KARL HEINZ FELDKAMP'ın yazısı
Sağlam'ı göndermek hata olur
Dostlarımla buluşmak için bir kez daha İstanbul'dayım. Şehre gelir gelmez Türk futbol takımlarının kendi liglerinde ve uluslararası arenada yaşadıkları baskıyı hissettim.
Bugünlerde Beşiktaş, F.Bahçe ve hatta G.Saray'da antrenörlerin durumlarının sorgulandığını biliyorum. Elimdeki istatistiklere göre lig başladıktan hemen sonra gönderilen antrenörlerin yerine gelenler o kadar da başarılı olamıyor. 10 antrenör gönderilip yerine gelenlerden sadece 1-2 tanesinin başarılı olabildiğini biliyorum. Türk futbolseverler hafızalarını biraz zorlarsa benim de antrenörlük yaptığım geçen sezon Türkiye Süper Ligi'nde 11-12 antrenörün görevine son verildiğini bilirler. Bunların yerine gelenlerden acaba kaç tanesi başarılı olabildi? Bir futbol takımının sezonun başında, Avrupa kupalarındaki durumu tartışılmaya açılırsa sadece antrenöre yüklenmek haksızlık olur. Antrenör kadar kulüp menajeri ve hatta başkan da böyle bir durumda eleştirilerden nasibini almalıdır. Beşiktaş'ı çalıştırdığım ve sağlık nedenlerimle ayrılmak zorunda kaldığım kısa dönemde Ertuğrul en sevdiğim futbolculardandı. Terbiyesi, karakter yapısı ve hırsıyla lider bir futbolcuydu. Zaman Gazetesi yazarı olarak son 5 yılda İstanbul'da katıldığım toplantılarda Ertuğrul'la sık sık görüştüm. Onun futbolculuk yaşamı sonrası antrenörlükte yaptığı çalışmaları da yakından biliyorum.
Lafı uzatmadan direkt söylemek gerekirse; Beşiktaş bu noktada Ertuğrul Sağlam'ı gönderirse ne düzelir? Beşiktaş'ın UEFA Kupası'ndan elenmesinde sadece Ertuğrul mu sorumludur? Acaba genç antrenörün yönetim ve kulüp menajerine bildirdiği transferler yapılabildi mi?
Beşiktaş'taki bu antrenörlük sorgulamasının bir benzerini F.Bahçe'de de görüyoruz. Burada da sadece Aragones'i suçlamak haksızlık olur. Futbolu iyi bilenler acaba F.Bahçe yönetimi vücuda uymayan bir organı acele ederek takımın başına mı getirdi? sorusunu sorarlar. Fenerbahçe'de şu an yaşanan antrenör tartışması takımın sezon başında sistemin sigortasını attıran yönetimin aldığı bazı yanlış kararlar olamaz mı?
G.Saray'a biraz huzur geldi gibi. Ancak sezon başındaki yaşananlardan dolayı Skibbe de çok rahat değil. Tekrar Ertuğrul'a dönecek olursak. Beşiktaş'ın bu noktada antrenörü göndermesi ekonomik olarak da takımı zor durumda bırakabilir. Böyle bir durumda antrenörün önümüzdeki aylarda alacağı parayı şimdiden ödemesi gerekebilir. Bu noktada Beşiktaş, maalesef son yıllarda acı tecrübeler yaşadı. Siyah-Beyazlı takım için UEFA defteri kapandı. Ancak lig şampiyonluğu ve kupada iddiaları sürüyor. Türkiye'de G.Saray, Beşiktaş ve F.Bahçe'de yaşanan antrenör krizinin benzeri Almanya'da da yaşanıyor. Son yılların en güçlü kadrosuna sahip Bayern Münih'te ilk defa kulüp antrenörlüğü yapan Klinsmann tartışılmaya başlandı. Ama burada Türkiye'deki dostlarımızı uyaracak bir ayrıntıyı vermek istiyorum. Bayern Münih'te sadece Klinsmann değil, bu genç adamı takımın başına getiren genel menajer Uli Hoeness de sert biçimde eleştiriliyor.
Yazımın sonunda bir rüyamı Türkiye kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. FIFA ve UEFA, 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı Ukrayna ile Polonya'nın eline yüzüne bulaştıracağını gördü. Platini ve Blatter, son açıklamalarında bu iki ülkeye sert uyarılarda bulundu. Bu noktada Türkiye'de politika, endüstri ve spor kamuoyu, "biz bu işe talibiz" demeli. Bugünden tezi yok böyle bir girişimde bulunursa Türkiye, 2012'yi bu problemli iki ülkenin elinden kapabilir
Zaman