu dille oynayanlar, yabancı kelimeleri atma ve dili sadeleştirme (!) bahaneleriyle, dilimizi bütün bütün bozmuş ve neslimizi, kültürümüzün temel kaynaklarından uzaklaştırmışlardır.
Batı dillerinden gelen kelimelere karşı müsamahalı davranılıp da Kur’an menşeli kelimelere karşı husûmet gösterilmesinin sebebi, bizi “İslam kültürü ile yoğrulmuş geçmişimizden koparmak” olduğu, çok açıktır…
 
· Türkçemize, et ve tırnak gibi kaynamış, tam oturmuş, edebiyatımız ile kenetlenmiş ve halkımızın severek, en çok kullandığı edebi kelimelerden, her ay yüz kadarı seçilerek, karşılığına gereksiz bir şekilde, kelime uydurulmaya başlanmıştı…
Maalesef bu durum çeyrek asırdan fazla sürdü ve Türkçemiz öyle yozlaşmaya başladı ki, bu durum halkımızı fazlasıyla rahatsız ve tedirgin etti. Bu uyduruk dilin tutmaması ve halk nazarında çok acayip bir manzara arz ettiği fark edilmesi nedeniyle, karikatürize edilmeye bile başlanmıştı. Meselâ; otobüslere “oturgaçlı götürgeç”, lokantalara “toplumsal otlangaç” v.s. yakıştırmaları gibi. “İmkan” kelimesi yerine uydurulan “olanak” kelimesi ile dalga geçen şu fıkrayı pek çoğunuz hatırlarsınız.
Kısaca hatırlatayım:
Herkesin anlamadığı uyduruk kelimeleri kullanarak, kendisini ayrıcalıklı gösterme çabasında olan egoist bir genç askere gider. Bir müddet sonra kirli elbiselerini evine postalar. İçine de “Kusura bakma mami, hiç ‘olanak’ bulamadım…” notunu iliştirir.
Leş gibi kokuşmuş elbiseleri gören annesi, hemen sitem dolu bir cevap yazar.
İlgili cümlesi şu: “..Oğlum, olanak bulamadıysan, bir kalıp sabun da mı bulamadın?...” (!)
Bu geriye gidiş; 1980’li yılların ortalarında, bu erozyon ve yozlaşmanın acı meyveleri fark edilip hız kesinceye kadar sürdü. Pek tabiidir ki, bu zamana kadar olanlar oldu…
Yeni kuşak yani, (yeni nesil gençlik,) kültür mirası olan eserleri anlayamaz hale gelmişti.
 
· Peki, bu tersine gidiş seferberliğinin altında neler yatıyordu?
Bunu anlamak için neticesine ve tarihimizdeki bazı olaylara dikkatle bakmak yeterlidir.
Şöyle ki:
· Önceleri pek âlâ anlaşılan, edebî eserlerde, şiirlerde, nutuk ve konferanslarda, seçerek ve severek kullanılan kelimelerin % 40-50’si değiştirilince, yarım asır sonraki nesil, yani halkımız ve gençliğimiz, bu eserleri, yani kültür hazinelerini, dini kitapları ve edebi şiirleri anlayamaz oldular…
Acaba maksat bu muydu?
Gâye; yeni neslimizi ve gençliğimizi, edebiyatından, anlı-şanlı tarihinden, dinine ait seçkin eserlerden ve mukaddeslerinden soğutmak ve koparmak mıydı acaba?...
Bugün görüyoruz ki; gençlik, hatta orta yaşlılar bile, özellikle o günkü en seçkin dînî eserleri ve edebî şiirleri anlayamadıklarından çok dertlidirler.
Evet, bu kelimeleri anlaşılmaz kılan ve yozlaştıran, işte bu sinsi çalışmalardır…
 
