Ahmet HAKAN'ın yazısı...
Levent Kırca özlemi
TAMAM... O biçim mizahın devri geçti gibi...
Tamam... Yaptığı sarhoş taklitleri hakikaten baydı...
Tamam... Kendisini pek yenileyemedi...
Hepsine tamam da...
Lütfen söyler misiniz?
Bugünler tam da Levent Kırca’lık günler değil mi?
* * *
Hadi gözünüzün önüne getirin bakalım:
Levent Kırca, Meclis’teki meşhur "düello"nun parodisini yapıyor...
Diyelim ki Kemal Kılıçdaroğlu rolüne soyunmuş...
Şöyle her tarafından belgeler fışkıran, sözünü kesen Uğur Dündar için bile belge çıkarmaktan kaçınmayan bir Kemal Kılıçdaroğlu tiplemesinin, sizce de güldürme potansiyeli hayli yüksek değil mi?
Ya da...
Her haliyle dersine çalışmamış, arka sıraların haylaz ve keyfine düşkün talebelerini andıran Dengir Mir Mehmet Fırat’ın, uzatılan her belgeye gözlüğünün üzerinden uzun uzun bakıp, "Şunun bir fotokopisini çekin" demesinden yola çıkılarak enfes espriler patlatılamaz mı?
Peki ya Tayyip Bey’in, partisinin İstanbul ilçe kongrelerini bir tür "ayar verme" mekanlarına dönüştürmesi üzerinden yapılacak skeçlere ne demeli?
Köşe yazarlarıyla neredeyse isim isim polemiğe girmeler...
Her iddiayı "öyle değilse şerefsizsin" diye karşılamalar...
"Şeker değil Ramazan" diyerek racon kesmeler...
Bütün bunlar parodilerin vaatkar malzemeleri olmaz mı?
Ve Levent Kırca tam da bu işler için biçilmiş kaftan değil mi?
* * *
Madem Levent Kırca’yı devreye sokmak, televizyon yöneticilerimizin aklına gelmiyor...
Belki vakit çok geç olmadan bu işe Uğur Dündar el atar...
Belki Star Ana Haber’de Levent Kırca’ya bir bölüm açar da...
Biz de "Yahu ortam tam da Levent Kırca’lık" diye geyik çevirmekten kurtuluruz...
HÜRRİYET