Ali İhsan Kahasanoğlu'nun yazısı
Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz’ın “yamyamlar” kaseti vizyona girdi. Başkan’ın yayınlanan kasetinde, yamyamlar diye geçen bölümde kastedilenlerin, Çankaya Belediye Meclis üyeleri olduğu anlaşılıyor, ama aslında konuşmanın bazı bölümlerinin kesilip montajlandığını dikkate alırsanız, daha birçok kişinin/kuruluşun “yamyam” olarak tavsif edildiğini tahmin edebiliyorsunuz..
Örnek mi?..
Mesela Cumhuriyet gazetesi!..
Belediye bütçesinin kabul edilmesi için beklenti içinde olanları “yamyam” olarak niteleyen belediye başkanı, kendisinden her ay 100 milyar havadan para alan bir gazeteyi niye yamyam olarak nitelemesin ki?
Taşınacağı yeni binanın asansörünü belediyeye yaptırmak için Ankara Temsilcisi vasıtasıyla Başkanı arattıran bir gazeteye, başkanın “yamyam” gözüayle bakmaması için ne engel var ki!..
Gazeteyi al, para ver.
Gereksiz ilan bastır, para ver.
Haber yaptır, para ver.
Yetmez, asansörünü yaptır.
Yetmez, peyzaj işlerini yaptır..
Yetmez, boya-badanasını yaptır..
Yamyamlık bu değil de ne peki?..
Başkan’ın konuşmasında ismi geçen Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’a, tam olarak “Bu, yamyamlık değil mi?..” şeklinde olmasa da, kibarca bu konuyu sormuşlar..
O da cevap vermiş: “Açık söyleyeyim. Çankaya Belediyesi 500 gazete alıp dağıtıyor.”
Hani 5 tane, 10 tane.. bilemediniz 15-20 tane alırlar. Deriz ki; “Canım belediyenin şu kadar birimi var. Her birime bir tane gazete alsalar, zaten bu kadar eder.”
İnsaf edin ya.. 500 tane gazeteyi ne diye alırsınız?
Ne yaparsınız o kadar gazeteyi?
Başkan, şu veya bu sebeble belki kendisini gazete alma mecburiyetinde hissetse bile, siz gazetecisiniz, hiç mi aklınıza gelmez sormak; “Başkan, bu gazeteleri ne yapıyorsunuz siz? Kese kağıdı ihtiyacınız mı var?” diye..
Belli ki; belediyeye baskı yapıyorlar...
“Gazete batıyor. Bize destek çıkın” diye...
Belediye ne yapsın, eli mahkûm, kamu bütçesinden destek çıkıyor!
Başkan açık açık söylüyor işte: “Kimse yazmıyor bizi.. Bir Cumhuriyet var.”
“Yazılacak bir şeyimiz var mı ki? Ne hizmet yaptık ki, gazeteler de yazsın?” diye hiç düşünmüyor.. “Cumhuriyet yazdığına göre, ona destek çıkmalıyım” diyor..
Doğru, yanlış.. 500 tane Cumhuriyet alıp, sokaklarda bedava dağıttırıyor!
Yamyamlık, tam da buna zemin hazırlamak değil mi zaten?
Düne kadar bu konularda Vakit’in haberleri hakkında çıtı çıkmayan Ankara Temsilcisi, şimdi Belediye Başkanı’nın ağzından itiraflar yayınlanınca, bir de üstüne basa basa “Açık söyleyeyim” diye cümleye başlayarak anlatıyor rezaleti: “Açık söyleyeyim. Çankaya Belediyesi 500 gazete alıp dağıtıyor. Her gün değil, yeri geldiğinde. Sonuç olarak işin kaydI belli. Yani belediyenin borcu Cumhuriyet gazetesine. Ben Ankara temsilcisi olduğum için adIm söyleniyor.”
Aynı muhterem, Jandarma Komutanlığı’nı da ziyaret etmişti.. Hatırlarsınız, Levent Ersöz isimli, bugünlerde Ergenekon davasından kaçak olan generalle görüşmüş, Cumhuriyet gazetesinin kışlalarda ucuza satılmasını, aradaki farkın da TSK kasasından ödenmesini önermişti!
O zaman bu işe tam bir tanımlamada bulunamamıştık.
Ama şimdi, Çankaya Belediye Başkanı yardımımıza yetişti: “Yamyamlık bu!”
Gerçekten de yamyamlık.
Sen; her gazetenin satılmadığı askeri alanlarda Cumhuriyet’i sokacaksın. Bu ayrıcalık yetmeyecek, bir de gazeteyi üzerindeki fiyatın daha altına sattıracaksın. Üstelik aradaki farkı da, TSK’nın kasasından, yani milletin cebinden çekip alacaksın!
Ve o parayı yiyeceksin!
Yuh size bee.
Yamyamlık bile az gelir bu rezalete!
...
Bilmiyorum, sizin de dikkatinizi çekti mi?
Çankaya Belediye Başkanı’nın Cumhuriyet’e ödemesi gereken para 100 milyar..
Jandarma Genel Komutanlığı’nda, Ankara temsilcisinin talep ettiği para 100 milyar!
Aklıma şöyle bir soru geldi: Birileri, “Şuna şuna 100 milyar.. Buna buna şu kadar” diye hesap çıkartıyor da, Ankara temsilcisi de gidip, bu tahsilatları mı yapıyor?
Yapmaya teşebbüs ediyor?
Ne kadar ilginç bir rakam benzerliği değil mi?
Şimdi bekleyelim, Mustafa bey bize bir dava daha açsın..
O dava içerisinde, Cumhuriyet gazetesinin ticari defterlerini celbettirelim. Çankaya Belediyesi’nin resmi kayıtlarını celbettirelim. Hatta Jandarma Komutanlığı’nın resmi kayıtlarını ve bağlantılı vakıfların kayıtlarını celbettirelim.
Bakalım şu 100 milyarlık muhabbetlerin arkasında neler var? Yamyamlık 100 milyar ile mi sınırlı?
Bekleyelim Mustafa beyi..
Bize, bu belgeleri ortaya çıkarma imkânı verecektir eminim.
Vakit