Şimdi de tarihten bir örnek arz edeceğim ki, bu iddiamız çok net anlaşılsın.
Detayına giremeyeceğim.
Tarihimizin derinliklerindeki, İskenderiye ve Cengiz Han olayları olarak bilinen, istilâ ettikleri yerlerin kütüphanelerini ve ilim yuvalarını yakma çılgınlıklarını hatırlayınız. Tarihçilerimiz ve bazı Fransız edebiyatçılar, Müslümanların bilimsel, kültürel, tüm kitaplarının bir meydana toplattırılıp yakılmasına, “nesiller arası kültür katliamı” demişler. Maksat gayet açıktır. Müslümanlar her şeye sıfırdan başlatsınlar ve kolay kolay bilinçlenemesinler. Yani, bir nevi “mankurtlaştırma hareketi”dir bu…
Asrımızda ise; nesiller arası bilim, din, ahlak ve kültür zenginliklerimiz, modern bir taktikle yozlaştırma ve yok etme seferberliğine girişilmişti.
Yukarıda arz ettiğimiz bu seferberlik:
Türkçemize, et ve kemik gibi kaynamış, tam oturmuş, edebiyatımız ile kenetlenmiş ve halkımızın severek, en çok kullandığı edebi kelimeleri, özellikle dini kelimelerin yerine, uyduruk kelime yakıştırmaktır… (Bu konuda derin araştırmaya pek zaman bulamayanlar, detaylı bilgi sahibi olmak için, google’dan “uyduruk kelimeler” talebinde bulunmaları yeterlidir.)
*******
Bu açıklamalardan sonra, gelelim konu başlığımız olan “ŞEKER BAYRAMI” ifadesine:
Aslı “RAMAZAN BAYRAMI” olan bu isim ve ifadeye “şeker bayramı”, “Kurban bayramı”na “et bayramı” diyen, bazı saf anne-babaların çocuklarına, çocukça bir yaklaşımı değil ise şayet, yukarıda arz ettiğim zihniyetin art niyetli bir dayatması olduğu aşikârdır…
Bunun ispatı için; Ramazan bayramı yerine, “şeker bayramı” ifadesini, kimlerin (!) kullandığına, birazcık dikkat etmeniz yeterlidir.
Bunlar; ya çok saf ve çok bilinçsiz kişiler, ya da mâlum zihniyetleri gereği, dînî ifadeleri kullanmaktan rahatsız olan ve hazım sıkıntısı çekenlerdir!…
 
Aynı zihniyetin ağababaları da, “şahadetleri dînimizin temeli” olan ezanımızı bozmadılar mı? Orijinal halini yasaklayıp, uyduruk ifadelerle değiştirmediler mi?...
Bunu yaparken de, sadece “haydi, kurtuluş yerine gelin” anlamında olan, “hayye alelfelâh” çağrısını değiştirmediler, niçin acaba?... (Beğendiklerinden ve sevdiklerinden değil herhalde.)
Çünkü; Türkçe ezandaki niyetleri, “anlaşılır olmasını sağlamak” asla değildi…
“Kurtuluş yerinin” burası olduğu, biraz olsun gizlenmeliydi...
Ancak, güneş balçıkla sıvanmadı…
Kur'an kültürünün malı olan kelimelerimizin yaşaması, senin onları tercih edip kullanmana, kullandırmak için başkaları ile mücâdele etmene bağlıdır!.. Necip Fazıl K.
Bu duygular içinde “RAMAZAN BAYRAMINIZI” şimdiden tebrik ediyor, bu konuda tüm dost ve kardeşlerimizin daha duyarlı olmalarını diliyorum.

Www.Moralhaber.Net

 

Safya Başı

   

   

   
     

Toplam (5) adet  yorum eklenmiştir.

selim 29-09-2008, 22:49:57
işte bizim sıkıntımız bu bakın sayın yazar güya birşeyler anlatacak ama kendiside birçok değiştirilmiş yabancı kelime kullanmıştır gülünç duruma düşüyorsunuz baylar kaş yaparken göz çıkarıyorsunuz işin ehli kalmazsa böyle oluyor işte kıyametin alametleri alimlerin alınması
 
Güler Demirhan 30-09-2008, 23:41:21
İlkokul 4. sınıftaydım, oruca-dine karşı duran öğretmenimizin ağzından "şeker bayramı"dendiğini ilk defa o zaman duymuştum ve bana çok ilginç gelmişti sonra yine o yıllarda bir takvim yaprağında bu konuyla ilgili bir şiir okumuştum.şiirde kafiyeli bir şekilde "şeker değil şükür bayramı" yazıyordu.bu daha çok hoşuma gitti ve daha mantıklı geldi.öyleya oruçdan sonra şükür bayramı.yerine göre bir takvim yazısı bile bize yol gösterebiliyor.şükür bayramınız mübarek olsun.
 
