Terör devleti İsrail’in Telmond hapishanesinde 6 yıldır esir tutulan 4 çocuk annesi Kahira el Sadi adlı Filistinli esir kadın, dünya Müslümanlarını, “bir gün çocuklarını tekrar bağırlarına basmayı düşleyen tüm mahkum kadınların acı, hüzün ve öfkelerini dindirmek için” harekete geçmeye çağırdı.
n Dünyadaki Müslümanların Filistinli kadınların maruz kaldığı vahşetten ne kadar haberleri olup olmadıklarını soran Kahira, “Açlığı seçmek zorundayız çünkü bize verilen yemek çok kötü ve hastalığa yol açıyor; pek çok mahkum hasta ve acil tıbbi ve cerrahi müdahaleye ihtiyaçları var ama, Siyonist yönetim tarafından görmezden gelinerek toplu cezalandırılmaya maruz bırakılıyorlar” dedi.
GAZZE
Bugün çocuklarını kucaklamak gibi en temel haklarından dahi mahrum edilen yüzlerce Filistinli kadın ve anne, hâlâ terörist-Siyonist işgal güçlerinin elinde esirler.
İsrail’in Telmond hapishanesinde esir tutulan Kahira el Sadi adlı Filistinli esir kadın, dünya Müslümanlarını, “bir gün çocuklarını tekrar bağırlarına basmayı düşleyen tüm mahkum kadınların acı, hüzün ve öfkelerini dindirmek için” harekete geçmeye çağırdı.
Kahira, tüm dünyadaki kadınların vicdanına seslenerek işgal altında çile çeken, kuşatılan, zincirlenerek saldırıya maruz kalan Filistinli kadınlara yardım etmelerini istedi. Sadi “Sugün Filistinli esir kadınlar konusunda dünyanın içinde bulunduğu sessizlik, işgal güçlerini daha da cesaretlendiriyor. Ey dünya Müslümanları, Filistinli kadınlara destek nerede?” diye sordu.
Kahira’nın Siyonist ordu tarafından kaçırılarak müebbet hapse mahkum edilmesinin ardından altı yıl geçti, eğer hücresinin duvarları dile gelseydi onun adına konuşurlar ve tüm dünyaya “Bizler yavaşça ölürken bu sesizlik yeter; hücreler mezarlara, küçük soğuk mezarlara benzerken -kışın ıslak, yazın nemli ve haşerelerle dolu mezarlara- yeter bu sessizlik!” derlerdi. Dünyadaki Müslümanların Filistinli kadınların maruz kaldığı vahşetten ne kadar haberleri olup olmadıklarını soran Kahira “Açlığı seçmek zorundayız çünkü bize verilen yemek çok kötü ve hastalığa yol açıyor; pek çok mahkum hasta ve acil tıbbi ve cerrahi müdahaleye ihtiyaçları var ama Siyonist yönetim tarafından görmezden gelinerek toplu cezalandırılmaya maruz bırakılıyorlar” dedi.
“Uluslararası kanunlar ve düzenlemelerde kadınlardan ve onların haklarından söz ediliyor ama işgal her şeye meydan okuyarak bütün Filistinli kadınları cezalandırıyor, ziyaretçilerimizi görmekten men ediliyoruz, tıbbi tedaviden mahrum bırakılıyoruz ve çok uzun süreliğine hücre hapsine atılıyoruz; en kötü adaletsizliklerden biri de Filistinli kadınların çocuklarını kucaklamalarına izin verilmemesi.
Ben kaçırılalı 6 yıldan fazla bir zaman geçti, dört çocuğumdan ayrıldım, her geçen gün daha da büyüyorlar ama beni ziyarete geldiklerinde onları kucaklamama ve doğrudan beden teması yapmama izin vermiyorlar, aramızda cam bariyerler oluyor ve ziyaretin süresi de 30 dakikayı geçmiyor” diyen Sadi, sözlerini şöyle tamamladı:
“Benden gizlemeye çalıştıkları gözyaşlarını görüyorum ve kalbimden ve bedenimden geçen zayıf seslerini duyuyorum, bu 100’den fazla mahkum kadının işkencesi. Bütün dünya Müslümanlarından ve uluslararası kamuoyundan, çocukları ve aileleri arasında yaşayan her bir kadından bizim çilemizi hatırlamalarını ve bir gün çocuklarımızı bağrımıza basmayı ve insan hakları kurallarının uygulanmasını düşlediğimizi unutmamalarını istiyoruz.”
Vakit