Taha 01-10-2008, 02:20:35
Aslında siz de yanlış kullanmışsınız. Bayramımızın orijinial ismi "Fıtır Bayramı"dır. Fakar ne var ki dilimize sokulan bu şeker bayramı ifadesi tamamen bizi dinden uzaklaştırma, bayramı özünden uzaklaştırma ve dini bayramı dini olmaktan çıkarma amacı taşımaktadır. Umarım bizler bu oyuna gelmeyiz. Laik geçinenlere duyurulur...:)
 
ahmet 01-10-2008, 12:04:05
bundan daha önemli konular var önce onları halletsek???mesela meleklerin kanat sayısı gibi..kelimelere takıntısı olanlar azımsanamayacak kadar çoktur.bunlar İslam ile arabın dini arasındaki farkı anlamazlar.Güzel dilimizi yozlaştıran da bu zihniyettir.Araplaşsak tamamen memnun olur bunlar.Kuran'da mı geçiyor ramazan bayramı ifadesi?Ona bakılırsa araplar da ıydul fıtra diyor.Sen de şeker bayramı de nolacak yani.Kasıtlı mı yapıyor halk bunu?Dili bozmaya çalışan sensin. :(
 
çaykolik 08-10-2008, 04:20:14
bayramlarda şeker ikram edilmezmi kardeşim ne kadar art niyetlisiniz bayram sevinç ifadesidir neşe muhabbet ağız tadıdır şekerde vesiledir ne mahzuru var bayramla örtüşmeyen bir ifademiki bu kadar abattınız sizler rahat olunuz allah çok hoş görülüdür bayramlarda bütünleşmek için vardır ayrışmak için değil
 
Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
'33 askerin öldürülmesi büyük bir komplo'
Bingöl’de 33 askerin ölümüyle sonuçlanan olay yeni yeni derinlemesine incelendiğinde komplo daha iyi
Ergenekon ve Cumhuriyet gazetesi ilişkisi
Ekrem Dumanlı, Ergenekon sanığı Tekin'in 'Aynı safta bulunduğumuz Cumhuriyet gazetesinin avukatları.
Sizce bu fotoğraftaki ünlü yazar kim?
Ertuğrul Özkök, yazısında bir fotoğraf yayınlayarak Baykal'a destek çıktı. Çarşaflı kadının kucağınd
Aytaç Durak'ın kimyasının bozulduğu an!...
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın AK Parti'den istifa etmesine neden olan soruyu Başb
Tuncay Güney'in sıra dışı tasvirine dikkat
Ergenekon davası ile birlikte hayatımıza giren Tuncay Güney kim? Nerede doğdu? Nasıl büyüdü? Nereler
MİT'e çalışan iki gezeteci deşifre oldu
Taha Kıvanç, Türk basınındaki 23 MİT ajanından söz etti. Ali Atıf Bir ise MİT'e çalışan iki gazeteyi
Vakit, Aydın Doğan'ı kendi silahı ile vurdu
Vakit ile Aydın Doğan arasındaki gerilim sürüyor. Vakit Gazetesi, Aydın Doğan'ı bu kez kendi silahıy
Taraf yazarlarından Taraf'ı kapatma planı
Taraf gazetesi kapandı, kapanacak... Kriz fena vuruyor Taraf'ı. Ama Taraf yazarlarına göre Taraf'ın
TRT'nin Stadyum'u bombayı patlattı Video
Galatasaray'ın eski golcüsü Hakan Şükür'ü transfer ederek dikkatleri üstüne çeken Stadyum yine bomba
Koru, ''Ergenekon'un 1 numarası''nı yazdı
Fehmi Koru, ''1 numara' beklendiği gibi bir asker değil de söylendiği gibi bir işadamı çıkarsa' diye
'Hizbullah'ı Paşa kurdurttu, Küçük yönetti'
Hizbullah'ı Teoman Paşa kurdurttu, Veli Küçük yönetti. Ergenekon'u çökerten 'Titanik batmaz' düşünce
Z. Livaneli'yi öfkelendiren çarşaf açılımı!..
‘Son tahlilde bu halka güvenilemeyeceğini’ söyleyen kıymetli romancı-şantör Zülfü Livaneli’yi öfkele
Perinçek'in uyguladığı ters köşe numarası
Ergenekon itirafçısı Tuncay Güney'le ilgili son gelişmeler 'Dezenformasyon Misyoneri' Doğu Perinçek'
''Bağ - Kur'luya iş kazası yardımı'' var mı?
Sosyal güvenlik sistemimizde 1 Ekim 2008 tarihi önemli bir milat oldu. Yeni düzenlemeler Bağ-Kur'a
Korkma sayın General TSK yıpranmaz
Devletin içindeki kirli işlerle uğraşan üniformalı çete mensupları ile ilgili operasyonlar hep ‘Devl

n

'Yaşar Nuri Öztürk'ten yakışmayacak söz'

n

28 Şubat'ta 50 milyarı buharlaştıran zevat

n

Başbakan'ın en önemli seçim vaadi nedir?

n

Atatürk, orduyu siyasetten ayırmak istedi

n

Ergenekon kim? Güney mi? Eruygur mu?

n

Hürriyet yazarındaki kafaya bak!

n

Ergenekonculardan bomba taktik

n

'Baykal kötü bir Başbakan Yardımcısı'ydı'

n

İşten çıkarsam işsizlik ödeneği alır mıyım

n

MİT'e çalışan gazeteciler kim?

n

Akaryakıt dağıtım şirketlerine ceza yağdı

n

Başbakan, 'Size 2 ay süre, işi bitirin' dedi

n

Şuurlu öğretmenlerden ayrımcılığa tepki

n

Murat Belge: 'Yeni Ergenekonlar çıkar'

n

Bumin'den sonra Görmüş Hürriyet'e çattı

n

Doğan'ın Alman ittifakının ardındaki sır ne

n

'MİT'te iç hesaplama henüz bitmedi'

n

''PKK'ya davetiye' özel kalemi işinden etti

n

Zahid Akman, niye manşet olmadı?

n

Başbakan ile Baykal'ın terazideki gerçeği

n

MİT, Mehmet Eymür'ü niçin sattı?

n

Ergenekon davasının önemini anladık mı?

n

CHP değişecek mi yoksa amaç farklı mı?

n

'CHP'nin ilk Diyanet İşleri Başkanı' kimdi?

n

68 kuşağı aslında içi boş bir masal... Video

n

Şeytan nasıl oldu da 3 ayda hidayete erdi?

n

Türkiye, paylaşılmaz bir bölgesel güç mü?

n

Türkiye'nin Irak için 'ezber bozucu' B planı

n

Acı haber! İstanbul’un ilk camiine ne oldu?

n

Malum grup bu haberi niye görmemiştir !?

n

Avrupa'nın 'Türkiye hevesi' nereden çıktı?

n

Bayramoğlu: 'Baykal'ı unutalım gitsin'

n

Hayal kurma! Erdoğan'a alternatif değilsin

n

Yerel çözümler yerine evrensel yaklaşım!

n

Doğan’ın son eylemi Karakaya'yı şaşırttı

n

Efkan Ala'ya iftira... Yakışıyor mu size?

n

Ailecek bayram namazına gidilebilir mi?

n

Acaba o ana yakasına rozet taktırır mıydı?

n

Akyol, utanç veren Türk gazetesini yazdı

n

Türkiye'nin yarını daima hep ileri olmuştur

n

Sen şimdi gel de komplo teorileri üretme!

n

Serdar Turgut'u yerin dibine sokan utanç

n

7 ayda 200 PKK'lı terörist örgütten kaçtı

n

Gülgûn Feyman'ın şapkasını kaldırmışlar!

n

İmralı'ya yeni paket mi var?

n

Kriz tacirlerinin Türkiye'deki sinsi oyunları

n

Seçimler öncesi AK Parti'ye büyük tuzak!

n

2009'da Türkiye'ye ne kadar para lazım?

n

'Eğin, Türkiye'de gazeteciliğin yüz karası'

n

Cemal'in sözü Erdoğan'la Başbuğ Paşa'ya

n

Yüksek yargı hegemonyası nasıl kırılacak?

n

Sorsalar çok tecrübeli gazeteciler! Ya etik!

n

Medya çarşafa dolanınca saflarda değişti

n

Dolar vurguncuları Türkiye'yi böyle soydu

n

İşveren, işçisini ücretsiz izne gönderemez

n

Köşe yazarı olmuş ama adam olamamış!

n

İslam dünyası interneti neden keşfetmeli?

n

'Amerika değişse Türkiye asla değişmez!'

n

Patron kavgaları medyaya ağır darbeler indirdi

n

2004 Türkiye yok 2008 Türkiye çok önemli

VİDEO HABERLER